Kitap Künyesi
Yazar: Nevzat Tarhan
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786050818017
Sayfa Sayısı: 224
Bilinçli Aile Olmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Evlilik öncesinde veya aile içi iletişimde yaşadıklarınız her zaman tozpembe olmayabilir. Önemli olan, çözüm bekleyen sorunlara nasıl yaklaştığınızdır. Problemleri çözmeye yönelik tavrınız, dünyayı size ve ailenize dar eden sıkıntıları bir anda uzun vadeli mutluluğunuz için fırsata dönüştürebilir.Kitaplarıyla yüz binlerce okura aile içi iletişim konusunda pratik ipuçları sunan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kendinizi ve muhatabınızı daha iyi tanımanız için testlerle başlattığı “Bilinçli Aile” olma yolcuğunuzu, hayatın her aşamasından örnek olaylar ve çözüm önerileriyle destekliyor. Aile içi iletişimde “fırsat eğitimi” kavramını okuyucularıyla paylaşıyor. Bilinçli Aile Olmak, başından sonuna kolay okunabilir bölümler ve elektronik afişlerle desteklenen somut önerilerle, her zaman mutlu çiftler ve huzurlu aileler için...
Bilinçli Aile Olmak Alıntıları - Sözleri
- Bir şeye gereğinden fazla kıymet vermek adaletsizliktir.
- Sabır amaca yönelik olmalıdır, her istediği yapılan çocuk bencil, her şeyine "hayır" denilen çocuk inatçı olur. Dengeyi sağlayınız.
- İnsanı öldürmek her zaman biyolojisine son vermek şeklinde anlaşılmamalı,onun iradesini yok saymak ve iradesine engel olmak da onu öldürmektir. Ve bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir.
- Olgu(hakikat) farklıdır, algı(anlama-yorumlama) farklıdır. İnsanlar olguya göre değil algıya göre hareket ettikleri için iletişim kazalarına sebebiyet verirler.
- Ekonomimiz düzeldi ama gençliğimiz bozuldu, Yollarımız genişledi ama gönüllerimiz daraldı, Hayatımız kolaylaştı ama ilişkilerimiz zorlaştı, Ekmeğimiz büyüdü ama paylaşmamız azaldı, Evlerimiz genişledi ama egolarımızdan başkasına yer kalmadı, Paramız çoğaldı ama sabrımız azaldı, İşsizlik azaldı ama açgözlülük çoğaldı, Enflasyon düştü ama bereket yok oldu, Vitrinlerimiz doldu ama gönüllerimiz boş, Özgürlük arttı ama merhamet azaldı, Özgüven arttı ama utanma ve saygı azaldı...
- .... İnsanın egosunu şişirdiği içindir ki, çağ bu kadar çiğ olmuştur.. Şair Necatigil'in ifadesiyle "çok çiğ çağ" da yaşıyoruz..
- Ortak kültürü, ortak idealleri ve ortak tarihi kuvvetli olan bir millet olumsuz dış etkenlere karşı güçlü olur. Bir ailenin de ortak bağları ne kadar güçlü ise aile fırtınalara o kadar dayanıklı olur.
- Duygulardan hareketle verilen karar mı, mantıkla varılan karar mı daha doğru?
- "Başkasında olmayanı gözlere sokmak ayıptır" demek gibi bir şey yok, aksine başkasında olmayana sahip olmak ve gözlere sokmak revaçta.
- İnsanlar sadece kendileri için beslenmiyor ve giyinmiyor, “Başkası ne der?” diyerek altına girilen büyükçe bir zahmet var.
- Öfke ateşe benzer; öfke anı bir şeyin alevlenmesi gibidir. Böyle olduğundan, öfkeli biri karşısında itfaiyeci rolünü oynamak lazımdır. İtfaiyeci yangın yerine vardığında “Yangının sebebi nedir?” diyerek işe başlamaz, önce yangını söndürmeye bakar. Yangını söndürür, ateşi soğutur, sonra yangının çıkış noktasını arar.
