Kitap Künyesi

Yazar: Enrique Vila-Matas

Çevirmen: Filiz Öztürk

Editör: Emrah İmre

Editör: Cem Alpan

Tasarımcı: Bilal Sarıteke

Orijinal Adı: Bartleby y Compañía

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750749049

Sayfa Sayısı: 192

--reklam--

Bartleby ve Şürekâsı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İyi çalıştım, yaptığım işten mutlu olabilirim. Kalemi bırakıyorum, çünkü hava karardı. Alacakaranlık rüyaları. Karım ve çocuklarım yan odadalar, hayat dolular. Sağlığım yerinde ve yeteri kadar param var. Aman Tanrım, nasıl da mutsuzum! Ama neler söylüyorum ben? Mutsuz değilim, kalemi bırakmadım, karım yok, çocuklarım yok, yan oda bile yok, yeteri kadar param yok, hava da kararmadı.

“Yapmamayı tercih ederim.” Herman Melville’in Bartleby karakterinin bu meşhur sözünden yola çıkan Enrique Vila-Matas, Bartleby ve Şürekâsı’nda yetenek ve birikimlerine rağmen yazmamayı düstur edinen gerçek ve hayalî yazarları konu alır.

Var olmayan bir metin için dipnotlar kaleme alan anlatıcı, bartleby’ler diye adlandırdığı, edebiyatta geçici ya da kalıcı sessizliği tercih eden Salinger, Rimbaud, Musil, Rulfo gibi yazarların yanında Walser, Beckett, Maupassant, Wilde, Borges, Gide, Pessoa, Sokrates ve daha nice isim aracılığıyla, “Niçin yazarız?” ve “Niçin yaşarız?” gibi çetrefilli sorulara cevap arar.

“Vila-Matas’ın üstünlüğü tartışılmaz bir gerçek.”

Roberto Bolaño

Bartleby ve Şürekâsı Alıntıları - Sözleri

  • ..."Konuşmak, var olan saçmalıklara katılmaktır."...
  • ...Bartleby'leri hepimiz tanırız, derin 1dünya inkârinda yaşayan insanlardır. İsimlerini Kâtip Bartleby'den alırlar...
  • Hayatın anlamını bilmediğim zamanlar yazardım; şimdiyse biliyorum ama yazacak bir şeyim kalmadı.. "Oscar Wilde"
  • Çünkü halk takdir etmediği başarılardan ötesiyle ilgilenmiyor..
  • “Hoşça kalın iyilikler; hoşça kalın şakalar; hoşça kalın neşeli dostlar; artık ölüyorum ve sizi öbür yaşamda mutlu görmeyi diliyorum.”
  • “Kesinlikle hiçbir şey yapmamak, bu dünyanın en zor şeyidir, en zor ve en entelektüel olanı.”
  • ...Hayır mükemmeldir, çünkü boşluğun merkezidir ama her zaman verimlidir. Gök gürültüsü ve şimşeklerle hayır diyen 1ruhu, şeytanın kendisi bile onu evet demeye zorlayamaz. Çünkü evet diyen herkes yalan söylüyordur...
  • ...1kaşif gibi yaşıyorum. Labirentin merkezini aramakta ne kadar ilerlersem, ondan o kadar çok uzaklaşıyorum. ...Boşluğa doğru ilerleyen 1kâşif gibiyim. Hepsi bu...
  • ..."Joyce o zamanlar elli yaşındaydı ve Beckett de yirmi altı. Beckett sessizliklere bağımlıydı, Joyce da öyle; her ikisi de üzüntüye nüfuz eden, genellikle yalnızca sessizlik değişiminden oluşan konuşmalara giriyorlardı, Beckett' in sessizliği büyük ölçüde dünyadan, Joyce'unki ise büyük ölçüde kendisinden kaynaklıydı...
  • ...Albert Camus'yü hatırladım: "Asi insan kimdir? Hayir diyendir."

