Kitap Künyesi
Yazar: Aziz Nesin
Yayın Evi: Nesin Yayınları
İSBN: 9786054883899
Sayfa Sayısı: 824
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aziz Nesin deyince akla hemen gülmece gelir... bir de aptallık yüzdemiz üstüne ünlü cümlesi. Oysa Aziz Nesin'i, hakkında kıyametler koparılan bir cümlenin çok ötesinde doruğuna tırmandığı gülmece edebiyatının sınırları içinde değerlendirmek bile yetersiz kalır. Romanları, öyküleri, oyunları, anı ve günceleri, şiirleri, denemeleri, mektupları, gazete yazılarıyla geniş yaratıcılık yelpazesini gözler önüne seren Aziz Nesin, başlattığı veya parçası olduğu pek çok toplumsal etkinlikle seçkin bir aydın kişilik olarak da öne çıkmıştır. Kurduğu Nesin Vakfı benzersiz özelliklerinin bir simgesi olarak varlığını sürdürmektedir.
Aziz Nesin'in anı ve günceleri, başka hiçbir eser vermeseydi onu dünya çapında bir yazar olarak selamlamamıza yetecek düzeydedir.
Okuyun, göreceksiniz.
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala Alıntıları - Sözleri
- Bir gün de şöyle demişti: -Sen ne kadar bencilsin... Kendini mutlu etmek için başkalarına iyilik ediyorsun.
- Bir insan kötüyse ona yaptığınız iyilik oranında kötülüğünü arttırıyorsunuz
- Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!..
- Kuru ekmeği suya banar yerim mutlulukla, yeter ki yoksul soframda bir çiçek olsun...
- Kadınlar, binlerce, binlerce yıldanberi toplumda ezilmektedirler. Onları ezen erkeklerdir. Bu kadın ezilmişliği, geri kalmış toplumlarda çok daha artar. Binlerce, binlerce yıldanberi, ezilen bitek kadın değil, yüzbinlerce, yüzbinlerce kadındır.
- Bir gün de şöyle demişti: -Sen ne kadar bencilsin... Kendini mutlu etmek için başkalarına iyilik ediyorsun.
- Üç şeyden iğrenirim: Aptallık, bayağılık, çirkinlik....
- Gülünç olarak yaşamak, hiç yaşamadan ölmekten daha iyidir.
- Yaşamını geriye dönülemez uçlara taşımamış olan insanlar bu şiirden ne anlar? Hiç!
- 1958 yılı ilk aylarında bigün, Kemal Tahir'le birlikte otomobille İzmit'e gidiyorduk. Yeni yapılmış olan yol çok güzeldi. - Ne düşünüyorum biliyor musun, dedim, bir zaman sonra bu yol beton döşenecek, daha güzel olacak. Kemal, - Ben de şimdi onu düşünüyordum, dedi. - Biz o zaman ölmüş bulunacağız belki... Onu da düşünüyordum, dedim. Kemal Tahir, - Ne tuhaf, dedi, ben de o zaman kendi otomobilimiz olacak, otomobilimizde gideceğiz, diye düşünüyordum. Ben de gerçekçiyim, Kemal Tahir de... Kemal Tahir de iyimser, ben de... Ben hep ölümü düşünerek iyimser oluyorum, benimki böyle bir gerçekçilik. Kemal Tahir, hiç ölümü, kötü şeyleri aklına getirmeden, düşünmeden iyimser...
- İnsanların yarattığı tanrı, kendisini yaratan insanları kendi adaletsizliğinden korusun. Amin!
- Mezar taşıma Bütün yaşamımca huzuru araya araya, sonunda buraya dek geldim.
- Yeryüzünde insan için en zor şey kendini sevmesidir... Kendini sevmeyen insan, hayatı da sevmez. Sevemediği hayatın isteklerini yerine getiremez Rahat, huzur içinde yaşamak olanağını bulamaz...
- İnsanın budalalığını, kabalığını, bencilliğini mazur göstermek isteyen, sözüm ona halkçılar, yani halkçılığı halk dalkavukluğu sananlar. "Ne yapsın bu zavallılar, onlar okutulmamış, eğitilmemiş, onlara bişey gösterilmemiş ki..." diyorlar. Doğru...Ama bu onları sevmem için yeterli değil. Bok'un da bok olmasını gerçekleştiren gerekçeleri vardır. O gerekçeler olmasaydı bok da bok olmaz, insanın bağırsağına girmezdi. Böyledir diye boku mazur görüp, yüzümüze gözümüze sürmüyoruz...
