Kitap Künyesi
Yazar: Agatha Christie
Çevirmen: Çiğdem Öztekin
Orijinal Adı: The Witness for the Prosecution
Yayın Evi: Altın Kitaplar
İSBN: 9789752124240
Sayfa Sayısı: 280
Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Beklenmeyen Şahit, içinde Hercule Poirot’nun yeni bir macerasının da bulunduğu daha önce yayımlanmamış öyküleriyle okurlarla buluşuyor. 1920’lerin Londrası... Şehirdeki büyük bir evin tüylü halıları şok edici bir cinayetle lekelenir. Kurban, Emily French adında çok zengin, yaşlı bir kadındır. Tüm kanıtlar bu acımasız cinayeti kurbanın yüklü mirasını bıraktığı yakışıklı genç Leonard Vole’un işlediğini göstermektedir. Yaşlı kadının sadık yardımcısı Janet Mackenzie de mahkemede bu yönde ifade vermiştir. Leonard, gizemli eşi Romaine’nin tanıklığıyla temize çıkacağından emindir. Ne var ki zanlının eşinin mahkemedeki ifadesiyle davada akılalmaz bir dönüşüm yaşanır. Daha önce yayımlanmamış öykülerin de yer aldığı Beklenmeyen Şahit’te Agatha Christie’nin ilk defa karşılaşacağınız gizemli karakterleri sizi yine şaşırtacak!
Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler Alıntıları - Sözleri
- “Gözlə görünən hər şeyi hələ heç də həqiqət hesab etmək olmaz.” Ağlın gözü ilə görmək lazımdır.
- ..Birdə axı bu dəlilik nə olan şeydir? Əslinə qalsa, elə hər kəsdə bir az dəlilik yoxdurmu?
- Karanlıklar içinde bilinmeyen bir hedefe doğru ilerleyen bir trene binmiş gidiyoruz ve buna yaşam diyoruz.
- "Günümüzün sanrıları, geleceğin bilimsel gerçekleri olabilir."
- İnsanlar çoğu kez alışkanlıklarının farkına varmazlardı.
- "Neden mi, bu tek kişilik oyunu neden mi sahneledim?" Kadın bu sözcükleri son kullanışını anımsayarak hafifçe gülümsedi. "bu ne özenle düzenlenmiş bir komedi!" "Dostum, onu kurtarmalıydım. Kocasına bağlı bir kadının tanıklığı yeterli olmazdı. Bunu siz ima ettiniz. Ben kitle psikolojisinden anlarım. Böylece önce olayın bütünüyle aleyhime dönmesine izin verdim. Verdiğim ifade bir tür itiraf gibi zorla ağzımdan alınıp, beni yasalar karşısında lanetleyince tanıklığımın geçersiz olması kaçınılmazdı. Dolayısıyla sanığın lehine bir havanın gelişmesi işten bile değildi" "ya o bir deste mektup?" "yalnızca bir tanesi, can alıcı olanı, nasıl diyorsunuz, komplo gibi görünecekti" "ya Max denen adam?" " Böyle biri asla olmadı dosttum" Avukat incinmiş bir tavırla, "yine de onu, şey, normal mahkeme akışında da kurtarabilirdik diye düşünüyorum" dedi. "bu riski göze alamazdım. Onun suçsuz olduğunu düşünüyordunuz..." "ve siz biliyordunuz öyle mi?" Romaine,"sevgili Bay Mayherne," dedi. "Hiçbir şey anlamıyorsunuz. Bütünü göremiyorsunuz. Leonard suçluydu. Ben bunu biliyordum"
