Kitap Künyesi

Yazar: Agatha Christie

Çevirmen: Gülden Şen

Orijinal Adı: They Came To Baghdad

Yayın Evi: Altın Kitaplar

İSBN: 9789752105683

Sayfa Sayısı: 288

Bağdat'a Geldiler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Dünyanın en ünlü yazarlarından Agatha Christie, ilk kez Türkçeye çevrilen romanı Bağdat’a Geldiler ile bir kez daha okurla buluşuyor. 

Polisiye türünün başarılı isimlerinden biri olan Agatha Christie, Bağdat’a Geldiler de ilginç bir ikiliye dikkat çekiyor: ABD ile SSCB. Yazar, romanın ana kurgusunu bu iki büyük gücün bitmek tükenmek bilmeyen ekonomik savaşları üzerine kuruyor. 

Süper güçlerin gizli toplantısının Bağdat’a yapılmasına karar verilmiştir. Ancak Bağdat, toplantının ve daha da önemlisi Dünyanın geleceği için hiç de güvenli bir yer değildir. ABD ve SSCB gizli ajanları uzun yıllardır sürdürdükleri ölüm-kalım savaşına Bağdat’ta devam etmeye kararlıdırlar ve hiç aksatmadan planlarını kurmaya başlamışlardır. Bu kez romanın bilmecesini çözmek ise genç bir kahramana düşecektir; şüphesiz yazar böyle istemiştir ve Christie’nin diğer kahramanları kadar ünlü olmasa da Victoria da en az onlar kadar akıllı ve iş bitiricidir. 

Victoria Jones 

Bir İngiliz olan Victoria, sevimli, yaramaz ve bir o kadar da sekreterlik konusunda yetersiz bir genç bayandır. O, insanları taklit etmeyi ve sık sık -bunların çoğu hayal gücünün ürünüdür- yalan söylemeyi sever. İşinden kovulduğu bir sabah kaderinin ona hayal gücünü sonuna kadar kullanabileceği bir çizgi çektiğinin farkında değildir; ta ki yakışıklı genç Edward ile tanışıncaya kadar... İki genç FitzJames Parkı’nda karşılaşırlar. -Bundan sonra yazarın, hem okuruna hem de Victoria’ya büyük bir sürprizi olacaktır.- Çünkü her şey iki büyük gücün ajanları tarafından çok önceden planlanmıştır. 

Diğer önemli kahramanlar arasında Bay Dakin ve hayatını dünyanın barışı uğruna yitiren Henry Carmichael -romanın kilit kahramanı- de vardır. Romanın kurgusu içinde bir parça komünizm de işlenir; adını Zeytin Dalı koyduğu bir kurum da yazarın komünizm yaklaşımından payını alır. 

Barış için savaş 

Söz konusu olan Çin, Türkistan, Kürdistan ve Irak yolculuklarında Carmichael’in topladığı gerçek kanıtlardır ve bunların tümü metal cevherleri ile yüksek uranyum üzerinedir. Fakat, bu yer altı zenginliklerini elde etmek için büyük bir dünya savaşını göze almaktan kaçınmayan ajanların planları ne yazık ki suya düşer. En azından yazar böyle olmasını istemiş ve okura tüm bunları büyük bir hızla anlattığı heyecanlı bir polisiye sunmuştur. Romanın son sayfasında karşımıza çıkan –ve şüphesiz şaşırtıcı kahramanlardan biri olan- Şeyh Hüseyin el Ziyara ise ‘barış’ı kendi dilinde ve kendi yaşam gerçekliği ile savunur. 

-Bu arada sonucun barış olmayacağını yine romanın son cümlesinde belirtmekten de kaçınmaz yazar; “Bir anlık sessizliğin ardından ince bir ses bürokrasinin o umursamaz kişiliksizliğiyle konuştu: ‘Bu gerçekler ABD Başkanı ile SSCB Lideri’ne iletilecektir...’” 

Romanın en mutlu kahramanı ise Victoria’dır; genç kahramanını aşkın sürükleyip getirdiği Bağdat’a yalnız bırakmaz Agatha Christie. Victoria’yı yeni bir iş ve yeni bir aşk beklemektedir.

