Kitap Künyesi
Yazar: José Saramago
Çevirmen: Emrah İmre
Orijinal Adı: O Conto da Ilha Desconhecida
Yayın Evi: Kırmızıkedi Yayınevi
İSBN: 9789944885263
Sayfa Sayısı: 60
Bilinmeyen Adanın Öyküsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yola çıkmayı hayal etmek bile,
bir hedefi gözetmek,
bir amaca ulaşmak,
bir kavuşmayı özlemek
kadar güzel, gerekli, büyüleyici ve heyecan verici olabilir...........
Bilinmeyen Adanın Öyküsü hayallerin, özlemlerin, amaçların ve. kavuşmaların öyküsüdür.
"(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin."........
José Saramago 1922'de Azinhaga, Ribatejo'da doğdu. Zorlu koşullar altında yetişen yazar, Lizbon'da eğitim gördü, fakat çocukluğunun büyük kısmını, yoksul bir köylü ailenin oğlu olması sebebiyle kırsal kesimde geçirdi. Makinistlik eğitimi gördü ama redaktörlük, çevirmenlik, editörlük, vb. işlerde çalıştı. 1979'da kendini tamamen yazmaya adadı.
Yazdığı şiirler, oyunlar, öyküler, denemeler ve romanlar José Saramago'yu Portekiz'de yaşayan bir efsane haline getirdi. Eserleri yirmiden fazla dile çevrildi; Türkçeye de çevrilen Bütün İsimler, Baltasar ve Blimunda, İncil'deki İkinci İsa, Körlük ve Umut Tarlaları gibi romanları ona dünyanın dört bir yanında milyonlarca okur kazandırdı.
Eserleriyle sayısız ödül kazanan yazar 1998'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
(Tanıtım Bülteninden)
Bilinmeyen Adanın Öyküsü Alıntıları - Sözleri
- çünkü işten evlerine dönen erkekler, midesi olan ve karnını doyurması gereken varlıkların sadece kendileri olduğunu zannederler
- Bilmiyor musun ki, kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.
- Belli ki adamın gözleri bilinmeyen adadan başka bir şeyi görmüyor, diye düşünmüş kadın, işte göz yanılsaması, insanın yanı başında duran insanı görmemesi böyle olur.
- Kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değildir.
- Kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değildir.
- Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.
- Bilmiyor musun ki, kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.
- “Kim olduğunu bilmiyorsan, kendin olabilmen mümkün değildir.”
- Kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değildir.
- Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin,
- "Çok yoruldun mu, bak ikimize de yiyecek getirdim."
- İşte kader hep böyle davranır bizlere, hemen arkamızdadır, omzumuza dokunmak için elini çoktan ileri doğru uzatmıştır, bizlerse hâlâ, Geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikaye, diye homurdanıp dururuz.
- Beğenmek, sahip olmanın en iyi şekli; sahip olmaksa beğenmenin en kötü şekli olsa gerek.
- “Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.”
Bilinmeyen Adanın Öyküsü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bazen öyle hayallerin peşine düşeriz ki burnumuzun ucundaki gerçeklerin farkına bile varmayız,” diyor temizlikçi kadın. Ne kadar da güzel bir noktaya değinilmiș. Hayal kurmak ne kadar çok iyi de gelse bizlere, bazen perde indirir insanların gözlerine. Kısacık ama güzel bir öykü.. İçerisinde birçok çizimleri de barındırmakta. Saramago’nun en önemli özelliklerinden biri, nokta ve virgül dışında noktalama işareti kullanmaması. Bu eserine baktığımız da öyle bir anlatım tekniğini kullandığını görmekteyiz. Bilinmeyen adayı keşfetmekle verilmek istenen mesaj insanın kendine olan keşfi aslında. Aslında bilinmeyen bir adayı aramakla kendimizi bulma yolculuğumuz birbirine çok benziyor gibi. Tavsiye ederim :) (Çalıkuşu)
Jose Saramago’nun “Yola çıkmayı hayal etmek bile, bir hedefi gözetmek, bir amaca ulaşmak, bir kavuşmayı özlemek kadar güzel, gerekli, büyüleyici ve heyecan verici olabilir.” diye tanımlanan bir öyküsüyle karşılaşıyorsunuz bu kitabı elinize aldığınızda. Bir gün denizle hiçbir ilişkisi olmayan bir adam, kraldan tekne istemeye gidiyor. Kararlı ve uzun denilebilecek bir süreçten sonra kraldan karavela türünde bir tekne alıyor. Derken, saraydaki temizlikçi kadın, kahramanımızla birlikte gitme kararı vermesiyle asıl olaylar başlıyor. Kitabın sayfalarında bilinmeyen adaların kalmadığına inanılan bir dönemde bilinmeyen bir ada arama cesaretine sahip bir adamla böyle bir cesareti görüp hayatını değiştirebileceğine inanan bir kadının öyküsünü okuyoruz. İki kişinin sayfalardaki yolculuğu bu şekilde başlıyor. Kısacık, sımsıcak bir öykü. Ancak, içinde psikolojik, romantik ve toplumsal alt metinler yer alıyor. Konuşmalar okunduğu gibi basit bir etki yerine derinden etkileyen sahnelere yer veriyor zihninizde. Üslubu çok akıcı ve basit, anlatılanlar ise basit gözükse de dediğim gibi konusu ve anlatımından dolayı düşündükçe derinleşiyor. Keyifli okumalar... (FIRAT SUBAŞI)
Bugün biten ikinci kitap. İkisi de birbirinden güzel, anlamlı, hafızama her yönüyle kazınan eserler... Bir adadan bahsedildiğini zannederek başladım okumaya, ancak anlatılan bir adamın öyküsüymüş meğer; yanılmışım. Kralın kapısına gelip bir tekne isteyen, nedeni sorulunca da 'bilinmeyen ada' aradığını söyleyen ve denizcilikle alakası olmayan bir adamın öyküsünü okuyoruz bu kez. Bir temizlikçinin de katılmasıyla iki kişi oluveriyorlar. Adayı ararken, kendisini de aramaya başlıyor adam. Belki de baştan beri aradığı budur adamın.. Herkesin 'bilinmeyen ada' kalmadı demesine inat, kraldan kaptığı karavelayı hiç düşünmeden karar kapısından çıkıp kendisi ile bilinmeze giden temizlikçi kadın ile yaşanabilir bir yere çeviriyor adam. Artık tek başına olmadığını bilerek açılıyor denize ve aramaya başlıyor bilinmeyen adayı. Yine bir ülke ismine, kişi ismine rastlamıyoruz ve yine virgüllerle bölünen diyaloglar okuyoruz ama yine bunu çok seviyoruz. Nasıl sevmeyelim böyle güzel yazılırsa bir kitap! Okuyoruz, kapatıyoruz kapağını kitabın ama yine de düşünmeden edemiyoruz; acaba adayı buldular mı? Kadın ve adama ne oldu? Karar kapısından çıkmakla ne kazandı kadın ya da neyi kaybetti bilmeden? Bilinmeyen ada var mıydı gerçekten? Yoksa sadece gerçeklerden kaçmak için bir neden miydi bilinmeyen adayı aramak? Beğenerek, bitmesin isteyerek okunmalı. Çünkü bunu hak ediyor bu güzel eser... (fazi)
Yorumlar
0 yorum