Kitap Künyesi
Yazar: Gustave Flaubert
Çevirmen: Tahsin Yücel
Orijinal Adı: Bouvard Et Pecuchet
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789755101842
Sayfa Sayısı: 356
Bilirbilmezler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Bilirbilmezler" (Bouvard ile Peuchet), bilgisizliklerinden ve bönlüklerinden kaynaklanan sınırsız bir gözüpeklikle her konuya el atan iki arkadaştır: görünüşleri gibi tutumları ve tutkularıyla da gülünçtürler. Ama gülünçlükleri biraz da ele aldıkları yapıtların, karşılaştıkları kişi ve durumların gülünçlüğünden ileri gelir.
Gerçekten de, Flaubert, onların serüveninde, döneminin bilimini, felsefesini, edebiyatını, politikasını gülünç düşürmeyi amaçlar...
(Arka Kapak)
Bilirbilmezler Alıntıları - Sözleri
- İnsan kendine bu denli işkence edecek kadar ahmak olabilir miydi? Hayatı sürekli uzatmayı düşünmek ne büyük budalalıktı! Hayat ancak ondan keyif alındığında güzeldi.
- Kalabalıkların tanıklığını kanıt olarak ileri sürmek kötüdür; sorularımıza gerekli yanıtları vermezler.
- Farklı eğilimler karşıt nedenleri ortaya çıkarır.
- Ben daha ziyade halkın ahmak olduğuna inanıyorum.
- Hüzünlü günler başladı.
- Düşünceleri çoğalınca acıları da arttı.
- Hayat geçicidir, ama ölüm sonsuzdur!
- Bütün bunların amacı ne?
- Bir eser ne kadar mükemmel olursa olsun asla eleştirilemez değildi.
- Kendi kişiliğinize itaat ediyorsunuz. O halde özgür değilsiniz!
- "İnsan kendine bu denli işkence edecek kadar ahmak olabilir miydi? Hayatı sürekli uzatmayı düşünmek ne büyük budalalıktı! Hayat ancak ondan keyif alındığında güzeldi."
- İşsizliğin nedeni ürün fazlası! Siz de ürünlerin daha fazla artmasını istiyorsunuz!
- Biri güvenli, şaşkın, cömert; diğeri ölçülü, düşünceli, tutumluydu.
- Politika tam bir pislik!
- Sorularınızla kafamı ütülüyorsunuz!
Bilirbilmezler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Birçoğumuzun kalbine Madame Bovary ile taht kuran yazarın ölümünden bir yıl sonra yayımlanan kitabı Bouvard ile Pécuchet, iki küçük burjuva üzerinden dönem eleştirisi yapan bir klasik. Hiçbir konuda uzmanlık ve tam bilgi sahibi olmadan daldan dala atlayıp o konunun erbabıymış gibi davranan ve sonunda da zararlı çıkmalarına rağmen yeni maceralara atılmaktan vazgeçmeyen Bouvard ve Pécuchet’i okurken delirmemek elde değil. Doktorluk, mühendislik, çiftlik işleri, kimya, edebiyat, felsefe, jeoloji, politaka ve daha aklınıza ne gelirse hepsi bu iki kafadar tarafından denendi. Üstelik iki kitap okuyunca alanlarında uzman olduklarını sandılar Sanki çevrelerindeki kimseler hiçbir şey bilmiyor da bir onlar biliyor. Flaubert’in 19. yüzyıl dönem eleştirisi olarak yazdığı bu kitap günümüzün anti roman anlayışının temellerini atmakla birlikte maalesef tamamlanamamış, yazarın bıraktığı notlar ile basılmış ama buna rağmen dünya edebiyatının en iyi eserlerinden biri kabul ediliyor. (kitabimkahvem)
Mizah yüklü arayış: Yazarın bitmemiş ve ölümünden hemen sonra yayınlanan bu kitabını bir arkadaşıma ödünç verdiğimde, sadece iki bölümünü okuyarak ve biraz da alayla iade edişini hatırlıyorum. Gerçekten de belirli bir altyapı gerektiren, tam bir 19yy dönem eleştirisi. Bir iki kitap okumakla her şeyi yapacağını sanan iki ahmak yazıcı arkadaşın, kalan mirasla edinip yerleştikleri çiftliklerinde; Tarımdan kimyaya, Arkeoloji'den edebiyat ve felsefeye, sağlıktan eğitime pek çok konuya el atmaları ve yüzlerine bulaştırmaları eserin konusu. Yazarın dönemini eleştirirken, #walterscott #aleksandradumas #balzac gibi edebiyatçılar, ##diderot #voltaire #spinoza #locke #hegel #rousseau gibi filozoflar, Blanc Lafarelle gibi sosyalist, #robespiere gibi özgürlükçü, Napolyon gibi asker siyasetçilere çatması da cabası. Çevirmeni #tahsinyücel tarafından Don Kişot'tan Teneke Trampet'e uzanan roman dünyasının doruklarından biri gösterilen kitap; uzmanlaşmayı öğütlerken Burjuvazi'yı, düşünceyi baş tacı yaparken sekülerliği ve dinin kökenlerini ararken de özgürlüğü size tattırabilir : OKUYUN... (Hayat Bu)
