Kitap Künyesi
Yazar: Jack London
Çevirmen: Levent Cinemre
Editör: Barış Zeren
Orijinal Adı: A Piece of Steak, The Mexican
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786254053634
Sayfa Sayısı: 80
Bir Dilim Biftek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Jack London’ın Bir Dilim Biftek (1909) ve Meksikalı (1911) yapıtları, yüzyıl dönümünün çalkantılı toplumsal yaşamından çarpıcı iki kesit sunuyor. Gençlik ile yaşlılık arasında işleyen kanunlar, Meksika Devrimi’nin katı iklimi, kuşku ile güven arasındaki belirsizleşmiş sınırlar, iki boksörün öyküsünde buluşuyor. Saniyeler içinde verilen kararlar, kitlelerin yanılgıları, amansız kapışmalar ve tutmayan planlar Jack London’ın ustalıklı kalemi sayesinde nadir görülen bir durulukla sentezleniyor. London, okurunu bir kez daha çetin insanlık durumumuzun dönemini aşan, evrensel bir fotoğrafıyla karşı karşıya bırakıyor.
Bir Dilim Biftek Alıntıları - Sözleri
- Devrim bir kez başladı mı, sonrasında kendi ayaklarıyla yürürdü.
- Paraya duydukları ihtiyaç her zamankinden çok, para bulmak her zamankinden zordu.
- Modern çağda devrim yapmak para ister.
- Devrim bir kez başladı mı, sonrasında kendi ayaklarıyla yürürdü.
- Seyircinin parası neredeyse yüreği de oradadır.
- Modern çağda devrim yapmak para ister.
- Ölülere benziyor ama insanı korkutacak kadar da canlı...
- ... dünya yaşlılara iyi davranmıyordu.
- "Yolu cehennemden geçmişler kimselere benzemez. "
- Paraya duydukları ihtiyaç her zamankinden çok, para bulmak her zamankinden zordu.
- “Modern çağda devrim yapmak para ister.”
- Gençler, yaşlıların bedenleri üstüne basarak çıkardı başarının basamaklarını.
- “İçini yakmışlar, yumuşaklığı, neşeyi çekip almışlar ondan. Ölülere benziyor ama insanı korkutacak kadar da canlı.”
- Yolu cehennemden geçmişler, kimselere benzemez.
- Yolu cehennemden geçmişler, kimselere benzemez.
Bir Dilim Biftek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Podcast: Jack London'dan Boks Hikayeleri: Bir Dilim Biftek, Meksikalı: Podcasti dinlemek için YouTube linki: https://youtu.be/5-Ehb08TAbo Merhaba kitapçokseverler. Bu bölümümüzde “Bu kez yenilgiye uğradık, ama her zaman yenilmeyeceğiz. Çok şey öğrendik.” sözleriyle karakterini ve hayata karşı duruşunu vurgulayan Jack London'un, bir dönem kendisinin de amatör olarak uğraştığı, spor bültenleri hazırladığı boks sporunu konu edinen Bir Dilim Biftek ve Meksikalı'yı konuşuyoruz. Keyifli dinlemeleriniz olması dileğiyle. (Okur Sohbetleri)
Jack London yeni öykülerini Modern Klasikler'de duyunca çokk sevinmiştim. Sonra kapakta boks teması ile karşılaştım ve aklıma hemen London'ın meşhur boks pozu geldi. Buyurun; https://www.hizliresim.com/3880pb8 London bir boks meraklısıydı ve amatör olarak bu sporla da uğraşıyordu. Gazetelere maç değerlendirmeleri de yazan London toplamda 4 adet boks hikâyesi yazdı. Biri Yordam Kitap'tan çıkan "Oyun" adını verdiği bir novella. Bu novellada da konu Joe Fleming adında bir işçinin ara sıra para kazanmak için çıktığı boks maçlarını ve son maçına onu izlemesi için çağırdığı nişanlısını konu ediniyor. Ancak biraz evvel bitirdiğim iki öykünün içinde olduğu Modern Klasik de şahaneydi. Öykülerin isimleri şöyle; "Bir Dilim Biftek" ve "Meksikalı" Bir Dilim Biftek'i 1909'da yazıyor London ve Saturday