Kitap Künyesi

Yazar: Ira Levin

Çevirmen: Gülten Suveren

Orijinal Adı: Rosemary's Baby

Yayın Evi: Altın Kitaplar

İSBN: 9780451210517

Sayfa Sayısı: 384

--reklam--

Bebek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ira Levin tarafından 1967'de yazılmış bir gerilim romanıdır.Romanda oyuncu eşiyle birlikte New York'ta yeni bir daireye taşınan Rosemary Woodhouse'un yaşamının yan dairede oturan yaşli çiftle tanıştıktan sonra nasıl değiştiği ve korkuyla dolduğu gayet ustalıklı ve akıcı bir şekilde anlatılır. Bu eser Roman Polanski tarafından 1968'de romana sadık kalınarak aynı adla sinemaya da aktarılmıştır.

Yıllar sonra yazarı devam kitabı olan "Rosemary's Son"ı yazmış, Amerika'da yayımlanmasına rağmen dünya genelinde, aradan uzun zaman geçtiğinden ve ilk kitap popüleritesini kaybettiğinden, devam filmi çekilmemiştir, kitabı farklı dillere çevrilmemiştir. 

--reklam--

Bebek Alıntıları - Sözleri

  • “Ne kadar hoş, diye düşündü Rosemary, benim mutlu olduğum gün tüm şehir de mutlu.”
  • “Şimdiye kadar ağrı onun içindeydi, şimdiyse o ağrının içindeydi.”
  • Rosemary, kısmi cehaletin kısmi saadet olduğuna karar verdi.
  • Ka­dın, "Az bilenler mutlu olur," diye düşünüyordu.
  • "İnanç artık benim için eskisi kadar bir anlam ifade etmiyor."
  • “İnsan yaşlanınca anlıyor ki iyilik, bu dünyada seyrek ve nadir bulunuyor.”
  • İnsan yaşlanınca anlıyor ki iyilik, bu dünyada seyrek ve nadir bulunuyor
  • "Üzülmemesi ve kaygılanmaması gerekir. Bunlarda tamamiyle kurtulmalı." Rosemary hemen atıldı: "İyi ama böyle bir hayat cennet demektir!"

--reklam--

Bebek İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ah Rosemary üzümlü kekim!: Ira Levin'in aynı zamanda 1968 yılında sinemaya uyarlanan eseri Rosemary'nin Bebeği'ni karmaşık duygular içerisinde bitirdim. Normal bir genç çift hikâyesi şeklinde başladı ve her geçen sayfada gerilim ve merak unsurunu uyandıran yapısıyla soluksuz okumamı sağladı. Finali ise tokat etkisi yarattı. Düşündüm, sorguladım... Ne diyebilirim ki, ne çektin be Rosemary üzümlü kekim! Kitapla kalın! (Adnan Çakır)

Okuduğum ilk korku ve gerilim romanıydı. O kadar etkisinde kalmıştım ki neredeyse bebeğin ağlama sesini duyabileceğimi hissetmiştim... Hatırlıyorumda anneciğim ondört yaşımda olduğum için çok paniklemiş ve kütüphaneye kadar gidip Frau Erdbacher'i bana bir daha korku romanı vermemesi için uyarmıştı :) (Nurhan Işkın)

