Kitap Künyesi
Yazar: Anthony Burgess
Çevirmen: Roza Hakmen
Orijinal Adı: One Hand Clapping
Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786053322412
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Bir Elin Sesi Var Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Anthony Burgess'ın 1961'de Joseph Kell müstear adıyla yayımladığı Bir Elin Sesi Var, Soğuk Savaş'ın tam ortasında kalan Britanya'da yaşanan hızlı değişim dönemine denk gelmiştir. Romanın başlığı Malay dilinde "karşılıksız aşk" anlamına gelen bir atasözüdür. Bu "karşılıksız aşk" tüketim kisvesi altında karşımıza çıkar. Oyunu kuralına göre oynayıp parayla sahip olabileceğiniz her şeyi satın alsanız da, bir "karşılık" elde edemezsiniz…
Tıpkı "fotoğraf makinesi beyni"yle kazandığı bir TV yarışması sayesinde servete kavuşan Howard gibi... Modern hayatın entelektüel ve sanatsal değerleri hakir gören materyalizmine öfke duyan Howard, dünyanın çürümüşlüğünü bizzat uğradığı bir hakaret olarak algılamaktadır. Romanın anlatıcısı olan karısı Janet ise eğitimsiz ve sığ bir kadındır. Hayatını reklamlar, kadın dergileri ve televizyon belirler. Televizyonun amaç ve değerden yoksun hayatlara işaret eden bir metafor olarak kullanılması ise Jerzy Kosinski'nin unutulmaz yapıtı Being There'i önceler.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bir Elin Sesi Var Alıntıları - Sözleri
- “Bir yığın yalan. Hayat artık yalan üstüne kurulu. Hile hurda, gerçeğe yabancılık… dilimiz insanları kandırmak için değil, onlara yararlı olacak sözler söylemek için verilmiş bize.”
- 21. Yüzyılın özeti.. Bir yığın yalan, hile hurda, gerçeğe yabancılık.
- Çağımızın özeti… “Bir yığın yalan, hile hurda gerçeğe yabancılık.”
- "Kötü olan dünya değil dedim. Dünyadaki insanlar..."
- Nereye giderseniz gidin, önemli olan insanlardır; insanlar da aşağı yukarı her yerde aynıdır.
- “-Dünya kötü. +Kötü olan dünya değil… Dünyadaki insanlar.”
- Pencereyi temizleyemiyorsan camı kır.
- Bir yığın yalan. Hayat artık yalan üstüne kurulu. Hile hurda, gerçeğe yabancılık.
- İnsanların bir şeyleri sır diye saklamasından oldum olası nefret etmişimdir.
- Bir elin sesi olur mu hiç? İki elin sesi olur , alkış tutmak için iki el gerekir.
- “Yalandan, aldatmacadan hoşlanmam, ne kadar önemsiz olursa olsun.”
- "Pencereyi temizleyemiyorsan camı kır."
- Bu benim yeni hayatımdı ve ne istersem yapabilirdim, işte o kadar.
- Tanrım, derdimi bir anlatabilseydim.
- Hayatın her zaman iki yönü vardır ; sizden rica ediyorum, bunu asla unutmayın.
