Kitap Künyesi
Yazar: Aziz Nesin
Yayın Evi: Nesin Yayınları
İSBN: 9789759038533
Sayfa Sayısı: 374
Benim Delilerim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Elimde bomba, avazım çıktığınca iki kez haykırdım:
Yat! Yaaat!
Nasıl dehşetle bağırmışım ki çember olmuş subaylar birden yerle bir oldular. Bomba elimde, içi başka tür bombalarla dolu sandığa ters dönüyorum ki, öteki bombalar da patlamasın. Tam dönüşüm sırasında, gümmm... Ben yerdeyim, her yanımdan kanlar fışkırıyor. Ya sakat, ya yarım kaldıysam... Ölmedim diye bende bir üzüntü ve elbet çok büyük bir utanç... Size bu olayın daha müthiş biyanını anlatayım. Tabur komutanım Binbaşı Ziya Bey, bomba patladıktan sonra tepeye çıkmış, tabancası elinde haber bekliyor. Ne haberi? Subaylardan ölenler olursa, tabancasının namlusunu şakağına dayayıp tetiğe basacak. Çünkü benden sonra sorumlu o...
(Tanıtım Bülteninden)
Benim Delilerim Alıntıları - Sözleri
- Her ölenimizle bir parça da biz ölüyoruz.
- Hepimizin hiçbir zaman olmayacak olan sevgilisi,düşseldir, tasarımsaldır, salt düşüncelerde vardır, yani o bir hayaldir, bir melektir o...
- Başımla gönlümü edemedim eş Biri yetmişinde biri yirmibeş.
- Nice gerçekçi olursak olalım, kendimizi nice gerçekçiyiz diye aldatırsak aldatalım -bir işe de yaramaz ya- hepimiz kendimizi kandırdık, hâlâ da kandırmaktayız. Yaşamın güzelliği belki de kendimizi aldatmamızdadır; yoksa şiir olur muydu!
- Ben de bir gömücüyüm. Ancak benim aradığım, bulamadığım ve hiç bulamayacağım gömü, babamın aradığı türden bir gömü değil. Çocuklarımın da birer gömü arayıcıları olmasını diliyorum, salt kendi çocuklarımın değil, bütün çocukların... İşte onlar için yazdığım " GÖMÜ" şiiri: Babam Abdülaziz Efendi Yaşamınca bir gömü aradı Sanki gömmüş gibi kendi Yerini başkası bilmezdi Bulamadan aradığını Seksenüçünde tükendi Gömü arayıcılar soyundan gelirim Kimimiz altın arar kimimiz sevi Hepimizin gönlünde o düşlem evi Bulamayacağımı bilirim O olmayınca ararım Babam gibi bulamadan ölürüm Türümüz tükeniyor gittikçe oğlum Sürdür ata armağanı kalıtımızı Kurutma bu has damarı insan soyundan Olmasa da ara düşleyip bir gömü Yaşamak aramaktır içindeki gömüyü Vakıf 11 Nisan 1983
- Delilik salt bireysel bir olay değil, toplumsal delilikler, toplumsal isteriler de vardır. Bunun dünyada en büyük örneği Hitler Almanya'sının Nazizm dönemi. Türkiye'de de, o denli büyük olmamakla birlikte, birkaç kez toplumsal deliliğe tanık oldum. Toplumsal delilik başladı mı, akıllı kişiler deli sayılır, bu toplumsal deliliklerden biri, Tan gazetesi yıkıldıktan sonra yaşandı. O toplumsal deliliklerden birkaç örnek vereyim. Tan gazetesinin yıkıldığı gün, hemen o gün, sanki bütün aşevlerinde, en lüksünden en kıytırığına dek hepsine birden göksel bir buyruk gelmiş gibi, yemek listesindeki kırk yıllık " Rus salatası", " Amerikan salatası" olarak değiştirildi. Hâlâ bugün bile Rus salatasına, Amerikan salatası diyenler vardır. Bir örnek daha... O dönemde "Tan" sözcüğü, özellikle ticaret yaşamında çok modaydı. Tan İşkembecisi, Tan Berber Salonu, Tan Kıraathanesi, Tan Lokantası, Tan Lostra Salonu vb. gibi birçok Tan vardı, ne yana dönerseniz bir iki Tan görürdünüz. Tan gazetesi yıkılır yıkılmaz, bütün "Tan" ların ilk harfi değiştiriliverdi birden bire, " Can Pastahanesi", " Kan Birahanesi", " Şan Lokantası", " Han Berber Salonu", " An Kunduracısı", " Pan Terzihanesi" vb. gibi.
