Kitap Künyesi
Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yayın Evi: Bilge Kültür Sanat
İSBN: 9786059241120
Sayfa Sayısı: 384
--reklam--
Billur Kalp Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Billur Kalp’te geçim sıkıntısı yüzünden çalışmak zorunda kalan genç kızların karşılaştıkları meseleler ele alınmıştır. Romanda çalışma hayatına atılan genç kızlardan bazıları kötü yola düşer, bazıları kurtulur.
Bir paşa kızı olan Sema nişanlısına billur bir kalbi olduğunu söyler. Fakat küçük bir ihmali yüzünden Mürvet’in intiharına yol açan kişilerin tuzağına düşer. Bu durumu gözleriyle gören nişanlısı Naki Paşazade, Sema’ya intihar etmesini söyler. Sema intiharı değil bütün kadınlara örnek olacak bir yolu seçer. Sema’nın herkes tarafından takdir edilen bu çalışmaları onun gerçekten “billur kalpli” olduğunu göstermiştir.
--reklam--
Billur Kalp Alıntıları - Sözleri
- İyi şeylere kötü, kötü şeylere iyi demenin yasalarda belli bir cezası olsa…
- En acınacak hükümlüler, suçsuzluklarına inanma ihtimali kalmamış zavallılardır.
- Türk’ün karısı şöyle böyledir ama erkeği düpedüz barbar olur. Kendisi her çeşit milletlerin karılarıyle yatar kalkar. Fakat bir Gâvurun Türk hanımının koynuna girdiğini duyarsa hemen bıçağı dayanır...
- — Evime bir müşteri geldi. Lava demir attı. Üç gündür gitmeyor. Benim hesabıma yiyor, içiyor, erkekliğinin sefasını icra ediyor. Yatağından çıkan kızlar merametlik hırtlamba oluyor. Bana bir akıl öğretiniz. Hangi mahkemeden dava edeyim? Adalet kâtibine gideyim? Sulh hükemasına derdimi boşaltayım? Ka divane olacağım. Ben de bilmiyorum ki ne edeyim?..
- Aman ya Rabbi, kız bozma işleminde padişahlarımız kadar suçlu, acar (Don Juan)lar dünyanın neresinde bulunur? Bir padişahın erginlik yaşından, türbesine çekilip sırmalar, şallar altında yatıncaya dek kaç kadınla nikâhsız evlendiği hiç hesap edilmiş midir?
- Göğün büyük pırlantası bin parça olarak Haliç’in sularına dökülmüş, kıvılcımlanıyor…Gök,deniz,kırmızı takkeli evler, görkemli kubbelerin etrafında divan duran narin endamlı minareler…Doğu’nun şiirinden esinlenmek isteyen,güzelliğine tapınan ressamların fırçalarına aşk ve ısı verecek yerli sıcak renkleriyle gözleri büyülüyor.
- Gövdelerinden daha çok ruhlarıyla yaşayan insanlar,ekmekten çok sevgiye,vefaya muhtaçtırlar..
- Sana bir iktisat kuralı söyleyeyim: Ortalık yoksulluk sıkıntısı içinde kıvranır, herkes açlıktan inlerken öte yanda sekiz on kişi zengin olur. İşte bu, bir kulpasına getirip kanunun elverişli yanından yararlanarak etrafı soymaktır.
- Dedikodu kadınların gıdasıdır.
- Hayat kanunu ne korkunç bir şey!..
- …O,eski sırmalara şimdi tel tel beyaz ipekler karışmış başını elindeki kroşeye eğerek atkılar,ceketler örüyordu.
- …okuduğum kitapların sayfaları bana bazen öyle anlamsız,tatsız geliyor ki, yazarlarına teşekküre karşılık sitem ediyorum.
- — He, babanın canına irahmet... Yoruldu... Evlâdım yoruldu. O da candır. Şimdi kanun koydular. Sekiz saattan ziyade çalışılmayacak... Bu sizinki on sekizi, yirmi sekizi, kırk sekizi geçti... Kızlar ağızlarında kaç gündür (grev) sakızı çiğneyorlar... işe paydos ederlerse sonram bütün zampara kardaşlarınla beraber ne yapacaksınız?
- Abdülhamit’e zıllulahı fi-l-arz denirdi. Bunlar da istibdat ejderinin küçük Tanrıları; zorbalığın, bilgisizliğin vicdanları söndürmeye; zekâları, özgürlükleri boğmaya görevlendirdiği kara putlar... İstibdat putları...