Bartleby ve Şürekâsı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yazmaya Hayır Diyenler: Eğer bu kitabı okumaya niyetlendiyseniz size tavsiyem öncelikle Herman Malville’nin Katip Bartleby kitabını okumanızdır. Çünkü bu kitap adını Malville’nin Bartleby karakterinden alıyor. Enrique Vila-Matas Bartleby Sendromuna yakalanan yazar ve şairleri anlatan bir kitap yazmaya niyetleniyor ve yazacağı kitap içinde notlar tutmaya başlıyor. Bartleby ve Şürekâsı (ortakları) kitabı da bu dip notlardan oluşuyor. Kitap aynı zamanda bir meta kurmaca örneği. Peki Bartleby Sendromu nedir? Kişinin başarılı olduğu, yapabildiği bir işi yapmamayı tercih etmesidir. Vila-Matas aynı zamanda buna Hayır Sanatçısı da diyor. Yani sanatçının reddetme seçeneğini kullanarak sanatından vazgeçmesidir. Bütün bunları öğrenince içimde inanılmaz bir merak oluştu. Hangi yazarlar ya da şairler hayatlarının bir döneminden sonra yazmaktan kaçmışlardı? Bildiğim Salinger, Musil ve Tolstoy’du sadece. Ama Vila-Matas’ın bu kitabını okuduktan sonra şaşkınlıklar içinde kaldığımı belirtmeliyim; çünkü birçok ünlü sanatçı Hayır’ı seçtiklerini gördüm. Kitapta da bunlara rastladım, hatta okuyup çok sevdiğim yazarlara bile rastladım. Tüm bu yazarları şimdi burada tek tek yazmak istemiyorum. Aynı zamanda kitapta Vila-Matas’ın kurguladığı yazarlarda var. Bu da yazmak istediği kitabın eksik parçalarını tamamlamış bana göre. “Bartleby’leri hepimiz tanırız, derin bir dünya inkârında yaşayan insanlardır.” Diyor Vila-Matas kitabın daha ilk sayfasında. Aslında bu cümleyle şunu anlayabiliyoruz: Bartleby’lik sadece sanatçı olan insanları kapsamıyor, bütün insanları kapsıyor. Yapabildiğimiz bir şeye Hayır deyip bunun inkârında yaşamayı seçiyorsak bizi de kapsıyordur. Ancak Vila-Matas kitabında daha çok yazar ve şairler üzerinde duruyor. Kitabı okumaya başladığınız andan itibaren kendinizi edebiyat okyanusunda buluyorsunuz. Okuma sürecinde bildiğiniz, okuduğunuz, sevdiğiniz ya da bilmediğiniz, tanımadığınız, hiç okumadığınız yazarları, şairleri ve onların eselerini tanıyorsunuz. Yer yer çok güzel örneklerle karşılaşıyorsunuz ve meraklı bir okursanız hemen bunları araştırıyorsunuz. Bu yüzden okuma serüveniniz birkaç günü bulabiliyor. Hatta kitabı okuyup notlar alırsanız kitabın sonunda elinizde hiç okumadığınız yazarların kitaplarından oluşmuş bir listeniz bile olur. Bartleby ve Şürekâsı kitabını normal bir roman okumak için alıp okumayı düşünüyorsanız yanılırsınız. Çünkü roman aslında Bartleby Sendromuna yakalanmış yazarlar hakkında yazılacak bir kitap için kitap kahramanı aynı zamanda anlatıcının oluşturduğu notlardan ibaret. Kitabın birkaç yerinde günlük deneyim ya da duygularına da yer veriyor anlatıcı ama bunlar çok az. Kitabın arka kapağında bulunan alıntı beni çok etkilemişti, bu yüzden buraya da bırakıyorum. “İyi çalıştım, yaptığım işten mutlu olabilirim. Kalemi bırakıyorum, çünkü hava karardı. Alacakaranlık rüyaları. Karım ve çocuklarım yan odadalar, hayat dolular. Sağlığım yerinde ve yeteri kadar param var. Aman Tanrım, nasıl da mutsuzum! Ama neler söylüyorum ben? Mutsuz değilim, kalemi bırakmadım, karım yok, çocuklarım yok, yan oda bile yok, yeteri kadar param yok, hava da kararmadı.” Son zamanlarda deneysel romanları okumayı tercih ediyorum ve bu durum gittikçe beni şaşırtmaya başlıyor. Bu kitap da bana birçok soru bırakıyor. Neden bir yazar yazım hayatının zirvesindeyken yazmamayı seçer? Bu soruyu kitap okuma sürecinde hep düşündüm. Hâlâ da düşünüyorum. Ama bu soru aslında neden yazıyorsun, sorusuyla eşdeğer. Ve sanırım bu soru kadar da doğal. Eğer bir yazar yazmayı tercih ediyorsa aynı zamanda yazmamayı da tercih edebilir. Ancak yazmayı bırakan yazarlar rahat bırakılmadığını okuyorum kitapta. Çünkü sürekli neden yazmadıkları sorusuyla karşılaşmışlar. Bence kötü bir durum. Hatta kitaptan öğreniyorum ki birçok yazar ustaca izini kaybettirmişlerdir. Sadece bir okur olmak istemeyip edebiyata hakim olmak istiyorsanız bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Farklı bir okuma deneyimi olacaktır. Emin olun… (GökHan)