Bilirbilmezler 17.01.2022 Aynı banka oturmaları sonrası tanışan iki arkadaşın önce yazıcılık olan işlerini bırakmaları ardından kendilerini geliştirmeye çalıştıkları tarım, bahçecilik, kimya, organik kimya, tıp, anatomi, müzecilik, koleksiyonculuk, yer bilimi, siyaset, din, edebiyat vd. konularda başvurdukları eserlerin ve kişilerin birbiri ile olan tezatlıklarını dolayısıyla döneminin eserlerini eleştiren başarılı bir eser. Arkadaşların her şeyi öğrenme çabaları ve kitaplara başvurmaları güzel. Çevirmenin de belirttiği gibi bundan sonra okuyacağınız bilimsel araştırmaların, köşe yazılarının, felsefe denemelerinin ve siyasal davranışın içinden bu iki kahraman size göz kırpacaktır. Yazarın bu kitap için dile getirdikleri: "Böyle bir kitaba girişmek için deli olmak, üç kez çılgın olmak gerekir." "Bana öyle geliyor ki, bilinmedik yerlere doğru,çok büyük bir yolculuğa çıkacağım, bir daha geri dönmeyeceğim."(Romanına son noktayı koyamadan ölür ancak Plan notu size yeterli olacaktır.) Yüzlerce eser okunarak oluşturulan bir eser. Yazım hataları: 162-204-299-355.S. (Kâri Civil)
Kitabın Yazarı Gustave Flaubert Kimdir?
Edebiyat eleştirmenleri tarafından modern romanın kurucusu kabul edilir. En tanınmış eseri, 19. yüzyıl toplumsal gerçekliğini çarpıcı biçimde aktaran ve dünya klasikleri arasına giren Madame Bovary'dir. 1857'de yayımlanan ve Fransa'da ciddi tartışmalara neden olan bu eserden sonra realist akımı başlatan kişi olarak gösterilmiştir.
12 Aralık 1821’de Fransa'nın Rouen kentinde doğdu. Bir hekim kızı ve dinsel bağlılıkları sahip bir aristokrat olan annesi Justine-Caroline Fleuriot ile Hôtel-Dieu'de baş cerrahlık yapan orta sınıftan gelme babası Achille-Cléophas'nın ortanca çocuğuydu. Rouen'de mutlu bir çocukluk dönemi yaşadı.
1832-1840 yılları arasında Rouen Koleji'nde öğrenim gördü. Edebiyat alanındaki ilk denemelerini okul gazetesinde ve Le Colibri ("Sinek Kuşu") adlı küçük bir dergide yaptı. 1834’te arkadaşı Ernest Chevalier ile birlikte Art et Progrès (Sanat ve İlerleme) adında bir dergi çıkarmaya başladı. Henüz 15 yaşındayken Trouville sahilinde tanıştığı kendisinden on yaş büyük ve evli bir kadın olan Elisa Schlésinger'e aşık oldu. Bu aşk, yaşamında çok önemli etkiler, izler bıraktı. Elisa Schlesinger daha sonra "Duygusal Eğitim" adı ile kaleme alacağı eserde Marie Arnoux karakterinin de temel kaynağı oldu. Öğrencilik yıllarında sürekli yazdı. "Bir Çılgının Hatıraları" (1838), "Smarh" (1839) ve 1840 yılında yazmaya başladığı "Kasım" lise öğrencisi olduğu dönemin ürünleridir.
1841'de Paris'e gidip Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Hukuk öğrenimi sırasında da yoğun bir şekilde yazmakla meşgul oldu. 1844 yılında sara kaynaklı ilk krizini geçirince, dinlenmesi gerektiğinden hukuk eğitimini yarıda bırakarak eve döndü. Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.
1845’te "Duygusal Eğitim"in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber bir İtalya seyahatine çıktı. Cenova'da gördüğü ve onu çok etkileyen bir Brueghel tablosunun verdiği ilhamla “"Aziz Anthony'nin Baştan Çıkışı”'nı yazmaya başladı.