- Aynı işten dolayı ceza kanunu, kimimiz hakkına köpürüp öbürlerimiz için susarsa böyle bir çevrenin kurtuluş hakkı olur mu?
--reklam--
Billur Kalp İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tanzimatla başlayan ve Birinci Dünya Savaşından sonra da devam eden ekonomik durum, işsizlik, harp zenginleri,yoksullar, azınlıklar,ahlaksızlıklar, alafrangalık, sosyal değişim,eğitim,din ve en çok da Türk kadınının iş hayatına geçişi ve karşılaştığı zorluklar yazarın ahlakçı tutumuyla konu edilmiş.Değişememenin,gelişememenin yol açtığı sıkıntılar dikkat çekici... Semih Atıf Bey arkadaşlarıyla birlikte genç kızlarla eğlenmek ister,gazeteye iş yerinde çalıştıracak genç hanımlar için ilan verir.Ve hiç ummadıkları işlerin ortasında kalırlar.Geçimlik için yola çıkan zavallı Mürvet’e olur olan.Bir baskın sonrası Mürvet’ten geriye masumiyetine inandırmak için yazdığı mektup kalır,sesini duyuracağı davası ahirete kalır. Sema Hanım ve Muhlis Bey’in aşkı da Mürvet’in intiharına yol açan kişilerin tuzağından geçer ve kıskançlıkla trajik bir şekilde sona erer,Sema Hanım güçlü bir karakterdir yalnız Mürvet gibi intihar yolunu seçmez O.Zorluklara rağmen çalışmaya ve üretmeye devam eder ve sevilen,sayılan bir iş kadını olur. Bir de Jale var Sema’nın karşısındaki karakter.Sema ideal genç kız,Jale alafranga bir kız,Sema yaşadığı felaketlerle yükselirken,Jale giderek düşmektedir. Kurgusu çok güzel,Hüseyin Rahmi Gürpınar tüm sosyal meseleleri bir romanda bir araya getirmiş adeta.Mutlaka okunmalı. (Meral Coşkun)
Kitap o zamanlardaki sosyal durumu çok güzel şekilde tasvir edip yanlış batılılaşmanın örneklerini veriyor o döneme ışık tutuyor gibi romanın ilk kısımları çok komikti okurken tebessüm ettirebiliyor sanki komedi dizisi izliyormuşuz gibi ancak son kısımlarına doğru komedi yerini duygusallığa bırakıyor bence kesinlikle okunması gereken bir kitap. (Cemile Dayıoğlu Serpen)
--reklam--
Billur Kalp PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar - Billur Kalp kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Billur Kalp PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.
1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.
Edebiyat hayatı
Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_Rahmi_Gürpınar
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları - Eserleri
- Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
- Gulyabani
- Efsuncu Baba
- Mürebbiye
- Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür
- Şık
- Şıpsevdi
- Hazan Bülbülü
- Melek Sanmıştım Şeytanı
- Hakka Sığındık
- Gulyabani - Gönül Ticareti
- İki Hödüğün Seyahati
- Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
- Ben Deli miyim?
- Cadı
- Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı
- Kadınlar Vaizi
- Gönül Ticareti
- İffet
- Sevda Peşinde
- Kesik Baş
- Mürebbiye - Şeytan İşi
- Şeytan İşi
- Deli Filozof
- Meyhanede Kadınlar
- Dirilen İskelet
- Kaderin Cilvesi
- Utanmaz Adam
- Nimetşinas
- Tesadüf
- Boşanmış Kadın
- Hayattan Sayfalar
- Öldüren Öpücük
- Kokotlar Mektebi
- Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı
- Mezarından Kalkan Şehit
- Cehennemlik
- Ölüm Bir Kurtuluş Mudur?
- İnsan Önce Maymun muydu?
- Acı Gülüş
- Ölüler Yaşıyorlar mı?
- Can Pazarı
- Toraman
- Metres
- Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka
- Billur Kalp
- Eşkıya İninde
- Bir Sevda Denklemi
- Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı
- Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
- Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
- Tünelden İlk Çıkış
- Nimetşinas - Toraman
- İmrenilecek Bir Ölüm
- Namuslu Kokotlar
- Kesik Baş - Utanmaz Adam
- Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?
