Kitap Künyesi
Yazar: Umberto Eco
Çevirmen: Kemal Atakay
Orijinal Adı: Cinque Scritti Morali
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750734441
Sayfa Sayısı: 104
--reklam--
Beş Ahlak Yazısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Umberto Eco, ahlaksal hesaplaşma niteliği taşıyan beş yazısını "Beş Ahlak Yazısı" adı altında toplamış. Kitabın ilk yazısı, "Savaşı Düşünmek", Körfez Savaşı'ndan yola çıkarak, geleneksel savaşlarla modern savaşların bir karşılaştırılması ve modern savaşı anlama çabası. "Ebedi Faşizm", Mussolini İtalya'sında faşizmi yaşayan çocuk Eco'nun anılarından faşizmin "ebedi" niteliklerini çözümlemeye geçen yetişkin Eco'nun neredeyse değişmez faşist belirtileri ortaya koyuşu. Üçüncü yazı "Basın Hakkında", İtalya basınının 1950'lerden bu yana geçirdiği dönüşümü ele alan, ama basına ilişkin genel değerlendirmeler içeren bir yazı. Dördüncü yazı, "Öteki Sahneye Girdiğinde", herhangi bir dinsel inanç sistemine bağlı olmaksızın bir insanın nasıl bir ahlak yaratabileceğinin araştırılması -kısacası, Türkiye açısından son derece güncel bir konu olan "laik ahlak'ın temellendirilmesi çabası. Ve son yazı "Göçler, Hoşgörü ve Hoşgörülemezlik" 2000 yılının en temel uluslararası sorunu göç olgusunu, Batı-Doğu toplumları arasındaki geleceğe yönelik ilişkilerin nasıl bir gidiş göstereceğini düşünme çabası. Türk toplumunu da yakından ilgilendiren beş sorun, beş ahlaksal hesaplaşma.
(Arka Kapak)
--reklam--
Beş Ahlak Yazısı Alıntıları - Sözleri
- ''...herkesin ödün vermeksizin bize asla bakmamaya ve yokmuşuz gibi davranmaya karar verdikleri bir cemaatte yaşasak ya ölür ya da çıldırırdık.''
- Kimi zaman bir filozofu felsefe yapmaya, bir yazarı yazmaya iten yegâne şeydir: Bir biçimde inandığımız ya da bize güzel görünen bir şeye daha sonraki kuşakların da inanmasını veya onların da o şeyi güzel bulmalarını sağlamak için bir şişe içinde bir mesaj bırakmak.
- Çünkü kimi zaman bazı sorunları çözümsüz olduklarını ortaya koyarak çözmek zorunda kalır insan.
- Hoşgörüsüzlük, her tür öğretiden önce vardır. Bu açıdan hoşgörüsüzlük biyolojik köklere sahiptir, çoğu zaman yüzeysel duygu-heyecan tepkilerine dayanır – bizden farklı olan insanlara tahammül edemeyiz: Derilerinin rengi farklı olduğu için, anlamadığımız bir dili konuştukları için, kurbağa, köpek, maymun, domuz, sarmısak yedikleri için, dövme yaptırdıkları için…
- En tehlikeli hoşgörüsüzlük, herhangi bir öğreti var olmadığı için ortaya çıkan, ilkel itkilere dayalı hoşgörüsüzlüktür. Bu yüzden, rasyonel argümanlarla eleştirilmesi ve frenlenmesi olanaksızdır.
- İnanç çatışmalarında, üstün gelmesi gereken iki tutum vardır: sevgi ile sağduyu.
- Ne var ki, bastırma nevroza yol açar. Uzlaşma, iyi niyetle kendi savaşımlarını veren herkese anlayış ve saygı göstermek anlamına geliyorsa, bağışlamak unutmak anlamına gelmez.
- Kurtuluş, değişik görüşlerden insanların ortak eylemiydi.
- Düşünmek, Doğrucu Davut rolünü oynamak demektir.
- " Gün geçmiyordu ki, karşısındaki kişinin beklentilerine aykırı görüş öne sürenler hain entelektüel damgası yemesin, ya savaşsever kapitalist yanlısı oluyordunuz, ya Arapsever barış yanlısı.
