Kitap Künyesi

Yazar: Cengiz Dağcı

Yayın Evi: Ötüken Neşriyat

İSBN: 9754371431

Sayfa Sayısı: 106

--reklam--

Ben ve İçimdeki Ben Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yansılar 1-2-3-4 diye devam eden eserlerinin sonuncudur.

--reklam--

Ben ve İçimdeki Ben Alıntıları - Sözleri

  • Karanlıklar korkutamaz beni.
  • Genç olan ölümü düşünmez ve tasavvur etmez. Yalnızca çok yaşamış kimseler düşünürler ölümü.
  • “Herşeyin sonu var: günün son saati: yolun son noktası: yaşamın son aşaması...Ne ki asıl son gelince sonu bekleyen görmez sonu.
  • Tanrım! Bütün kazandıklarımızı yaşam yolunda kaybetmemiz için mi getirdin bizlerin bu dünyaya?
  • Zayıfım. Bitkinim. Yok’um. Belki var’ım, ama ne dünyanın içindeyim, ne de dışında...
  • “...sessizlik sesizliğe özgü seslerle doluydu...”
  • “Ben sosyalist ve demokrat bir ailedenim, Özgür ruhlu bir insanım.”
  • Zayıfım. Bitkinim. Yok’um. Belki var’ım, ama ne dünyanın içindeyim, ne de dışında...
  • Yıllardır senin içinde benim öleceğimden korktun. Şimdiyse Şimdi ne? "Ben" den önce sen öldün
  • Tanrım! Bütün kazandıklarımızı yaşam yolunda kaybetmemiz için mi getirdin bizleri bu dünyaya?

--reklam--

Ben ve İçimdeki Ben İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dağcı, eserleriyle üniversite yıllarımda tanıştığım ve âdeta fahri bir Kırım Türk’ü olmamı sağlayan bir yazardı. Hatta yazarlığından da öte hayatıyla kıymetli bir yazardı. O bir Kırım Tatar’ıydı. 1919’da dünyaya gelmiş; II. Dünya Savaşı’nı cephede yaşamış ve savaş sonrası ülkesinden ayrılmak zorunda kalan yüz binlerce Kırımlıdan biri olarak Londra’ya yerleşmişti. Bütün kitapları Türkiye’de yayımlanmasına rağmen Türkiye’ye hiç gelememiş bir yazardı ve bu hâliyle dünyada eşi olmayan bir örnekti belki de. Dağcı’nın eserlerinin hemen hemen tamamı Kırım’da geçen hikâye ve anılardan oluşur. Kırım’ın asli unsuru olan Türklerin bilhassa Stalin döneminde uğradığı zulümler ve nihayetinde 18 Mayıs 1944 tarihli ‘Büyük Kırım Sürgünü’ ile Türklerin yok edildiği bir Kırım projesinin gerçekleşmesine kadar uzanan hazin süreç anlatılır. Bu anlamda Dağcı, mazlum Kırım Türklerinin ve hatta sadece Kırım Türklerinin değil, sürgüne maruz bırakılan diğer Kırım halklarının da sesi olmuştur. Bu küçük hacimli eserini 18 Mayıs 1944 sürgününde hayatını kaybeden Kırım Türklerine ithaf etmiş ve 4 kitaptan oluşan 'Yansılar' serisine adeta bir "epilog" yapmıştır. (Mehmet Y.)

Bu eser otobiyografik bir eserdir. Daha önce yazılmış ‘Yansılar’ eserlerinin sonuç bölümü niteliğindedir. Eser hacim olarak küçük olmasına rağmen yazarın iç dünyasının yoğunluğunu fazlasıyla yansıtmaktadır. Yazar gerçekle hayal arasında gidip gelmektedir. Cengiz Dağcı’nın her eserinde olduğu gibi burada da Kırım ve Gurzuf’u görmekteyiz. Memleket hasretini zamanda ve hayalde geri gide gele yaşar ve bizlere de yaşatır. (Yıldız Taşdemir)

--reklam--

Ben ve İçimdeki Ben PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cengiz Dağcı - Ben ve İçimdeki Ben kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ben ve İçimdeki Ben PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cengiz Dağcı Kimdir?

