Kitap Künyesi

Yazar: Fernando Pessoa

Çevirmen: Işık Ergüden

Orijinal Adı: Fragmentos de uma jornada imóvel

Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları

İSBN: 9786059908214

Sayfa Sayısı: 104

--reklam--

Başıboş Bir Yolculuktan Notlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ardında edebiyatın her alanından binlerce sayfalık eserler bırakmış, 20. yüzyılın en kendine özgü yazarı-şairi Fernando Pessoa'dan (1888-1935) bir güldeste, tanımayanlar için tanışma vesilesi... Pessoa'nın gözde temaları olan "düşünmek/hissetmek", "düşlemek/yaşamak", "dış/iç" karşıtlıkları, "kendiyle ben arasındaki mesafe", Tanrı, teozofi, mitler, yitim duygusunun sürekliliği gibi kavramlar etrafında dolanıp duran kısa metinler, cümleler, dizeler... Baştan sona ya da atlayarak okunabilecek, Pessoa'nın şiirli felsefesinin tek bir cümlesiyle günler geçirmeye imkân tanıyan bir seçki..."Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)."

--reklam--

Başıboş Bir Yolculuktan Notlar Alıntıları - Sözleri

  • Bütün sanatlar gibi edebiyat da hayatın yetmediğinin itirafıdır.
  • İstikbal diye bir şey yok benim için dediğim şu günlerden birindeyim. Bir kaygı duvarıyla çevrili kımıltısız bir şimdiki zaman var sadece.
  • Başkalarıyla yaşamak benim için bir işkence. Bütün başkaları benim içimde. Onlardan uzaktay­ken bile onlarla birlikte yaşamak zorundayım. Tek başımayken kalabalıklar sarıyor etrafımı. Nereye kaçacağımı bilmiyorum; kendime kaçmaktan baş­ka.
  • "Her şeyi ertelemekle geçiyor hayatım."
  • Bu son aylar geçsin diye geçirdim bu son ay­ları. Öfke kırıklarının üzerinde bir sıkıntı duvarı; başka bir şey yok. -Armando Cortes-Rodrigues'e mektup (1916)
  • Gerçekten sempatik dizeler yazmaktayım: Söyleyecek bir şeyim olmadığını söyleyen dizeler, Bunu söylemekte ayak direyen dizeler, Dizeler, dizeler, dizeler, dizeler, dizeler ... Amma çok dize!.. Ve bütün hakikat, bütün hayat, onların ve benim dışımda!
  • Unuttuğumuz bu dünyada, Gölgeleriyiz, kimsek onun.
  • Uçurumdur benim çitim Ben olmanın ölçüsü yok...
  • Bütün sanatlar gibi edebiyat da hayatın yetmediğinin itirafıdır.
  • Bulmak için kendimi, Çiçeklerde, kuşlarda, tarlalarda, kentlerde; İnsanların davranışlarında, Sözlerinde ve düşüncelerinde; Güneş ışığında Ve artık yok olmuş dünyaların Unutulmuş harabelerinde aramalıyım
  • Yorgunum, açık bu, Çünkü bir an gelir, insanın yorgun olması gerekir. Neyin yorgunuyum, bilmiyorum: Bunu bilmek bir işime yaramaz Yorgunluk aynı kaldığına göre.
  • Fiziksel baş dönmesinde, dış dünya etrafımızda dönüp durur. Ahlaki baş dönmesinde dönen ise bizim iç dünyamızdır. Bir an için şeyler arasındaki gerçek ilişkilerin bilincini yitirdiğim, anlayamadığım, zihinsel boşluğun uçurumuna yuvarlandığım hissine kapıldım. Muazzam bir korkuyla insana çarpan, dehşetli bir duyum bu. Sıklaşan bu olgular, yeni bir zihinsel yaşantıya ki bu elbette delilik olacaktır beni götüren yolun üzerindeki işaret noktaları sanki. -Mahrem sayfalar ve öz-yorum (İngilizce)
  • Bütün ahlak sistemlerinin dışında Köpekler gibi yaşayan insan soyu ne muhteşem!
  • Her şeyi ertelemekle geçiyor hayatım- ne zamana?
  • Bu son aylar geçsin diye geçirdim bu son ayları. Öfke kırıklarının üzerinde bir sıkıntı duvarı; başka bir şey yok.