Vajina ile rahim, korku film ve kitaplarında kadının üstünden "iğrenç yaşam formlarını taşıyabilen bir kara delik" şeklinde tasvir edilir. Özellikle Rosemary'nin Bebeği gibi kült eserlerde kadın üreme organları şeytan boynuzlarına benzetilir. Rahim yeni yaşamlara ev sahipliği yapan kapalı bir kutudur. Bu bağlamda Rosemary, Şeytan tarafından yeni bir "karanlık" mesihe hamile bırakılıyor ve kitap Meryem Ana'nın, Tanrı'dan İsa'ya hamile kaldığında tezat bir tasvire ev sahipliği yapıyor. Spoiler yerine geçeceğini düşünmüyorum bu yüzden belirtmeliyim ki kitapta zavallı kadın "Annelik Kutsaldır" öğretisine dayanarak toplumda yer edinmeye çalışırken "karanlık mesihin" annesi olma mertebesine erişiyor. İyi mi kötü mü bunu okuyarak siz karar verin. Rosemary's Baby Ira Levin tarafından yazılan kültleşmiş bir eserdir, açıkça farkediliyor ki Stephen King çok etkilenmiş olmalı, eserlerinde birden çok değinmeler gördüm:) 50 ve 60'lar Amerikasında büyük bir satanizm ve büyü akımı almış başını gitmişti, ki bu 90'lara kadar etkisini kaybetmedi diye düşünüyorum, meraklısı için araştırıldığında oldukça farklı içerikler bulunabilir bu konuda. Rosemary'nin Bebeği günümüzde korku anlayışını karşılamasa bile o zamanlar bayağı bir etki bırakmıştı insanlar üzerinde, herkesin korkuları bu yöndeydi, özellikle o dönem, Amerika'da hatayla dağıtılan bir ilaç yüzünden çocuklar canavar gibi doğuyorlardı. Kim ister böyle bir çocuk, ama en çok korktuğun başına gelir derler bilirsiniz... Eserde aslında açık açık olmasa bile inançsızlığa, mezheplere, dinler arası çatışmaya ve insanın tanrı ile arasındaki bağa değiniliyor. Kitap basımda yok, bendeki gururla söylemeliyim ki 1970 baskı, sahaflarda vs belki bulabilirsiniz ama kitabın okunması şart değil, filmi izlemek daha mantıklı bence çünkü yönetmen senaryoya birebir bağlı kalmış, her şey aynı gidiyor, filmi 3 4 kez izlediğim için sıkılmadım da değil bu yüzden okurken ara sıra. Yine de benden tam puanı haketti, her şeyiyle muazzam bir eser, yaşa Rosemary! (Deniz)

--reklam--

Bebek PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ira Levin - Bebek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bebek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ira Levin Kimdir?

Ira Levin Amerikalı yazardır. Kitaptan başka şarkı sözü yazarlığı ve oyun yazarlığı da yapmıştır. Romanlarından beş tanesi, oyunlarından ise üç tanesi filme uyarlanmıştır. 12 Kasım 2007 yılında Manhattan'da kalp krizi nedeniyle hayata veda etmiştir.

--reklam--

Ira Levin Kitapları - Eserleri

  • Bebek
  • Cinayet Üçüzdü
  • Kumpas
  • Vahşet Çocukları
  • Son of Rosemary
  • İhtiras Alevleri

--reklam--

Ira Levin Alıntıları - Sözleri

  • We kill sixty-four civil servants and the Aryan people will find their true destiny? (Vahşet Çocukları)
  • "Üzülmemesi ve kaygılanmaması gerekir. Bunlarda tamamiyle kurtulmalı." Rosemary hemen atıldı: "İyi ama böyle bir hayat cennet demektir!" (Bebek)
  • “İnsan yaşlanınca anlıyor ki iyilik, bu dünyada seyrek ve nadir bulunuyor.” (Bebek)
  • Yapacak bir şey yok ama yakacak bir sigara daha wardir ..! (Kumpas)
  • "İnanç artık benim için eskisi kadar bir anlam ifade etmiyor." (Bebek)
  • “Ne kadar hoş, diye düşündü Rosemary, benim mutlu olduğum gün tüm şehir de mutlu.” (Bebek)
  • Rosemary, kısmi cehaletin kısmi saadet olduğuna karar verdi. (Bebek)
  • İnsan yaşlanınca anlıyor ki iyilik, bu dünyada seyrek ve nadir bulunuyor (Bebek)
  • Ka­dın, "Az bilenler mutlu olur," diye düşünüyordu. (Bebek)
  • And Liebermann had wanted to be a pianist, before the war, before the Nazis, before everything. No one ever knows what is going to happen. (Vahşet Çocukları)
  • “Şimdiye kadar ağrı onun içindeydi, şimdiyse o ağrının içindeydi.” (Bebek)