Herman Melville ait Katip Bartleby karakterinin meşhur "Yapmamayı tercih ederim." sözünden yola çıkarak yazmamayı tercih eden yazarları konu alan bir roman. Bildiğimiz romanlara pek benzemiyor aslında. Kitap çok iyi tanınan yazarlar yanında kurgu olan bir kaç yazar ve şair hakkında dipnotlar şeklinde kaleme alınmış. Madde madde çok iyi yazarken çok çok iyi eserlere imza atmışken yazmamayı tercih etmelerinin sebepleri sıralanmış. Değişik bir okuma süreci sunan kitabın bol araştırma gerektirdiğini söylemek lazım. Bu aynı zamanda size yeni bir okuma listesi de kazandıracak. Yalnız kitabın çevirisi için pek olumlu şeyler söyleyemem. Üstüne bir de yazım yanlışları ve baskı hataları eklenince tam bir felaket maalesef. Sonuç olarak verimli bir okuma oldu kesinlikle. Okuma listeme üç beş yedi... yeni kitap daha eklendi :). Kitabı okumamıza vesile olan sevgili basaktanriverdi ve #basakile1001okuyoruz grubuna teşekkürler. Keyifli okumalar... (Kevser)

Bu kitap için inceleme yapmak haddime değil ama nacizane bazı fikirlerimi paylaşmak isterim. Okurken zaman zaman konudan çok koptuğum, kimi zaman ne okuduğumu anlamadığım bir metindi. Bazı yorumlarda da okuduğum hususa katılıyorum; bu kitabı okumadan önce kesinlikle Katip Bartleby okunmalı ve yine söylendiği üzere, sağlam bir altyapıya sahip olunmalı diye düşünüyorum. Kitap her ne kadar roman kategorisinde gösterilse de, aslında bir anlatı daha çok… Yani klasik bir olay örgüsü beklemeyin okurken. Az önce son sayfayı okuyup, kapağını kapattım. Tuhaf bir duygu içerisindeyim, yukarıda da söylediğim gibi her ne kadar okurken dikkatim çok dağılmış olsa da, sanırım sevdim kitabı. Lakin buradan Can Yayınları’na seslenmek istiyorum; sesimi duyan var mı bilmem ama, çok fazla sayıda ve okuma hızını etkileyecek derecede sinir bozucu imla hatası ve yapıları bozuk cümle vardı. Daha özenli bir redaksiyon veya editörlük ya da adı her neyse ondan gerekiyor kanaatimce. (Zeynep Tuğçe)

Bartleby ve Şürekâsı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Enrique Vila-Matas - Bartleby ve Şürekâsı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bartleby ve Şürekâsı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Enrique Vila-Matas Kimdir?

Enrique Vila-Matas, 1948’de Barcelona’da doğdu. Hukuk ve gazetecilik okudu. Film eleştirileri yazıp kısa filmler çektikten sonra 1973’te ilk romanını yayımladı. Paris’te kiraladığı ve -daha önce Margarite Duras’nın da yaşadığı- bir çatı katında geçirdiği iki yıl boyunca ikinci romanını yazdıktan sonra kendisini tümüyle edebiyata verdi. Roman, öykü ve edebiyat yazıları gibi farklı türlerde yirmi kitabı yayımlandı. 2002’de yayımlanan romanı El mal de Montano (Montano Hastalığı) Premio Herralde de Novela, the Prix Médicis Etranger ve Premio Internazionale Ennio Flaiano ödüllerine layık görüldü ve on bir dile çevrildi. Yazarın son romanı Mac y su contratiempo (2017), Jaguar Kitap’ın yayın programında yer almaktadır.