Evening Post gazetesinde yayımlanıyor öykü ilk kez. Sonra da bir öykü derlemesine dahil ediliyor. Güney denizlerindeki uzun seyahatinde izlediği bir boks maçından esinleniyor London bu öyküde. O halde önce Bir Dilim Biftek'ten kısaca bahsedeyim ben ama öykülerden sürpriz bozan detaylar vermeyeceğim rahatça okuyabilirsiniz. Tom King iki çocuğu olan ve geçmişte başarılarıyla kendinden söz ettiren bir boksördür. Ancak yaşı ilerledikçe para kazanması da maç kazanması da zorlaşır. Bir akşam Sandel adlı genç bir boksör ile olan maçı onun hayatını sorgulamasına neden olacaktır. İkinci öykü olan Meksikalı ise; Meksika Devrimi döneminde örgütte çalışan Rivera adında bir gencin devrim çalışmalarına katkı sağlamak için mecbur kalarak yaptığı bir boks maçında yaşadıklarını konu ediniyor. Bizler London'dan boks maçlarını okurken bir yandan da karakterlerle ve onların iklimi ile yüzleşiyoruz. Yaşlılık ile gençliğin amansız mücadelesini, insan hayatının acımasızlığını, açlığı, sefaleti okuyoruz. Bir insanın ailesini geçindirmek için neleri göze alacağıyla ve pişmanlıkların insanları nasıl etkileyeceği gerçeği ile karşılaşıyoruz. 74 sayfalık bu kısacık kitap ile neler neler okuyup ders çıkarıyoruz bilemezsiniz. Benim en sevdiğim yazarlardan biri olan London'ın en iyi öykülerinden ikisini daha okudum. Hepinize tavsiye ediyorum... (fazi)
Yine mükemmel bir Jack London kalemi. Kitap, iki öyküden oluşuyor. İlk hikayede geçim dertlerinden dolayı her türlü maça çıkıp para kazanmaya çalışan eski bir boksörün yaşadıkları anlatılıyor. İkinci hikayede ise Meksika'daki devrimin ortasında bulunan ve her türlü haksızlığa uğramasına rağmen bokstan para kazanarak devrime her anlamda yardım etmeye çalışan genç bir boksörün hikayesi anlatılıyor. Özellikle ikinci hikaye beni çok etkiledi. Bence okumalısınız. (Elif Elbir)
Kitabın Yazarı Jack London Kimdir?
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.
Jack London Kitapları - Eserleri
- Beyaz Diş
- John Barleycorn
- Martin Eden
- Demir Ökçe
- Ay Vadisi
- Demiryolu Serserileri
- Vahşetin Çağrısı
- Deniz Kurdu
- Uçurum İnsanları
- Alın Teri
- Şampiyon
- Dehşet Ülkesi
- Güneşin Oğlu
- Yanan Günışığı
- Kız, Kar ve Kan
- Düş Ülkelerine Yolculuk
- Sevginin Katıksızı
- Tanrılar ve Köpekler
- Suikast Bürosu
- Kurt Dölü
- Denizin Çağrısı
- Midas'ın Müritleri
- Yıldız Gezgini
- Ölüme Boyun Eğmeyen Adam
- Ataların Tanrısı
- Beyaz Sessizlik
- Can Yoldaşı
- Devrim
- Dönek
- Gece Doğan
- Halk Avcısı
- İnsanın Sadakati
- Meksikalı
- San Fransisco'nun Güneyi
- Sınıf Farkı
- Makaloa Hasırı Üzerinde
- Bana Göre Hayatın Anlamı
- Hawaii Öyküleri
- Büyük Serüven
- Kurt Kanı
- Yakalanış
- Öyküler
- Uzak Diyarlarda
- Bir Kuzey Macerası
- Gece Geçen Serseriler
- Gemide İsyan
- Geleceğin Hikayeleri
- Beyaz Cehennem
- Büyük Evin Küçük Hanımefendisi
- Beyaz Diş - Madam Bovary
- Şafak Kızı
- Beyaz Diş - Esrarlı Ada
- Yumruk
- Buzun Çocukları
- Bin Düzine Yumurta
- Adem'den Önce
- Oyun
- Ateş Yakmak
- Acemi Gece
- Vahşetin Çağrısı (Çizgi Roman)
- Kumarbazlar Cenneti
- Vahşetin Çağrısı - Beyaz Diş
- Ateş Yakmak
- Hayatın Kanunu
- Demir Yolu Çocukları
- Kızıl Veba
- Büyük Sorgu
- Mapuhi’nin Evi
- Ölümcül Dalgalar
- Kadın Denen Mucize
- İlk Savaş, İlk Zafer
- İnsanlığın Sürüklenişi
- Kepaze
- Çinago
- Bütün Dünyanın Düşmanı