- Olmayan sevgili hep bir tasarımdır. Olan sevgiliyi, olmayan sevgili sanırız. Olan sevgilide, o olmayan sevgiliyi buluruz. Taaa ki, gerçekler kafamıza dank edene dek...
- Yaşamımızın bir dönemini yaşamamışsak, o yaşanmamış dönemi sonradan hep yaşamaya uğraşıp duruyoruz.
- Olmasa da ara düşleyip bir gömü Yaşamak aramaktır içindeki gömüyü.
- Çığlık içimde düğüm, çığlık gözümde yaş, bekle çocuğum yeni bir dünya için verdiğim savaş.
- Claude Roy, şöyle diyor: "Birazcık insan kalacak kadar kaçık olduğuma seviniyorum."
- En çok baskı yapan, en çok zart zurt eden iktidarlar, hep en güçsüz olanlardır.
- "Dün gece saat 9 suları, uykuya dalmadan düşümde ne gördüm biliyor musun ? hani 1959 sonlarında ben sana ilk defa Akşam gazetesine gelmiştim.gelmeden de sana telefon edip geleyim mi diye sormuştumda , sen niçin geleceksin demiştin, yani isteksizdin, ben de seni çok görmek istiyordum.senin yanına geldiğimde ,sen küçük siyah bir masada oturuyordun da , bana Gelincik sigarası vermiştin, sigaradan bir tane de sen almıştın, ben de kibrit çıkarırken , sen, bende de var falan demiştin...fakat ben sana karşı utangaç olduğumdan - yani öyle olduğumdan - konuşamamıştım da , bilmediğim bir nedenle gözlerim sulanmıştı. sen gidip içerden şapirografla yazılı, daha basılmamış bir yazını getirdindi de , ben okumak istediğimde okutmamıştın...Yanından ayrılırken de bana darılmamamı söylemiştin.İŞTE O GÜN ÜZERİNDE ÜTÜSÜZ KAHVERENGİ BİR GİYSİ VARDI.AYAKKABILARIN DA KAHVERENGİYDİ.AYRICA ÜSTÜNDE CEKET YOKTU DA , BEBE YAKALI KALIN KIŞLIK KAZAĞIN VARDI.İŞTE DÜN GECE YATARKEN O PANTOLONUNU GÖRDÜM.BİR DİZİ ESKİYİP ERİMİŞ...HAYROLSUN DİYE İÇ GEÇİRDİM.." (Mektubun yazım tarihi 1980 )
- — Bana göre en büyük ahlaksızlık, insanın insanı sömürmesidir. Sosyalizm de sömürüye karşı ve engel olduğu için, bana göre ahlaktır.
- Bir gece uygulamasından sonra, sabahleyin subayları toplamış, o geceki askeri uygulamanın eleştirisini yapıyordu. Gece yürüyüşleri üzerinde tartışılırken bir subaya birden, - Niçin insanlar geceleyin korkar? diye sordu. Yanıt yok. Sorusunu şu biçimde yineledi: İnsan niçin gündüz korkmadığı biyerde geceleyin korkar? Verilen yanıtı beğenmemiş olacak ki başkalarına da sordu. Sonunda sorusunu kendisi yanıtladı: Çünkü, geceleri karanlıktır. Karanlıkta insanlar görmez. Görmeyince çevresinde neler olduğunu bilmez. Korkunun nedeni bilgisizliktir. İnsan bilmediği şeyden korkar; bilirse korkmaz. Bilgisizlik korkmak demektir.