--reklam--

Başıboş Bir Yolculuktan Notlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Pasajlar ve Pessoa: yazar/fernando-pessoa'nın okuduğum ilk eseri. Daha doğrusu; "Başıboş Bir Yolculuktan Notlar" eseri diğer kitaplarındaki pasajlardan birer potpori sunuyor. Eğer yazarın eserlerini ilk defa okuyacak iseniz; yazar ve eserleri hakkında bir fikir edinmis oluyorsunuz. Aynı bir filmin fragmanına benziyor kitap. 251 adet pasaja yer verilmiş durumda. yazar/fernando-pessoa'nın dünyaca ünlü Huzursuzluğun Kitabı eserini okumadım daha ancak nedense (Sürülerin Çobanı) eseri bu kitapta dikkatimi çeken eser oldu. Pessoa'nın ikinci eseri olarak bu eserle devam etmek istiyorum. Basit anlaşılır, yazar kendi hayatına ve eserlerine ilişkin mektupları dahil ve birkaç mahrem sayfalarındaki cümlelerine yer verilmiş durumda. Okuyup okumamak tamamen kişisel tercihinize kalmış. Şunu eklemek isterim ki; vakit ayrılırsa birgün içinde özellikle yolculuk esnasında kafa dağıtacak, rahatlıkla okunabilecek bir kitap. İyi okumalar... (Prometheus)

Fernando ve Başıboşluk: ❝Ne kendimi hatırlamak ne de tanımak istiyorum.❞ Merhaba sevgili yazar/fernando-pessoa seninle bu kitapla tanıştık. Fazla karamsar mısın yoksa düşünceli mi? Ruh halin gerçekten nasıl? Neyse her şeye rağmen memnun oldum. Öncelikle kitap hakkında anlaşılır bir bilgi vereyim ona göre okuyun ;) Kitap kısa kısa alıntılardan oluşuyor bu alıntılar yazara ait eserleri kapsıyor. Türkçeye çevrilmiş ve çevrilmemiş kitaplarından alıntılar, bu kitaplar arasında kitap/huzursuzlugun-kitabi--124227 , kitap/seytanin-saati--4359 ve kitap/opheliaya-mektuplar--15506 var. Ben daha Huzursuzluğun Kitabı'nı okumadım ancak bu kitaptan sonra kesinlikle okumayı düşünüyorum. Eğer siz de Huzursuzluğun Kitabı'nı okumayı düşünüyorsanız önce bu kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Okudukça yer yer 'sanki beni anlatıyor' diyebileceğiniz alıntılar var. Hani kitap okurken aslında sizi anlatan alıntıların altını çizersiniz ya işte bu kitap o alıntıları kısmen kapsıyor diyebilirim. Alıntılar da derin bir psikoloji var. Kişinin ruh halini ve onun ruhsal çöküntüsünü yansıtıyor âdeta. Çoğu zaman bir karamsarlık, umursamamazlık, çelişki ve kitabın adında geçtiği gibi 'başıboşluk' mevcut. Birde yazarın Tanrı konusunda ki alıntıları mevcut, Tanrı'ya inanmıyor ama varlığını kabul ediyor gibi geldi. (Hristiyanlık'ı kesinlikle reddetmiş ve sevmiyor.) Bu konu hakkında çeşitli alıntılar var örneğin bir tane alıntısı şöyle: "Tanrı'ya inanmıyorum çünkü onu hiç görmedim. Eğer ona inanmamı istiyorsa, Hiç kuşku yok benimle konuşmaya gelecektir..." Tanrı tanımamazlık diyebiliriz. Aslında yazarda çelişki söz konusudur, sadece bu alıntı veya din konusunda değil başka konularda da bir çelişki var. Onu çoğu zaman karamsarlığa iten de küçük yaşta babasını kaybetmesi, yaşamını ise yalnız sürdürmesi diyebiliriz. 1 saatte okunup bitecek kitap ama sindire sindire okumak daha iyi olur. Yazarla bu kitapla tanıştım bu yüzden yazar hakkında bilgi vermek istiyorum. Portekizli şair, yazar, düşünür ve edebiyat eleştirmeni. 1888 yılında Lizbon'da doğdu. 20. yüzyılın en önemli edebiyatçılarından ve Portekiz modemizminin öncülerindendir. Portekizcenin yanı sıra İngilizce ve Fransızca yazdı ve bu dillerden çeviriler yaptı. Yazın hayatı boyunca çeşitli edebiyat akımları yaratan ve dergiler çıkaran Fernando Pessoa, sayısız isim altında farklı yazar kimlikleri kullanarak şiirden makaleye, polisiye romandan tiyatro oyununa, politik yazılardan felsefe metinlerine dek çok geniş bir yelpazede eserler verdi. 30 Kasım 1935'te, Lizbon'da karaciğer hastalığından öldüğünde pek az tanınıyordu. Sağlığında Portekizce kitap olarak yayımlanan tek eseri Mensagem'dir. Ölümünden sonra ardında binlerce sayfayı bulan fragmanlar bıraktı. (kırmızı kedi yayınevi) İncelemeyi sabırla okuduğunuz için size küçük bir armağan :) https://drive.google.com/file/d/18FcDBVRNHkBsM1gTKROCAWgtVlefPjUu/view?usp=drivesdk Okuyacaklar için keyifli okumalar :) (Duhâ)