Bağdat'a Geldiler Alıntıları - Sözleri

  • İnsanları ne kadar bir araya getirmeye çalışsanız, birbirlerinden o kadar kuşku duyarlar.
  • İçimden bir ses bir yerlerde bir Sahtecilik olduğunu söylüyor."
  • Yüzü yorgun ve kararsızdı, dünyada istediğini elde edememiş, bunu bilen ve artık umursamayan bir yüzdü bu.
  • İnsan neler olacağını hiç bilemez
  • Hepimiz bir gün öleceğiz
  • Gergin zamanlarda insanın ancak ailesine gerçekten güvenebileceği varsayımı çok zeki bir hareket
  • “Partir, say mourir un peu.” Ayrılmak biraz da ölmektir.
  • “Cennette hizmet etmek cehennemde hükmetmekten yeğdir diyor”
  • Bütün dünya çıldırdı
  • Yalnızca kendi ceplerini doldurmak için ortaya çıkanlar pek zarar veremezler; eninde sonunda açgözlülüğe yenik düşerler. Ancak, bir üstün insan topluluğuna olan inanç -yoldan çıkmış bir dünyayı yönetecek süpermenler inancı- işte bu bütün inançların en kötüsüdür, Victoria. Çünkü "Ben diğerleri gibi değilim," dediğimiz anda, elde etmeye çalıştığımız en değerli niteliklerden ikisini yitirmiş oluruz: Alçakgönüllülüğü ve kardeşlik duygusunu."
  • Savaşta çoğu zaman bir berberin bile genelkurmaydan daha çok bildiğini fark etmişimdir
  • “Son iki söz. Önce; alınma ama, çok farklı türde yalan söyleme. Hepsini hatırlayıp rol yapmak zor olur. Bu konunun üstadı olduğunu biliyorum ...”
  • Bildiğin gibi, karşı kampta bir adamının olması oyunun temel hamlelerinden biridir
  • “Burada bir ihtişam duygusu var. ‘Sen Babil’de Kral, ben Hıristiyan bir köleyken’ şiiri neydi? Belki de öyleydik. Sen ve ben yani.”
  • Hepimiz bir gün öleceğiz Bundan sonra başka bir hayat daha varsa, ki ben olduğuna inanıyorum

Bağdat'a Geldiler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bir kitap okurken film seyrederken hiç bir zaman büyük beklentiler içine girmem bu da kitap ve filmden alacağım zevki arttırır agatha christie polisiye severler tarafından her zaman zevkle okunmuştur agathanın kitaplarında katil i bulabilsemde katilin hangi suçu işleyeceği bulunamıyor ve polisiye severler bu kitapları okuyun hem uzun değil 1 günde bitiverir kolay ve anlaşılır dil sizi yormaz polisiye için ideal ve zevkli kitaplardır (Murat altuğ)

Merhaba dostlar. Evet, 10 saat aradan sonra incelemeyi attığıma göre bayağı acele ettim haklısınız. Bazı istenmeyen durum ve sıkıntılara bir de kar yağışı eklenmesi ve yapmamız gereken işler birleşince pek de inceleme fırsatımız olmadı. Ayrıca eski basım ve yeni basım arasındaki farklar, farklı kitap isimleri ve karmaşık baskıların tekte birleştirilmemesi neticesinde onları ayrıştırmak derken velhasıl kelam perişan olduk kısacası. 1951 yılında yazılan bu romanımızda dedektif romanı temasının dışına çıkıyoruz, casusluk romanına giriyoruz. Bağdat’ta yapılması planlanan bir zirve öncesi dünyayı yıkıma götürmek isteyenlerle buna engel olmak isteyenler arasındaki mücadelede bizim kahramanımız da Victoria Jones. Victoria’nın, sevdiği Edward’ın peşinden Bağdat’a gidecek, Basra’ya giden Edward’ın ardından da Zeytindalı adlı bir örgütte çalışmaya başlayacak olan Victoria, gizemli bir ölüme şahit olunca aslında büyük bir entrikanın içinde bulur kendini vs vs. Dürüst olmak gerekirse alışılmışın dışına çıkmış bir Agatha, beni resmen kahretti. Alışık olmadığım bir konu olunca, beni sürüklemedi ve zorlandım. Harikaydı, mükemmeldi dersem başta Hercule Poirot ve Miss Marple olmak üzere, Felicity Lemon, Raymond West, Müfettiş Clouseau (pembe panter serisinden hatırlanır) gibi karakterlere büyük ayıp olur. O yüzden bu olmamıştı. Hepimize keyifli okumalar, iyi akşamlar dilerim.. (Sadık Kocak)

