Kitap Künyesi

Yazar: Aziz Nesin

Yayın Evi: Nesin Yayınları

İSBN: 9789759038120

Sayfa Sayısı: 136

Bay Düdük Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Maçtan çıktık. Musa, fır fır öttürüp bize yol açıyor. 

Düzlüğe çıkınca, 

-Arabaya binelim dedi.

Binelim binmesine, ama nasıl bineceğiz? Ben diyeyim 

beşyüz kişi, siz deyin bin kişi, araba, otobüs bekliyor. 

Bir boş araba geldi mi, yüz kişi birden koşuyor.

-Bize iki günde sıra gelmez.

Musa,

-Sen dur! Dedi.

Önümüzden bir taksi gerçekten, cebinden düdüğü çıkarıp 

fıır fıır öttürdü. Düdüğü öttürmesine, hızla giden taksi 

döndü, geldi önümüzde durdu. Biz taksiye bindik. İşin 

şaşılacak yanı, boş arabaya saldırmadı. Arabada,

-Ulan Musa, yoksa sen trafik müdürü mü oldun? Dedim. 

Parmağını dudağına götürüp "sus" işareti yaptı. 

Nişantaşıda taksiden indik. Musa cüzdana davrandı. 

Şoför:

-Ayağını öpeyim, para istemez kurban olayım... Para 

almadı.

-Şoför tanıdık mı? Dedim. 

- Yoo..dedi.

-Ulan Musa, yoksa sen polis müdürü mü oldun?

Bay Düdük Alıntıları - Sözleri

  • Tahsil diploma ile olmaz. Biz, affedersiniz, ne diplomalı eşekler biliriz.
  • Babamın, “İstanbul’un asıl adı İslambol’dur; orda islamlar bol olduğundan böyle denilmiştir.Sonradan İstanbul yaptılar” demesi de doğru değilmiş, babam uyduruyormuş.
  • Delilik, bir insanı tımarhaneye götürecek kadar değilse, en sağlam dokunulmazlıktır.
  • İnsan insanın hâlinden anlamaz...
  • Hiçbizaman icra memurunun, haciz memurunun evime gelmelerini istemem. Haczedecek bişey bulamazlar insan mahcup olur.
  • Delilik, en sağlam dokunulmazlıktır.
  • Ondan sonra anladım ki, bizde düdük geçiyor geçmesine ama, öttürmesini bileceksin.
  • Tahsil diplomayla olmaz, biz afedersiniz ne diplomalı eşekler biliriz.
  • Tahsil diploma ile olmaz. Biz, affedersiniz, ne diplomalı eşekler biliriz.
  • "Dünyanın enayisi ben miyim?"
  • Bana öyle geldi ki, içine düştüğüm bu insan anaforundan bir daha kurtulamayacağım. O yana itile, bu yana kakıla son soluğumu şuracıkta verip güme gideceğim.
  • Tahsil diplomayla olmaz, biz afedersiniz ne diplomalı eşekler biliriz.
  • İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca …
  • .. Çünkü bende Türk’ümdür. Ama siz Türkler yani Müslüman Türkler, saymazsınız bizi Türk.. Niçin mi ? Çünkü biz Hıristiyanızdır da ondan. Sizler Anadolu’ya geçmemişten önce, geçmişizdir biz Kuzeyden Avrupa’ya. Bizde sizin gibi önce Şamanmışızdır.
  • Böyledir zaten, insan arayınca bulamaz...

Bay Düdük İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ağlanacak halimize güldüğümüz yerden bildiriyorum :) Öyle ya izahı olmayan şeylerin mizahı yapılır. Hiciv ile karışık samimiyettir değerli ustanın tarzı sevenlerinin malumu, kimi zaman eğitimi, bazen sağlığı, siyaset’in kirli (temiz’i var mı?) yüzünü, kendini akıllı sanan ahmakların düştüğü durumu anlatış biçimidir öyküleri. Bay Düdük Değerli Aziz Nesin’in okumakta en zorlandığım öykü kitabı desem umarım birileri buna alınmaz. Gel gelelim tek başına 16.öykü “ Halime’yi samanlıkta bastılar” ı okumak bile bu kitabı okumak için sebeptir :) Uzatmayalım, Yazdıkça spoi vermekten imtina ederim, okunmalı .. (Éowyn)