1846 yılında babasını, hemen ardından kız kardeşini kaybetti. Ölen kardeşinin küçük bebeğinin bakımını üstlendi. Babasından kalan yüklü miras sayesinde tüm zamanını yazı yazarak geçirmeye karar verdi. Yeğeni ve annesi ile Rouen yakınlarındaki Croisset'ye yerleşti, hayatının tamamını burada geçirdi. Bu arada edebiyat dünyasında kendisinden uzatmalı sevgilisi olarak bahsedilen şair Louise Colet ile tanıştı (1846) ve ilişkileri sekiz yıl sürdü.
1849’da "Aziz Antoine" adlı eserinin ilk okumasını arkadaşlarına yaptığında büyük hayal kırıklığı yaşadı. Arkadaşları ona sıradan konular seçmesini ve bunu doğal bir üslupla, herkesin anlayabileceği bir dille yazmasını öğütlediler. Bu hayal kırıklığının ardından yakın dostu Maxime du Camp ile birlikte 18 ay süren bir Ortadoğu gezisine çıktı. Yunanistan, Anadolu, Mısır, Filistin, Suriye ve İtalya'yı dolaştı. Gezi esnasında mal varlığının çoğunu harcayan ve frengiye yakalanan Flaubert, içe kapanıklığından, yalnız Mısır’a ve Tunus’a yaptığı yolculuklarla sıyrıldı. Ünlü romanı Salambo’yu ona esinleyen de, bu yolculuklar oldu. Madame Bovary’i de bu esnada kurgulamakta olduğu ifade edilir. Edebiyat dünyasından pek çok kişiyle mektuplaştı. Bu mektuplardan bazıları sonradan büyük ün kazandı. Sevgilisi Louise Colet’e mektupları ise edebî açıdan eserleri arasında sayılacak değerde kabul edilir.
Yakın Doğu seyahatinden dönüşünden üç ay sonra, Eylül 1851′de Madame Bovary'yi yazmaya başladı. Kitabı 1856 baharında bitirdi ve eser tefrika edildi. Flaubert 1856′da "Baştan Çıkış"'ı tekrar kaleme ve "Salombo" üzerinde çalışmaya başladı (1857). Bu arada ilk romanı Madame Bovary, 1857’de kitap olarak basıldı. Eser “ahlaksızlık-sapkınlık” eseri olarak suçlanarak yasaklandı ve yazara dava açıldı. Savcıya göre kitapta eş aldatma yüceltilmekte, cinsel duygular abartılıp kışkırtılmakta, geleneklere hakaret edilmekteydi. Yargıç “namus cellâdı kadın”ın kim olduğu sorulduğunda, Falubert’in verdiği "Madam Bovary, c'est moi! (Madame Bovary benim!)” yanıtı meşhurdur. Avukatı Marie-Antoine-Jules Senard’ın başarılı savunması Flaubert’in aklanmasını sağladı. Bu nedenle avukat Senard’ın adı bu nedenle kitabın yeni basımında, daha ilk sayfada, ithaftan da önce, Flaubert’in kendisine hitaben yazdığı kısa bir teşekkür notuyla birlikte yer almıştır. Flaubert bu savunmadan sonra, yazdığı kitabın kendi gözünde bile umulmadık bir değer kazandığını söylemiştir.
Yazar, 1858 ilkbaharında Kuzey Afrika'da iki aylık bir araştırma gezisi yaptı. Salomo adlı romanını Nisan 1862′de tamamladı. 1864-1869 arasında Duygusal Eğitim’in son taslağını yazdı. Yirmi beş seneye yayılan bir çalışma sonunda ortaya çıkan bu eserde kendi gençlik yıllarından hareketle bir "nesil hikâyesi" anlatmıştır.
Yaşamının son yılları acılar, edebi başarısızlıklar ve maddi zorluklarla geçti. Bitiremediği son projesi "Bouvard ve Pécuchet"'yi ("Bilirbilmezler" ismi ile Türkçeye çevrildi) yazmaya 1874′te başladı. Para sıkıntısı yüzünden, projeye iki senelik bir ara verip 1877′de yayımlanacak olan "Üç Hikâye"'yi (Saf Bir Kalp, Konuksever Aziz Julien Efsanesi ve Hérodias) kaleme aldı. Çocukluk arkadaşı Laure le Poittevin'in oğlu Maupassant'ı manevi evladı olarak benimsemişti. Onu iyi bir yazar olarak yetiştirmeye çalıştı ve Maupassant'ın başarılarıyla avundu.
Flaubert, 8 Mayıs 1880 günü, ani bir felç sonucu, Croisset’de öldü.