yazar/Fernando-Pessoa ile tanışma kitabım olan bu kitap, aslında bir derleme kitabı. İnsanın kendi benliğine, kendi ruhuna doğru yaptığı başıboş bir yolculuktan arda kalan notlardan oluşuyor. Yazarın Türkçeye çevrilmeyen ve çevirilen kitaplarından kitap/opheliaya-mektuplar--15506 kitap/seytanin-saati--4359 ve özellikle kitap/huzursuzlugun-kitabi--4357 kitaplarından alıntılarla oluşturulan bu kitap için tam olarak ne söylemem gerektiğini bilemiyorum. Hani bazen bazı düşünceleriniz olur. Kimseye itiraf edemezsiniz ancak derinden hissedersiniz. İşte bu kitapta yazılanlar size "işte bu şu anki ruh halimi anlatmış" diye düşündürtüyor. Sanırım alıntı vererek ne anlatmak istediğim daha iyi anlaşılır. "Hayatım pasiflikten ve düşten ibaret." "Ne kendimi hatırlamak ne de tanımak istiyorum." "Ruhsal olarak, kuşatılmış biriyim." "Belki de benim yeryüzünde hiçbir misyonum yoktur." "Ara sıra mutsuz olmak gerek Doğal olabilmek için." "Ruhum kuşkudan ibaret. Bir bulmaca merakıyla yaklaşırım hayata." Öncelikle yazarla tanışma kitabı olarak okunabilir. Kısa özlü sözlerden oluşan bir alıntı kitabı. Kitabı aslında 10 dakikalık bir zaman diliminde bitirmeniz mümkün ancak anlayarak ve düşünerek okumak için en az 2 3 saat bu kitaba harcanmalı. Eğer kitabı beğenirseniz huzursuzluğun kitabına geçebilirsiniz Meraklısı için link https://yadi.sk/i/pOk9fr0g3PRJoD (DUA)

--reklam--

Başıboş Bir Yolculuktan Notlar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Fernando Pessoa - Başıboş Bir Yolculuktan Notlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Başıboş Bir Yolculuktan Notlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Fernando Pessoa Kimdir?

Lizbon'da doğdu. Beş yaşındayken, müzik eleştirmeni olan babasını kaybetti. Annesi, Portekiz'in Durban konsolosuyla yeniden evlenince yerleştikleriGüney Afrika'da (1896) tam bir İngiliz eğitimi gördü. 1905'te geri döndüğü Lizbon'da yaşamının sonuna kadar kaldı. Geçimini, İngilizce ve Fransızca iş mektupları yazarak kazandı ve yalnız yaşadı.

