Kitap Künyesi
Yazar: Engin Geçtan
Yayın Evi: Metis Yayınları
İSBN: 9789753421539
Sayfa Sayısı: 121
--reklam--
Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dört kişi var hikayemizde, kahraman sayılıp sayılmayacakları okuyucuya bırakılmış. Yaşamı düşlerinde sürdürmeyi seçmiş, dik başlı eski zaman bakiresi; dünyaya kaydını bir türlü yaptıramamanın tragedyasını komik bir imgeye dönüştürerek yadsımaya çalışan hüzünlü palyaço; yaşamla buluşmasına bitişe birkaç kala yetişen geçmişi karışık yalnız kadın; ve doğmak için ölen yaşayamamış yazar eskisi. Birkaç kişi daha var tabii, arada bir görünüp kaybolan: ölüm meleği, şeytan, ölümsüz büyücü, vesaire. Ve onlar birlikte, rastlantısal kesişme noktalarında zaman zaman buluşup ayrılarak ya da hiç buluşamayarak, hiçbir şeyin değişmediği, ama herşeyin her an farklılaştığı bir zaman diliminin hikayesini yarattılar.
(Arka Kapak)
--reklam--
Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz? Alıntıları - Sözleri
- İnsanların zaaflarında buluşabildiklerini anlamak yıllarımı aldı...
- Bilinmeyen korkutur, korkulan şeyin ne olduğunu bilememek dehşet verir. Bu nedenle insan, bilinen bir tehlikeden korkmayı, ne olduğunu bilmediği bir şeyden korkmaya yeğler ve ne yapar yapar, korktuğu şeyin adını koyar, bilirsiniz.
- Bilinmeyen korkutur, korkulan şeyin ne oldugunu bilememek dehşet verir. Bu nedenle insan, bilinen bir tehlikeden korkmayi, ne oldugunu bilmedigi bir seyden korkmaya yeğler ve ne yapar yapar, korktuğu şeyin adını koyar, bilirsiniz.
- Her insan hayatında en az bir kez mucizeyle karşılaşır, eğer onu fark edebilirse.
- Bilinmeyen korkutur ,korkulan şeyin ne olduğunu bilememek dehşet verir.Bu nedenle insan , bilinen bir tehlikeden korkmayı , ne olduğunu bilmediği bir şeyden korkmaya yegler ve ne yapar yapar,korktuğu şeyin adını koyar bilirsiniz .
- İçindeki doldurulmaz boşluğu sayısız kitapla tıkıştırmaya çalışmıştı yıllardır. Okudukları yaşamıyla buluşamadan…
- Hiç kendinizi köşeye kıstırılmış bulduğunuz oldu mu?
- İnsanların zaaflarında buluşabildiklerini anlamak yıllarımı aldı.
- Sormak istediğim çok şey vardı,ama cevapları verilmiş sorular artık sorulmamalı.
- Sürekli şişen zaman küresinin kenarında kaldığında zamanın hızla kayıp gideceğini, kürenin merkezine yaklaştıkça her şeyin durup taşlaşacağını anlamaya başlamıştı. Zamanın bu açmazında sıkışıp kalmanın çaresizliğini hissediyordu içinde. Kabul edildikçe daha az acıtan, yaşlanıyor olma kaygılarından özgür, insanlığın tümüyle paylaşılan bir çaresizlikti bu. Karnı acıktığında yemek yiyeceği yerde, yemek zamanına ne kadar kaldığını anlamak için arada bir saatine baktığı günleri hatırladı. Ruhuyla, bedeniyle,kendisinin olan her şeyle ilişkisini yitirmiş olduğu yılları. Nasıl olup da yaşamından herhangi bir ana yapışıp zamanın dansını durdurmaya çalıştığı günleri geride bırakabilmiş, günlerden pazar ya da pazartesi olması önemini yitirmişti şimdi?
- İçindeki doldurulamaz boşluğu sayısız kitapla tıkıştırmaya çalışmıştı yıllardır, okudukları yaşamıyla buluşamadan.