Romanları
Salambo (Salammbô)
Duygusal Eğitim
Madam Bovary
Gönül ki Yetişmekte
Ermiş Antonius ve Şeytan
Bilirbilmezler (Bouvard ile Pécuchet)
Günlük
Kırlarda ve Kumsallarda (1886)
Anı
Bir Delinin Anıları (1838)
Gustave Flaubert Kitapları - Eserleri
- Madame Bovary
- Saf Bir Yürek
- Bir Delinin Anıları
- Madam Bovary
- Bibliyomani
- Üç Öykü
- Yerleşik Düşünceler Sözlüğü
- Ermiş Antonius ve Şeytan
- Duygusal Eğitim
- Bilirbilmezler
- Herodias
- Kasım
- Salambo
- Doğu’ya Yolculuk
- Gönül Eğitimi
- Konuksever Aziz Julien Söylencesi
- Kabul Görmüş Kanaatler Sözlüğü
- Cehennem Rüyası
- Aşk Eğitimi
- Mektuplar
- Bir Delinin Anıları
- Bibliomanie
- Madame Bovary
- Herodias Stage 2
- Madame Bovary
Gustave Flaubert Alıntıları - Sözleri
- Elle tutulup gözle görülmez bir derdi nasıl anlatabilirdi insan ? (Madam Bovary)
- Ne istiyorsun? Söyle bana! (Salambo)
- Ortada bir hain varsa, o da Büyük Meclis'tir. Askerlerin bağlılığı savaşla sona erdiğinden, savaş bitince serbest kalırlar. (Salambo)
- Tanrı’dan başka kral yoktur! (Üç Öykü)
- FATURA: Muhakkak kabarık gelir. (Kabul Görmüş Kanaatler Sözlüğü)
- ÇAĞ(IMIZ): Çağımıza şiddetle karşı çıkmalı. — Şiirsel olmamasından yakınmalı. — Onu, geçiş dönemi, çöküş dönemi olarak adlandırmalı. (Yerleşik Düşünceler Sözlüğü)
- "Belki de onu unutmuşlardı ya da yoksulluk kalplerini taşlaştırmıştı." (Saf Bir Yürek)
- Felicite arkasından bir efendi için dökülmeyecek gözyaşlarıyla ağladı. Madamın kendinden önce ölmüş olması kafasını karıştırıyor, doğanın düzenine ters, kabul edilmesi olanaksız, korkunç bir şey gibi görünüyordu. (Saf Bir Yürek)
- Öyle ya , yüreğinize soğuğun gelip çöktüğünü hissetmek bir sevinçtir ,ve hâlâ tüten bir ocakmışçasına elinizle yoklayıp , artık yanmıyor diyebilmek . (Kasım)
- “Yüreğinde bir bağ, onları birleştiriyordu; yazgıları da benzer olacaktı.” (Üç Öykü)
- Kudurmuş hayvanlar ortalığa salınmaz (Herodias)
- Ben belirli sayıda okur için bir eser yazmıştım, bütün halk tabakaları bunu sevip benimseyiverdi (Salambo)
- "Hepimiz dünyaya ıstırap çekmeye geldik." (Madam Bovary)
- Robespierre, azınlıgın haklarını savunurken, XVI. Louis'yi Milli Konvansiyon'un önüne götürdü ve halkını kurtardı. Sonuçlar alayları meşru kılar. Diktatörlük kimi zaman zorunludur. Yaşasın zorbalı k! Elverir ki zorba iyi şeyler yapsın ! (Gönül Eğitimi)
- "Kadının sözleriyle büyülendiği gibi, sessizliğiyle de büyülenmişti" (Madam Bovary)
- - Eee! Sizin şu evlenmeden ne haber? dedi. - Hangi evlenme? - Şu sizinki ! - Benimki mi? Yok böyle bir şey! -Hem böyle bir şey ne zaman olur? Düşlerinde yaşattıgın guzelden umut kesip basit bir hayatta yaşamaya razı olunca. (Gönül Eğitimi)
- - Ne olursa olsun, birbirini çok sevmiş iki kişi olarak kalacagız. - Birbirimizin olmadan, ama! - Böylesi belki daha iyi, (Gönül Eğitimi)
- Her birimiz dünyaya bir prizma arkasından bakarız; gülümseyen renkleri ve neşe veren şeyleri seçebilenlere ne mutlu.. (Bir Delinin Anıları)
- Ve Atlas Dağı'nın tepesindeydim, altını ve çamuruyla, erdemi ve gururuyla dünyayı izliyordum. (Cehennem Rüyası)
- "Neyi mi bekliyorum? Sadece birinin gelip sarılmasını..." (Bir Delinin Anıları)
Yorumlar
0 yorum