9 Mart 1919 tarihinde Kırım'ın Yalta şehrinin Gurzuf köyünde doğar. Çocukluğu kıtlık, yoksulluk, Rus emperyalizminin zulmü ve büyük baskılar altında geçer. İlkokulu köyünde, ortaokulu Akmescit'te bitirir. Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıkar. 1941'de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düşer. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığınır. 1946'da Londra'ya yerleşir. İngiltere'deki hayatı da hiç kolay olmaz; bir taraftan yazarken en vasıfsız ve ağır işlerde çalışmak zorunda kalır.

"Türkçe bana anamın konuştuğu dil" diyerek yazı dili olarak Türkçeyi kabul eder. Türkiye Türkçesindeki ilk kitabı 1956 yılında Varlık Yayınları tarafından yayınlanan Korkunç Yıllar'dır. Yaşar Nabi ile mektuplaşarak tanışan Dağcı, eserlerini de posta yolu ile gönderir. Soğuk savaş şartlarının siyasi etkilerinin hissedilmesi, Sovyetler Birliği'nin sol entelijansiya ile kurduğu ilişkiler ve fikir hayatımızdaki çatlamalar yazarı yalnızlaştırmak üzereyken, Ötüken Yayınevi ile tanışır. Ötüken Yayınevi vasıtasıyla yirmiden fazla kitabı Türk okuyucusuyla buluşturur.

Dağcı Türk edebiyatının büyük yazarları arasındadır. Romanlarında Kırım Türklerinin yaşadığı acıları hüzünlü ama berrak bir üslupla aksettirir. Kitapları yıllarca elden ele dolaşır. Kırımla olan ilgisini hiçbir zaman koparmaz ve Kırım Türklerinin vatanlarına dönüşlerini anlatmayı ihmal etmez. Hatıralarında "Ben yalnızca Kırım'ın yazarı değilim ama Kırım'ın faciasını bütün gerçeği ve içtenliğiyle yalnız ben yazabilirdim" der. Hayatının son yıllarında içerisinde bulunduğu muhitteki karakterleri ele alan hikayeler de yazar.

En büyük destekçisi savaş sırasında Polonya'da tanıştığı ve 1998 yılında kaybettiği kıymetli eşi Regina Hanım olur. Aralarında Yazarlar Birliği'nin ve İlesam'ın yılın yazarı, Türk Ocakları'nın üstün hizmet ödülü de olmak üzere sayısız ödül alır. En son 21.03.2011 tarihinde Marmara Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü tarafından düzenlenen "Türk Dünyasında Zirve Şahsiyetler: Cengiz Dağcı" sempozyumuyla yazarlık macerası ele alındı.

Cengiz Dağcı, 22 Eylül 2011 Perşembe günü saat 12.30 sularında Sauthfields'teki evinde vefat etti. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun girişimleri ile Türkiye'den katılan kalabalık bir topluluk tarafından, 2 Ekim 2011 Pazar günü 69 yıldır görmediği Yalta'ya bağlı Kızıltaş köyünde toprağa verildi. Yazar böylece ebedi uykusunu doğduğu topraklarda uyumak imkânına kavuştu.

--reklam--

Cengiz Dağcı Kitapları - Eserleri

  • Onlar da İnsandı
  • Korkunç Yıllar
  • Yurdunu Kaybeden Adam
  • O Topraklar Bizimdi
  • Badem Dalına Asılı Bebekler
  • Dönüş
  • Ölüm ve Korku Günleri
  • Genç Temuçin
  • Regina
  • Üşüyen Sokak
  • İhtiyar Savaşçı
  • Yoldaşlar
  • Anneme Mektuplar
  • Benim Gibi Biri
  • Biz Beraber Geçtik Bu Yolu
  • Rüyalarda: Ana ve Küçük Alimcan
  • Yansılar 2
  • Bay Markus Burtonun Köpeği
  • Yansılar 1
  • Ben ve İçimdeki Ben
  • Yansılar 3
  • Hatıralarda Cengiz Dağcı
  • Yansılar 4
  • Oy Markus Oy
  • Bay John Marple'in Son Yolculuğu
  • Haluk'un Defterinden ve Londra Mektupları