- Bileşik kaplar yasası uyarınca ,gündüz bastırılan her şey gece olunca taşıverir. Tanınmamak ,duyulmamak için sıradan bir maske takmanız yeter.
- Neredeysen oranın hakkını vermen gerek… Şimdi git ve gittiğin yeri sen yarat.
- İnsanın , geçmişinden ve geleceğinden koptuğu,tek bir yanlışının bile sonunu getirebilecek tehlikelerle dolu bu muhteşem evrende yaşadığı her an bir sonraki adımının rehberi olacaktı.
- Maske takınca herkes kendisi olur.
--reklam--
Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bazı şeylerin kıymetini elimizden kayarken farkederiz. Sağlığımızı hastalandığımızda, gençliğimizi yaşlılığımızda. Hayat boyunca da öyle çok maske ile karşılaşırız ki gerçek sandıklarımızın birer maskeden ibaret olduğunu anladığımızda iş işten çoktan geçmiş olur. Her günümüzü yaşıyacağımız son gün olarak düşünürsek neye sahip olduğumuzu daha iyi anlarız. Bir günlük yerim kaldı ister misiniz? da oradan geliyor. Dört kişinin dahil olduğu hikayede de düş ve gerçek birbirne girmiş. Olayları değerlendirmek bizim hayal dünyamızın algısına bağlı, hayal gücünüz zenginse daha keyifle okuycağınızı düşünüyorum. Kitabın son cümlesi Değişen hiç bir şey yok, herşey farklı. Bakış açısı önünden sürekli geçtiğim yer ama içine hiç girmedim bugün gireyim dediği yer sözde bir bar ve adı Libido.Kendimize dair çok şey bulacağımız bir kitap. Benim ikinci okumamdı ilk ne zaman okudum hatırlamıyorum. Ama konuyu hatırladım. (feryalkrk)
Dört farklı karakterin, dört farklı hikayesi. Zamanın farklı dilimlerinde veya hepsine yaşıyorlar. Birbirleriyle çizgilerde kesişiyorlar, hiçbir şey değişmiyor ama her şey farklılaşıyor. Bla bla bla. Açıkçası değişik bir hikaye. Okurken haaa güzel bağlantı diyorum ama bir bakmışım ne alaka diyorum. Sonunda da pek bir yere bağlanmadı. Okusanız da olur okumasanızda. (Guts)
Engin Geçtan'ın roman da yazdıgıni duyar duymaz, hic arastirmadan tavsiye uzerine aldigım kitabı. Psikoloji ustatlari roman yazdiklarinda ayrica ilgi duyuyorum. Analizleri, psikolojik durumlari bir olay örgusunde okumak keyif veriyor. Ancak bu kitap biraz da ilginc. Biraz masal biraz fantastik. Acikcası Engin Gectan'ın bu yonunu de bu kitap sayesinde tanıdim. Bir günde biten akıcı bir kitap. Cok fazla toplumsal derin konulara degınilmis ("yeniden arayislar, buluşamazlıklar, hizla akip giden zamanın kiyisinda kalmak, yaşamaktan korkmak, kendini bulamadan hatta bastirarak yasamak" istedikleri hayatlari hayallerinde yasayip, ulasmanin imkansizligina inanan ve mucize bekleyenler) Bu konulari fantastik kurgu icinde anlatmasi da tam olarak da yaşamın icinden degil mi? Bazen hayallerimizi oyle imkansiz goruruzki onlari kafamizda hayal ederken tam olarak boyle imgeler gibi dogaüstü oluyor... Yer yer kapali ifadeler oldugu icin anlamakta zorlandigim yerler oldu acikcasi ama uzerinde dusundukce ve hatta zaten uzerinde dusundurten bir kitap. Bittiginde, dusundukce çorap söküğu gibi fikirler, kavrayislar gelen kitaplara bayıliyorum. Bu da onlardan. Kitabın arka kapagı da kitabı cok guzel ozetlemis :) (Elif Ayşe Kabasakal)
--reklam--
Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Engin Geçtan - Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Engin Geçtan Kimdir?
