Kitap Künyesi

Yazar: Muharrem Kaşıtoğlu

Yayın Evi: Özyürek Yayınevi

İSBN: 9786051773513

Sayfa Sayısı: 120

--reklam--

Beykoz Masalı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Her şey yavru martının ailesini kaybetmesi ile başladı...

Bilinmeze doğru çıktığı yolculuk onu Boğaz’ın İncisi’ne, İstanbul’un en güzel ilçelerinden birisi olan Beykoz’a sürükledi.

Yolunu ve yurdunu kaybeden yavru martıya sahip çıkan ve mihmandarlık yapan yaşlı ve bilge martı ile birlikte Beykoz’da büyük bir serüvene kanat açtılar.

Anadolu Feneri’nden Anadolu Kavağı’na, Paşabahçe’den Kanlıca’ya, Göksu’dan Polenezköy’e... Pek çok eşsiz güzelliğe şahitlik ettiler.

Verdikleri molalarda tarihin derinliklerine yolculuk yaptılar.

Bazen Ahmet Mithat Efendi oldular, bazen Orhan Veli... Bazen bir kasra kondular, bazen bir köprüye... Bazen bir tepeden baktılar Beykoz’a, bazen de bir kaleden...

Gündüzden uçup geceye kondular... Küçücük yüreklerinde çarpan umudun hayaliyle...

Beykoz Masalı Alıntıları - Sözleri

  • "dünyanın en güzel şehri İstanbul, İstanbul'un en güzel yeri Beykoz, Beykoz'un en güzel yeri benim yalımın olduğu yerdir." Ahmet Mithat Efendi

Beykoz Masalı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Beykoz Masalı: İlk olarak kitap çok güzel ve çok akıcı bir şekilde anlatıyor bunu ilkokulda okumuştum ve tekrar okuyacağım bence okumalısınız beğenirsiniz umarım !?., (Zehra Hatice Yılmaz)

️ Rüya şehrimiz, İstanbul 'da bu kez Beykoz' a uzanacağız. Minik bir martının gözünden #beykozmasalı dinlemeye hazır mısınız? . . ️ Bizim sevimli minik martımız, yuvadan uçma denemeleri yaparken, talihsiz bir olay sonrası ailesini kaybediyor ama bu kaybediş ona bilge martı ile tanışma şansı veriyor. Meraklı minik martımızla köprülerin üstünden uçup, feribotta simit avına çıkacağımız, Kanlıca 'da yoğurt yiyip, tarihi sıkılmadan dinleyeceğimiz macera dolu bir kitap sizleri bekliyor ️ . . ️ Küçük kitap kurtlarına bu güzel eser tavsiyemdir der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın (Deniz Kart)

Bu akşam sizlere çok beğenerek okuduğum bir çocuk kitabının paylaşımı ile geldim. Ne ara başladım ne ara bitirdim bilemedim. Bu arada yazarımızın daha önce bir kitabını okumuştum, orada 80 li yıllarda çocuk olmanın şahane olduğunu söylüyordu ama ben şimdiki çocukları özellikle de okuyabilecekleri böyle güzel kitaplar olması açısından kıskanıyorum. Bizim çocukluğumuzda böylesi kitaplar pek yoktu. Hem bilgi verip eğiten, hem de eğlendiren. Kitabı daha önce kızım okumuştu. Bugün de ben okudum. Okurken de kısa kısa notlar aldım. Çünkü bu çocuk kitabı gezi türünde yazılmış; boğazın incisi Beykoz ilcesini anlatıyor ; tarihi ve doğal güzellikleri ile. Üstelik edebiyata bile yer veriyor. Orhan Veli'nin şiirini görmek beni çok mutlu etti.. Tabiki bu anlatımda tarihî ve edebiyatla ilgili bilgileri çocukların anlayabileceği bir şekilde veriyor. Küçük yaşta çocukların tarihe ve edebiyata olan ilgilerini geliştirmede katkı sağlayacağını düşünüyorum. . . Afacan martı tam bir martı olma yolunda ilerleyebilmesi için uçmayı öğrenmelidir. Kardeşleri ile birlikte uçmayı öğrendiği gün kartalların saldırısında uğrarlar. Ve bizim afacan martı ailesinden ayrı düşer. O günün gecesinde kargaların misafiri olur. Uçmayı iyicene kavrayan martı artık kanatlanır ve ailesini bulmak için uçmaya başlar. Bu uçuşunda Beykoz'u gezer ve Bilge Martı ile tanışıp Beykoz'u gezer tanır. Bilge Martı ona mihmendarlık, rehberlik yapar. Aldığım notlara bakıyorum, bizim Afacan Martı sırasıyla Anadolu Feneri, Anadolu Feneri Köyü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Yoros Kalesi, Anadolukavağı, Midillili Ali Reis Camisi, Hz Yuşa Tepesi, Beykoz Kundura Fabrikası, Hünkar Kasrı, Ahmet Mithat Efendi Yalısı, Onçeşmeler, Beykoz Korusu, Paşabahçe, Hidiv Kasrı, Kanlıca, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Anadolu Hisarı, Polonezköy' û gezmiş ve biz okurlara anlatmışlardır. Bilge Martı insanların okuyarak öğrendiklerini ve kendisine anlattıkları ile bilge olduğunu, bu hususta özellikle Zülal öğretmenin katkısının büyük olduğunu söylüyor. Okuyup öğrenen nesiller için güzel kitaplar hep olsun. (nusya)

Beykoz Masalı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Muharrem Kaşıtoğlu - Beykoz Masalı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Beykoz Masalı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Muharrem Kaşıtoğlu Kimdir?