- Çanların kimin için çaldığını sormayalım kendimize.
- Çünkü ağırlık "ağırlık olması nedeniyle bir yöne eğimli, bir yöne eğimli olması nedeniyle de bağımlıdır... ve inmek ister, çünkü bir sonraki nokta alçaklık açısından her defasında onu tutan alçaklığı aşar... Ağırlık asla yolundan döndürülemez".
- Buna karşılık, bizi ilgilendirmesi gereken ve yalnızca binlerce yurttaşımız onlarla bir şeyler kurmakta olduğu için değil, toplumumuzun geleceği de o insanların gelişimiyle, sorunlaıyla yakından bağlantılı olduğu için basının daha çok söz etmek zorunda olduğu milyarlarca insan var.
- En tehlikeli hoşgörüsüzlük, herhangi bir öğreti var olmadığı için ortaya çıkan, ilkel itkilere dayalı hoşgörüsüzlüktür. Bu yüzden, rasyonel argümanlarla eleştirilmesi ve frenlenmesi olanaksızdır.
- Ve inanç çatışmalarında, üstün gelmesi gereken iki tutum vardır : sevgi ile sağduyu.
--reklam--
Beş Ahlak Yazısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap 5 bölümden oluşmaktadır. 1. Bölüm: Savaşı Düşünmek Geçmişte yaşanan savaşlar ve nedenleri ile günümüzdeki teknolojinin gelişmesiyle birlikte değişen savaş kavramını çarpıcı örneklerle karşılaştırıyor. Her türlü bir savaşta mutlaka bir kaybın olduğunu çözümün savaş olmayacağını vurguluyor. . 2. Bölüm : Ebedi Faşizm Çok detaya girmeyeceğim zira bu bölüm bilgiler ile dolu. Kök faşizm kavramını derinlemesine irdelemiş. . 3. Bölüm: Basın Hakkında: Başta İtalyan olmak üzere diğer birçok ülkenin basın gelişimini tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor. . 4. Bölüm: Öteki Sahneye Girdiğinde: Bir inanca sahip insan ile sahip olmayan birinin arasındaki düşünce, duygu ve yaşam farklılıkları anlatılmış. . 5. Bölüm: Hoşgörü ve Hoşgörülemezlik: Göç olayının doğu ve batı toplumları arasındaki ilişkisinden bahsetmektedir. . Kitabı ikinci okuyuşumda farkettim ki bir kere daha okusam kaçırdığım yerlerin olduğunu keşfedeceğim. Ufkunuzu açıp farklı bakış açısı kazandıracağını düşündüğüm bu eseri okumanızı tavsiye ederim. . Hiç yapmadığım birşey olarak kitaptan altını çizdiğimiz bir kaç satır yazmak istiyorum. Bunlar kitap hakkında bilgi verir fakat içinde yazdıklarıma benzer çok sayıda düşünmeye iten fikirler mevcut. . "İnsanların on binlerce yıl boyunca istikrarsızlık durumlarının çözümü olarak savaşa başvurmuş olmaları, aynı dönemde psikolojik dengesizliklerini çözmek için alkole veya aynı yıkıcı etkiye sahip maddelere başvurmaya karar vermiş olmalarından daha büyük bir kanıt oluşturamaz." . . "Savaş, savaşın yapılma nedenleriyle çelişki içindedir." . . "İnançsız biri olarak, anlamsız olacak ölümünüze nasıl anlam verebiliyorsunuz?" diye sordum. . (Mimir)
Umberto Eco yine yapmış yapacağını elinizden duseremeyeceginiz bir kitap daha mutlaka okuyun kitabı nasıl başladı nasıl bitti anlayamadım bile kesinlikle okuyucuyu kendisine bağlıyor (Aydın Onur Cebeci)
İkibinçoklu yıllar...: Bilinçli okurlar için bir hayli bilgi saklı bu kitapta. Öyle aralarda okuyayım tarzında bir kitap değil. Özel, sessiz bir zaman ayırarak okumak gerek. Umberto Eco'nun okuduğum ilk kitabı oldu. Tarih var içerisinde, siyaset var, hoşgörülemiş medeniyetler var. Çok şey beklemiş Eco 2000'li yıllardan: evrenin ve evrimleşmiş insan türünün bilinmeyenleri belki de onun umduğu gibi aydınlatılamadı henüz. Umarım, ikibinçoklu yıllar sanılanın aksine mucizeleriyle karşılar bizi. (İlknur)
--reklam--
Beş Ahlak Yazısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Umberto Eco - Beş Ahlak Yazısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Beş Ahlak Yazısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Umberto Eco Kimdir?