Benim Delilerim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Deliler, delilikler...: Aziz Nesin’in bu eseri yalnız çevremizdeki delileri görmemiz için sanat merceği tutmakla kalmıyor, kendi deliliklerimizi de sorgulatıyor bize... Her insanın az buçuk deli olduğu saptamasına, kitaptaki olaylara tanık oldukça, yürekten katılıyoruz. “Git be kardeşim işine, ben deli meli değilim!” desek bile... Kuşkusuz Türk edebiyatının ve dünya edebiyatının dev bir yazarı Aziz Nesin... Yalnız yazarı mı?Hayır! Dev bir eğitmeni, dev bir gözlemcisi, halkının, tüm insanlarının dev bir aşığı... Kitapta ben en çok Ahmed Arif’in deliliğine üzüldüm ve şaşırdım. Bazen büyük şiirler yazanların deliliği de büyük oluyor demek ki? Türkçemiz yer yüzünde var olduğu sürece hep okunacaktır Aziz Nesin. Bundan zerre kuşkum yok... (OKURYAZAR)
Öyle büyük bir zevkle okudum ki kitabı anlatamam. Zaman zaman güldüm, zaman zaman buruldum, kimi zaman kızdım... Ama en çok meraklandım. İsmini gizlediği, koruduğu ifşa etmediği nice deliyi merak ettim. O ünlü şairleri, ressamları bilmek istedim. Dönemle ilgili bilgi sahibi olsam rahatça tanıyabileceğim kanısındayım. #kitabın sonunda 2.ciltten bahsediyor. Basılmış bir devamı var mı? (F.Nur Avcı)
Aziz Nesin hayatının çeşitli evrelerinde tanıştığı, ilişki kurduğu kişilerde gözlemlediği delilikleri son derece akıcı ve etkileyici bir üslupla yazmış. Kendisini de bu delilerden ayırmamış tabii ki. Kitabı okurken ülkemizin 1940 lı yıllarından bu yana yaşadığı çalkantılı dönemlere ve olaylara da şahitlik ediyorsunuz. Otobiyografik bir kitap gibi görünse de bu yönüyle meraklılarına hitap edecek çok güzel bir eser olduğunu düşünüyorum. (Chilekesh)
Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.
Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
- Zübük
- Şimdiki Çocuklar Harika
- Ölmüş Eşek
- Nazik Alet
- Gözüne Gözlük
- Biz Adam Olmayız
- Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
- Yol
- Yokuşun Başı
- Yokuş Yukarı
- Sizin Memlekette Eşek Yok mu
- Tatlı Betüş
- İt Kuyruğu
- Koltuk
- Toros Canavarı
- Pırtlatan Bal
- Geriye Kalan
- Memleketin Birinde
- Havadan Sudan
- Gıdıgıdı
- Aferin
- Surname
- Merhaba
- Az Gittik Uz Gittik
- Ben de Çocuktum
- Yüz Liraya Bir Deli
- Yedek Parça
- Aşkım Dinimdir
- Sivas Acısı
- Fil Hamdi
- Zübüklüğün Sonu Yok
- Adamı Zorla Deli Ederler
- Anıtı Dikilen Sinek
- Kördöğüşü
- Bir Sürgünün Anıları
- İstanbul'un Halleri
- Yurt Gezileri
- İhtilali Nasıl Yaptık
- Hayvan Deyip de Geçme
- Deliler Boşandı
- Şehirden İndim Köye
- Memurlar Memurlar
- Gerçeğin Masalı
- Bay Düdük
- Hoptirinam
- Gol Kralı
- Bu Yurdu Bize Verenler
- Mahmut ile Nigar
- Ah Biz Ödlek Aydınlar
- İnsanlar Uyanıyor
- Tek Yol
- Leyla ile Mecnun
- Gözünüz Aydın Efendim
- Bir Tutam Aydınlık
- Nutuk Makinesi
- Hangi Parti Kazanacak
- Ah Biz Eşekler
- Yeşil Renkli Namus Gazı
- İnsanlar Konuşa Konuşa
- Büyük Grev
- Benim Delilerim
- Nah Kalkınırız
- Poliste
- Damda Deli Var
- Şimdi Avrupa
- Sosyalizm Geliyor Savulun
- Rüyalarım Ziyan Olmasın
- Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
- Okuma Güncesi
- En Masumlar İçerde
- Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
- Mahallenin Kısmeti
- Yetmiş Yaşım Merhaba
- Bütün Oyunları - 1
- Bütün Oyunları 2
- Halimiz Hal Değil
- Borçlu Olduklarımız
- Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin'den Sıra Dışı
- % Kaç Aptalız
- Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
- Aşk Şiirleri
- Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim
- Çuvala Doldurulmuş Kediler
- Kalem Yapın Beni Kalem!...