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala İncelemesi - Şahsi Yorumlar
hişt hişt, yaşasanıza, öleceksiniz!: İlk olarak Böyle Gelmiş Böyle Gitmez ile başlayıp, Mart ayında devamını Zübük, Surname, Tek Yol, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz kitaplarıyla yaptığım okuma başlangıcımda son durağım Mum Hala oldu. Kitap az da olsa birçok kişinin radarına girmiştir, bunu fark edip sevinsem de kesinlikle hem daha çok kişi tarafından okunmayı hem de üzerine uzun uzun konuşulmayı hak ediyor. Bu sebeple bir şeyler yazmak istedim Mum Hala için. Aziz Nesin’in Güncelerini okuma işini ben çok sevdim. Hatta romanlarından öykülerinden daha çok sevdim diyebilirim onun güncelerini. Çünkü kendi deyimiyle “kendi kendine konuşurken karaladıkları” bize bilmediğimiz bir Aziz Nesin’i gösteriyor. Bakalım Aziz Nesin 583.sayfada Mum Hala’nın içeriğini kendi kaleminden nasıl tanımlıyor: “Mum Hala'dakiler ne tür yazılardır? Deneme mi? Tam değil, Günce mi? Pek değil. Anı mı? Hiç değil. Gelecekte (yarın, gelecek hafta yada ayda) yapılacak işler dizelgesi mi? Ama tam o da değil... Belki bunların hepsi. Belki de kendi kendimle konuşmalarım. Evet, daha çok kendimle konuşmalarımdır bu yazılar. Yollarda kendi kendilerine yüksek sesle konuşan insanlar görür, onlara deli diye bakarız. Kimileyin kararsız ve ikircimli konuşanlar, "Yüksek sesle düşünüyorum," derler. Bunlara girebilir Mum Hala'daki yazılarım. Kendi kendimle konuşmalarımdır daha çok, ama sözlü değil de yazılı konuşmalar. Öyleyse Mum Hala'ya kendimle mektuplaşmalarım diyebilirim. Insan kendi kendine mektup yazar mı? Yazar. Kimileyin insan iki kişi olup kendisiyle konuşur.” s,583 Kendi tabiriyle ne deneme, ne anı, ne de tam bir adlandırma yapmak doğru olmaz, belki düşün yazısı diyebiliriz. Şiirleriyle, anılarıyla, öyküleri, hatta kısa piyes notlarıyla, dostlarına yazdığı mektuplarla, eleştirileri, övgüleri, kitap incelemeleri, şurdan burdan konuşmalarıyla, hepsiyle bir bütün, daha önce hiç görmediğim[evet aslında ilk olarak böyle gelmiş böyle gitmez anılarında bu kadar yakından tanımakla, kendi açımdan onu ilk okuyuşum olarak hafızama kaydetmiştim galiba.. ama sonra bir de arayı açmadan bu iki kitabı peşpeşe okumak çok iyi oldu:)] iç dünyasıyla, güzel bir çerçeve oluşturuyor Mum Hala. Günceleriyle kendi iç dünyasını açıp tüm yalınlığı ve içtenliğiyle karşısına aldığı biz okurlara, hatta bizden sonraki gelecek kuşaklara bıraktığı sağlam edebi ve kültürel mirasının yanı sıra, okudukça gördüm ki kendisi yalnız bir mizah yazarı ve romancı/yazar değil, tam anlamıyla bir kültür insanı. İçerikte kendi okuduğu ve incelediği kitaplar ve yazılar bunun en güzel örneği. (piyesler,şarkılar şiirler vb. de...) Bu kitap edebi bir yazın mıdır diye bakacak olursak?? Belki öyledir? ya da değildir, bu sorunun cevabını veremiyorum. Ama söz konusu edebi türün sınırlarına dair yazarken bu zorlukların farkında olmak, metni bir kategorinin içine yerleştirirken hayli dikkatli davranmak gerektiğini biliyorum. Sınırları belirleme sorunları bir yana bırakıldığında, türleri "kurmaca" ya da "kurmaca dışı” olarak ayırma eğilimindeyiz. Bunu romanlarda çok yapıyoruz. Roman, öykü, tiyatro oyunu gibi türler kurmaca evet bu konuda tamamız, ama anı, mektup, biyografi, otobiyografi, eleştiri, şiir, belki akla aniden “bir köpeği ağaçlıklara doğru koşarken görünce” gelen bir piyes yazmak gibi türler nasıl kabul edilir?. Günümüzde edebiyat yaratıcı/imgeleme