Umberto Eco (d. 5 Ocak 1932, Alessandria), İtalyan bilim adamı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve düşünür. Takma ismi Dedalus'tur.
Dünya kamuoyunun gündemine Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi romanlarıyla giren İtalyan yazar, aynı zamanda Orta Çağ estetiği ve göstergebilim dalının ustalarındandır. Eco, 1971'den bu yana Bologna Üniversitesi'nde profesör olarak çalışmaktadır ve yapısalcılık sonrası göstergebilim gelişmelerine önemli katkılarıyla tanınmaktadır. Eco, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Thomasçılık akımı ve bu akımın estetik anlayışı üzerine yaptı. Tarihçi, filozof, Orta Çağ uzmanı, James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış bir yazar. Yazarın ilk romanı Gülün Adı 1980'de yayımlandı. 1962'de Torino Üniversitesi'nde doçent, 1969'da ise Floransa Üniversitesi'nde görsel iletişim dalında profesör oldu. 1971'de Bologna Üniversitesi'ne geçti ve 1975 yılında bu üniversitenin Gösteri ve İletişim Bilimleri Enstitüsü'nün başına getirildi.
Eco'nun çalışmaları 1960'ların ortasından itibaren avantgarde yapıtlara, kitle kültürüne yönelmiştir. Son dönemlerde ise, güncel olay ve olguları da ele alan çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar arasında edebiyat eleştirileri, tarih ve iletişim yazıları önemli bir yer tutmaktadır. Eco özellikle tarih bilgisiyle süslediği eserlerinde tam bir ustalık gösterir. Özellikle Baudolino adlı eserinde Bizans ve IV. Haçlı Seferi hakkındaki anlatılar sürükleyicidir.
Roland Barthes'tan sonra, "ayrıntıların anlamı" ya da "ayrıntıların sosyolojisi" adı verilen bir anlayışın önemli köşe taşlarından birisi olan Umberto Eco'nun pek çok eseri Türkiye'de yayınlandı.
Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve İngiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entellektüeli listelerinde, 2005 yılında 2., 2008 yılında 14. sırada yer almıştır.
--reklam--
Umberto Eco Kitapları - Eserleri
- Gülün Adı
- Foucault Sarkacı
- Sıfır Sayı
- Prag Mezarlığı
- Baudolino
- Beş Ahlak Yazısı
- Tez Nasıl Yazılır?
- Yanlış Okumalar
- Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın
- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti
- Önceki Günün Adası
- Yorum ve Aşırı Yorum
- Somon Balığıyla Yolculuk
- Ortaçağ'ı Düşlemek
- Cecü'nün Yer Cüceleri
- Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi
- Günlük Yaşamdan Sanata
- Düşman Yaratmak
- Genç Bir Romancının İtirafları
- Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik
- Çirkinliğin Tarihi
- Ortaçağ 1
- Güzelliğin Tarihi
- Felsefe Tarihi-1
- Budalalıktan Deliliğe
- Antik Yunan
- Açık Yapıt
- Edebiyata Dair
- Ortaçağ 2
- Antik Yakındoğu
- Efsanevi Yerlerin Tarihi
- Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı
- Popüler Roman Kahramanları
- Ortaçağ 4
- İnanç ya da İnançsızlık
- Devlerin Omuzlarında Milano Dersleri
- Yengeç Adımlarıyla Sıcak Savaşlar ve Medyatik Popülizm
- Nişanlılar
- Ortaçağ 3
- Mimarlık Göstergebilimi
- Esperanto ve Çokdilli Bir Gelecek
- 16. Yüzyıl Rönesans Çağı
- Antik Roma
- Ertelenmiş Kıyamet
- Alımlama Göstergebilimi
- Felsefe Tarihi 3
- Bitkisel Hafıza ve Bibliyofili Üzerine Diğer Yazılar
- Esselər
- Experiences in Translation