- "Evet, öyle, yani öyle oldu demek istedim." "haydi, bize de anlat" "size bir örnek verebilirim. Ateşkes sonrası Mezopotamya'daydım. Bir akşam çadırıma girerken çok tuhaf bir duyguya kapıldım. Sanki kafamın içinde bir ses" Tehlike! Dikkat et! "diye fısıldıyordu. Tehlikenin ne olabileceği konusunda en ufak bir fikrim bile yoktu. Kampı dolaştım. Gereksiz yere endişelendim, düşman Arapların beklenmedik bir saldırısına karşı gerekli tüm önlemleri aldım. Sonra çadırıma döndüm. İçeri girmemle birlikte yine aynı duyguya kapldım, ama bu kez çok daha şiddetliydi. Tehlike! Sonunda bir battaniye alarak dışarıya çıktım sarınıp yattım. " " Ya sonra? " " Ertesi sabah çadıra girdiğimde ilk gözüme çarpan şey büyük bir hançer oldu. Yatağa, tam benim yatacağım yere saplanmıştı. Hançerin boyu yaklaşık elli santim kadardı. Çok geçmeden bunu yapanı buldum. Arap uşaklardan biriydi. Oğlu casusluktan kurşuna dizilmişti. Kırmızı alarm örneği olarak anlattığım bu öyküye ne dersin Alington amca? " Uzman yorumsuz gülümsedi. " Çok ilginç bir öykü sevgili Dermot. "
- Sir Alington, "sevgili hanımefendi" diyordu. "Delilik nedir? Emin olun, bu konu üzerinde ne kadar çok çalışırsak, tanımlamanın bir o kadar zor olduğunu görüyoruz. Hepimiz bir dereceye kadar kendi kendimizi kandırırız. Bu işi kendimizi rus çarı olduğumuza inanmaya dek götürdüğümüzde ise bir yere kapatılır yada toplumdan soyutlanırız. Ancak bu noktaya varmak için önümüzde çok uzun bir yol vardır. Bu yolun hangi noktasına bir levha dikip'bu taraf akıllılık, bu taraf delilik 'diye biliriz? Şunu açıkça belirtmeliyim ki bir hayal alemi içinde yaşayan ve kuruntuları olan biri, bu konuda dilini tuttuğu sürece onun normal bir insandan farklı olduğunu asla anlamayız ve toplumdaki bu kişileri ayırt edemeyiz. Delilerin bu olağandışı akıllılıkları çok ilginç bir konudur" Sir Alington şarabını yudumlayıp konuklara gülümsedi. Bayan Eversleigh, "çok kurnaz olduklarını duydum" dedi. "yani Delilerin" "Gerçekten öyledirler. Bir insanın sanrılarını, hezeyanlarını baskılamaya çalışması çoğu kez tehlikeli sonuçlar doğurur, hatta felakete neden olur. Psikanaliz bize tüm baskıların tehlikeli olduğunu göstermiştir. Zararsız bir aykırılığı olan kişi bunu kabullendiği ve buna uygun davrandığı sürece ender olarak delilik sınırının öbür tarafına geçer. Ama erkek... " Bir an sustu, sonra ekledi"... Ya da kadın, aslında çok normal görünen biri gerçekte toplum için çok büyük bir tehlike olabilir"
- "Çay" diye bağırmaya başladı. "Bana çay dedi, limonata değil çay dedi." Kocası öfkeyle " kapa çeneni. Anlaşıldı mı?."diye kükredi. Mortimer, Charlotte'un masanın öbür ucundan faltaşı gibi açılmış gözleriyle şaşkınlık ve merak içinde ona baktığını gördü. Sonra koluna bir elin dokunduğu hissetti. Magdalen onu konuşacaklarının duyulamayacağı bir noktaya çekti. " Bunlar" diyerek tüpleri işaret etti. "Babam. Yapmayın..." Mortimer elini genç kızın omzuna koydu. "yavrum" dedi. "sen geçmişe inanmıyorsun, ama ben inanıyorum. Bu evdeki atmosfere inanıyorum. Bu eve gelmemiş olsaydı, baban belki, belki diyorum, öyle bir plan tasarlamayabilirdi. Bu tüpleri Charlotte'un yaşamını şimdi ve gelecekte garanti altına almak için saklayacağım. Bundan başka bir şey de yapmayacağım. Bunun tek nedeni de, S. O. S. Yazan ele duyduğum minnettarlık. "