dayanan (imaginative) yazı olarak tanımlandığı için “yaratıcı yazı türleri" edebiyatın merkezini oluşturur ve kurmaca dışı türler çeperde kalır. Anılar, mektuplar ya da günlükler çoğu zaman en sonda akla geliyor. Hatta umursanmıyor veya okunmuyor, okunsa da az okunuyor. Oysa Mum Hala’nın okunmasını çok isterim. Hayata ve kendi içine bakarak yazdığı notlarından oluşan Mum Hala, olaydan çok doku üzerinde yoğunlaşıyor bizimle. Nesin, tuttuğu birçok not dahilinde kendisi üzerinden bireyi, içinde yaşadığı sosyal ortam ile birlikte ele alıyor aslında, zaten Nesin’i her okuyan bilir olayların toplumun sosyolojik yapısı ile bağını her daim göz önünde tutttuğunu. “Roman okumak bir anahtar deliğinden, daha doğrusu biçok anahtar deliğinden bir evin içini ayrı ayrı odalarını gözlemek, dikizlemek demektir. Kimi roman vardır, bir anahtar deliğinden bitek odanın içinde olanları seyrettirir. Kimi roman da biçok kapının anahtar deliğinden bir evin, bir apartmanın biçok odalarında geçen olayları seyrettirir.” Bir de bu konuda hiç haksız değil, okuduğum toplum eleştirisi olan kimi romanlarında hep çevremden başkalarının hayatına bakıyor gibi hissettim. Daldan dala konudan konuya atlayarak bir şeyler yazmaya çalışıyorum, çünkü iki cilt halindeki bu sekizyüz küsür sayfalık kitap bende olmadık ne düşünceleri ortaya çıkardı[minicik not ettiği barok müzik ve barok mimarisi hakkında bile bizimkilerle beni tartışmaya düşürecek kadar diyorum size anlayın artık gerisini:)] ve aklımı karıştırdı ki tam olarak ne demek istediğimi anlatamıyormuşum gibi hissediyorum. “Yaşarken değer verilmesi gereken insanlara ölümlerinden sonra önem verilmesine öyle canım sıkılıyor ki...” diyor kitabın bir yerinde, buna benzer öyle çok serzenişi var ki, hakkın var diyorum içimden. Hatta öldükten sonra cenaze töreni bile istemiyor, Sizin Memlekette Eşek Yok Mu? kitabından; “Vasiyetime yazacağım en önemli şey, şu cenaze töreni denilen rezillik, ikiyüzlülük... Tek sözcükle tiksiniyorum, iğreniyorum şu cenaze töreni sahteciliğinden...” .... Mum Hala bu konuda gerçekten birebir hislerine tercüman olmuş sanırım, aman aziz yetiş demişler yetişmiş, herkesin derdine koşmuş, iyi günde kötü günde yanında olduğu dostları çok haksızlık etmiş ona, hep bu kırıklıkla yaşamış, çok hakkı yenmiş. Mum Hala’da kitabın bir yerinde “insanı mezara koyanlar ölümüne sebep olanlar en çok ağlayanlardır, onu öldürüp daha fazla eziyet edemedikleri için” gibi bir anlatımı var.. “beni hayattayken öldürenler, mezarıma gelipte ağlamasınlar bu yüzden bir mezar istemiyorum” diyor. “Biz o görkemli gömütleri, o çiçekli gömüt ziyaretlerini ölmüşler için değil, kendimiz, kendi bencilliğimiz için yapıyoruz...” Buna sebep olmak, bunu yaşamak ne acı, hakkın var Aziz Nesin, daha ne diyebiliriz ki... Günün birinde bir yerlerde sessizce sürüp giden yaşamlarımızdaki yalnızlıkla, yaşlılığa adım adım yaklaşırken bu duygularla sorguluyor hayatı. Parlayan ve sönen olaylar yerine, 'kök' kavramlarla karşılaşıyoruz, bu kederli hayat yolunda yalnız, baş başa kalıyoruz. Sayamayacağım kadar çok uzun edebiyat ve yazın yılları geçen yaşamında, yapıtlarına, dergilerde yayımlanan/yayımlanmayan söyleşi ve metinlerine, toplumsal olaylar karşısındaki duruşuna bakınca ben son derece tutarlı şeyler görüyorum, ve iyi ki okumuşum, son da olmayacak diyorum. Mart ayında etkinlik de vesile oldu elimdeki Nesin kitaplarını okuyabildim, teşekkürler black ve Nordavind sayenizde mart ayı benim için verimli bir okuma listesi oldu. herkese iyi okumalar :) (Demet)
