Kitap Künyesi
Yazar: Konstantin Simonov
Çevirmen: Ahmet Ekeş
Yayın Evi: Gendaş Yayınları
İSBN: 9753086822
Sayfa Sayısı: 328
--reklam--
Bir Daha Görüşmeyeceğiz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Konstantin Simonov (1915-1979) II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği'nin Almanlara karşı açtığı cephelerin birçoğunda Kızıl Yıldız ordu gazetesinin savaş muhabiri olarak görev yapmış; ileri hatlarda çarpışan askerlerle yan yana, savaşa tanıklık ederek, birkaç kez ölümle burun buruna gelmiştir. Savaşı, bir gazeteci soğukkanlılığıyla izleyen Simonov (romanda Lopatin) , komutanlar, askerler arasındaki ilişkileri, ölümüne çarpışan insanları birer savaş makinesi olarak değil, duygu dolu, sımsıcak varlıklar olarak, gerçekçi irdelemelerle anlatmaktadır.
Bir Daha Görüşmeyeceğiz, yazarın II. Dünya Savaşı anılarını anlattığı üçlemenin, Savaş Günleri ve Savaşsız Yirmi Gün'ü takip eden son kitabıdır.1974'te Lenin Edebiyat Ödülü'nü alan Simonov,1979 yılında hayatını kaybetmiştir.
--reklam--
Bir Daha Görüşmeyeceğiz Alıntıları - Sözleri
- "Eğer birinin yaşamı bizim yaşamımızın bir parçası olmuşsa böyle bir insanın ölümü de bizim ölümümüzün bir parçası olmuştur. Biz hala sağızdır, gelgelim içimizde bir şey dirilmemek üzere ölmüştür artık."
- Жди меня, и я вернусь. Только очень жди, Жди, когда наводят грусть Желтые дожди, Жди, когда снега метут, Жди, когда жара, Жди, когда других не ждут, Позабыв вчера. Жди, когда из дальних мест Писем не придет, Жди, когда уж надоест Всем, кто вместе ждет.я вернусь, (Bekle beni, döneceğim Bütün direncinle bekle beni. Bekle hüzün yağmurları Gökyüzünü kaplayınca, Karakış üşütürken bekle, Sarı sıcaklar yakarken bekle. Kimseler beklemezken bekle beni, Döneceğim .)
- İnsan yalnızlık nöbetine yakalandı mı, yemeyeceği halt yoktur.
- Eğer birinin yaşamı bizim yaşamımızın bir parçası olmuşsa böyle bir insanın ölümü de bizim ölümümüzün bir parçası olmuştur. Biz hala sağızdır, gelgelim içimizde bir şey dirilmemek üzere ölmüştür artık.
- Kadınların, kendisini sevmek zorunda olduklarına inanan bir adam aslında sevilmeye hiç değmez.
- İyi kadınlar kötülerden daha az kendilerinden emindirler.
- Akıllı adamın kafası çıkmaz sokağa benzer, kafaya her giren şey orada takılır kalır. İşte o nedenle "kellenizi koruyun!" diyorum size. Üniforma değil ki, eskiyince yenisini verelim. Bütün umut kafanızda.
- Övgüler sağduyuyu körleştirir.
- Nasıl bir şeydi özel yaşam? Sözcükleri çoğu kez anlamlarını düşünmeden kullanırız. İnsanın özel yaşamından başka bir yaşamı, sözün gelişi özel olmayan yaşamı var mıdır? Başkaları için bir yaşam mı denmek isteniyor? İnsan eğer ödlekliği yüzünden kendini böyle kafadan atma iki parçaya bölmemişse, doğa içinde özel yaşamdan başka bir yaşam olamazdı.
- Ha başkasının ruhuna inmişsin, ha tanımadığın karanlık bir odaya girmişsin; aralarında bir ayrım yoktur. Karanlıkta, başkasının odasındaki bir iğneyi bulabilir misin? Bulmaya çalışırken adamın ömür boyu yerli yerinde duran eşyalarının yarısını devirir, öbür yarısını da kırarsın...