--reklam--

Enrique Vila-Matas Kitapları - Eserleri

  • Bartleby ve Şürekâsı
  • Montano Hastalığı
  • Kassel'de Mantık Aramak
  • Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi
  • Dublinesk

--reklam--

Enrique Vila-Matas Alıntıları - Sözleri

  • Doğmak, ölmeye başlamak demektir. (Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi)
  • . Önüne çıkabilecek her şeyi geride bırakabilmek, her şeyi sürekli geride bırakabilmek, hiç hız kesmeden özgür ve hareket halinde olmak... ... (Dublinesk)
  • “Hoşça kalın iyilikler; hoşça kalın şakalar; hoşça kalın neşeli dostlar; artık ölüyorum ve sizi öbür yaşamda mutlu görmeyi diliyorum.” (Bartleby ve Şürekâsı)
  • . Yoluna çıkabilecek her şeyi geride bırakabilmek, her şeyi sürekli geride bırakabilmek, hiç hız kesmeden özgür ve hareket halinde olmak. ... (Dublinesk)
  • ...Bartleby'leri hepimiz tanırız, derin 1dünya inkârinda yaşayan insanlardır. İsimlerini Kâtip Bartleby'den alırlar... (Bartleby ve Şürekâsı)
  • Sabahın kör vakti terk edilmiş sokaklara baktım. Bazı memleketlilerimin o pek aklıselim, kendinden menkul konuşmalarının bile tam olarak doğruyu yansıtmadığını geçirdim içimden. Ağızları iyi laf yapardı ve bazen bu konuşmalarıyla göz boyayıp birilerini büyülerlerdi. Ama kadercilikten haz aldıkları göz ardı edilemeyecek bir gerçekti, çünkü bu konuşanların kimileri Allah vergisi yaratıcılıktan mahrum olduğundan başka seslere ve yeri gelmişken bütünüyle kültüre karşı öfke kusuyordu. Sonunda aklıselimin onları basmakalıp fikirlere götürdüğünü düşündüm. Kimilerine bakılırsa sanatın durgun bir zamanına denk gelmiştik ve altmışlardan beri yeni fikirlere rastlanmıyordu. Başkalarına da sorarsan seksenlerden sonra roman filan da yoktu. Ama altmışlı yıllarda köktenci biçimde bozgunculuk yapan bu kaderciler yeni fikirleri olan herhangi birinin bir şeyler yapmasına köstek olmaya adamışlardı hayatlarını. (Kassel'de Mantık Aramak)
  • ..."Konuşmak, var olan saçmalıklara katılmaktır."... (Bartleby ve Şürekâsı)
  • Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır. (Montano Hastalığı)
  • Yazmak esasında uzun bir intikamın hikâyesi, yaşandığı anda hayata geçirilememiş şeyi uzun soluklu bir biçimde yazıya dökme meselesiydi. (Kassel'de Mantık Aramak)
  • Hayatın anlamını bilmediğim zamanlar yazardım; şimdiyse biliyorum ama yazacak bir şeyim kalmadı.. "Oscar Wilde" (Bartleby ve Şürekâsı)
  • “Kesinlikle hiçbir şey yapmamak, bu dünyanın en zor şeyidir, en zor ve en entelektüel olanı.” (Bartleby ve Şürekâsı)
  • . 'Aşk böyledir', diye ekliyor Javier. 'Hiçbir şey tutku kadar mantıksız değildir, inan bana'. ... (Dublinesk)
  • "Kusursuz bir gün bugün / hızla balkona koşmak için / müthiş bir atlayış yapmak için boşluğa / bu kömür evi parçalamak için / o ev ki Provenza Sokağı'nda/ atlamak için boşluğa / kendimi altıncı kattan aşağı savurmak için / kayıtsızlığıyla bir ev hanımının / bir kova kirli suyu aşağı döken / kirli suyu aşağı döken." (Montano Hastalığı)
  • "Edebiyat her zaman hayatı anlamama olanak sağlamıştır, ancak işte tam da bu yüzden beni hayatın dışında bırakmıştır." (Montano Hastalığı)
  • İnsanın bir kitaba girebilmesini sağlayan, kitabın içinde bir dünya olmasıdır. (Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi)
  • . Belki de tek ayrıcalığımız hayatta olmak ve hep birlikte ya da ayrı ayrı öleceğimizi bilmek. ... (Dublinesk)
  • . Yoğun bir mavinin tuhaf denizi, aşk gibi tehlikeli... ... (Dublinesk)
  • Bir keresinde kimden duymuşsam, gerçek hayatın yaşadığımız değil de hayalimizde uydurduğumuz hayat olduğunu duymuştum. (Kassel'de Mantık Aramak)
  • . Belki de tek ayrıcalığımız hayatta olmak ve hep birlikte ya da ayrı ayrı öleceğimizi bilmek. ... (Dublinesk)
  • ...Albert Camus'yü hatırladım: "Asi insan kimdir? Hayir diyendir." (Bartleby ve Şürekâsı)