Aramızda belki Aziz Nesin'in mizah tarzını bilmeyenler vardır. Kısa ve akıcı olarak oluşturduğu kara mizahi hikayelerini toplumu,insanlığı, hayatı eleştiren bir gözle sunar size. Bu hikayeleri arka arkaya okurken, bir de bakarsınız ki kitabı bitirmişsiniz. Ama onu okuduğunuzda keyfiniz yerine gelir, ne çabuk bitti bu kitap dersiniz. Kendi sınıfını, ülkesini anlatır samimi üslubuyla. Bazen eğitimi eleştirir bazen siyaseti. Bazen bir köydeki hayatı anlatır, bazense düdüğün verdiği yetkinin gücünü. Bahsettiği alışkanlıkları, kişilik tiplerini sokağa çıktığınızda hâlâ görebilirsiniz; işportacıda, çiftçide, işçide, öğretmende, doktorda ve diğerlerinde. Güldürürken düşündüren, fazla düşündürürse ülkenin haline ağlatan büyük üstad Aziz Nesin. Özlüyoruz. (Samet Ö.)

Aziz Nesin’in kitapları güldürürken düş… gibi klişelere elbette girmeyeceğim. Doğrusu kimdir, nedir, ne değildir bilmem. Ayrıntılı tanımam da kendisini. İşte sağdan soldan duyduklarım var, düşündürüyormuş, güldürüyormuş, inançsızmış falan filan. Şu an pek bir sahipleniliyor. Baba diyenler var, üstat diyenler var. Var da var yani. Merak ettiğim bazı ihtimaller var benimde ve bilhassa kendi başıma net yanıtlara ulaşamıyorum. Belki siz yardımcı olursunuz... Mesela, adam günümüzde yaşamış olsaydı da sevilen siyasetçilere birkaç kelam etseydi ne olurdu? Yahut güzel Müslüman kardeşlerim; Aziz Nesin’in çıkıp da 40 da 1 zekât veren adama bunak dediğini duysalardı ne derlerdi? Doğrusu vatan haini mi ilan edilmezdi yoksa şeytan gibi deccal gibi isimlerle mi bağdaştırılmazdı ben kestiremiyorum. İlk iki paragraf okunduğunda Aziz Nesin’e sallıyorum gibi geliyor değil mi? Peki işin aslı gerçekten öyle mi yoksa sorun, bizim algılayıcılarımızın bozulmuş olmasında mı yahut anlatılmak isteneni doğru kavramamamızda mı? Aziz Nesin’in anlattığı karakterler de böyledir; hep önyargı sahibidir, aynı şey başına gelene değin anlamaz. Pek tabi kitaptan bir hikâye ile örnekleyeyim; Arif Bey’in polislerce fişlenen insanları suçlu addedip ardından adının Pezevenk Arif’e çıkması gibi. Esasen iş işten geçmiştir, ne yapsa kar etmez, anlatır… dili damağı kuruyana değin, nefesi kesilene değin, inanmayacaklarını bilip, bilmezden gelip inanmalarını umarak anlayacakları ana değin devam eder. Eder etmesine ama onu dinleyenler bıyık altından gülerek, bak sen şu Pezevenk Arif’e diye dalga geçerler. Öyleyse ikinci paragrafa hemen bir flashback yapıp; “40 da 1 zekât” olayında zekât veren adama neden bunak dediğini irdeleyelim. Dinleyelim hele, sahiden de algıladığımız gibi mi söylemiş yoksa daha farklı olaylar mı var işin arka planında görelim. Evet Aziz Nesin, hikayesinde biraz kapitalizm eleştirisi yapıyor ve diyor ki Kapitalist yönetimlerde işçiler sömürülür ama aynı işçiler aynı sistemle bizim ülkemizde daha başka sömürülür. Zekât verip, oruç tutup, ağzından Allah kelamını düşürmeyip işçisini sigortasız çalıştıran, hakkını yiyen adamın verdiği zekât bunaklıktır diyor. Manyak adam hem onu yapıp hem de senin zekatla ne işin var diye "Bunak" nitelemesinde bulunuyor, haksız mı? Bence değil, kesinlikle değil. Gelelim algılarımızın en bozuk olduğu meselelere. Sanki o meselelere hiç dokunulamaz, ilişilemez gibi hep birileri tarafından korunup kollanır. Örneğin; inançsızlık meselesi gibi. Adam inançsızsa yaramaz! Bırak şu atayisti! La ne işin var elin gâvuru ile! (Gâvur olur birden) Belli komünist s..et onu! (Sonradan da komüniste evrilir) gibi söylemlerle insanların girip, bakamayacağı hatta ulaşamayacağı görünmez bir zırhla çevrelerler inançsız adamı. Esasen bunu niye yaparlar diye sorarım hep kendime; nedense o zırh bana hiç işlemez, işlemediğinden de gidip bakarım bu adam ne diyor ki böylesine linç ediliyor birileri tarafından diye? Karşılaştığım cevap ise hep gerçekler olur Kim gerçekleri söylüyor, doğruyu haykırıyor, ezilmişleri savunuyor, haklının yanında haksızın karşısında ise linç ediliyor, yok ediliyor ve ayrıştırılıyor; inançsız, ateist, komünist… diye. Aziz Nesin’in anlattığı, sorguladığı, fark ettirmeye çalıştığı gerçekler geçmişten günümüze ülkemizin kanayan yaraları olduğundan benim yazacaklarımın bütünü bu kadar olmayıp daha fazla uzatmanın ve okuyanları sıkmanın da anlamını görmediğimden burada kesiyorum. İncelemeyi ikisine ithaf ediyorum ve okuyan herkese teşekkür ediyorum. Keyifli okumalar dilerim. (Anıl)

