Kitap Künyesi
Yazar: Katherine Mansfield
Çevirmen: Oya Dalgıç
Orijinal Adı: The Garden Party
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786053604839
Sayfa Sayısı: 228
--reklam--
Bahçede Eğlence Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Katherine Mansfield gündelik olayların içinden duygu dünyasına yönelen, ruhsal çatışmaların üstüne eğilen derin bir gözlem gücü ve şiirsel ögelerle süslenmiş diliyle farklı bir üslup geliştirmiştir. Bahçede Eğlence'nin incelikli ve örtülü anlatımında Çehov'un etkisi sezilir. Kitapta yer alan "Ölü Albayın Kızları" düş kırıklığının en ustaca yazılmış öykülerindendir. Mansfield bu kitabıyla kısa öykünün bir edebi tür olarak gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bahçede Eğlence Alıntıları - Sözleri
- Niçin insan geceleri böyle değişik duygulara kapılır?
- Hiç kimse bilmiyordu, hiç kimse aldırmıyordu.
- Ama gene de insan her yere gitmeli, her şeyi görmeliydi.
- Görev edinme kararlılığında acıklı bir yan vardı.
- İnsan sürüklenip gidiyordu.
- Niçin insan geceleri böyle değişik duygulara kapılır ?
- Bir gözyaşı bir iç çekiş Bir aşk ki değişir Ve sonra... Hoşça kal!
- Saklanabileceği, kendi başının çaresine bakabileceği, istediği kadar kalabileceği, kimseyi tedirgin etmeyeceği, kimsenin de onu huzursuz etmeyeceği hiçbir yer yok muydu yani? Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği - en sonunda?
- Nasıl da hızla değişiyordu her şey ! Neden mutluluk sonsuza kadar sürmüyordu? Sonsuza kadar biraz fazla uzundu.
- Sesler ölgünleşmeye başladı, sönmeye, fısıltıya dönüşmeye... yok olmaya...
- Sessizliğe gömüldüler.
- Son zamanlarda her şey çok acıklıydı.
- Katlanamayacağı kadar çok şey yüklenmişti hayatı boyunca.
- Neden ölmüş insanların resimleri her zaman böyle soluyordu diye merak etti. Bir insan ölür ölmez resimleri de ölüyordu.
--reklam--
Bahçede Eğlence İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#Bahçede Eğlence" modernist öykücü olan Katherine Mansfield 'ın 15 öyküden oluşan kitabı. #öykü okumayı çok severim. Ama bu öykülerin herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. Zira ben 12 günde okumuşum okumayı bu kadar severken, ne kadar zorlamış siz düşünün artık. Sadece tek bir öyküyü sevdim. O da "Ölü Albay'ın Kızları" öyküsü oldu. Yüreğime dokundu gerçekten. Meraklılarına tavsiyemdir. (Göknur)
Eser on beş öyküden oluşuyor. Öyküler, Koyda, Bahçe Partisi, Ölü Albayın Kızları, Bay ve Bayan Kumru, Parker Ana'nın Yaşamı, Yeni Moda Evlilik, Yolculuk, Müzik Dersi, Yabancı, İdeal Bir Aile adlı öyküleri Çehov tarzı öyküler. İlk üç öyküden Koyda isimli öykü ayrı bir kitap olarak yayımlanmış. Ölü Albayın Kızları zaten klâsik bir öykü. Bahçe Partisi çok etkileyici. Diğer öykülere tek tek değinmeye gereken yok, klâsik öykünün, Çehov tarzı öykünün tüm özelliklerini müthiş bir biçimde yansıtıyorlar. (red john)
Mansfield'ın okuduğum ilk eseriydi ve benim için ne yazık ki hüsran ile sonuçlanan bir okuma süreciydi. Çeviri mi kötü yoksa Mansfield mı anlatıma dair bir eksiğe sahip anlayamadım. Zira çevirinin çok iyi olduğu noktalar da vardı. Fakat bir paragrafta karakterler bir yerdeyken diğer paragrafta nasıl olduğu anlaşılmadan başka bir yerde oluyorlardı. Bazı hikâyelerin sonunun güzel olduğunu fakat genel olarak iyi bir eser olmadığını söylemeliyim. Bazı yerlerde Çehov ile karşılaştırılan Mansfield'ın kesinlikle Çehov ile boy ölçüşemeyeceğini düşünüyorum ayrıca. Fakat Mansfield'ın edebiyat ile açılmasını sağladığı alanları da görmezlikten gelemeyiz elbette. (Mr.) (mrandmrsbook)
--reklam--
Bahçede Eğlence PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Katherine Mansfield - Bahçede Eğlence kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bahçede Eğlence PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Katherine Mansfield Kimdir?
Katherine Mansfield, 1888’de Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla 19 yaşında Yeni Zelanda’dan ayrılarak İngiltere’ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (1911, Bir Alman Pansiyonunda) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda’daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren bir dizi öyküyü Prelude (Başlangıç) adıyla 1918’de yayınladı. Bunları ve öteki öykülerini bir araya getiren Bliss (1920, Mutluluk) ününü pekiştirdi. 1922’de yayınlanan The Garden Party (Garden Parti) adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. Yaşamının son beş yılında veremle mücadele ettikten sonra 1923’te Fransa’nın Fontainebleau kentinde öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove’s Nest (1923, Kumru Yuvası) ve Something Childish (1924, Çocukça Bir Şey) başlıklı kitaplarda toplandı.Şiirsel öğelerle süslü farklı bir düzyazı üslubu geliştiren Mansfield, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan, incelikle işlenmiş öyküleriyle kısa öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesine önemli katkıda bulundu.