--reklam--
Bir Elin Sesi Var İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Anthony Burgess - Bir Elin Sesi Var: Soğuk savaş döneminde yaşanan gelişmeleri, televizyonun insanların hayatını nasıl etkilediğini, toplumun birbirini nasıl tükettiğini, insanın nasıl çökebileceğini birinci ağızdan anlatırken fark etmenizi sağlıyor. Kitap son derece basit ve akıcı dille ilerken sizi merak içinde bırakıyor. Meraklandıkça sayfaları hızlıca geçerken bir bakıyorsunuz ki sona gelmişsiniz. Maalesef ki beklediğiniz ve tahmin ettiğiniz gibi bitmiyor hikaye. Çükü Anthony Burgess size beklediğiniz sonu vadetmeyen bir yazar. Keyifli okumalar. (Serap)
1961de yayınlanan kitap Soğuk Savaş atmosferinde yaşanan değişimlere odaklanıyor. Kitabın baş karakteri Howard büyük bir ödül kazanıyor (kendisinin kabiliyet olarak görmediği üst düzey fotografik hafızasıyla) ve satın almaya başlıyor. Materyalizmle içten sorunları olan Howard çürümüş dünyayı lanetliyor. Karısı ise Cosmopolitan okuyup cappucinno içmenin derdinde. Yetmezmiş gibi öykü de cahil cühela karısının ağzından kaleme dökülmüş. Ben kitabı beğenmedim. Çok fazla işlendi bu konu. Mutluluğu para ile satın alamazsın felsefesi sanırım doların 14₺ olduğu ülkemizde pek revaçta değil. (Ebru)
Madem özleniyorum, bari gelmişken bir inceleme yapayım da şenlensin buralar değil mi ama! :) Yokken birçok kitap okudum, incelemeye değer onlarca kitap... Ancak bir tanesini seçmem gerekiyordu. Ben de "Burgess" olsun dedim. (İyi mi ettim göreceğiz yazınca) Tabi çoğumuz "Otomatik Portakal" okudu, bayıla bayıla filmini de izledi. Bazılarımıza kitabın tadını vermedi film, bazılarımız da çok sevdi. Kıyaslamadan okunamak mümkün değildi o nedenle "Bir Elin Sesi Var" adlı eserini yazarın. Kitabın adı çekti ilgimi önce, e bir de biliyorsunuz 'Modern Klasikler' biriktirme serüvenim var. Aldım ve bir çırpıda okudum. Konudan bahsedeyim kısaca; kahramanımız Howard "fotoğraf makinesi beyni" diye adlandırdığı bir kusura sahiptir. Ama bu kusur, ona bir lütuf olarak geri döner. Tabiri caizse, doğuştan gelen bu aksaklığın ekmeğini yer. Romanın anlatıcısı olan eşi Janet ile kendi hallerinde yaşarlarken, bir TV yarışmasına katılır Howard ve kusuru ona binlerce sterlin kazandırır. Hem kazandığına sevinir hem de dünya malının kıymetsizliğini bu kez sınırsız para harcayarak daha iyi anlar. Bir yanda sürekli savaştan, dünyanın çürümekte olduğundan ve tekinsizliğinden bahseden Howard, diğer yanda hayatı tv programlarından ibaret eğitimsiz eşi Janet... Romanın bir bölümünde Bir Elin Sesi Var cümlesinin "Zen Budizminde, hayal edebilmek için uğraşmak gerek" anlamı olduğunu da okuyoruz. Böyle bir isim seçerek, kitabın yazılma amacını daha iyi anlatıyor Anthony Burgess... Akıcı bir dile sahipti eser. Okumaya başlayınca devamını merakla takip ediyor, sayfaları çeviriyorsunuz. Bu farklı romanın, Otomatik Portakal'ın gölgesinde kaldığını düşünüyorum. Televizyonun yaygınlaşması ve sonrasının, insanların amaçsız hayatını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor Burgess. Tüketim toplumunun aslında sadece birbirini tüketen insanlardan ibaret olduğunun farkına varıyor okuyucu. Tavsiye ediyor ve beğeneceğinizi umuyorum dostlarım... (fazi)
--reklam--
Bir Elin Sesi Var PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Anthony Burgess - Bir Elin Sesi Var kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Elin Sesi Var PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Anthony Burgess Kimdir?
John Burgess Wilson ya da bilinen adıyla Anthony Burgess (25 Şubat 1917 - 22 Kasım 1993), İngiliz roman yazarı, şair, besteci, eleştirmen, dil bilimci ve çevirmen. Otomatik Portakal isimli romanıyla tanınır.
