Kitap Künyesi
Yazar: Abdurrahim Karakoç
Yayın Evi: Kadim Yayınları
İSBN: 9789759000646
Sayfa Sayısı: 144
--reklam--
Beşinci Mevsim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Beşinci Mevsim
Düştü can evime dördüncü cemre
Dünyayı üçüncü gözümle gördüm.
Dört yüz seksen beş gün çekti bir sene
On altıncı aya takvimsiz girdim.
Aynalara baktım korku gösterdi
Saatler her sabah kırkı gösterdi
Namlular, nişanlar Türk'ü gösterdi
Hayatım boyunca hedefte durdum.
Gül sundum yediler, koklamadılar
Armağan can verdim saklamadılar
Gittim; gelir diye beklemediler
Kaybolan gölgemi yollara sordum.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Beşinci Mevsim Alıntıları - Sözleri
- "Ölüler toprağa gömülür, hatıralar yüreğe. Toprak mı daha vefalı yürek mi bilmiyorum.. "
- İNCİTME Gölgesinde otur amma Yaprak senden incinmesin. Temizlen de gir mezara Toprak senden incinmesin. Yollar uzun, yollar ince Yol kısalır aşk gelince Yat kurban ol İsmail’ce Bıçak senden incinmesin. Burdayım de ararlarsa Doğru söyle sorarlarsa Tabutuna sararlarsa Bayrak senden incinmesin. İl göçsün göçtüğün vakit Yol yansın geçtiğin vakit Suyundan içtiğin vakit Irmak senden incinmesin. Toz konmasın sakın sana Hakkı geçer halkın sana Gücenmesin yakın sana Uzak senden incinmesin.
- "Adamlıkla aptallığın eşdeğerde sayıldığı çarpık bir dönemde yaşıyoruz."
- Sevdiklerim teker teker Gitti gelmedi bir daha
- " Yarınlar bu günden daha güzel olacak. "
- Hatıralar viranesinde bekleyen çaresiz bir garip..
- "Bizim de yüreğimiz vardı, sevmesini bilirdik."
- Sözünde durmayan adam olamaz.
- Eteği tutuşmayan yangından bi haber.
- Durmadan düşünüp durdum dün gece.
- ...insanlar mezardaki ölülerden daha yalnız olduklarını idrak edemeden mezara giriyorlar.
--reklam--
Beşinci Mevsim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Abdurrahim Karakoç'u birçok şairden ayrı tutan en önemli yanı, kalemini kılıçtan daha keskin kullanmasıdır. Karakoç'un şiirlerinde basit gibi görünen öyle derin ifadeler vardır ki, Beşinci Mevsim de olduğu gibi içine girip anlam denizinde ilerlediğinizde nice farklı boyutlarla karşılaşırsınız. Şiirlerini okuduğunuzda suskun kalmış ve unutulmuş kekik kokulu nice kelimelerle tanışır, can çekişen bazı kelimelerin de yeniden hayat bulduğunu görürsünüz. Onun şiirlerinde söylemek isteyip de dile getiremediğiniz duyguları bulursunuz. Anadolu insanının çekmiş olduğu sıkıntılar, uğramış olduğu haksızlıklar, garibanın ikinci sınıf insan muamelesi görmesi, demokrasi maskaralığı, siyasi dava kimliği altında kişisel menfaatler, yalan haber yapan medya patronları ve bunlara alkış tutan sürü zihniyet için hiciv şiirleri yazmaya başlamıştır. Yapılan yanlışlıkları şiirlerinde ve taşlamalarında anlatarak yol göstermeye çalışan Abdurrahim Karakoç Anadolu insanından da büyük taktir toplamış, dünün, bugünün ve yarının şairlerindendir. Öldükten sonrada bırakmış olduğu eserler ile hizmet etmeye devam ettigini gördüğümüz önemli yazar ve şairlerimizden biri olarak yaşamaya devam edecektir. Sevgi, saygı ve özlemle... (Yağmur Güler)