- Açmaza düşenler yalnız akıllılardır. Belki size tuhaf gelebilir ama akıllı adamın kafası çıkmaz sokağa benzer, kafaya her giren şey orada takılır kalır.
- Kimisinin gözüne uyku girmezken, kimisi de taş gibi uyurdu.
- Eğer hala yaşıyorsam zorunlu olduğum için yaşıyorum.
- insanın görünüşü zerrece önemli değildir...
--reklam--
Bir Daha Görüşmeyeceğiz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın ismi bile öylesine iyi seçilmiş ki, hayran olmamak elde değil. Tarihin en acımasız savaşlarından biri ve bir daha sevenlerini göremeyecek olmak. Simonov karakterleri başarıyla ve derinlemesine irdelerken, kendinizi bazen savaşın gölgesinde bazen de içinde buluyorsunuz. Kitaptaki gerçekçilik, kimi yerlerde tüylerinizi diken diken edebiliyor. Tüm bu gergin atmosferde, yazarın yaptığı duygusal dokunuşlar ise kitaptan aldığınız zevki katlıyor diyebilirim. Bendeki kitap 80'li yılların başında olan bir basıma ait. Eğer bulabilirseniz okumanızı tavsiye ederim. (Çağrı)
--reklam--
Bir Daha Görüşmeyeceğiz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Konstantin Simonov - Bir Daha Görüşmeyeceğiz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Daha Görüşmeyeceğiz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Konstantin Simonov Kimdir?
Babası Kızıl Ordu'da subay olduğundan çeşitli taşra okullarında okudu. Moskova'da yükseköğrenim görürken bir yandan da tornacılık yaptı. 1934-1939 arasında Gorki Edebiyat Enstitüsü'nde okudu. 1939'da Tüm Birlik Komünist Partisi'ne girdi. II. Dünya Savaşı'nda ordu gazetesi Kızıl Yıldız'ın savaş muhabiri olarak askerlik yaptı. Gerek cephede gerek cephe gerisindeki Sovyet insanının mücadelesini gazetesine gönderdiği yazılarda dile getirdi. Bu yazılarla Stalin Ödülü'nü kazandı. Savaştan esinlenerek milliyetçi ve devrimci görüşlere yer veren lirik ve epik şiirler yazdı. Savaştan sonra, dönemin ünlü edebiyat dergilerinden Novi Mir'in yayın yönetmenliğini üstlendi (1946-50, 1954-58) ve 1974'te Lenin Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1975'te Türkiye'yi ziyaret eden Simonov, öldüğünde Sovyet Yazarlar Birliği'nin sekreteriydi.