1959 yılında Burgess'a ameliyat edilemez bir beyin tümörü tanısı kondu ve bir yıldan az ömür biçildi. İlk karısı Lynne'in geçimini sağlamaya kararlı olan Burgess 12 ay içinde beş buçuk roman yazdıktan sonra teşhisin yanlış olduğu anlaşıldı. Ne var ki artık tanınan bir yazar olmuştu. 50'den fazla roman ve kitap yazdı.
Yapıtlarından bazıları şunlardır: Inside Mr. Enderby (1961), Napoleon Symphony: A Novel in Four Movements (1974), Abba Abba (1977), Earthly Powers (1980), The Devil's Mode (1989), A Dead Man in Deptford (1995)
--reklam--
Anthony Burgess Kitapları - Eserleri
- Otomatik Portakal
- Bir Elin Sesi Var
- Mozart ve Deyyuslar
- Deptford'daki Ölü Adam
- Doktor Hastalandı
- Piyanoçalanlar
- English Literature: A Survey for Students
- Abba Abba
- Shakespeare
- 1985
--reklam--
Anthony Burgess Alıntıları - Sözleri
- 21. Yüzyılın özeti.. Bir yığın yalan, hile hurda, gerçeğe yabancılık. (Bir Elin Sesi Var)
- Nereye gidecektim? Ne evim, ne param, ne de beni düşünen insanlar vardı yeryüzünde. (Otomatik Portakal)
- “Yani, hepinize minnettarım ama kendi hayatımı yaşamam gerekiyor.” (Otomatik Portakal)
- “Bir yığın yalan. Hayat artık yalan üstüne kurulu. Hile hurda, gerçeğe yabancılık… dilimiz insanları kandırmak için değil, onlara yararlı olacak sözler söylemek için verilmiş bize.” (Bir Elin Sesi Var)
- Kişiye seçme hakkı tanınmazsa, o kişiliğini yitirir. (Otomatik Portakal)
- İnsanların bir şeyleri sır diye saklamasından oldum olası nefret etmişimdir. (Bir Elin Sesi Var)
- Beni kollarına aldığında, arzularının ateşiyle eriyen bir kar tanesi gibi hissediyordum kendimi. (Piyanoçalanlar)
- Tek hakikat: inanmak istediğimize inanırız. Öyleyse irade önce gelir, gerisi sadece maskedir. (Mozart ve Deyyuslar)
- Onlar, başkalarının acı çekmesinden hoşnuttur ;çünkü kendi güçlerinin ilanıdır bu. Ve bu, insanoğlunun istediği tek şeydir. Ne bilgi, ne erdem ;sadece güç. (Deptford'daki Ölü Adam)
- "Beklemeyi bilen, eninde sonunda fırsatlar yakalar.." (Otomatik Portakal)
- Bir masa , bir sandalye ve bir gıdım sükûnete ihtiyacım var. (Piyanoçalanlar)
- Bir masa , bir sandalye ve bir gıdım sükûnete ihtiyacım var. (Piyanoçalanlar)
- Seveceğim diye niyet ettin mi aşk olmaz yürekte, (Deptford'daki Ölü Adam)
- Eski zamanlarda öğretildiği gibi sevgi, huzur ve uyum istiyoruz. (Doktor Hastalandı)
- Zaman geçtikçe anlıyorum ki körelen gözler ve daha da körelen bir akıl, sapla samanı birbirine karıştırmakla malul oluyor. (Deptford'daki Ölü Adam)
- “Kendi memleketlerinde kalmaları sağlanmalı. Yabancılar kendi insanlarımızın işsiz kalmalarına neden oluyor.” (Doktor Hastalandı)
- Televizyonda bir sürü saçmalık seyretmekten başka yapacak daha iyi şeylerim var. (Doktor Hastalandı)
- “İnsan özgür doğmuş ama her yerde zincirlenmiş…” (Doktor Hastalandı)
- Ben düşmanlarımdan başka herkesin dostuyum. (Otomatik Portakal)
- Tek hakikat: inanmak istediğimize inanırız. Öyleyse irade önce gelir, gerisi sadece maskedir. (Mozart ve Deyyuslar)
Yorumlar
0 yorum