- Çocuk bir yaşa geldikten sonra bir kararı olabilir, tercih edebilir. Bir yaştan sonra çocuğa yapılan dayatma onu evden uzaklaştırır, böylelikle aileden kopuş gerçekleşir.
- Kişiler hakikati değil de kendilerini merkeze aldıklarında ortaya çıkacak olan şey ego savaşlarıdır.
- Hidrojenin ve oksijenin bir araya gelip su denen nimeti oluşturması gibi kadın ve erkek de bir araya gelerek “insan”ı oluşturur.
- Çobanın sürüden ayrılan koyuna attığı taşla onu ikaz ettiği gibi Allah da bir şekilde yoldan çıkışlarımızda bizi uyarır.
Bilinçli Aile Olmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yorumuma kitabın içinde geçen bir cümle ile başlamak istiyorum. "Her zaman akıl ve mantık devrede olmaz, bazen duygu patlaması içinde insan yanlış yerlere savrulabilir." Diyor. Ne kadar doğru bir cümle. Çünkü kusursuz değiliz.Kendi doğrumuzda ısrarcı olup yanlış yaptığımızın farkına varamadığımız, beklentilerimizi gerçeklikten çok uzaklaştırdığımız, karşımızdaki kişinin duygularını hiçe sayıp sadece kendimize odaklandığımız, sevgiyi bile abarttığımız ya da tam aksine sevgimizi göstermede yetersiz kaldığımız anlar olabiliyor. Bu durumlarda "üslubun" nasıl bir kurtarıcı olduğunu gözler önüne süren ve anlatımını örnek olaylar ile desteklenen bu kitap, okuyun okutturun diyebileceklerim arasında yerini aldı. (Pınar Dumanoğlu)
Sakın ha evlenmeden önce okursunuz falan. Hatta evlendikten sonra da okumayın.: Kitapta gerçekten çok ilginç yaklaşımlar ve bu yaklaşımları çok farklı yere çekecek inanılmaz cümleler var. İlk başta sakin ol, ön yargı ile yaklaşma dedim ama şu kısımı okuduktan sonra yazar “Aile Eğitimine Verdiği Destek ve Topluma Yaptığı Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmeti” ödülünü nasıl almış merak ettim doğrusu. sayfa 47: “Az maaş alıyorsa insan, bunu kabullenecektir. Az maaşının imkanlarına bakacak buna göre bir ihtiyaç listesi çıkaracak, buna göre kendini yaşam standardına uyarlayacaktır. Az maaş alabilir ama buna bağlı olarak az ihtiyacı olacaktır. Böylelikle çok şeyin peşinde koşma durumundan kurtulacaktır. Dolayısıyla fazla zamanı olacaktır, başını ağrıtacak durumlardan uzak kalacaktır. Az maaş çok imkâna dönecektir. Bu sayede sağlıklı bir kafa ve boş zamanı ile başka neler yapabileceğini düşünebilir.” -CAN ALICI KIŞIMA GELİYORUM ŞİMDİ- “Zindandaki adam “zindandayım ama asılmadım daha, kim bilir ne ihtimaller çıkar karşıma“ şeklinde düşünürse iyimser olur, geleceğe umutla bakar. “Zindandayım, peki niçin dışarıda değilim“ diyerek kendini yerse, sahiden hayatı kendine zindan etmiş olur.” İslam çerçevesinde tevekkül dediğimiz kavram bu şekilde işlenmez. Şükür, tevekkül, sabır insanı insan yapan manevi değerlerdir ve bu değerler herhangi bir yazıya konu olacaksa daha fazla titizlikle ele alınması gereken kavramlardır. Bir müslüman olarak üstte paylaştığım alıntıyı kitapta okuduğum an neye uğradığımı şaşırdım. Hapishaneye haksız yere girmiş bir kişi veya kişi yakınına bu alıntıyı okuduğunuz zaman size hak verir mi sizce? Önceki sayfalarda da buna benzer saçma sapan cümleler vardı, biraz daha okuyup o şekilde karar vermek istedim ama bundan sonrasının pek hayır getireceğini düşünmediğim için yarıda