--reklam--
Konstantin Simonov Kitapları - Eserleri
- Günler ve Geceler
- Savaşsız Yirmi Gün
- Bir Daha Görüşmeyeceğiz
- Albayın Aşkı
- Silah Arkadaşları
- Anayurdun Dumanı
- Yaşayanlar ve Ölüler 2
- İnsan Asker Doğmaz
- Savaş Günleri
- Yaşayanlar ve Ölüler 1
- Özel Yaşam Dedikleri
- Bugün ve Yıllar Önce
--reklam--
Konstantin Simonov Alıntıları - Sözleri
- İstesen de istemesen de savaş şimdi herkesin hayatının bir parçasıydı! Bazılarını korkutsa bile, bazılarını cesarete getiriyordu; kimileri ise hiçbir şey olmamış gibi hayatını sürdürüyordu. (Savaşsız Yirmi Gün)
- Bir insan hiçbir zaman sonsuzluğa içtenlikle inanmaz. Her şeyin muhakkak bir sonu olduğunu düşünür. (Günler ve Geceler)
- Tabancasını çekti ... ..derinden fakat kesik kesik bir kaç soluk aldı ..sonra soluğunu tutup ..Tabancasını göğsüne dayadı ..tam yüreğinin üstünde ateşledi (Özel Yaşam Dedikleri)
- Ekmek hakkımı verip tütün alıyorum. . Pamuk küspesiyle bile degistiriyorum .. Pamuk küspesi ne ki ! Çigniyorsun çiģniyorsun ağzında bir tutam pamuk kalıyor .. Karım "tütün yüzünden aç kalıp kuruyorsun" diye çıkışıyor. . ..bana "önce boğazını düşünsen daha iyi edersin " diyor .. __sonunda tüttürecek birşey olmassa ne diye düşünecekmisim boğazımı ?.. (Özel Yaşam Dedikleri)
- yaşamın,tokmağıyla,canının istediği gibi rastgele döveceği bir örs olmaktansa insanın kendi mutluluğunu ya da mutsuzluğunu yaratan bir demirci olması daha iyi (Savaşsız Yirmi Gün)
- Kıyı topçusunun gülleleri,kurtarıcı melekler gibi,gene tepesinden uğulduyarak geçiyordu. (Savaş Günleri)
- Bu basit gerçeği ne kadar zor görebilmişti! (Savaş Günleri)
- "Peki, sizin aşkınız var mı? diye sordu. " Ne aşkı? " " Hiç aşık olmadınız mı yoksa? " " Aşık ha? "dedi. Gözlerini kapadı. Aşk... Acaba gerçekten hiç aşık olmamış mıydı? (Günler ve Geceler)
- Sizin kin dolu bir aklınız ama iyi bir kalbiniz var. (Puşkin) (Savaşsız Yirmi Gün)
- Ne çok düş kuran, isteyen, düşünen, yerinen insan gömülmüştür? (Günler ve Geceler)
- Ve zaman zaman düşünürüm de, bir şeyler öğrenmek istediğim kişilerin aslında benden bir şey öğrenemediklerini hissederim... (Savaşsız Yirmi Gün)
- Kadın .. 14 yaşındayken babasının onları bırakıp gittiğini anlatmıştı .. 14 yaş! Bu öyle bir yaştır ki .. .. çocuklar hiç bir şeyi bağışlamazlar . (Özel Yaşam Dedikleri)
- Kimisinin gözüne uyku girmezken, kimisi de taş gibi uyurdu. (Bir Daha Görüşmeyeceğiz)
- "Tertemiz nefret " (Özel Yaşam Dedikleri)
- Fin savaşında ilk olarak farkına vardığı bu gevşeklik salgını nereden çıkmıştı böyle? Uğruna bütün ömrünü harcadığı, canından çok sevdiği Kızılordu'nun, İşçi-Köylü Ordusu'nun şanına yakışmayan bu adamlar nereden türemişti? Yenilgiden çok yenilginin sözünü etmekten korkan, kayıp vermekten çok kayıp vermenin sorumluluğundan çekinen, hastalıklarını ancak savaşın iyileştirebilreceği ya da foyaları ancak savaşta meydana çıkacak bu insanlar kimlerdi? (Savaş Günleri)
- Eğer birinin yaşamı bizim yaşamımızın bir parçası olmuşsa böyle bir insanın ölümü de bizim ölümümüzün bir parçası olmuştur. Biz hala sağızdır, gelgelim içimizde bir şey dirilmemek üzere ölmüştür artık. (Bir Daha Görüşmeyeceğiz)
- İnsanların hiçbir şey görmeden ölmelerine sövüyordu. (Günler ve Geceler)
- Hatta bu mutsuzluğunu düşüne düşüne hasta bile olmuştu. (Savaşsız Yirmi Gün)
- Ne el üstünde taşınmaktan hoşlanırım .. Ne de "getir _götür " emri almaktan .. (Özel Yaşam Dedikleri)
- sen otururken de koşar gibisin ... (Anayurdun Dumanı)
Yorumlar
0 yorum