- Dokuz buçuk. Radyo açıktı. Ne duyacaktı acaba? Hava tahminlerini bildirecek olan tanıdık sesi mi, yoksa yirmi beş yıl önce ölmüş bir adamın çok uzaklardan gelen sesini mi.? Ama ikisinide duymadı. Bunun yerine hiç yabancısı olmadığı, çok iyi bildiği ama o gece yüreğini dolduran. Sokak kapısının kurcalanma sesi... Ses tekrarlandı. Derken soğuk hava akımı odanın içinden gelip geçti. Bayan Harter artık duygularından emindi, hiçbir kuşkusu kalmamıştı. Korkuyordu, korkmaktan da öte dehşet içindeydi... Birden aklına bir şey geldi :Yermi beş yıl uzun bir zaman. Patrick artık benim için bir yabancı. Dehşet! Bütün bedenini kaplayan duygu bu idi. Kapının dışında yumuşak bir ayak sesi duyuldu, yumuşak, duruksayan ayak sesleri... Derken kapı yavaşça açıldı... Bayan Harter zorlukla oturduğu yerden kalktı, ayakları üstünde iki yana sallanıyordu. Gözleri aralanan kapıdaydı. Parmaklarının arasından bir şey şöminenin içine kaydı. Boğazında düğümlenen bir çığlık attı. Kapının eşiğinde, loş ışıkta kestane rengi sakalı, bıyığı, favorileri ve Victoria döneminin eski model paltosuyla çok iyi tanıdığı bir siluet duruyordu. Patrick onun için gelmişti! Kadıncağızın kalbi göğsünden dışarı fırlayacakmış gibi çarptı, kasıldı ve durdu. Yaşlı kadın yere yığıldı.
- Amcasıyla yemek salonuna geçti. Dolu bir yemek masasında ihtiyar adama bütün öyküyü anlattı. "onlara ne olduğunu Allah bilir," diye bitirdi öyküsünü. Amcası bir kalp krizi geçirmenin eşiğindeydi. Sonunda, "Kavanoz", dedi. "Mavi kavanoz! Ona ne oldu?" Jack amcasına önce anlamayarak baktı, ama sonra sözcüklerin bir anda kafasına hücum etmesiyle birlikte anlamaya başladı. İhtiyar adamın ağzından kelimeler sel gibi akıyordu. "Ming, eşsiz koleksiyonumun yıldızı, en an on bin sterlin eder. Amerikalı milyarder Hoggenheimer'dan teklif aldım. Dünyada bir eşi daha yok. Kahretsin, MAVİ KAVONOZUMU ne yaptın?" Jack yemek salonundan dışarı fırladı. Lavington'ı bulmalıydı. Resepsiyondaki genç kadın onu soğuk bakışlarla süzdü. " Dr. Lavington dün gece geç saatte arabayla otelden ayrıldı. Size de not bıraktı. " Jack zarfı yırttı. Mesaj kıza ve özdü. SEVGİLİ GENÇ DOSTUM. Doğaüstü günün etkisi geçti mi? Pek sanmam; özellikle yeni bilimsel dille aldatılmışken. Felise'ten, hasta babasından ve benden sana en içten selamlar. On iki saatlik bir avansımız var, bu da bize bol bol yeter sanırım. Saygılarımla, AMBROSE LAVİNGTON, Ruh doktoru.
- "Sizin yaşınızdan bile çok geride kalan çocukluk günlerimden aklımda kalan çok iyi anımsadığım bir ninni var. Eğer doğru anımsıyorsam ninni aynen şöyleydi: 'Altı penilik bir şarkı söyle, çavdar dolu bir cep, yirmi dört karakuş, pişirilmiş bir tartta...' filan... Gerisi bizi zaten ilgilendirmiyor. "
- İKİNCİ SALATALIĞIN GİZEMİ Yeniden yüzü asıldı, hayallere daldı. Bin Çiçek Şalı! Yerdeki cesedin yanında bulunan neydi acaba? Tüm gizemi aydınlatan korkunç gerçek... Tabii ki yoktu öyle bir şey, yalnızca onun dikkatini başka yere çekmek için uydurulmuş bir gerçek olamaz mıydı? Ne olabilirdi bu? Hemen şimdi orada, bulamaz mıydı bunu? Eğer kafasını tamamıyla buna verirse? Anthony daktilodaki kağıdı çıkarıp yenisini yerleştirdi. Ve yeni bir başlık yazdı. İSPANYOL ŞALININ GİZEMİ Bir yada iki dakika süreyle bu başlığa baktı, dalıp gitti. Sonra büyük bir hızla yazmaya başladı.