Portekiz modernizminin öncülerinden olan Pessoa, Milton, Shelley, Keats, Poe, Byron, Whitman, Shakespeare, Baudelaire'den etkilenmiş ve ilk şiirlerini, İngilizce olarak, 1905-1908 yılları arasında yazmıştır. 1912'de, ilk şiirlerini "Portekiz 'Rönesans' " hareketinin yayın organı A Aguia dergisinde yayımladığında, simgeci şiirin ve "saudosismo"nun (geçmişe özlem) etkisi altındaydı. Aynı yıllarda, düzyazı metinler (Fausto, Epithalamium, O Marinheiro, Na Floresta do Alheamento, vd.), eleştiri ve denemeler yazdı. 1913'te, fütürist harekette yer aldı ve Sá-Carneiro ile birlikte Portekiz öncü edebiyatını başlatarak, "paulismo" akımını yarattı. 1914 yılında, her şeyi, olabilecek bütün tarzlarda hissetmek için, kendi içinde gücül olarak bulunan farklı yazar kimliklerini aralarında diyaloğa sokarak, onlara yazı aracılığıyla kurmaca bir gerçeklik kazandırdı. Pessoa'nın farklı yazar kimliklerinin yansıması olan bu kökteş şair ve yazarlar Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis, Bernardo Soares ve Fernando Pessoa'nın kendisidir. Pessoa'nın kendi şiirleri ve kökteş şairleri aracılığıyla yarattığı şiirler Orpheu, Portugal Futurista, Contemporanea, Atena gibi ancak birkaç sayı çıkan dergilerde yayımlandı. "Vatanım Portekiz dilidir" diyen Pessoa ölümünden bir yıl önce, Portekiz tarihinin okültist ve simgeci bir yorumu olan "Mensagem" adlı şiiri yazdı ve Ulusal Propaganda Sekreterliği'nin açtığı yarışmada ödül aldı.

Fernando Pessoa 30 Kasım 1935'te, 47 yaşında, Lizbon'da karaciğer hastalığından öldüğünde pek az tanınıyordu. Sağlığında yayımlanan dört kitabından üçü İngilizce'dir: 35 Sonnets (1918), English Poems I-II ve English Poems III (1921). Portekizce kitap olarak yayımlanan tek eseri Mensagem'dir (1934). Dergilerde kalmış birçok şiir, deneme vb. yazıları vardır. Ardında bıraktığı elyazması fragman sayısı 25-27 bin arasındadır.

Bütün eserleri 1942'de yayımlanmaya başlanmış ve 26 cilde ulaşmıştır.

--reklam--

Fernando Pessoa Kitapları - Eserleri

  • Huzursuzluğun Kitabı
  • Şeytanın Saati
  • Uzaklıklar, Eski Denizler
  • Bulmaca Meraklısı Quaresma
  • Anarşist Banker
  • Anarşist Banker - Şeytanın Saati
  • Ophelia'ya Mektuplar
  • Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor
  • Başıboş Bir Yolculuktan Notlar
  • Felsefi Denemeler
  • Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu
  • Düşsel ve Gerçek
  • Sırların Cebri
  • Anlamaktan Yoruldum
  • Gizemli Bir Maske
  • Teslis'in İkincisi
  • Lizbon: Her Turistin Görmesi Gerekenler
  • Prensin Ölümü - Şeytanın Saati
  • Huzursuz Bir Aforizma
  • Aklın Haysiyeti
  • İnsan Bir Uçurumdur
  • I Have More Souls Than One
  • Denize Övgü
  • Mesaj
  • Kalp Düşünebilseydi Atmaktan Vazgeçerdi
  • Pessoa Olmak Üzerine Düşünceler