- Efsuncu Baba - Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür
- Tesadüf - Muhabbet Tılsımı
- Eşkiya İninde / İki Damla Yaş
- Kadın Erkekleşince
- Aşk Batağı
- Namusla Açlık Meselesi
- Cadı Çarpıyor - Şakavet-i Edebiyye
- Gulyabani
- Eti Senin Kemiği Benim
- Son Arzu - Tokuşan Kafalar
- Gazetecilikte İlk Yazılarım
- Tesadüf / Şeytan İşi
- Gazetecilikte Son Yazılarım 3
- Gazetecilikte Son Yazılarım 2
- Şehirde Bir Şekavet
- Tutuşmuş Gönüller
- Son Arzu
- Gazetecilikte Son Yazılarım 1
- Muhabbet Tılsımı
- Gazetecilikte Son Yazılarım 4
- Mezarından Kalkan Şehit
- Nimetşinas - Hakk'a Sığındık - Meyhanede Kadınlar
- Salgından Allah'a Sığındık
- Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
- Çocuk Yüreklerde Gulyabani
- Sanat ve Edebiyat
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Alıntıları - Sözleri
- - Kocasını şiddetle seven bir kadın için mutlu olmasın? - Bir taraflı muhabbetlerden çoğunlukla felaketler doğar. Oğlan onu sevmedikten sonra geçim olur mu? (Kadın Erkekleşince)
- Saçı uzun aklı kısa hükmüyle alnımıza birer ahmaklık damgası vurmuşlar, bu uğursuz etiketin altında insanlığımız unutulup gidiyor. (Kadınlar Vaizi)
- "Zaten aileler içinde ne kadar fasit ve münasebetsiz olursa olsun hep kadının dediği olur. Erkeğin amirliği laftan ibarettir." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
- İnsan insanın aynasıdır derler. (Hazan Bülbülü)
- Acı bir tecrübenin verdiği uğursuz bir netice ile söylüyorum ki güzellikle zekânın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin. (Öldüren Öpücük)
- Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarmak kuvvetini haizdir. Haiz: sahip, malik (Şıpsevdi)
- Bir kadının gönlüne cidden sahip ve hakim olamadıktan sonra onu zorla,baskıyla kendinize boyun eğdirmiş görünmekte ne lezzet bulunur? (Sevda Peşinde)
- - "Bana bir kelime yalan söylemenin ne büyük bir cinayet olduğunu anlayabilsen." (Tesadüf)
- insan yasak edildiği şeye şiddetle düşkün oluyor .. (Melek Sanmıştım Şeytanı)
- Hayriye hanım:"Zaman pek tuhaf oldu.Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar.Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar.Bu vakitte sinir herkeste var.Akıllısında da delisinde de.Ne işitirsen,ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin.Âlâ âlâ,hep aliyülâlâ.Fakat insaf ediniz.Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıtlık mı âlâ.Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ ?" (Mürebbiye - Şeytan İşi)
- Kadın ölümle susturuluyor. Ne olduğu anlaşılmaya kalkışılmayan yara toprakla örtülüyor. Bu irinin binlerce benzeri toplum hayatında cerahatlerini saçıp duruyor. Kadın niçin gönlünü kocasından alıp da başkasına veriyor? Bu «fantazya» hercailiği midir? Yoksa bünyenin, ruhun yenilmez bir sempati, antipati zorlaması mıdır? (Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı)
- "Köpek yestehlemekle deniz mundar olmaz." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
- — Tayfur, yolumdan çekil... — Hangi yolundan ulan? Yollar belediyenindir. (İnsan Önce Maymun muydu?)
- Kanın temizleyemeyeceği hiçbir leke yoktur (Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı)
- Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü... (Cehennemlik)
- Her zaman bela bize gelmez, bazı bazı gidip onu buluruz. (Can Pazarı)
- Ziyade kabzedemem rızkımı mukadderden "Rızkımı kaderimin bana verdiğinden fazla alamam." (Gazetecilikte Son Yazılarım 2)
- her ferdin ölümü kendi için bir kıyamet demektir (Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç)
- "Ömür denilen şey sürekli değişimden ibaret. İhtiyarlık bir kere insanın yakasına çökerse artık geçmiş ola..." (Hazan Bülbülü)
- Hiçbir hususta gerçekleri gizlemekle mutluluğu temin etmek mümkün olamaz. (Sevda Peşinde)
Yorumlar
0 yorum