- "Ben Bayan Martin, Bülbül Yuvası'ndan. Lütfen gelin." Düğmeye bastı ve konuşmaya devam etti. "Yarın sabah altı parça yumuşak dana pirzola getirin lütfen." Düğmeyi bırakıp, "Bu çok önemli," dedi. Yeniden düğmeye bastı, "Çok teşekkür ederim Bay Hexworthy; umarım gecenin bu vaktinde telefonla arayarak sizi rahatsız etmemişimdir. Ancak bu dana pirzolalar çok önemli." Düğmeyi tekrar serbest bıraktı, "Bu benim için ölüm kalım meselesi," dedi. Bir daha düğmeye bastı, "Evet, sabah bekliyorum." Düğmeyi son kez bırakıp, "mümkün olduğunca erken, çok acil," dedi ve ahizeyi yerine bırakarak kocasına döndü, derin bir soluk aldı.
Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ya ben bu kitabı dönem dönem açıp okudum ya da 3-4 hikaye başka kitaplarda da geçiyor ne oldu anlamayadım.Ama agatha okumak bir ayrıcalık kendine hayran bırakan bir kadın daha okunacak çok kitabı var.. Olaylar istediği gibi basit olsun agatha basitliği ile ilginçliği yaşatıyor.. (Gamzeee)
Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler aslında orijinal basımında yalnızca Beklenmeyen Şahit adıyla yayımlanıp, sonradan neden isminin uzatıldığını merak ettiğim bir kitaptır. Çeşitli gazete ve dergilerde paylaşılmış öyküleri içerir bu kitap. Bu öykülere bakalım istiyorum: Beklenmeyen Şahit, Tehlike İşareti, S.O.S, Kaza, Bülbül Yuvası, Vasiyetname, Mavi Kavanozun Sırrı, İkinci Gong. Dedektiflikten ziyade korku ve Gizem unsurlarını barındıran hikayeler okuduğumuzu özellikle belirtmem gerekiyor. Haliyle alışık olmadığım için gerçekten bir Agatha romanı olup olmadığı konusunda dahi şüpheler yaşadım. Bu da yazarın başarısızlığı değil aksine başarısını ve bize verdiği lezzeti arama çabası. Bir yemeğe en çok kimin elinden alışmışsanız diğerlerinde de o lezzeti ararsınız. Bu kadar basit. Yalnızca son hikaye olan İkinci Gong ise Arka Sokaktaki Cinayet romanındaki Ölü Adamın Aynası hikayesinin farklı bir başlık altında yeniden yazılmışıydı. Hercule Poirot olduğu için tekrar okumakta sorun görmedim ve napayım seviyorum bu karakteri. Bir diğer sitemimde, hatta lafım da bazılarına. Bazen KONUŞTUĞUM BİRKAÇ GÜZEL KALPLİ KARDEŞİMİ TENZİH EDİYORUM. Kendilerine mesaj atmadığım için, ne yaptıklarını umursamadığım için KUDURAN bir grup var. KUDURUN arkadaşım, umurumda değilsiniz. Burası SOHBET uygulaması değil; KİTAP OKUMA uygulamasıdır. Ayrıca saçma sapan paylaşımlar yapıp popüler olma yeri de değildir. Rastgele tuşlara basarak yapılan paylaşımlara bile 100 beğeni geldiğine şahit olduk bir arkadaş vesilesiyle, o etkileşimi verecekseniz de hak eden birçok arkadaş var. Onlara yapınız, kitapla kalınız. Oh be rahatladım. İyi okumalar, mutlu geceler dilerim efendim.. (Sadık Kocak)