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?

20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri

  • Zübük
  • Şimdiki Çocuklar Harika
  • Ölmüş Eşek
  • Nazik Alet
  • Gözüne Gözlük
  • Biz Adam Olmayız

  • Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
  • Yol
  • Yokuşun Başı
  • Yokuş Yukarı
  • Sizin Memlekette Eşek Yok mu
  • Tatlı Betüş
  • İt Kuyruğu

  • Koltuk
  • Toros Canavarı
  • Pırtlatan Bal
  • Geriye Kalan
  • Memleketin Birinde
  • Havadan Sudan
  • Gıdıgıdı

  • Aferin
  • Surname
  • Merhaba
  • Az Gittik Uz Gittik
  • Ben de Çocuktum
  • Yüz Liraya Bir Deli
  • Yedek Parça

  • Aşkım Dinimdir
  • Sivas Acısı
  • Fil Hamdi
  • Zübüklüğün Sonu Yok
  • Adamı Zorla Deli Ederler
  • Anıtı Dikilen Sinek
  • Kördöğüşü

  • Bir Sürgünün Anıları
  • İstanbul'un Halleri
  • Yurt Gezileri
  • İhtilali Nasıl Yaptık
  • Hayvan Deyip de Geçme
  • Deliler Boşandı
  • Şehirden İndim Köye

  • Memurlar Memurlar
  • Gerçeğin Masalı
  • Bay Düdük
  • Hoptirinam
  • Gol Kralı
  • Bu Yurdu Bize Verenler
  • Mahmut ile Nigar

  • Ah Biz Ödlek Aydınlar
  • İnsanlar Uyanıyor
  • Tek Yol
  • Leyla ile Mecnun
  • Gözünüz Aydın Efendim
  • Bir Tutam Aydınlık
  • Nutuk Makinesi

  • Hangi Parti Kazanacak
  • Ah Biz Eşekler
  • Yeşil Renkli Namus Gazı
  • İnsanlar Konuşa Konuşa
  • Büyük Grev
  • Benim Delilerim
  • Nah Kalkınırız

  • Poliste
  • Damda Deli Var
  • Şimdi Avrupa
  • Sosyalizm Geliyor Savulun
  • Rüyalarım Ziyan Olmasın
  • Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
  • Okuma Güncesi

  • En Masumlar İçerde
  • Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
  • Mahallenin Kısmeti
  • Yetmiş Yaşım Merhaba
  • Bütün Oyunları - 1
  • Bütün Oyunları 2
  • Halimiz Hal Değil

  • Borçlu Olduklarımız
  • Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
  • Aziz Nesin'den Sıra Dışı
  • % Kaç Aptalız
  • Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
  • Aşk Şiirleri
  • Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

