Kitap Künyesi
Yazar: Rita Falk
Çevirmen: İlhan Yabantaş
Orijinal Adı: Schweinskopf Al Dente
Yayın Evi: Pegasus
İSBN: 9786053435112
Sayfa Sayısı: 240
--reklam--
Az Pişmiş Kelle Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Taşrada firari bir psikopat katil, Hâkim'in yatağında kanlı bir kelle, Bavyera'dan İtalya'ya Franz'ın peşini bırakmayan gizemler…
Yakın zamanda komiserliğe yükselen Franz Eberhofer'in kasabasında hayat olanca sıradanlığıyla akmaktadır. Babasına dayanamayan Franz, büyükannenin yemeklerinde teselli bulmaktadır. Ailenin yeni üyesi Suşi'nin sevimliliği, Leopold'un varlığını biraz olsun katlanılır kılmaktadır. Kasaba sakinleri sıkıcı hayatlarını dedikodularla şenlendirirken Susi de İtalya'da gününü gün etmektedir.
Ancak bir sabah Franz, Landshut Emniyeti'nden bir telefon alır. On beş yıl hapis cezasına çarptırılan katil Dr. Küstner hapishaneden kaçmıştır. Bu sırada kasabada da olağandışı olaylar meydana gelir: Hâkim Moratschek kimseye kanıtlayamadığı tehdit mesajları alır, baba Eberhofer Rolling Stones dinlemeye başlar, Susi'nin İtalya'da zor günler geçirdiği ortaya çıkar. Peki, Hâkim'in karısıyla birlikte kaplıcada görülen "kuzen" de kimdir ve Franz bütün bu olayları çözerken akli dengesini koruyabilecek midir?
"Rita Falk, polisiye türünde kaçırılmaması gereken bir cevher."
-kues.de-
"Rita Falk, taşranın sakin yerler olmadığını Miss Marple aracılığıyla gösteren Agatha Christie'yi bir kez daha haklı çıkarıyor. Absürt polisiye sevenler, başı beladan kurtulmayan bu küçük Bavyera kasabasındaki maceralara karşı koyamayacak."
-Westdeutsche Zeitung-
"Yalnızca kitabın sonundaki Büyükanne'nin Tarifleri bölümü değil, hikâyenin tamamı leziz. Kahkahalarınıza hâkim olamayacaksınız."
-Main-Echo-
"Harika bir taşra hikâyesi; Bavyera'da tatile gitmiş gibi hissedeceksiniz." Gong
"Falk, güldürü ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor."
-Prinz -
"Muhteşem bir kara mizah eseri."
-Oberösterreichische Nachrichten-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Az Pişmiş Kelle Alıntıları - Sözleri
- Devriye arabasına biner binmez fark ettim. Mesanem baskı yapıyordu. Çay tahliye edilmeliydi. Bu yüzden mavi ışıklar ve siren devreye girdi ve son hızla büroya geri döndüm. Elbette belediye binasında tek bir erkek tuvaletimiz var. Ve aslında bana ve Belediye Başkanı'na gayet yeterli oluyor. Ancak bu durum biraz farklıydı. Tam da ben sıkışmışken Belediye Başkanımızın tahta oturası gelmişti. Bravo.
- "Bayan Eberhofer, siz biraz ufaldınız mı ne?" Büyükanne bunu elbette akustik olarak algılayamadı. Ancak Rudi'nin yüz ifadesine dayanarak, her ihtimale karşı onun dizine doğru bir tekme salladı.
- "Selam Franz," dediği sırada arkasından bir top uçarak kafasına çarptı. "Kes şunu Ignatz-Fynn. Lanet olasıca top dışarıda kalacak!" diye bağırdı omzundan geriye doğru. "Özür dilerim," dedi tekrar bana dönerek. Benden özür dilemesine gerek yoktu. Ne de olsa top benim kafama çarpmamıştı. Top gelip kafama çarptı. Mary'yi kenara itip hergeleyi yakaladım. Şişe geçirilmiş gibi bağırıyordu. Topu da ikiye böldüm.
- Evet, Tanrı herkese hak ettiğini verir.