--reklam--

Cengiz Dağcı Alıntıları - Sözleri

  • Teyze, ben Ramila’yı tanımadan önce de; gördüğüm, düşündüğüm, yaşamış olduğum her şey Ramila’yla ilgiliydi sanırım. (Biz Beraber Geçtik Bu Yolu)
  • 'Hoştu akşamlar; akşamlarda insanları kendine çeken, dertleri, yorgunlukları, kasvetleri unutturan bir kuvvet, tatlı bir boşluk vardı; akşamlar gecenin gözleri gibiydi; her yeri görüyor, her yere uzanıyor, her yere dalıyorlardı.' (Onlar da İnsandı)
  • Gidip ırmağın kıyısındaki taşa oturdum, cebimden üzerinde şiirlerim yazılı iki tabaka kağıdı çıkarıp iki kayık yaptım. (Anneme Mektuplar)
  • -Ama siz ağacı budamıyorsunuz, Selim! Topraktan çıkarıyorsunuz, kökünden kesiyorsunuz. Sen bunu görmüyor anlamıyor musun? Binlerce yıllardan beri bu Toprak da büyümüş, bu toprağa kök salmış ağacı topraktan çıkarıyor, kesiyor, paramparça ediyorsunuz! (O Topraklar Bizimdi)
  • Ramila… Biz beraber geçtik bu yolu. Yolun ucunda kurduğumuz sığınağımızın içerisinde biz beraber bekleyeceğiz sonu. (Biz Beraber Geçtik Bu Yolu)
  • Gözlerinden belliydi, büyük bir kalbi vardı onun. (O Topraklar Bizimdi)
  • Tanrım! Benim halkım nerelerde bırakmadı evlatlarını! .... Yel eskende sallanır ağaç dalları Bizim için haram oldu Kırım yolları (Hatıralarda Cengiz Dağcı)
  • Ben, benden başka bir ben daha taşıyorum kendi içimde. (Yansılar 2)
  • Yurt dediğin en derin aşklardan güçlü... (Regina)
  • Her kazancın bir zararı vardır. (Onlar da İnsandı)
  • Tanrı gelir insana yardıma daima. (Onlar da İnsandı)
  • Hayatta sığınacak tek yerim varsa o da "Hâtıralardır" (VE) (Yurdunu Kaybeden Adam)
  • “Hayatta sığınacak tek yerim varsa o da hatıralardır.” (Yurdunu Kaybeden Adam)
  • Elli yıldır gönlümü sevindiren, yüreğimi acıtan; bazı gecelerde, elimde kalem, masamın başında otururken beni ağlatan Kırım. Bir yara oldu Kırım benim için. Durmadan kanayan bir yara oldu. (Hatıralarda Cengiz Dağcı)
  • Nereye gitse hayat ona sırtını çeviriyordu. Nereye gitse hayat onun için anlamsızlaşıyordu. (O Topraklar Bizimdi)
  • Ölüyü tentenin altına yatırmış, sırtına temiz giysiler giydirmiş; saçlarını da bir güzel taramışlar. Oysa kendileri canlıyken renksiz, pis, âdeta ölü bir hayat yaşadıklarından haberleri yok. (Üşüyen Sokak)
  • Tanrım! N'olursun, dünyaya çocuk vermek isteyen ana babayı sen kendi mihrabının önüne çağır; hayatın ne olduğunu onlara anlat. Herşeyden önce onlara hayatın ne olduğunu duyur, Tanrım! (Ölüm ve Korku Günleri)
  • Ok yayda iken tehlikelidir, Kargun! Oksuz yayla nitersin? Hiç. (Genç Temuçin)
  • ... ölüyorduk en mutlu ölümlerle. (Anneme Mektuplar)
  • Bugünü nasılsa atlatırım. Ama yarın… (Üşüyen Sokak)