Kitap, Agatha Christie'nin klasik polisiye romanlarından oldukça farklı. Birkaç küçük cinayet dışında cinayetin işlenmediği, çoğunlukla siyaset ve casusluk ağırlıklı konuların işlendiği bir kitap. Sekreter bir kızın sevdiği adamın peşinden Bağdat'a gitmesi ile başlayan hikaye, kızın siyasi bir komplonun içerisine girmesi (veya çekilmesi) ile bambaşka bir hal alır. Agatha Christie, kitabı İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, ABD ve Rusya arasındaki Soğuk Savaş'ın başladığı ilk yıllarda, ikinci kocası Arkeolog Sir Max Mallowan ile Bağdat'a yaptığı bir geziden esinlenerek yazmış. Agatha Christie sevenler kesinlikle okuyacaktır ancak sadece polisiye tadı almak isteyen okuyucuların kitaptan pek fazla o tadı alamayacağını düşünüyorum. (Fox Mulder)

Kitabın Yazarı Agatha Christie Kimdir?

Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.

Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.

Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.

Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.

1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.

Agatha Christie Kitapları - Eserleri

  • Nil'de Ölüm
  • Beklenmeyen Misafir
  • Ölümle Randevu
  • Kahverengi Elbiseli Adam
  • Elmayı Yılan Isırdı
  • On Küçük Zenci

  • 16.50 Treni
  • Sıfıra Doğru
  • Mavi Trenin Esrarı
  • Ölüm Diken Üstünde
  • Acı Kahve
  • Cinayet Alfabesi
  • Cinayetler Oteli

  • Dersimiz Cinayet
  • Doğu Ekspresinde Cinayet
  • Fare Kapanı
  • Porsuk Ağacı Cinayeti
  • Cinayet İlanı
  • Güvercinler Arasında Bir Kedi
  • Gül ve Porsukağacı

  • Ve Ayna Kırıldı
  • Sensiz Bir İlkbahar
  • Neden Evans'a Sormadılar?
  • Arka Sokaktaki Cinayet
  • Hollow Malikanesi Cinayeti
  • Ölüm Adası
  • Sessiz Tanık

  • Suç Ortakları
  • Esrarengiz Sanık
  • Annem ve Ben
  • Köşkteki Esrar
  • Üçüncü Kız
  • Bayan McGinty'nin Ölümü
  • Noel Kekinin Gizemi

  • Kader Kapısı
  • Ölüm Saatleri
  • Sonuncu Kurban
  • İskemlede Beş Ceset
  • Cesetler Merdiveni
  • Briç Masasında Cinayet
  • Parker Pyne İz Üzerinde

  • Şahidin Gözleri
  • Bitmemiş Portre
  • Hercule'ün On İki Görevi
  • Işıklar Sönünce
  • Çarpık Evdeki Cesetler
  • Son Evdeki Tehlike
  • Beş Küçük Domuz

  • N veya M?
  • Filler de Hatırlar
  • Ölüm Sessiz Geldi
  • Sittaford Malikânesi'nin Gizemi
  • Miss Marple'ın Son Maceraları
  • Uyuyan Ölüm
  • Bilinmeyen Hedef

  • Ölüm Büyüsü
  • Üç Yanlış Üç Ceset
  • Şampanyadaki Zehir
  • Şeytan Dönemeci
  • Sonunda Ölüm Geldi
  • Ölüm Meleği
  • Zehiri Kim Verdi

  • Ölüm Çığlığı
  • Noel'de Cinayet
  • Roger Ackroyd Cinayeti
  • Mezopotamya'da Cinayet
  • Büyük Dörtler
  • Cinayetler Kulübü
  • Bağdat'a Geldiler

  • Cenazeden Sonra
  • Frankfurt Yolcusu
  • Hayatım
  • Kanatların Çağrısı
  • Lord Edgware'i Kim Öldürdü
  • Ölüm Oyunu
  • Ölümün Tam Zamanı