--reklam--
Az Pişmiş Kelle İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Franz'ın maceraları devam ediyor. Bu sefer peşine düştüğü katil bir doktor. Zekası ile tüm kasabayı parmağında oynatan katil henüz kimin ile karşı karşıya olduğunun farkında değildir... Franz kaybettiği sevgilisi ile suları durultma yolunda kendini baskı altında hissetse de onu özlediğini kendi kendine itiraf edemez. Büyükannenin yemekleri, babasının Betlaes hayranlığı, abisi Leopold'un yalakalıklarından sıkılsa da yaşadığı kasabayı sevmekten vazgeçmiyor... Sorusturduğu dava da eski meslektaşı olan Rudi yine can simidi görevini yapmaktan geri kalmıyor... Eserin devamı var ama ben okumayı düşünmüyorum. Tamam karakterler aynı, olaylar farklı olmasına rağmen üç kitabı arka arkaya okuduğum için ben de sanki sürekli tekrar varmış hissi uyandırdı. Belki ileri ki dönemlerde okuyabilirim... Değinmeden geçemeyeceğim bir konu da yazarın Türk ve yabancılara karşı eserinde bahsettiği konular. Yazar ikinci kitabında bir kez Franz'ın Türkiye'ye geldiğini ve pişman olduğunu, bu kitapta ise futbolcu olan Murat'ın babasını tasvir ederken bir Arap kıyafeti ile tasvirlemekte sakınca görmemiş. Bu nedense beni rahatsız etti. Sonuçta Almanya'da yaşayan kaç Türk bu şekilde giyiniyor ki? Bana biraz yanlı geldi. Belki orada doğup büyüdüğüm içindir. Benim çevremde öyle giyinen kimse yoktu olsa bile onlar azınlıktır. Hele günümüzde Almanya'da yetişen genç kuşak hem kültür hem eğitim yönünden o ilk giden gurbetçilerimizden çok farklı. Bunu da yazar sanırım görmek istememiş. Belki yazdıkları bana biraz fazla gelmiştir... Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim... (Nurhan Işkın)
Seriyi bilenler hayal kırıklığına uğramayacaklar. Karakterler aynı, mekanlar tanıdık, yani okuyucuya yabancı gelen hiçbir şey yok. Ana karakterimiz Franz bu bölümde karşımıza komiser olarak çıkıyor ancak rütbe değişikliği hayata olan bakış açısını değiştirmediği için hikaye yine çok eğlenceli. "Taşra polisiyesi" tanımına aldanmayın, tasasız birkaç saat için doğru seçim! (arzu amaç)
Roman kahramanı Franz anti kahraman.Çizgi roman kahramanı Mister No gibi biraz.Az işiten,indirim meraklısı büyükannesi,Franz'ın deyimiyle yalaka abisi,esrar içen,bağıra çağıra Beatles dinleyen babası ve kasabanın değişik karakterleri..Okurken tüm karakterler gözünüzün önünde canlanıyor ve çok keyif alıyorsunuz.Polisiye gibi değil.Zamanınız uygunsa bir günde okuyup bitirebileceğiniz bir kitap.Yazarın diğer kitapları da aynı şekilde.Benim önerim bu serinin ilk kitabı olan "Kış Patatesi Köftesi" yle bu seriye başlamanız.Zira olayların arka planında birbirini izleyen aşk öyküsü de var.Polisiye türü olmasına rağmen sizi çok germediği-polisiye konusunda beklentinizi karşılamazsa-diye 8 puan verdim.Ancak okurken gülümseten bir kitap olduğu için ben bu serinin hepsini okudum ve çok ta sevdim.Okumanızı öneririm. (ÜMİT YILMAZ)
--reklam--
Az Pişmiş Kelle PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Rita Falk - Az Pişmiş Kelle kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Az Pişmiş Kelle PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Rita Falk Kimdir?
--reklam--
Rita Falk Kitapları - Eserleri
- Kış Patatesi Köftesi
- Hamur Tatlısı Cinayeti
- Az Pişmiş Kelle
--reklam--
Rita Falk Alıntıları - Sözleri
- İçten ve karşılıksız sevgiyi artık kimse fark edemiyor, hemen kabalaşıyorlar. (Hamur Tatlısı Cinayeti)
- Üzerinde üç beyaz şerit olan yeşil-mavi bir eşofman giymişti. Üzerinde şöyle yazıyordu:, Abidas. Çek Cumhuriyeti'ndeki Vietnam pazarından alınmış kötü bir taklit. Artık taklit etmeye çalışmaktan bile vazgeçmişlerdi anlaşılan. (Kış Patatesi Köftesi)
- Olayı kimin çözdüğünü kimse bilmek istemez. Önemli olan çözülmüş olması, (Kış Patatesi Köftesi)
- "Selam Franz," dediği sırada arkasından bir top uçarak kafasına çarptı. "Kes şunu Ignatz-Fynn. Lanet olasıca top dışarıda kalacak!" diye bağırdı omzundan geriye doğru. "Özür dilerim," dedi tekrar bana dönerek. Benden özür dilemesine gerek yoktu. Ne de olsa top benim kafama çarpmamıştı. Top gelip kafama çarptı. Mary'yi kenara itip hergeleyi yakaladım. Şişe geçirilmiş gibi bağırıyordu. Topu da ikiye böldüm. (Az Pişmiş Kelle)
- "Bayan Eberhofer, siz biraz ufaldınız mı ne?" Büyükanne bunu elbette akustik olarak algılayamadı. Ancak Rudi'nin yüz ifadesine dayanarak, her ihtimale karşı onun dizine doğru bir tekme salladı. (Az Pişmiş Kelle)
- Doğru laf: Rekabet işleri canlandırır. (Kış Patatesi Köftesi)
- "İnsanların içini göremezsin, değil mi? Dışarıdan çok masum görünürler ama ruhları cehennemden fırlamış olabiliyor." (Hamur Tatlısı Cinayeti)
- Devriye arabasına biner binmez fark ettim. Mesanem baskı yapıyordu. Çay tahliye edilmeliydi. Bu yüzden mavi ışıklar ve siren devreye girdi ve son hızla büroya geri döndüm. Elbette belediye binasında tek bir erkek tuvaletimiz var. Ve aslında bana ve Belediye Başkanı'na gayet yeterli oluyor. Ancak bu durum biraz farklıydı. Tam da ben sıkışmışken Belediye Başkanımızın tahta oturası gelmişti. Bravo. (Az Pişmiş Kelle)
- Hayatta çeşit çeşit insan vardır. Kimisinin omzuna şöyle hafifçe dokunursun, ne demek istediğini anlar. Kimisinin de aklının çalışması için kafasına tahtayla vurman gerekir. (Kış Patatesi Köftesi)
- Bir kez Ferrari'si olan biri bir daha Golf kullanmak istemezdi. (Kış Patatesi Köftesi)
- Evet, Tanrı herkese hak ettiğini verir. (Az Pişmiş Kelle)
Yorumlar
0 yorum