bırakıyorum. Bu tarz, İslam çerçevesinde iyi bir şey yazdığını zanneden insanlar aslında İslamiyet’e daha fazla zarar veriyorlar. Böyle hassas konular incelikle ele alınmalı, bu kitabı inanmayan veya İslamiyet ile ilgili arafta kalıp sorularına yanıt arayan birinin okuması inanılmaz tehlikeli. Evet şükretmek önemlidir, nimeti arttırır. Ama bugün topladığı kağıtlar için “haksız kazanç sağlıyorlar” denilerek ellerinden tüm hayatı (ç)alınan beş bine yakın kağıt toplayıcısının karşısına çıkıp “şükret bak, hayattasın” veya “bizim milletimiz cömerttir, elbet halini görür biri sana yardım eder, en azından Nijerya’da, Kongo’da yaşamıyorsun şükret biraz” diyemezsiniz. Eğer İslamiyeti anlatma gibi bir gayeniz varsa bunu kendi zihninizin sınırları içerisinde yapamazsınız. İnsanların içinde bulundukları ruh halini, yaralarını, kırılmışlıklarını, neden o boşluğa düştüklerini dikkate alarak merhamet ve vicdan çerçevesinde anlatmalısınız. Aksi türlü inanan için büyük yanlışlara, inanmayan için de kine sebep olur. (mey.bek)
Evlenecekler, evli olanlar ve evli çocuklara sahip anne babalar, bu kitabı mutlaka ama mutlaka okumalılar. Bilinçli aile olmak demek mutlu ve huzurlu aile olmak demek. Bilinçli aile olmak için insan ilişkilerinde dikkat edilmesi gereken konular, kurallar ve yöntemler var. Bunların bilinmesine ve en önemlisi de bu bilgi ve kuralların aile yaşamına somut bir şekilde aktarılmasına ihtiyaç var. Sevgi, saygı, empati ve fedakarlık gibi insani özellikler, iyi bir ilişkinin olmazsa olmazlarıdır. İyi okumalar... (Kitapsever)
Kitabın Yazarı Nevzat Tarhan Kimdir?
Nevzat Tarhan, (d. 7 Temmuz 1952, Merzifon, Amasya), Türk hekim, psikiyatrist ve nöropsikolog. Üsküdar Üniversitesi'nin kurucu rektörü. 1998 yılında Memory Centers of America'nın Türkiye temsilciliğini aldı. Türkiye'de ilk nöropsikiyatri hastanesi olan NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nin yönetim kurulu başkanlığını yürütmektedir. Ayrıca Türk-Amerikan Nöropsikiyatri Derneği Türkiye Şubesi başkanıdır.
1952 yılında Amasya Merzifon'da doğdu. 1969 yılında Kuleli Askerî Lisesi'ni, 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. GATA stajı, Kıbrıs ve Bursa kıta hizmetinden sonra 1982 yılında GATA'da psikiyatri uzmanı oldu. Erzincan ve Çorlu’da hastane hekimliği sonunda GATA Haydarpaşa’da yardımcı Doçent (1988) ve Doçent (1990) oldu. Klinik direktörlüğü yaptı. Albaylığa (1993) ve Profesörlüğe (1996) yükseldi. 1996-1999 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğretim üyeliği ve Adli Tıp Kurumunda bilirkişilik yaptı. Kendi isteğiyle emekli oldu.1998 yılında Memory Center of America’nın Türkiye temsilciliğini aldı.
40’ın üzerinde SCI sınıfı dergilerde olmak üzere ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 100’ün üzerinde araştırma makalesi vardır.
Halen; Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü ve 2006 yılında Türkiye’nin ilk nöropsikiyatri hastanesi olarak kurulduktan sonra 2017’de Türkiye’nin ilk Avrupa’nın ise 2. Beyin Hastanesi olarak faaliyetlerine devam eden NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürütmektedir.
Kitapları 1 milyondan fazla satmıştır. İngilizce ve Almanca bilmektedir.