Yazarın farklı yıllarda çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan öykülerden oluşuyor. İçinde hepsi birbirinden iyi kurgulanmış ve hepsi birbirinden gizemli 12 hikaye var. Tahmin edeceğiniz üzere hepsi de güzel ve şaşırtıcı. Sürükleyici aynı zamanda da. Keyifle okudum ve diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumayı planlıyorum. Türü sevenler için gözüm kapalı tavsiye edebileceğim bir eser. . #arkakapakyazısı . . Beklenmeyen Şahit, içinde Hercule Poirot’nun yeni bir macerasının da bulunduğu daha önce yayımlanmamış öyküleriyle okurlarla buluşuyor. 1920’lerin Londrası... Şehirdeki büyük bir evin tüylü halıları şok edici bir cinayetle lekelenir. Kurban, Emily French adında çok zengin, yaşlı bir kadındır. Tüm kanıtlar bu acımasız cinayeti kurbanın yüklü mirasını bıraktığı yakışıklı genç Leonard Vole’un işlediğini göstermektedir. Yaşlı kadının sadık yardımcısı Janet Mackenzie de mahkemede bu yönde ifade vermiştir. Leonard, gizemli eşi Romaine’nin tanıklığıyla temize çıkacağından emindir. Ne var ki zanlının eşinin mahkemedeki ifadesiyle davada akılalmaz bir dönüşüm yaşanır. Daha önce yayımlanmamış öykülerin de yer aldığı Beklenmeyen Şahit’te Agatha Christie’nin ilk defa karşılaşacağınız gizemli karakterleri sizi yine şaşırtacak! . (emelin_kutuphanesi)
Kitabın Yazarı Agatha Christie Kimdir?
Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.
Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.
Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.
Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.
1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.
Agatha Christie Kitapları - Eserleri
- Nil'de Ölüm
- Beklenmeyen Misafir
- Ölümle Randevu
- Kahverengi Elbiseli Adam
- Elmayı Yılan Isırdı
- On Küçük Zenci
- 16.50 Treni
- Sıfıra Doğru
- Mavi Trenin Esrarı
- Ölüm Diken Üstünde
- Acı Kahve
- Cinayet Alfabesi
- Cinayetler Oteli
- Dersimiz Cinayet
- Doğu Ekspresinde Cinayet
- Fare Kapanı
- Porsuk Ağacı Cinayeti
- Cinayet İlanı
- Güvercinler Arasında Bir Kedi
- Gül ve Porsukağacı
- Ve Ayna Kırıldı
- Sensiz Bir İlkbahar
- Neden Evans'a Sormadılar?
- Arka Sokaktaki Cinayet
- Hollow Malikanesi Cinayeti
- Ölüm Adası
- Sessiz Tanık
- Suç Ortakları
- Esrarengiz Sanık
- Annem ve Ben
- Köşkteki Esrar
- Üçüncü Kız
- Bayan McGinty'nin Ölümü
- Noel Kekinin Gizemi
- Kader Kapısı
- Ölüm Saatleri
- Sonuncu Kurban
- İskemlede Beş Ceset
- Cesetler Merdiveni
- Briç Masasında Cinayet
- Parker Pyne İz Üzerinde
- Şahidin Gözleri
- Bitmemiş Portre
- Hercule'ün On İki Görevi
- Işıklar Sönünce
- Çarpık Evdeki Cesetler
- Son Evdeki Tehlike
- Beş Küçük Domuz
- N veya M?