Bir Başucu Kitabı Okumanın Hazzı!: Aziz Nesin'i bilen, okuyan, dinleyen bir nesiliz. Peki ne kadar tanıyoruz? Nordavind tarafından paylaşılan bir iletide Nesin Yayınevinin büyük bir kampanya ile kitaplarının çoğunun indirime gireceğini gördüm ve hem destek olmak hem de Aziz Nesin okumak için liste yapmaya başladım. Listeyi oluştururken Nordavind Aziz Nesin'in güncesi olan Mum Hala (2 kitap bir arada) kitabını mutlaka almamı önerdi. İyi ki önermiş, iyi ki öğüdüne uyup almışım. Şunu anladım ki yazarları tanımak için tabi ki yazarların kitaplarını okumak gerekiyor ama varsa şayet güncelerini mutlaka okumalıyız. Aziz Nesin'in hayatının bir bölümünü okumak, yazdığı yazıları oluştururken neler düşündüğünü görmek, eleştirilerini, övgülerini, kıskançlıklarını, ilişkilerini, bakış açısını, zamanla değişikliğe uğrayan düşüncelerini, pişmanlıklarını, sevinçlerini, korkularını, başına gelen suikastları, sivas katliamından sonra yazmış olduğu tecrübelerini... okumak öyle çok zevk verdi ki. Kitabı bitirmem uzun sürdü. Ama bu bitirmek istemediğim içindi. Yavaş yavaş okudum, hazzı uzatmak istedim. Sanki her gün Aziz Nesin'in evine uğruyormuşum da sohbet ediyormuşum, çayını, kahvesini içiyormuşum gibi hissediyordum. Vedalaşmak zor geldi anlayacağınız. Ama her güzel şeyin bir sonu vardır. Ve kitabı 2021'in ilk kitabı olarak bitirmiş bulundum. Nordavind Sayesinde bir tane daha başucu kitabım oldu. Buradan da kendisine tekrar tekrar teşekkür ederim. Herkese de mutlaka tavsiye ederim. (Son Ay)
Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.
Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
- Zübük
- Şimdiki Çocuklar Harika
- Ölmüş Eşek
- Nazik Alet
- Gözüne Gözlük
- Biz Adam Olmayız
- Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
- Yol
- Yokuşun Başı
- Yokuş Yukarı
- Sizin Memlekette Eşek Yok mu
- Tatlı Betüş
- İt Kuyruğu
- Koltuk
- Toros Canavarı
- Pırtlatan Bal
- Geriye Kalan
- Memleketin Birinde
- Havadan Sudan
- Gıdıgıdı
- Aferin
- Surname
- Merhaba
- Az Gittik Uz Gittik
- Ben de Çocuktum
- Yüz Liraya Bir Deli
- Yedek Parça
- Aşkım Dinimdir
- Sivas Acısı
- Fil Hamdi
- Zübüklüğün Sonu Yok
- Adamı Zorla Deli Ederler
- Anıtı Dikilen Sinek
- Kördöğüşü
- Bir Sürgünün Anıları
- İstanbul'un Halleri
- Yurt Gezileri
- İhtilali Nasıl Yaptık
- Hayvan Deyip de Geçme
- Deliler Boşandı
- Şehirden İndim Köye
- Memurlar Memurlar
- Gerçeğin Masalı
- Bay Düdük
- Hoptirinam
- Gol Kralı
- Bu Yurdu Bize Verenler
- Mahmut ile Nigar
- Ah Biz Ödlek Aydınlar
- İnsanlar Uyanıyor
- Tek Yol
- Leyla ile Mecnun
- Gözünüz Aydın Efendim
- Bir Tutam Aydınlık
- Nutuk Makinesi
- Hangi Parti Kazanacak
- Ah Biz Eşekler
- Yeşil Renkli Namus Gazı
- İnsanlar Konuşa Konuşa
- Büyük Grev
- Benim Delilerim
- Nah Kalkınırız
- Poliste
- Damda Deli Var
- Şimdi Avrupa
- Sosyalizm Geliyor Savulun
- Rüyalarım Ziyan Olmasın
- Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
- Okuma Güncesi
- En Masumlar İçerde
- Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
- Mahallenin Kısmeti
- Yetmiş Yaşım Merhaba
- Bütün Oyunları - 1
- Bütün Oyunları 2
- Halimiz Hal Değil
- Borçlu Olduklarımız
- Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin'den Sıra Dışı
- % Kaç Aptalız
- Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
- Aşk Şiirleri
- Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim
- Çuvala Doldurulmuş Kediler
- Kalem Yapın Beni Kalem!...