- Eğitim Üstüne
- Batı'ya Giden Yoldayız
- Bir Koltuk Nasıl Devrilir
- Vatan Sağolsun
- Seyyahatname
- Türkiye Şarkısı Nazım
- Okuduğum Kitaplar
- Korkudan Korkmak
- Salkım Salkım Asılacak Adamlar
- Üçü Birden
- Bütün Şiirleri 1
- Kazan Töreni
- Bütün Şiirleri 2
- Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
- Hayvanlar Takımı
- Maçinli Kız İçin Ev
- Sondan Başa
- Sora Sora Cennet Bulunur
- Uyusana Tosunum
- Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
- Hazret-i Dangalak
- Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
- Mum Hala 1
- Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
- Sanat Yazıları
- Gülmekten Öldüren Öyküler-1
- Gülmekten Öldüren Öyküler 2
- Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
- Mum Hala 2
- Soruşturmada
- Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
- Herkesin İşi Gücü Var
- Suçlanan ve Aklanan Yazılar
- Arkadaşım Badem Ağacı
- Bir Dokun Bin Dinle
- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
- Unutulmayan Rüyalar
- Bekârlık Sultanlıktır
- Irak ve Mısır
- Taşlamalar
- Çocuklara En Güzel Masallar
- Aziz Dede'den Masallar
- Nasrettin Hoca Gülütler
- Okullar İçin Kısa Oyunlar
- Sporcu Milletiz Vesselam
- Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
- Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük
- Bayan Aynur ile Bay Buyur
- Bilmem Ne Adası
- Bir Vicdan Davası
- Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
- Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
- Aşk Öyküleri
- Aydınlar Üstüne
- Büyüklere Masallar 1
- Büyüklere Masallar 2
- Türkiye Toplumu ve Demokrasi
- Bütün Oyunları - 3
- Bütün Oyunları 4
- Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
- Tut Elimden Rovni
- Erkek Sabahat
- Çiçu
- Hadi Öldürsene Canikom
- Dört Kitap Tek Ciltte
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
- Azizname
- Saçkıran
- Gübre Kralı
- Şiirin Tam Zamanıdır
- Biraz Gelir misiniz?
- Bir Aşk Var Bir De Ölüm
- Hoşça Kalın
- Bişey Yap Met
- Qum Qalalar
- Hekayələr
- Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
- Gülmece Öyküleri 9
- Bizim Memleket
- Gülmece Öyküleri 5
- Gülmece Öyküleri 2
- Memleketin Birinde - Hoptirinam
- Deniz Aslanı
- Baba Mirası
- Berber Nonoş
- Gülmece Öyküleri 3
- Üç Kitap Birarada
- Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
- Gülmece Öyküleri 8
- Aziz Nesin Bütün Kitapları
- Kendini Yakalamak
- Boyalı Tilki Masalı
- İstanbul'dan Ne Haber
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
- Seçilmiş Satırlar
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
- Sosyalizm Geliyor Savulun
Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
- İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
- Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
- Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
- Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
- Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
- Ayağını sıcak tut, başını serin, Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)
- Önce bir sayımdöküm yapmalıyım Neleri götüreceğim Geri dönüp alamam Kendimden hiç bırakmamalıyım geride Gölgemi de gölgesizliğimi de Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım Benimle olmalı üzünçlerim acılarım Utançlarım gözyaşlarım Söyletilmeyen şarkılarım Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük Zaman zaman kurnazlıklarım Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam En değerli varlıklarım Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım Ne kalır benden geriye Hiç O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
- Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
- Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
- "Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır. Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.' ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
- Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi? Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk? Olmaz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bilirim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim. Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim? Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
- Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
- "Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur. Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..." | (Ah Biz Eşekler)
- Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar, — Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar? — Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!.. — Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar? — Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle... — Sizde demokrasi var mı? — Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
- İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
- Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
- "Ben ölmüşüm baba, neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
- “İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
- Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
- İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)
Yorumlar
0 yorum