  • Şark Ekspresi'nde Cinayet - Gizli Düşman
  • Üç Perdelik Cinayet
  • Ve Perde İndi
  • Zarif Bir Cinayet Gecesi
  • Esrarengiz Parmaklar
  • Sevimli Örümcek
  • Hercule Poirot İz Üzerinde

  • Karakolda Cinayet
  • Poirot Araştırıyor
  • Ölümün Sesi
  • Marple Seçkisi
  • Poirot Seçkisi
  • Yedilerin Gizemi
  • Gizli Düşman

  • Sonsuz Gece
  • Pembe Evdeki Ölü
  • Ölüm Kapıda Bekliyordu
  • Listerdale'in Gizemi
  • Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler
  • Tenis Kortunun Esrarı
  • Sevginin Bağladıkları

  • Bitmeyen Gece - Roger Ackroyd'un Katli
  • Cinayet Randevusu
  • Şatodaki Hayalet
  • Örümcek Ağı
  • Kanlı Anlaşma
  • Viran Kule
  • Seçilmiş Eserleri

  • Poirot Seçkisi Set
  • Come, Tell Me How You Live
  • Le Crime Du Golf - Le Miroir Du Mort
  • Star Over Bethlehem
  • Düşman Dostlar
  • The Complete Miss Marple

Agatha Christie Alıntıları - Sözleri

  • - İnsan bazen kavgadan çekindiği, sıkıldığı için karşısındakinin sözlerine boyun eğer. Kavgalar hiç de hoş şeyler değillerdir. Fakat bence insan özgürlüğü için her zaman kavga etmeye hazır olmalıdır.- (Ölümle Randevu)
  • "Yemek sipariş eder gibi cinayet sipariş edebilseydin, nasıl bir tercih yapardın?" (Cinayet Alfabesi)
  • Hər kəs ən azı bir dəfə sevməlidir. Həyatı boyu heç olmasa bircə dəfə sevməyən adam, deməli, heç yaşamayıb. (Esrarengiz Sanık)
  • Gerçeği yerinde kullanmak da yeri geldiğinde ustaca bir aldatma sanatı olabilir. (N veya M?)
  • "Geçmişteki günahların gölgeleri uzun olur. Yaşımız ilerledikce bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlarız." (Elmayı Yılan Isırdı)
  • Onu yaxşı anladığımı deyə bilmərəm. Mənə elə gəldi ki, sözlərində tərif az idi. (Lord Edgware'i Kim Öldürdü)

  • Asla hayaleti kendi gözüyle görmüş birine rastlamazsınız. Gören daima birinin teyzesinin ikinci dereceden kuzeni, bir dost ya da dostun dostudur. (Ölüm Adası)
  • "Artık cesaretim de dayanacak gücüm de kalmadı. " (Son Evdeki Tehlike)
  • "İçimde sanki ölsem çok daha iyi olurmuş gibi bir his var." (Miss Marple'ın Son Maceraları)
  • "Sanki yorgun olan bedeni değil zihniydi, sanki yeryüzündeki her şeyi boş ve değersiz buluyordu..." (Son Evdeki Tehlike)
  • “Gelenek bir ölçüye kadar iyidir ama fazlası zarardır.” (Güvercinler Arasında Bir Kedi)
  • İnsanları koruma, onları vazu şeylerden uzak tutmak her zaman olası değildir. İnsan er ya da geç olaylarla yüzleşmek zorundadır (Zarif Bir Cinayet Gecesi)
  • "Her şey bambaşka olabilirdi." (Sensiz Bir İlkbahar)

  • İnsan eşi benzeri olmadığını bilmeli. (Acı Kahve)
  • Hepimiz bir bakıma acımasız ve önyargılıyız... Fakat değişik konularda... Başka başka alanlarda... (Çarpık Evdeki Cesetler)
  • İnsan neler olacağını hiç bilemez (Bağdat'a Geldiler)
  • Sizden kimse kuşkulanmadığı sürece istediğinizi öldürmek o kadar kolaydır ki. (Zehiri Kim Verdi)
  • İnsan bir şeyler bildiğini sanır. (Şahidin Gözleri)
  • Önümde güzel bir hayat varken niçin öleyim? Önemli olan yaşama iradesidir. (Kanatların Çağrısı)
  • Bütün bədbəxtliklər ya puldan, ya da pulsuzluqdan törəyir. (Roger Ackroyd Cinayeti)