- Turning Back the Clock
- Zamanların Sonu Üstüne Söyleşiler
--reklam--
Umberto Eco Alıntıları - Sözleri
- Kendisi gibi zorbalara yardım ediyor, her türlü suçu işliyordu ve bütün bu kötülükleri de kendi zevki için yapıyordu. Size hangi kötülükleri, ne şekilde ve kaç kez yaptığını tam olarak söylemem olanaksız, ama onun nasıl biri olduğunu bugünkü koşullarda soyleyecek olursak, yasadışı örgütlerle uyuşturucu ticareti yapan ve gizli baskınlar düzenleyerek soygunlara karışanı biri olduğunu varsayabiliriz. Ve ayrıca, hakimleri ve devlet çalışanlarını satın aldığından (ki o zamanlar yolsuzluklar almış başını gidiyordu) hiç kimse onu hapse atmayı başaramıyordu. Onu tanımanız için yeterince açıklayıcı oldu mu? (Nişanlılar)
- “Nesnenin güzelliğini belirleyen şey, bilen öznedir.” (Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik)
- "İlk romanımı yazdığım sırada birkaç şey öğrendim. İlki şu: "İlham", sanatsal açıdan saygın görünebilmek için hilebaz yazarların başvurduğu kötü bir kelimedir.Eski bir söz vardır,dehanın yüzde onu ilham,yüzde doksanı terdir,der.Fransız şair Lamartine'in en iyi şiirlerinden birini nasıl yazdığından sıkça söz ettiği söylenir: Bir gece ormanda gezinirken şiirin ani bir ilhamla, aklına eksiksiz geldiğini öne sürermiş.Ölümünden sonra çalışma odasında o şiirin pek çok versiyonunu bulmuşlar,yıllar boyu yazıp yazıp düzeltmiş şiirini. (Genç Bir Romancının İtirafları)
- Hakiki bir şeylerin varlığına olan inanç, insanoğlunun hayatta kalması açısından elzemdir. Eğer birileri bizimle konuşurken doğru veya yanlış konuştuklarından emin olmasak, ortak hayat mümkün olmazdı. Bir kutunun üzerinde "Aspirin" yazıyorsa, striknin içermeyeceğinden de emin olamazdık. (Düşman Yaratmak)
- Bir yapıt, yapıt olarak kaldığı sürece açık bir yapıttır, bunun ötesinde açıklık yalnızca gürültü olur. (Açık Yapıt)
- Sıradan insan, öğrenmeyi reddeder fakat oğlunu okutmaya kararlıdır. (Yanlış Okumalar)
--reklam--
- Ancak modern dünyanın kastettiği anlamda Avrupa’dan söz edebilmek için, Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasını ve Romalı barbar krallıkların doğuşunu beklemek gerekecektir. (Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı)
- Kitle insanının başlıca özelliği bilme aşkıdır,bilgiye düşkünlüğüdür. (Yanlış Okumalar)
- Derin bir üzüntü yaşadığınız bir sırada, bir komedi filmi gördüyseniz, kişinin böyle bir durumda eğlenmesinin çok güç olduğunu bilirsiniz; bununla da kalmaz, aynı filmi yıllar sonra yeniden görüp, gene gülmeyebilirsiniz, çünkü her görüntü size ilk deneyiminizdeki üzüntüyü anımsatacaktır. (Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti)
- Aristoteles'e göre hem bireyin hem de şehrin en üstün iyiliği mutluluktur (eudaimonia), mutluluk da insanın kendine özgü yetenekleri mümkün olabilecek en iyi şekilde icra etmesi, yani erdem (aretē) veya mükemmelliktir. İnsan sadece zihne (dianoia) değil, en iyi şekilde uygulanmaya alışılınca karakteri (ēthos) oluşturan yeteneklere de sahip olduğundan, erdemleri zihinsel (zihnin mükemmelliği) ve ahlakidir (karakterin mükemmelliği). (Felsefe Tarihi-1)