- Filler de Hatırlar
- Ölüm Sessiz Geldi
- Sittaford Malikânesi'nin Gizemi
- Miss Marple'ın Son Maceraları
- Uyuyan Ölüm
- Bilinmeyen Hedef
- Ölüm Büyüsü
- Üç Yanlış Üç Ceset
- Şampanyadaki Zehir
- Şeytan Dönemeci
- Sonunda Ölüm Geldi
- Ölüm Meleği
- Zehiri Kim Verdi
- Ölüm Çığlığı
- Noel'de Cinayet
- Roger Ackroyd Cinayeti
- Mezopotamya'da Cinayet
- Büyük Dörtler
- Cinayetler Kulübü
- Bağdat'a Geldiler
- Cenazeden Sonra
- Frankfurt Yolcusu
- Hayatım
- Kanatların Çağrısı
- Lord Edgware'i Kim Öldürdü
- Ölüm Oyunu
- Ölümün Tam Zamanı
- Şark Ekspresi'nde Cinayet - Gizli Düşman
- Üç Perdelik Cinayet
- Ve Perde İndi
- Zarif Bir Cinayet Gecesi
- Esrarengiz Parmaklar
- Sevimli Örümcek
- Hercule Poirot İz Üzerinde
- Karakolda Cinayet
- Poirot Araştırıyor
- Ölümün Sesi
- Marple Seçkisi
- Poirot Seçkisi
- Yedilerin Gizemi
- Gizli Düşman
- Sonsuz Gece
- Pembe Evdeki Ölü
- Ölüm Kapıda Bekliyordu
- Listerdale'in Gizemi
- Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler
- Tenis Kortunun Esrarı
- Sevginin Bağladıkları
- Bitmeyen Gece - Roger Ackroyd'un Katli
- Cinayet Randevusu
- Şatodaki Hayalet
- Örümcek Ağı
- Kanlı Anlaşma
- Viran Kule
- Seçilmiş Eserleri
- Poirot Seçkisi Set
- Come, Tell Me How You Live
- Le Crime Du Golf - Le Miroir Du Mort
- Star Over Bethlehem
- Düşman Dostlar
- The Complete Miss Marple
Agatha Christie Alıntıları - Sözleri
- - İnsan bazen kavgadan çekindiği, sıkıldığı için karşısındakinin sözlerine boyun eğer. Kavgalar hiç de hoş şeyler değillerdir. Fakat bence insan özgürlüğü için her zaman kavga etmeye hazır olmalıdır.- (Ölümle Randevu)
- "Yemek sipariş eder gibi cinayet sipariş edebilseydin, nasıl bir tercih yapardın?" (Cinayet Alfabesi)
- Hər kəs ən azı bir dəfə sevməlidir. Həyatı boyu heç olmasa bircə dəfə sevməyən adam, deməli, heç yaşamayıb. (Esrarengiz Sanık)
- Gerçeği yerinde kullanmak da yeri geldiğinde ustaca bir aldatma sanatı olabilir. (N veya M?)
- "Geçmişteki günahların gölgeleri uzun olur. Yaşımız ilerledikce bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlarız." (Elmayı Yılan Isırdı)
- Onu yaxşı anladığımı deyə bilmərəm. Mənə elə gəldi ki, sözlərində tərif az idi. (Lord Edgware'i Kim Öldürdü)
- Asla hayaleti kendi gözüyle görmüş birine rastlamazsınız. Gören daima birinin teyzesinin ikinci dereceden kuzeni, bir dost ya da dostun dostudur. (Ölüm Adası)
- "Artık cesaretim de dayanacak gücüm de kalmadı. " (Son Evdeki Tehlike)
- "İçimde sanki ölsem çok daha iyi olurmuş gibi bir his var." (Miss Marple'ın Son Maceraları)
- "Sanki yorgun olan bedeni değil zihniydi, sanki yeryüzündeki her şeyi boş ve değersiz buluyordu..." (Son Evdeki Tehlike)
- “Gelenek bir ölçüye kadar iyidir ama fazlası zarardır.” (Güvercinler Arasında Bir Kedi)
- İnsanları koruma, onları vazu şeylerden uzak tutmak her zaman olası değildir. İnsan er ya da geç olaylarla yüzleşmek zorundadır (Zarif Bir Cinayet Gecesi)
- "Her şey bambaşka olabilirdi." (Sensiz Bir İlkbahar)
- İnsan eşi benzeri olmadığını bilmeli. (Acı Kahve)
- Hepimiz bir bakıma acımasız ve önyargılıyız... Fakat değişik konularda... Başka başka alanlarda... (Çarpık Evdeki Cesetler)
- İnsan neler olacağını hiç bilemez (Bağdat'a Geldiler)
- Sizden kimse kuşkulanmadığı sürece istediğinizi öldürmek o kadar kolaydır ki. (Zehiri Kim Verdi)
- İnsan bir şeyler bildiğini sanır. (Şahidin Gözleri)
- Önümde güzel bir hayat varken niçin öleyim? Önemli olan yaşama iradesidir. (Kanatların Çağrısı)
- Bütün bədbəxtliklər ya puldan, ya da pulsuzluqdan törəyir. (Roger Ackroyd Cinayeti)
Yorumlar
0 yorum