- Alice Ruhunu Açınca
- Kahekili’nin Kemikleri
- Dağ Adamı
- Bir Dilim Biftek
- Kırmızı
- Tek Özgürlüğüm
- Güneşe Doğru
- Lost Face And Other Stories
- Theft
- Tom Pomplun
- Kaval Kemikleri
Jack London Alıntıları - Sözleri
- “Sanki kendimin dışında durmuş da kuşkuyla kendime bakıyor gibiydim.” (Deniz Kurdu)
- Henüz çıldırmadım ama çıldırmaya başladığım zaman beni görün;))) (Büyük Evin Küçük Hanımefendisi)
- Yaşlılık zamanlarımızda dine ihtiyaç duyarız Alice. Din bizi yumuşatır, diğer insanların zayıflıklarına, özellikle de nerede sabah orada akşam hovardalık ettikleri ve ne yaptıklarını bilmedikleri gençlik zamanlarında gösterdikleri zayıflıklara karşı daha hoşgörülü ve affedici olmamızı sağlar. (Alice Ruhunu Açınca)
- Ömrüm boyunca gövdemle hayvan gibi çalıştım ve ne kadar çok çalıştıysam çukurun dibine o kadar fazla yaklaştım. (Tom Pomplun)
- °• İnsan her zaman hayattan talep ettiğinin daha azını alır . (Uçurum İnsanları)
- Dünyaya egemen olan kanunu iyi biliyordu: zayıflar ezilir, güçlülere itaat edilirdi. (Beyaz Diş)
- “Bana o gözleriyle bir dakika içinde, bin yılda kitaplarda okuyabileceğimden daha çok şey söylüyordu.” (Büyük Sorgu)
- Bundan şu çıkıyordu ki bir kişi dostluğun d'sini bile bilmez ama soylu biri olabilir! (Uzak Diyarlarda)
- İnsanlar neden şarap içer, at biner, aktristleri tutar, papaz ya da kitap kurdu olur? Öyle isterler de ondan. İşte sana cevap. Hepimiz, elimizdeyse, hoşlandığımız şeyleri yapmak isteriz, elde edelim etmeyelim, istediğimiz şeylerin peşinden koşarız. (Sevginin Katıksızı)
- Güneş her sabah doğar. (Makaloa Hasırı Üzerinde)
- Korkak olduğu için, zorbalığı da korkaklığıyla uyumluydu. (Can Yoldaşı)
- Derler ki, bu aşk hayattan bile daha kıymetliymiş, aşık olanlar böyle söyler. Bir kadın ya da erkek, birini dünyadaki herkesten daha fazla severse, o zaman aşık olduğunu anlar. Böyle denir ama kelimelerle açıklamak fazlasıyla zor. Sadece bilirsin işte, o kadar. (Kadın Denen Mucize)
- “Kalbimde sana duyduğum hisler yıldızlar kadar parlak ve çok, bunu ifade edebilecek bir dil yok. Sana nasıl anlatabilirim ki? Oradalar... Görüyor musun?" (Kadın Denen Mucize)
- Tekdüzelikten uzak olması belki de serseri yaşantısının en güzel yanıdır. Topluluklar hâlinde yaşayan serserilerin ülkesinde, yaşamın yüzü sık sık biçim değistirir. (Demir Yolu Çocukları)
- Yaşamaktan mutluyum, kendi akıl ve gücümden mutluyum, işleri yapmaktan mutluyum, kendim için yapmaktan. Bundan başka yaşamak için bir neden olabilir mi? Kendimden ve yaptığım işlerden keyif almayacaksam, neden yaşayayım? (Buzun Çocukları)
- “Aramızda küçük bir tartışma yaşadık ve yapabileceğimiz en iyi şey, bunun bu kadarla kalmasını sağlamak.” (Vahşetin Çağrısı (Çizgi Roman))
- Kötü olan iyi olanı bozar, her şey birlikte iltihaplanır. (Uçurum İnsanları)
- Bugün n'oluyor, ilkokuldan sonra ortaokul, lise, sonra üniversite, sonra ya memur oluyoruz ya doktor moktor, bildiğimiz serüvenleri de sadece kitaplardan öğreniyoruz. (İlk Savaş, İlk Zafer)
- Hayat hayal kırıklıklarıyla dolu ve öyle olmalı zaten. En tatlı et kıtlıktan sonra gelen ve en yumuşak yatak da zor bir avdan sonra yatılandır. (İnsanın Sadakati)
- Kazanılacak bir oyun gibi gördükleri şeyi yıllarca oynayan insanları izledim. Sonunda kaybettiler... (Dönek)
Yorumlar
0 yorum