- Bu profesyonel çevre kısa süre içinde yeni bir klasisizm akımını teşvik eden elit kültüre dönüşür. XIII ile XIV. yüzyıllar arasında İtalya'nın tamamında rastlanan bu türden sayısız örnek arasında Friedrich döneminde Sicilya'da Pier delle Vigne (1190-1249), Napoli'de Paolo da Perugia (?-1348), Roma'da Landolfo (1250-1331) ve Giovanni Colonna (1298-1343), Toscana'da da Geri d'Arezzo (1270-1339) yer alır. Ancak klasik yazarların yeniden rağbet gördüğünün en önemli göstergeleri, özellikle Alp Dağ larının kuzeyindeki kültürle doğrudan temasla, saygın üniversiteler(Bologna ve Padova) ve zengin kitap koleksiyonlarının (Verona Din Meclis Kütüphanesi ile Pomposa Manastır Kütüphanesi) katkısıyla giderek canlanan Lombardiya-Veneto bölgelerindeki şehir devletlerinde görülür. Özellikle Padova, hakim Lovato Lovati (1241 -1309) ile çevresinin antikçağ ve filoloji alanlarında yürüttüğü araştırmaları temel alan ve hümanizm belirtileri göstermeye başlayan bir estetiğin yayıldığı bir merkez haline gelir. Kısaca antikçağ tutkusu olarak tanımlanabilecek rotayı Lovato belirler; bu sürece unutulmuş metinlerin yeniden keşfe dilip uyarlanması da (Catullus, Lucretius, Martialis, Propertius, Tibullus, Valerius Flaccus'un eserleri, Livius'un IV. kitabı, Horatius'un Carmina'si [Şiirler), Ovidius'un Ibis'i, Seneca'nın trajedileri, Statius'un Silvae eseri), Titus Livius'un kitabesinin ve Padova'nın efsanevi kurucusu Antenor'un mezarının günışığına çıkarılıp gerçekliğinin ka nıtlanması da dahildir. Böylece klasik yazarların taklidi yoluyla, Latin şiirinin yerel dillerdeki şiire üstünlük sağlaması amaçlanır. (Ortaçağ 3)
- ... fiziksel anlamda anı, bir kayıttır, düzeni korunan, deyim yerindeyse dondurulmuş bir organizasyondur. (Açık Yapıt)
- ''...herkesin ödün vermeksizin bize asla bakmamaya ve yokmuşuz gibi davranmaya karar verdikleri bir cemaatte yaşasak ya ölür ya da çıldırırdık.'' (Beş Ahlak Yazısı)
--reklam--
- Vanitas vanitatum .. dixit Eccelesiastes . Vanitas vanitatum et omnia vanitas (Yengeç Adımlarıyla Sıcak Savaşlar ve Medyatik Popülizm)
- Hayvanlar kurtarılmaya değsin diye onları insansılaştırıyor, oyuncaklaştırıyoruz. Kural olarak yabanıl ve etobur olsalar bile, hayatta kalmaları gerektiğini kimse söylemiyor. Hayır, onları sarılabilinir, gülünç, iyi huylu, uysal, bilge ve terbiyeli yaparak saygınlık kazandırıyoruz. (Somon Balığıyla Yolculuk)
- Sık sık, kitaplarımın olduğu bir odaya girer ve onlara sadece bakarım, tekine bile dokunmadan. Ne olduğunu ifade edemeyeceğim bir şey geçer bana. Hem kafa karıştırıcı hem de iç rahatlatıcı bir durumdur. (Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın)
- Günün birinde herkes bir gezegenden ötekine yolculuk yapabilsin diye yıldızları fethetmek istiyorlarmış; çünkü Dünya artık çok sıkışık bir yer haline gelmiş ve kalabalık gitgide artıyormuş. (Cecü'nün Yer Cüceleri)
- "Savaş patlamak üzereydi ,bu durumda pencereyi karartıp radyoya yapışmak mı gerekiyordu ??? ... "Radyonun sesini kıs lütfen yüreğimin atışını duymak istersen " (Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi)
- çünkü her gerçek her kulağa göre değildir (Gülün Adı)
- Gerçekten de, unutmanın iyi olacağı bir şeyin üstünde gereğinden çok düşünüp durmaktansa, elinden gelirse unutmak en iyisi. (Gülün Adı)
Yorumlar
0 yorum