Kitap nesir ve manzum şeklinde ilerlemiş. Önce nesir olarak açıklama yapılmış daha sonra şiirle durum taçlandırılmış. Üstadın şiirlerinde etkili olduğu kadar düzyazısının da etkileyici olması beni bir kez daha kendisine hayran bıraktı. Özellikle o dönemlerde sorun yaşayan Azerbaycanlı kardeşlerimizin çektiği sıkıntıları güzelce tahlil edip bizlere mükemmel usluyla nesir ve manzum olarak yansıtması fazlasıyla etkileyiciydi. Bir de üstadın kirli dünyaya yeni doğacak günahsız bebeğe şiirdeki seslenişi çok hoşuma gitti Şöyle ki şiirde hem insanın bebekken masumluğu vurgulanmış hem de bu kadar masumken insanın dünyanın ihtiraslarına dalarak kirlenmesini mükemmel şekilde anlatılmıştır Güzel bir eserdi. Okuyan hakikat arayıcılarına selam olsun. (Ahmet Karaağaç)
Hani bir söz var ya "dost acıyı tatlı söyleyendir." diye işte o dost Abdurrahim Karakoç bence. Keyifle okudum, gönül ferahlatanlardan, yönünü kaybedenlere abi edasıyla yolunu gösterenlerden sayın Karakoç sanki o karşımdaydı da ben dinledim öyle canlı öyle samimi çok sevdim çok. Ruhuna rahmet olsun. (Funda Enes)
--reklam--
Beşinci Mevsim PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Abdurrahim Karakoç - Beşinci Mevsim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Beşinci Mevsim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Abdurrahim Karakoç Kimdir?
1932 yılının Nisan ayında Kahramanmaraş'ın, Ekinözü ilçesinde dünyaya geldi. Dedesi, babası ve kardeşleri de şair olduğu için küçük yaşlarda şiire merak sardı. İlk yazdığı şiirleri iki kitap olacak hacimdeyken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazdıklarını 'Hasan'a Mektuplar' ismi altında 1964 yılında yayımlandı.
1958 yılında bulunduğu kasabada belediye mesul muhasibi olarak memuriyete girdi. 1981 yılının mart ayında emekli oldu.
Mücadeleci şiirlerinin çokluğu şartlardan kaynaklanmaktadır. 27 Mayıs Darbesi, zinde güçler, demokrasi maskaralığı ve haksızlıklar hiciv şiirlerini besledi. Yaklaşık otuz defa mahkemeye verildi, bütün suçlamalardan beraat etti. Avukat tutmadı, hep kendi kendini savundu. Hiçbir iktidarla barışık olmadı.
1985 yılında gazetecilik yapmaya başladı. Büyük Birlik Partisi'nin kuruluşunda yer aldı ve siyasete girdi. Sonra siyasetten ayrıldı.
İlk şiiri ilkokul sıralarında Elbistan'da çıkan Engizek gazetelerinde yayınlandı. Hece vezniyle aşk, gurbet ve sosyal temalı şiirler yazdı. Taşlamalarıyla ünlendi.
Şiirlerini Âşık Mahzuni, Musa Eroğlu gibi sanatçılar bestelemişlerdir. Mihriban türküsü Abdurrahim Karakoç'undur. Karakoç, şiirleri yanında, ironik yazılarıyla da tanınmıştır. Yazıları Akit, Yeni Düşünce, Yeni Hafta ve Gündüz gazetelerinde yayınlandı.
Karakoç, 7 Haziran 2012 tarihinde, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde yoğun bakımdayken vefat etti. Ankara Keçiören'deki Bağlum semt kabristanına defnedildi
Şiirleri:
Hasan'a Mektuplar (1964),
Haberler Bülteni (1967),
Hasan'a Mektuplar ve Haberler Bülteni (1969),
El Kulakta (1969),
Bütün Şiirleri (1973),
Vur Emri (1972),
Kan Yazısı (1977),
Şiirler (1981),
Suları Islatamadım (1980),
Kar Sesi (1983),
Dosta Doğru (1984),
Beşinci Mevsim (1986),
Gökçekimi (1991),
Akıl Karaya Vurdu (1994).