İki çocuk babasıdır.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Nevzat_Tarhan
Nevzat Tarhan Kitapları - Eserleri
- Mesnevi Terapi
- Kadın Psikolojisi
- Aşk Terapi
- Mutluluk Psikolojisi
- Bilinçli Genç Olmak
- Kendinizle Barışık Olmak
- Duyguların Psikolojisi
- Yunus Terapi
- Mutlu Evlilik Psikolojisi
- Duyguların Psikolojisi ve Duygusal Zeka
- Psikolojik Savaş
- Evlilik Psikolojisi
- Toplum Psikolojisi ve Empati
- İnanç Psikolojisi
- Aile Okulu
- Sen Ben ve Çocuklarımız
- Güzel İnsan Modeli
- Var mı Beni Anlamak İsteyen
- Son Sığınak Aile
- Değerler Psikolojisi ve İnsan
- Bilinçli Aile Olmak
- Çağın Vicdanı Bediüzzaman
- Pozitif Psikoloji
- Hz. Mevlana ile Aile Terapisi
- Akıldan Kalbe Yolculuk
- 10 Adımda Pozitif Psikoloji
- Genç Arkadaşım
- Makul Çözüm
- Asimetrik Savaş: Politik Psikoloji
- Hayata Dair
- Anne Darbe Ne Demek?
- Hastalar Risalesi Üzerine Psikiyatrik Açıdan Bir Analiz
- Son Sığınak Aile
- Kadın Psikolojisi
- Bilgelik Psikolojisi 1
- Bilgelik Psikolojisi 2
Nevzat Tarhan Alıntıları - Sözleri
- İnsanın ruh sağlığını oluşturan temel duygulardan biri "güvendir". Bu duygunun olmadığı bir ortamda, sevgi söylemleri bir anlam ifade etmez. (Güzel İnsan Modeli)
- "Kalem kılıçtan keskindir, dil de keskin bir kılıçtır" (Kendinizle Barışık Olmak)
- İnsanda merak ve hayret varsa öğrenme isteği bitmez. Öğrenme duygusunun tatmini kendini geliştirmekle olur. (Yunus Terapi)
- Hiçbirimiz bütünüyle kıymetli ya da tamamen işe yaramaz değiliz. İnsan bazı özellikleri itibariyle değerli olduğunu söyleyebilir ama kişiliği açısından böyle bir tanımlama yapması doğru değildir. (Duyguların Psikolojisi ve Duygusal Zeka)
- Evrende gözüken madde dünyası da görünmeyen mana dünyasının üstünde sadece bir perdedir. (Akıldan Kalbe Yolculuk)
- Aklımızı yönetmek yetmiyordu, duygularımızı da yönetmeliydik. (Mutluluk Psikolojisi)
- " Çağımızda bireylerin iki önemli hastalığı vardır. Biri bencillik, diğeri de lüks düşkünlüğüdür." (Mutlu Evlilik Psikolojisi)
- "Bazı insanlar vardır, hata yaparlar ve aynı hatayı ısrarla tekrar ederler. Bunlar akıl seviyesi en düşük olan insanlardır. İkinci grup insanlar vardır, bir hata yaparlar ve bu hatayı ikinci defa tekrar etmezler. Bu, onların ortalama akıllı insanlar olduklarını gösterir. Bir de başkalarının hatalarından ders alıp o hataya düşmeyenler vardır ki, bunlar yüksek akıllı kişilerdir." (Var mı Beni Anlamak İsteyen)
- Büyük başarılar, büyük mücadelelerin sonucunda gelir, mücadele ne kadar çetinse başarı da o kadar büyük olur. (Mutluluk Psikolojisi)
- "Bilinç, ruhla beden arasındaki basamaktır." (İnanç Psikolojisi)
- "Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru miktarda, doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir.". .. (10 Adımda Pozitif Psikoloji)
- Bediüzaman, "İnsanın kıymeti himmeti nisbetindedir.Himmeti ise, ittihaz ettiği maksadın derece-yi ehemmiyetine bakar."der.Buna göre, "Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir."der. (Çağın Vicdanı Bediüzzaman)