- Eğitim Üstüne
- Batı'ya Giden Yoldayız
- Bir Koltuk Nasıl Devrilir
- Vatan Sağolsun
- Seyyahatname
- Türkiye Şarkısı Nazım
- Okuduğum Kitaplar
- Korkudan Korkmak
- Salkım Salkım Asılacak Adamlar
- Üçü Birden
- Bütün Şiirleri 1
- Kazan Töreni
- Bütün Şiirleri 2
- Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
- Hayvanlar Takımı
- Maçinli Kız İçin Ev
- Sondan Başa
- Sora Sora Cennet Bulunur
- Uyusana Tosunum
- Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
- Hazret-i Dangalak
- Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
- Mum Hala 1
- Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
- Sanat Yazıları
- Gülmekten Öldüren Öyküler-1
- Gülmekten Öldüren Öyküler 2
- Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
- Mum Hala 2
- Soruşturmada
- Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
- Herkesin İşi Gücü Var
- Suçlanan ve Aklanan Yazılar
- Arkadaşım Badem Ağacı
- Bir Dokun Bin Dinle
- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
- Unutulmayan Rüyalar
- Bekârlık Sultanlıktır
- Irak ve Mısır
- Taşlamalar
- Çocuklara En Güzel Masallar
- Aziz Dede'den Masallar
- Nasrettin Hoca Gülütler
- Okullar İçin Kısa Oyunlar
- Sporcu Milletiz Vesselam
- Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
- Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük
- Bayan Aynur ile Bay Buyur
- Bilmem Ne Adası
- Bir Vicdan Davası
- Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
- Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
- Aşk Öyküleri
- Aydınlar Üstüne
- Büyüklere Masallar 1
- Büyüklere Masallar 2
- Türkiye Toplumu ve Demokrasi
- Bütün Oyunları - 3
- Bütün Oyunları 4
- Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
- Tut Elimden Rovni
- Erkek Sabahat
- Çiçu
- Hadi Öldürsene Canikom
- Dört Kitap Tek Ciltte
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
- Azizname
- Saçkıran
- Gübre Kralı
- Şiirin Tam Zamanıdır
- Biraz Gelir misiniz?
- Bir Aşk Var Bir De Ölüm
- Hoşça Kalın
- Bişey Yap Met
- Qum Qalalar
- Hekayələr
- Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
- Gülmece Öyküleri 9
- Bizim Memleket
- Gülmece Öyküleri 5
- Gülmece Öyküleri 2
- Memleketin Birinde - Hoptirinam
- Deniz Aslanı
- Baba Mirası
- Berber Nonoş
- Gülmece Öyküleri 3
- Üç Kitap Birarada
- Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
- Gülmece Öyküleri 8
- Aziz Nesin Bütün Kitapları
- Kendini Yakalamak
- Boyalı Tilki Masalı
- İstanbul'dan Ne Haber
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
- Seçilmiş Satırlar
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
- Sosyalizm Geliyor Savulun
Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
- İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
- Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
- Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
- Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
- Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
- Ayağını sıcak tut, başını serin, Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)
- Önce bir sayımdöküm yapmalıyım Neleri götüreceğim Geri dönüp alamam Kendimden hiç bırakmamalıyım geride Gölgemi de gölgesizliğimi de Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım Benimle olmalı üzünçlerim acılarım Utançlarım gözyaşlarım Söyletilmeyen şarkılarım Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük Zaman zaman kurnazlıklarım Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam En değerli varlıklarım Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım Ne kalır benden geriye Hiç O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
- Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
- Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
- "Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır. Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.' ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
- Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi? Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk? Olmaz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bilirim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim. Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim? Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
- Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
- "Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur. Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..." | (Ah Biz Eşekler)
- Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar, — Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar? — Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!.. — Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar? — Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle... — Sizde demokrasi var mı? — Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
- İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
- Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
- "Ben ölmüşüm baba, neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
- “İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
- Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
- İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)
Yorumlar
0 yorum