Yazıları:
Düşünce Yazıları (1990),
Çobandan Mektuplar (1996).
--reklam--
Abdurrahim Karakoç Kitapları - Eserleri
- Çobandan Mektuplar
- Kan Yazısı
- Beşinci Mevsim
- Dosta Doğru
- Gökçekimi
- Vur Emri
- Suları Islatamadım
- Akıl Karaya Vurdu
- Yasaklı Rüyalar
- Parmak İzi
- Gerdanlık 1
- Gerdanlık 2
- Gerdanlık 3
- Bütün Şiirleri
- Düşünce Yazıları
- El Kulakta
- Gönül Bahçesinden Şiir ve Hikayeler
- Hasan'a Mektuplar
- Gerdanlık 5
- Gerdanlık 4
--reklam--
Abdurrahim Karakoç Alıntıları - Sözleri
- Zaaf, ruh kamburluğudur. (Çobandan Mektuplar)
- ¶¶ İnsanlar içinde ahmak tükenmez evlat ¶¶ (Gerdanlık 2)
- Uykular daraltılıp, düşler sansürlenmeli... (Gerdanlık 2)
- Şartlanmış bir kafanın kaynak yapılmış bir metalden farkı nedir? (Düşünce Yazıları)
- Semada yıldızların uykuya yatma vakti İster ay batarken gel, ister gün doğarken gel! (El Kulakta)
- Bizi nefsimize hadim etme ya Rab. (Gerdanlık 1)
- Hürriyeti çiğnenen gönül hatır dinlemez, Aşk ile serden geçen balta satır dinlemez. İsterse muhatabı beş fakülte bitirsin, Doktora yapmış diye eşek katır dinlemez... 25.08.2009 (Gerdanlık 5)
- Buz tutmuş saçaklarda kışı seyrediyoruz, Sokakta yem arayan kuşu seyrediyoruz. İçler kapalı mekân, çok uzaktır gözlere. Kolay geldiği için dışı seyrediyoruz... 16.01.2008 (Gerdanlık 5)
- Öyle bir devir ki, sakar mı sakar; Dışı da, içi de hep bizi yakar.. (El Kulakta)
- Hayatın boyunca kaç yokuş çıktın sen? Kaç defa susadın, kaç kez acıktın sen? Bayatlamış masal okuma sen bana, Kaç gönül kırdın, kaç Beytullah yıktın sen? 22.01.2008 (Gerdanlık 5)
- Her insan bir miktar hayal terzisi Ölçmektir, biçmektir, dikmektir işi Yeni yelken bekler, müsait rüzgar, Zaman denizinde umut gemisi... (Gerdanlık 3)
- Ne ayağım uydu, ne kafam uydu Belli... Ben bu çağın yabancısıyım. (Gökçekimi)
- Neredesin ey güzel aklım gel beni benden koru, Ötelere kaçma bahtım gel beni benden koru. İdrakimi düğümleme dost bildiğim kutlu gün, Yıkılsın sarayım tahtım gel beni benden koru... 30.10.2010 (Gerdanlık 5)
- Umudumuz uçtu gitti, çok yazık. (Parmak İzi)
- Yiğite servet yok yürekten gayri. (Hasan'a Mektuplar)
- İbret alacaksan sen kendinden al Bakkalda, pazarda satılmıyor ki, ibretin bedeli ne para, ne mal Teraziye konup tartılmıyor ki ... (Gerdanlık 1)
- Doğarsan üç günlük iş bulamazsın Acıkırsın, ekmek, aş bulamazsın Ucuz toprak, beleş taş bulumazsın Yaşamak rezillik, rüsvaylık demek (Bütün Şiirleri)
- Ey hanlar hanını halkeden Hancı! Bir yudum aşkınla doğdu bu sancı. Ey fakir ekmeği, Mümin inancı! Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun (Dosta Doğru)
- Kim biliyor? Kim biliyor? Kim bilir? (Hasan'a Mektuplar)
- Ben çamura batmış vicdandan korkarım. (Gerdanlık 1)
Yorumlar
0 yorum