  • Çuvala Doldurulmuş Kediler
  • Kalem Yapın Beni Kalem!...
  • Eğitim Üstüne
  • Batı'ya Giden Yoldayız
  • Bir Koltuk Nasıl Devrilir
  • Vatan Sağolsun
  • Seyyahatname

  • Türkiye Şarkısı Nazım
  • Okuduğum Kitaplar
  • Korkudan Korkmak
  • Salkım Salkım Asılacak Adamlar
  • Üçü Birden
  • Bütün Şiirleri 1
  • Kazan Töreni

  • Bütün Şiirleri 2
  • Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
  • Hayvanlar Takımı
  • Maçinli Kız İçin Ev
  • Sondan Başa
  • Sora Sora Cennet Bulunur
  • Uyusana Tosunum

  • Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
  • Hazret-i Dangalak
  • Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
  • Mum Hala 1
  • Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
  • Sanat Yazıları
  • Gülmekten Öldüren Öyküler-1

  • Gülmekten Öldüren Öyküler 2
  • Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
  • Mum Hala 2
  • Soruşturmada
  • Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
  • Herkesin İşi Gücü Var
  • Suçlanan ve Aklanan Yazılar

  • Arkadaşım Badem Ağacı
  • Bir Dokun Bin Dinle
  • Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
  • Unutulmayan Rüyalar
  • Bekârlık Sultanlıktır
  • Irak ve Mısır
  • Taşlamalar

  • Çocuklara En Güzel Masallar
  • Aziz Dede'den Masallar
  • Nasrettin Hoca Gülütler
  • Okullar İçin Kısa Oyunlar
  • Sporcu Milletiz Vesselam
  • Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
  • Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

  • Bayan Aynur ile Bay Buyur
  • Bilmem Ne Adası
  • Bir Vicdan Davası
  • Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
  • Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
  • Aşk Öyküleri
  • Aydınlar Üstüne

  • Büyüklere Masallar 1
  • Büyüklere Masallar 2
  • Türkiye Toplumu ve Demokrasi
  • Bütün Oyunları - 3
  • Bütün Oyunları 4
  • Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
  • Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

  • Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
  • Tut Elimden Rovni
  • Erkek Sabahat
  • Çiçu
  • Hadi Öldürsene Canikom
  • Dört Kitap Tek Ciltte
  • Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

  • Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
  • Azizname
  • Saçkıran
  • Gübre Kralı
  • Şiirin Tam Zamanıdır
  • Biraz Gelir misiniz?
  • Bir Aşk Var Bir De Ölüm

  • Hoşça Kalın
  • Bişey Yap Met
  • Qum Qalalar
  • Hekayələr
  • Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
  • Gülmece Öyküleri 9
  • Bizim Memleket

  • Gülmece Öyküleri 5
  • Gülmece Öyküleri 2
  • Memleketin Birinde - Hoptirinam
  • Deniz Aslanı
  • Baba Mirası
  • Berber Nonoş
  • Gülmece Öyküleri 3

  • Üç Kitap Birarada
  • Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
  • Gülmece Öyküleri 8
  • Aziz Nesin Bütün Kitapları
  • Kendini Yakalamak
  • Boyalı Tilki Masalı
  • İstanbul'dan Ne Haber

  • Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
  • Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
  • Seçilmiş Satırlar
  • Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
  • Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
  • Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri

  • İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
  • Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
  • Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
  • Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
  • Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
  • Ayağını sıcak tut, başını serin, Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

  • Önce bir sayımdöküm yapmalıyım Neleri götüreceğim Geri dönüp alamam Kendimden hiç bırakmamalıyım geride Gölgemi de gölgesizliğimi de Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım Benimle olmalı üzünçlerim acılarım Utançlarım gözyaşlarım Söyletilmeyen şarkılarım Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük Zaman zaman kurnazlıklarım Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam En değerli varlıklarım Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım Ne kalır benden geriye Hiç O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
  • Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
  • Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
  • "Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır. Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.' ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
  • Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi? Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk? Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim. Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim? Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­ ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
  • Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
  • "Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur. Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..." | (Ah Biz Eşekler)

  • Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar, — Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar? — Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!.. — Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar? — Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle... — Sizde demokrasi var mı? — Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
  • İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
  • Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
  • "Ben ölmüşüm baba, neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
  • “İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
  • Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
  • İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)