--reklam--

Fernando Pessoa Alıntıları - Sözleri

  • Henüz yazılmamış bir romanda havada süzülen bir karakterim ve içime hayatı üflemeyi tam olarak becerememiş birilerinin hayalinde var olmadan önce yok oldum. (Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu)
  • "Dış dünyada sanki bir kapı açılır da, Hiçbir şey değişmeden Her şeyin bambaşka olduğu zaman." (Denize Övgü)
  • "Bulmak için kendimi çiçeklerde, kuşlarda, tarlalarda, kentlerde; insanların davranışlarında, sözlerinde ve düşüncelerinde; güneş ışığında ve artık yok olmuş dünyaların unutulmuş harabelerinde aramalıyım." (Sırların Cebri)
  • Tek bir yaşamım var, o da bu. Tüm bu propaganda ve toplumsal eşitsizlik hikayelerinden bana ne! Güzel vakit geçirebilir ve tüm bu karmakarışık şeyleri kafaya takmadan yaşamdan zevk alabilirdim. (Anarşist Banker - Şeytanın Saati)
  • Asla varılamayacak yere her zaman dosdoğru gidildiği için mi, yoksa varışı olmayan yere doğru dönüp durulduğu için mi hiçbir şeyin sonunun olmadığını kimse bilmez. (Anarşist Banker - Şeytanın Saati)
  • Hangi huzursuzluk yükseltir bizi derinden? (Mesaj)
  • • İnsan ya özgürdür ya belirlenmiştir. • (Felsefi Denemeler)
  • Zekanın olduğu yerde hayat imkansızdır (Aklın Haysiyeti)
  • Kafe ve lokanta garsonlarından, berberlerden, evrak taşıyan çocuklardan, köşe başlarında doğal ve kendiliğinden oluşan ilişkilerden hoşlanıyorum. Daha iyi tanıdıklarıma karşı bu duyguyu taşıdığımı söyleyemem. (Huzursuz Bir Aforizma)
  • Gösteriş köpekler içindir. (Aklın Haysiyeti)
  • Onlarda benim gibi gelecekleri geçmişleridir. (Huzursuz Bir Aforizma)
  • Yalnız kalabilmenin adıdır özgürlük. İnsanlardan uzaklaşıp kendi içine çekilebiliyorsun. Eğer paraya, şana, şöhrete, aşka ve çoğunluğun uyduğu o sürüyle hareket etme içgüdüsüne ihtiyacın yoksa özgür birisin. Özgürlük, yalnızlık ve sessizlikle beslenen ıssız içe çekilme halidir. Yalnız yaşamayı başaramıyorsan, o zaman doğuştan kölesin demektir. Ve hiçbir zaman da bu kölelikten kurtulamazsın. İnsan yalnız doğar ve yalnız ölür. Pekâlâ bu ikisi arasındaki süreyi de yalnız geçirebilir. Hayatın tortusu altında yok olup giden özgürlük, bir silkelenme kadar da yakındır. Kendi kendinle baş başa kalma cesaretine sahip olanlardır özgür olabilenler. (Kalp Düşünebilseydi Atmaktan Vazgeçerdi)
  • I am tired, that is clear, Because, at certain stage, people have to be tired. Of what I am tired, I don't know: It would not serve me at all to know Since the tiredness stays just the same. The wound hurts as it hurts And not in function of the cause that produced it. Yes, I am tired, And ever so slightly smiling At the tiredness being only this - In the body a wish for sleep, In the soul a desire for not thinking And, to crown all, a luminous transparency Of the retrospective understanding… And the one luxury of not now having hopes? I am intelligent: that's all. I have seen much and understood much of what I have seen. And there is a certain pleasure even in tiredness this brings us, That in the end the head does still serve for something. (I Have More Souls Than One)
  • Kalbim sanki yapay bir ağırlıkmış gibi hissediyorum. (Aklın Haysiyeti)
  • ''İnsanlara bakmak öyle yorucu ki!..'' (Prensin Ölümü - Şeytanın Saati)
  • Kimseyi yargılama, çünkü gerekçeleri değil, yalnızca fiilleri görüyorsun. (Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor)
  • “Gitmenin ya da kalmanın, bir yerde olmanın ve bir şey olmanın derin dehşeti istila etti beni.” (Prensin Ölümü - Şeytanın Saati)
  • Fakat ben, eğilimime uygun olarak, mizacın bir felsefe olduğunu keşfettim. (Aklın Haysiyeti)
  • Bütün yanılgı cehaletten (ve acelecilikten) gelir. (İnsan Bir Uçurumdur)
  • HİÇTEN hiç kalır. Hiçiz biz. Biraz güneş biraz hava ardımızda bırakır Üstümüze çöken solunmaz karanlığını Mütevazı ve kaçınılmaz toprağın, Ertelenmiş cesetlerdir yaratılan. Yapılan yasalar, seyredilen heykeller, yazılar odlar Hepsinin kendi mezarı var. Eğer biz, Bir iç güneşin kan verdiği tenler, Yaşlanıyorsak, onlar niye yaşlanmasın? Hikâyeler anlatan hikâyeleriz biz, hiç. (Sırların Cebri)