Kitap Künyesi
Yazar: Paul de Musset
Çevirmen: Cevat Ulkut
Orijinal Adı: Monsieur le Vent et Madame la Pluie
Yayın Evi: Morpa Kültür Yayınları
İSBN: 9789757413714
Sayfa Sayısı: 96
--reklam--
Bay Rüzgar Ve Bayan Yağmur Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Değişik kültürlerde, değişik halk söylenceleri vardır. Bunları zaman zaman duyar ya da okuruz. Elinizdeki kitap da böyle bir halk söylencesini anlatıyor. İskoçya’nın geçmişini, duru ve akıcı bir dille günümüze hatta şu anda elinize kadar getirdi bile...
Küçük bir çocuğun duyduklarını ve büyüklerinden öğrendiklerini yerinde görmek için çıktığı yolculuğu ve bu yolculukta yaşadıklarını anlatan Bay Rüzgâr ve Bayan Yağmur, “İnsan isterse ve kendine güvenirse her türlü sorunu çözer.” görüşünü bir kez daha vurguluyor. Eğlenceli bir yolculuk bu kitapta anlatılanlar...
--reklam--
Bay Rüzgar Ve Bayan Yağmur Alıntıları - Sözleri
- Bu zavallı insanların kaybetmiş oldukları mutluluk anısı hayatlarını zehirliyormuş.
- "Bana artık ihtiyaçları yok, beni unuttular," demiş Pierrot, "ama Bayan Marguerite'i mutlu ettiğim için hiçbir şeye üzülmüyorum."
--reklam--
Bay Rüzgar Ve Bayan Yağmur İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu hikayenin ben de çok özel bir yeri var ilk kez 4. Sınıfta okumuştum. O yaşlarda böyle klasikler okumasam bugün klasikleri bu kadar çok sevemezdim. Dili ağır gelirdi belki çevremdeki bir çok kişi gibi. O yüzden bu güzel mitoloji içeren eseri tekrar okumak beni çocukluğuma götürdü. Ve yine kitaptan o günkü kadar keyif aldım. (Mihrimah)
--reklam--
Bay Rüzgar Ve Bayan Yağmur PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alfred de Musset - Bay Rüzgar Ve Bayan Yağmur kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bay Rüzgar Ve Bayan Yağmur PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alfred de Musset Kimdir?
Alfred Louis Charles de Musset, (d. 11 Aralık 1810 – ö. 2 Mayıs 1857) Fransız oyun yazarı ve edebiyatçı.
Fransız edebiyatının romantik yazar ve şairlerindendir. Aşk ve gençlik şairi olarak tanınır. Musset kısa ve uzun hikâyeler, komedyalar, atasözlerine uygulanmış oyunlar, manzum hikâyeler, taşlamalı diyaloglar, şiirler, soneler yazmıştır.
--reklam--
Alfred de Musset Kitapları - Eserleri
- Marianne'in Kalbi
- Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı
- Şamdancı
- Lorenzaccio
- Bir Zamane Çocuğunun İtirafları
- Fantasio
- Bay Rüzgar Ve Bayan Yağmur
- On ne badine pas avec l’amour
- Bir Heves
- Il Ne Faut Jurer De Rien
--reklam--
Alfred de Musset Alıntıları - Sözleri
- Siyaset, ince bir örümcek ağıdır; içinde nice zavallı sakat sinekler çırpınır. (Fantasio)
- İnsanların saadeti bir hayalmiş sadece, kabullenmesi yine de zor. Fakat kötülük sonsuzmuş, değiştirilmesi imkansız bir şeymiş. (Lorenzaccio)
- size nasıl güvenebilirim? Sizin sevgilinizim ama ne yazık ki siz beni sevmiyorsunuz. "Yanar döner taftadan bir elbise yaptır, çünkü kalbim bin bir renkli bir opal taşı [Gökkuşağı taşı] gibidir." diyen Shakespeare bu sözü sizin için söylemiş. (Bir Zamane Çocuğunun İtirafları)
- Göz yaşları insanın sevdiğini ispat eder mi? (Şamdancı)
- + Yaşamak kabiliyetini kaybediyorum. - Hiçbir zaman böyle bir kabiliyetim olmadı. (Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı)
- Bana «Hayatım» diyorsun, bana «Ruhum» de, Çünkü ruh ebedidir ve ömür bir gündür... (Fantasio)
- (...) Bu, bir Portekiz şarkısıdır. Aklıma geldikçe daima bana, birini sevmek arzusunu verir. SPARK - Meselâ kimi? FANTASIO - Kimi? Hiç bilmiyorum ... (Fantasio)
- Peki, gögezginlerinin en intizamsızı olan bir kuyruklu yıldızın geçeceğini noktası noktasına, saati saatine haber verirken astronomlar ne düşünürler? Size bir mikroskopla bir damla suyun içindeki hayvanları gösterirken tabiat âlimleri ne düşünürler? Gördükleri şeylerin kendi icatları olduğuna ve mikroskoplarıyla dürbünlerinin tabiatın kanunlarını tâyin ettiğine mi kanidirler? İnsanların ilk kanun yapıcısı, herhalde münasebetsiz şeyler söyleyen birine öfkelenerek cemiyet yapısının ilk taşı ne olabileceğini araştırırken tunç levhalarına vurup da kafasında kısas kanununun dile geldiğini duyduğu zaman ne düşündü? Adaleti mi keşfetmişti? Ve komşusunun ekmiş olduğu mahsulü topraktan ilk olarak alıp da abasının altına gizleyen ve sağına soluna baka baka kaçan adam, ayıbı icat mı etmişti? Ve emeğinin mahsulünü elinden alan hırsızı bulunca, suçunu ilk defa olarak bağışlayan ve ona el kaldıracak yerde "Otur şuraya ve şunu da al;" diyerek kötülüğe karşı böylece iyilik ettikten sonra başını göklere kaldıran ve yüreğinin ürperdiğini, gözlerinin yaşla dolduğunu ve dizlerinin bükülüp yere çöktüğünü gören adam fazileti mi icadetmişti? Ah Tanrım! Tanrım! (Bir Zamane Çocuğunun İtirafları)