--reklam--

Muharrem Kaşıtoğlu Kitapları - Eserleri

  • 60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane
  • Beykoz Masalı
  • Beyoğlu Masalı
  • Eyüpsultan Masalı
  • Fatih Masalı
  • Üsküdar Masalı
  • Beşiktaş Masalı
  • 60'lı Yıllar Hikaye, 70'li Yıllar Terane, 80'li Yıllar Şahane
  • Yazmış Bulunduk

--reklam--

Muharrem Kaşıtoğlu Alıntıları - Sözleri

  • Kurtuluş savaşı destanının başyazıcıları Kastamonu kadınları çıkar sahneye. Oluşturulan her kağnı kolunun başında genç ya da yaşlı Kastamonu kadınları vardır. Erkek yokluğunda harmanı da alan, askeri de doyuran, çocuğunu da büyüten kadınlar kendilerini daha da büyüterek Mehmetlere silah ve mermi yetiştirme işini de üstlerine aldılar. (Yazmış Bulunduk)
  • "Çünkü burası Bizans'ın ve Osmanlı'nın hem yönetim hem de dini merkezi. Bak işte, Topkapı Sarayı ve Ayasofya tüm yapılaşma bu merkezler etrafında şekillendiği için bu kadar çok tarihi yapı var." (Fatih Masalı)
  • "Güzel olmak pek önemli değil; önemli olan güçlü olsun ve kendisine iyi bir yol çizsin." (Eyüpsultan Masalı)
  • Çünkü burası Bizans'ın ve Osmanlı'nın hem yönetim hem de dini merkezi. Bak işte, Topkapı Sarayı ve Ayasofya tüm yapılaşma bu merkezler etrafında şekillendiği için bu kadar çok tarihi yapı var. (Fatih Masalı)
  • Leblebi Tozu Güzeldi leblebi tozu... Manyakçaydı evet, tehlikeliydi evet, ama güzeldi işte! Aslında ya sarı tozlar güzeldi ya da çocukluğumuz onu güzel kılıyordu. Hangisi olduğununa karar vermek çok zor... Öyle ya da böyle bayıla bayıla yerdik. Kaç defa boğazımıza kaçarak ölme tehlikesi geçirdik kimbilir... Birçok çocuk, leblebi tozu yerken ölümden dönmüştür. Amma çok eğlenceliydi işte, gerisi hikaye!... (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
  • Yaka olayı ise ayrı bir dertti. Önceleri sert, karton gibi olan yakalardan kullanmıştık. Boynumuzu keser, kıpkırmızı iz yapardı. Sonraları kumaştan ve hatta dantelli olanları çıktı da rahatladık. Tahtayı sildiğimiz zaman önlüklerimiz tebeşir tozuna bulandırdı. Teneffüste yakalamaç oynarken erkeklerin önlüklerinin arkasındaki kuşakları çekince kopardı. Bu oyunlar sırasında yakalığın biri kurtulur ve yakalık, tek düğmeyle tutuşu halde öylece sarkardı. (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
  • "Bir birlik abidesi olan bahtsız Dalton ailesini de unutmamak lazım! O sürekli bağırıp çağıran ve sinirli Co'ya sürekli kızsak da, Avarel'in insanı çileden çıkartan salaklıklarına karşın bazen de hak veresimiz gelirdi." (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
  • "Bu duruma alışmalısın, insanlardan bazıları ne yazık ki karşısındakine saygı göstermez. Bunun bizimle ne alakası var diye düşünme, kendi cinsine bile saygı göstermeyen, bunlar gibi insanlar, farklı bir cinsten olan canlıya yani bize hiç saygı göstermez. İşte onlardan kendini korumalısın ufaklık." (Beyoğlu Masalı)
  • "Güzel olmak pek önemli değil; önemli olan güçlü olsun ve kendisine iyi bir yol çizsin." (Eyüpsultan Masalı)
  • İşte, ilk gençlik yılları 80' kere gelenlerin büyük kısmının takıntılarından biri: asidci misin, metalci mi?.. Bu söylem o dönemde o kadar çok kişiyi etkisi altına almıştı ki, günümüzde asidcilik kalmadı belki ama bu defa da repçilik ve metalcilik arasındaki çekişme devam ediyor. (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
  • "dünyanın en güzel şehri İstanbul, İstanbul'un en güzel yeri Beykoz, Beykoz'un en güzel yeri benim yalımın olduğu yerdir." Ahmet Mithat Efendi (Beykoz Masalı)
  • Sultan Abdülmecit, Beşiktaş Saray Sahili inşası sırasında, "Kötülük ve çirkinlikler burada yasaktır, burada sadece güzel olan şeyler bulunsun," demiş. (Beşiktaş Masalı)
  • İlhan İrem İşte, bir başka efsane daha! 70'li yıllardan 80'li yıllara gelen ve gerçek anlamda bir efsane olan o romantik adam! ..... Şarkılarının yüzde doksanı klasik olmuş nadir bestecilerden biridir. Çünkü aradan 30 yıllık bir süre geçmesine rağmen hala dillerdedir. (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