--reklam--
Katherine Mansfield Kitapları - Eserleri
- Bahçede Eğlence
- Koyda
- Güneş ile Ay
- Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler
- 1919
- Fransızca Bilmiyorum
- Çocuksu Bir Şey
- Ölü Albayın Kızları
- Katıksız Mutluluk
- Bir Hüzün Güncesi
- Albüm Yaprağı
- Yazgımı Öğrenmeliyim
- Sinirsiz Adam
- Bir Gece Vakti
- Şarkı Söyleme Dersi
- Ah Bu Rüzgar
- Seçme Hikayeler
- Yolculuk
- Selected Stories
- The Fly
- Seçme Mektuplar
--reklam--
Katherine Mansfield Alıntıları - Sözleri
- “İkimiz de öylesine bencil, öyle ben merkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimiz de başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu.” (Güneş ile Ay)
- Görev edinme kararlılığında acıklı bir yan vardı. (Bahçede Eğlence)
- En koyu karanlık güneş doğmadan az öncekidir. (Ölü Albayın Kızları)
- Saklanabileceği, kendi başının çaresine bakabileceği, istediği kadar kalabileceği, kimseyi tedirgin etmeyeceği, kimsenin de onu huzursuz etmeyeceği hiçbir yer yok muydu yani? Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği - en sonunda? (Bahçede Eğlence)
- . O kadar derinlerdeyim ki, bir daha hiçbir şeyin beni yakalayabileceğini hayal edemiyorum. ... (Seçme Mektuplar)
- ikimiz de öylesine bencil, öyle benmerkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimizde başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu (Güneş ile Ay)
- Onun gözünde her şey öyle doğal ve öylesine kaçınılmazdı ki... (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
- "Keşke," dedi alçak, dertli bir sesle, "keşke zehir içseydim de ölmek üzere olsaydım – şimdi, buracıkta!" "Ama neden böyle diyorsun? Ben hayatta böyle bir şey söyleyemem." "Seni çok fazla seveceğimi biliyorum da ondan – hesapsızcasına seveceğimi. Müthiş acı çekeceğimi de biliyorum Vera; çünkü sen beni asla, dünyada sevmeyeceksin." (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
- “Bu hafızanızın iyi olduğunun kanıtı zarif bayan. Şimdi merak ettim, ayrıca bu oldukça ilginç bir tartışma konusu, -hafıza bir lütuf mudur, yoksa, bu kelimeyi kullandığım için affedin, bir lanet mi?” (Bir Gece Vakti)
- "Ah, neden erkekler bu kadar güçlü?" diye bağırdı Viola. (Albüm Yaprağı)
- "Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurulup büsbütün şişirilmiş, ta ki nihayet Sonuncu Hamal tarafından Sonuncu Tren'e bindirilerek tangır tungur yola düzülünceye kadar..." (Fransızca Bilmiyorum)
- "Güllere gelin! Zambakiara gelin! Menekşelere gelin!" (Çocuksu Bir Şey)
- Why did the photographs of dead people always fade so? wondered Josephine. As soon as a person was dead their photograph died too. (Selected Stories)
- “kadınların içindeki iyilik ruhu kolay kolay ölmez…” (Güneş ile Ay)
- Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği – en sonunda? (Katıksız Mutluluk)
- İnsan ruhuna inanmam ben. Hiçbir zaman da inanmadım. Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurup büsbütün şişirilmiş.. (Fransızca Bilmiyorum)
- “İnsan yazar/lev-tolstoy’un kitap/anna-karenina--357’sını düşününce, yazar/ivan-sergeyevic-turgenyev’in bütün o kışkırtıcı omuzlu genç kadınları siliniyor, bir hiç oluyorlar.” (1919)
- Niçin insan geceleri böyle değişik duygulara kapılır? (Bahçede Eğlence)
- hem zaten ben bir şeylerin yakasını bırakamayan, peşlerinden koşup bağıran insanları hiç çekemem. bir şey elden gidince gitti demektir. sona ermiş, bitmiştir. o zaman bırakın gitsin! görmezden gelin onu, eğer avunmaya ihtiyacınız varsa, yitirilen şeylerin asla geri gelmediğini düşünerek avutun kendinizi: gelse bile yeni bir şeydir artık, her seferinde yeni, başka bir şeydir. elinizden çıktığı anda değişime uğramıştır. (Fransızca Bilmiyorum)
- İnsanların elbise sandığına benzediğine inanırım - içine belli şeyler tıkılmış, yola çıkartılmış, ortalığa savrulup atılmış, fırlatılmış, saçılmış, yitirilmiş, bulunmuş, ansızın yarısı boşaltılmış, ya da şimdiye kadar olmadığınca tepeleme doldurulup şişirilmiş, taa en sonunda En Son Görevli onları kollarından tuttuğu gibi En Son Trene savuruncaya ve onlar takır takır uzaklaşıncaya kadar... (Katıksız Mutluluk)
Yorumlar
0 yorum