- Evliliğin başlangıcında romantik duygular daha baskındır. İkinci dönemde kişilik ve güç çatışması yaşanmaya başlar. Taraflar akıllı ve şanslı iseler üçüncü dönem olan bağlılık aşamasına geçerler. Evlilikte aşkın yani romantik duyguların devam etmesi, iyi ilişki kurmaya bağlıdır. Bunun için aşk iyi ilişkinin sebebi değil, sonucudur. (Kadın Psikolojisi)
- Kişiselleştirme ve aldatma kaygısı, dürüst olmayan insanların tepkisidir. (Değerler Psikolojisi ve İnsan)
- "...mutluluk kapasitesi üzerinde net bir genetik etki vardır. Ve genler hastalığın başlamasını ve rotasını etkilediklerinden mutsuzluk getirebilirler." (10 Adımda Pozitif Psikoloji)
- ---Prof. Dr. Nevzat Tarhan hocamızın Çağın Vicdanı kitabından alıntıdır---- Narsistik(özsever) kişinin temel özellikleri şunlardır: Gururlu ve kibirlidirler, kendilerini özel ve önemli görürler, övgüyle beslenirler, menfaatçidirler. Kendi çıkarları için kuralları değiştirirler. Beklentileri karşılanmazsa sinirlenirler, eleştiriye hiç tahammül edemezler. İnsanları çok iyi kullanırlar ve sömürürler. Başkalarının duygu, düşünce ve ihtiyaçlarına empati duymazlar. En çok kafa yordukları konular zenginlik, güç, şöhret, başarı, güzellik, aşk gibi konulardır. Son derece kıskanç, kinci ve nankördürler. Çıkarları biten insanı bi anda unuturlar, vefa duygusu beslemezler. Egosu büyük, ama her şeyi küçük olan bu kişiler sevilmezler. Kendilerini o kadar güçlü hissederler ki, başka bir şeye ihtiyaç duymazlar. En akıllı, en yetenekli, en iyi insan olarak kendilerini görürler. Sıradan olmaktan korktuklari için çok çalışırlar. Rekabeti çok kullanırlar, sanat, spor, bilim, ticaret gibi konulardaki kesifler bunların işidir. Diğer insanlar narsistik kişinin yaptığı işlerden hoşlanır, fakat kibirli hallerinden nefret ederler. Liderler arasında narsistik kişi çoktur. Liderliğin bittiği yerde narsisizm başlar. En büyük narsist Hitler'di! Sezarın çoğu, Napolyon, Mussolini, Kleopatra, Nemrud, Firavun, Stalin hepsi büyük narsistlerdendi. Bunlardan Hitler, Darwin'den etkilenerek kendi ırkının üstünlüğünü, diğer ırkların değersizliğini doktrin haline getirdi(Narzizm). Bunu halkına inandırdı ve insanlık tarihinin en kanlı savaşının çıkmasına neden oldu. (Çağın Vicdanı Bediüzzaman)
- Nasıl bir bahçede meyve ve sebzelerin yetişmesinde iyi bir toprak, su, güneş ışığı gerekliyse, başarı için de sıcak aile atmosferi gereklidir. (Bilinçli Genç Olmak)
- Sabır amaca yönelik olmalıdır, her istediği yapılan çocuk bencil, her şeyine "hayır" denilen çocuk inatçı olur. Dengeyi sağlayınız. (Bilinçli Aile Olmak)
- Nükleer güç nedeniyle artık klasik savaşlar yapılmıyor. Teknoloji stratejiyi belirliyor. Sessiz savaşlar yaşanıyor. Bu savaşların silahları da gizli ve esrarlı olmak zorunda. (Anne Darbe Ne Demek?)
- “Halbuki özgüven kişinin kendini olduğundan üstün ya da aşağı değil olduğu gibi kabul etmesi demektir.” (Aile Okulu)
Yorumlar
0 yorum