- "Bana artık ihtiyaçları yok, beni unuttular," demiş Pierrot, "ama Bayan Marguerite'i mutlu ettiğim için hiçbir şeye üzülmüyorum." (Bay Rüzgar Ve Bayan Yağmur)
- bunlar diyorlardı ki: "Zenginler kuvvetli, yeryüzünde beni ezecekler; fakat cennete gitmek isteyecekleri zaman ben kapıda bekleyeceğim ve Tanrı'nın mahkemesinde onları itham edeceğim." Böylece, heyhat! sabrediyorlardı. (Bir Zamane Çocuğunun İtirafları)
- Zavallı unutulmuş Tanrı oğlu [İsa peygamber], seni sevmeyi bana öğretmediler. Hiçbir zaman seni tapınaklarda aramadım; fakat Allah'a şükür, seni bulduğum yerde titrememeyi öğrenmedim. Ölmeden önce bir kere olsun seni, sevginle dolu bir kalbin üstünde dudaklarımla öpmüş oldum. Hayatta olduğu müddetçe onu koru; kutsal koruyucu, onun göğsü üstünden ayrılma; hatırla ki bir biçare seni çarmıhına çivilenmiş görünce acısından ölmeye cesaret edemedi: dinsiz olduğu halde onu şerden korudun; eğer inansaydı onu teselli edebilecektin. Mademki ona nedameti tanıttın, onu imansız kılmış olanların hepsini bağışla; dilleriyle günaha girenlerin hepsini bağışla! Hiç şüphe yok ki onlar ümitsizlik zamanlarında seni görmemişlerdir! Beşerî saadetler alaycıdırlar, her şeye insafsızca omuz silkerler: ey İsa! Bu dünyada mesut olanlar sana hiçbir zaman ihtiyaçları olmadığını sanırlar! Affet: gururları sana hakarette bulundu mu, göz yaşları onları er geç vaftiz eder; kendilerini her türlü fırtınadan masun sandıkları ve sana koşmak için felâketin sert derslerine muhtaç oldukları için onlara acı. Bizim aklımız ve şüpheciliğimiz ellerimizde kocaman birer çocuk oyuncağıdır; sen ki Golgotha'ya gülmüştün, dinsiz olduğumuzu tahayyül eden bizlere acı: Bir saatlik sefaletlerimizin en kötüsü benlik hırsıyla seni unutmaya çalışmamızdır. Fakat, görüyorsun, bütün bunlar, senin bir bakışının silip kaybettiği gölgelerden ibarettir. Sen de insan olmadın mı? Seni Tanrı kılan acıdır; göklere yükselmeni ve açık kollarınla seni azametli atanın yanına çıkarmayı temin eden bir işkence aleti oldu; ıstırap nasıl seni babana götürmüşse bizi de öyle sana sevk ediyor; ancak başımızda dikenden bir taçladır ki suretinin önünde eğilmeye geliriz; senin kanlı ayaklarına kanlı ellerle dokunuruz ve bedbahtlar seni sevsin diye sen işkence gördün." (Bir Zamane Çocuğunun İtirafları)
- Öyle ki içimde daima gülen bir adamın yanında ağlayan bir başka adam vardı. (Bir Zamane Çocuğunun İtirafları)
- Sıkıntıdan bağırmaklar geliyor içimden. (Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı)
- "İnsanların saadeti bir hayalmiş sadece,kabullenmesi yine de zor.Fakat kötülük sonsuzmuş,değiştirilmesi imkansız bir şeymiş..." (Lorenzaccio)
- Ben, biçare bir hayalperestten ibaretim; kabahat belki de senin romanlarındadır. (Fantasio)
- " Sizleri öğrenmek için öyle uzun uzadıya tetkika lüzum yok. Kendi halinize bırakmak kâfi. Düşünsenize, hesabı meydanda, zavallı kulaklarımıza acıyarak ve hemencecik "canım, cicim" edebiyatına düşmiyecek kadar mert insanlar son derecede az. Öte yanda siz, hepiniz, bu hazin anlarda yalanlar söyliyerek hoşa gitmeye çalışırken iskambil papazları gibi biribirinize benziyorsunuz. Çok şükür ki Tanrının adaleti emrinize fazla zengin bir lûgat vermemiş. Hep aynı havayı çalıyorsunuz. Aynı cümleler, aynı kelimeler, aynı ısmarlama hareketler, aynı tatlı bakışlar ve haddi zatında iyi olabilecekken bu menhus dakikada birdenbire aynı şekilde "nacizane muzaffer" bir ifade takınıveren çehrelerin aynı müz'iç oyunu. " (Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı)
- . Sevmek istiyorum ama acı çekmek istemiyorum. Sonsuz aşkla sevmek ve ihlal edilmeyen yeminler etmek istiyorum. . (On ne badine pas avec l’amour)
- Kafanı yoracağına içsene, ey serseri! (Fantasio)
- O ne tatlı dil! O ne gülümseme!Gözlerini bana dikince vücudumdan bir şeyler geçiyor sanki,sevinçten nefesim kesiliyor; boynuna atılacağım geliyor. (Şamdancı)
- "Düşünce özgür olmak istiyorsa,vücut da özgür olmalıdır." (Lorenzaccio)
Yorumlar
0 yorum