  • Kendi yastıklarına gölge salmasın Çocuklarının öpüşleri onlara anlat Onlara anlat yağmur karşılıklı yağar Ruhların içindeki müzikle karşılıklı Kapalı çarşı içinde bir sigara Bir keman kılıfı senin saçlarına sürünen yağ Onlara anlat kadınların gözlerinin içinden geçer Kapalı Çarşı ve Kapalı Çarşı’yı götüren saat Bir inci gerdanlık dumanları içinde kapkara Anlamağa başladığı ağır ve çekilmez kelimeler içinde dağ Senin resmin ince gerdanlığın siyah parlaklığı içinde ışıklı Işıklı ışıksız yandan ve önden ışıksız arkadan ve içten ışıklı Onlara anlat ki insan kelimelerden ve şiirden yaratılmadı Tüyler içinde gelen yeni dünya Bir sandalye kadar hür olduğu gün Sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat Benim aynamı küçültüp büyülten onlar Benim aynamı aynalıktan çıkaran Kapalı çarşılar içinde fikre ve gerçeğe Neler neler etti anlarsın onlar Şemsiyeler gibi Felaketlerin en şakacısına açılıveren onlar Kendi yastıklarına düşmesin Dostlarının kadınları üstündeki gölgesi onlara anlat Kapalı çarşılar içinde Aslanların ağaç kabuğuna yazdığı şiir Kapalı çarşı içerisinde Açık ve keskin yumuşak ve güzel Kur'an sesleri Kapalı çarşı içinde kapalı rüya çarşıları Kapalı çarşı içinde öfke ve af çarşıları Kapalı Çarşı’ya gittiğin zaman Bir yangın sonrasının gazetelerini okudun Bir gazete uzun ve kul olmuş bir gazeteydi Kapalı Çarşı Mavi gözlü bir gazete Kapalı Çarşı içinde bulutların en senin olanı Sen bana kapalı çarşı Şüphesiz o kadar satılan ve alınanlar var ki Şüphesiz bir harita kırığı Bir yapma deniz parçasıyla kapalı Kapalı Çarşı Sen kapalı çarşılar üstüne yağmur yağanı Yağmurun iyi ve doğru yağmadığını onlara anlat Sezai KARAKOÇ (Fatih Masalı)
  • Üsküdar... Üsküdar, bir saraylar semtidir, yalılarla incilenmiş hem de. (Üsküdar Masalı)
  • Kabakanat: "İnsanlar son derece hayvanseverdir fakat bazen böyle birkaç kötü ruhlu insan da çıkmıyor değil. Ama bunlara bakarak insanların tamamını acımasız görmek olmaz." (Üsküdar Masalı)
  • "Türkler, ince ruhlu insanlardır sevgili güvercinler... Ataları, ince duygularının ve sanat zevklerinin nişanesi olarak sadece kuş evleri, kuş sarayları yapmakla kalmamış; leylek, kürt, tilki, ayı, geyik gibi evcil olmayan diğer hayvanlar için de vakıflar ve hastaneler kurmuşlardır. Öyle ki, soğuk kış günlerinde bu yabani hayvanların aç kalmamaları için kae tipi demeden ıssız dağ başlarında yiyecek bırakmışlardır. Hatta dünyadaki ilk hayvan hastanesini; göç edemeyen, yaralanan veya hasta leylekleri tedavi etmek için Bursa'da Gurabahane-i Laklakan adıyla Türkler açmıştır." (Üsküdar Masalı)
  • "Akkanat, 'Aşağının görüntüsü ne kadar kötü, görüyor musunuz? İnsanlar yuvalarını - ki onlar ev diyorlar- birbirlerinin üstüne yapmışlar sanki. Neredeyse hiç yeşillik yok sokaklarda. Doğayı, ağacı, çiçeği bilmeyen çocuklar nasıl öğrenecek bunları burada? diye kendi kendine söyleniyordu." (Üsküdar Masalı)
  • Karabaş onlar bizi burda istemiyorlar demek ki. Yoksa bir canlı bir canlının hayatına son verebilir mi? Bir canlı neden bu kadar acımasız olur , hala anlamış değilim (Beyoğlu Masalı)
  • Havsalam almıyordu bu hazin hali önce Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım; Allahımın ismini daha çok candan andım. Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen! Böyle sokaklarda ki, anası can verirken, Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var... Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar, En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini, Üstünde orospular yükseltiyor sesini. Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor, Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor. Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu, Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen! Ey bu caminin ruhu: Bize mucize göster Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla, Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla! (Beyoğlu Masalı)