Engin Geçtan 12 Ocak 1932'de İzmir'de dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamladı. 1956 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Geçtan, psikoloji ve nöroloji dallarında ABD'de New York ve Columbia üniversitelerinde beş yıl süreyle uzmanlık eğitimi gördü.
1974'te profesörlüğe yükselen Geçtan, ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde öğretim üyeliğinde bulundu. Ayrıca, bir yandan psikiyatr olarak mesleğini icra ederken, bir yandan da sürekli yazıyordu. Geçtan’ın, Dersaadet'te Dans, Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, Kırmızı Kitap ve Kızarmış Palamutun Kokusu ve Tren adlı romanları bulunuyor.
Uzmanlık alanı psikiyatri olan Engin Geçtan 1975-1987 yılları arasında meslek dışı okuyucular tarafından da ilgiyle karşılanan dört kitap yazdı. Çok sayıda basım yapmış ve yapmakta olan ve kendi bilimsel disipliniyle ilgili bu dörtlünün ardından, (İnsan Olmak, Varoluşçu Psikiyatri, Normaldışı Davranışlar ve Psikanaliz ve Sonrası, Metis) psikiyatri alanının çerçevesinden çıkma isteği doğrultusunda roman-senaryo çalışmalarına başladı. Ankara ve İstanbul’daki dört üniversitede öğretim üyeliği yapmış olan Engin Geçtan halihazırda üniversitedeki part-time görevi dışında klinik çalışmalarını psikoterapist olarak sürdürmektedir. Dersaadet’te Dans, Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, Kırmızı Kitap ve Kızarmış Palamutun Kokusu romanlarına 2004 yılında Tren’i de ekledi. Kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren Kimbilir? ve Hayat adlı kitapları yayımlandı.
Geçtan’ın Kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren Kimbilir? ve Hayat adlı kitapları da bulunuyor. Psikiyatri uzmanı, romancı ve yazar Prof. Dr. Engin Geçtan 86 yaşında yaşamını yitirdi.
Prof. Dr. Engin Geçtan, Psikiyatri alanıyla ilgili çok sayıda basım yapmış “İnsan Olmak”, “Varoluşçu Psikiyatri”, “Normaldışı Davranışlar” ve “Psikanaliz ve Sonrası” kitaplarını kaleme aldı. Engin Geçtan ardından, roman-senaryo çalışmalarına başlamıştı.
“Dersaadet'te Dans”, “Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?”, “Kırmızı Kitap” ve “Kızarmış Palamutun Kokusu” romanlarına 2004 yılında “Tren”i de ekleyen Geçtan, kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, Türkiye insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren “Kimbilir?” ve “Hayat” adlı kitapları yayımlamıştı.
Prof. Dr. Engin Geçtan, ayrıca ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde öğretim üyeliğinde bulunmuştu.
--reklam--
Engin Geçtan Kitapları - Eserleri
- Varoluş ve Psikiyatri
- Mesela Saat Onda
- Zamane
- Kuru Su
- Seyyar
- Psikanaliz ve Sonrası
- Tren
- Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar
- İnsan Olmak
- Hayat
- Kızarmış Palamutun Kokusu
- Kırmızı Kitap
- Kimbilir?
- Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?
- Dersaadet'te Dans
- Rastgele Ben
- Orada Bir Arada
- Çağdaş Yaşam ve Normal Dışı Davranışlar
- Dünya Hali
--reklam--
Engin Geçtan Alıntıları - Sözleri
- Kim ki kendini geride tutar, o her zaman ön plandadır. Kim ki kenarda durur, o her zaman bir yerdedir. Kim ki kendini göstermeye çalışmaz, o her yerde görünür. Kim ki kendini tanımlamaz, o her zaman seçkin kalır. Kim ki yaptıklarıyla böbürlenmez, ortaya çıkardıklarının değe ri kalıcı olur. (Varoluş ve Psikiyatri)
- Kedilerde son nefeslerini gözden uzakta verirler. Onlar bizden daha iyi biliyorlar, ölümün kimseyle paylaşılamayacağını. (Tren)
- O reddetmeden ben reddedeyim kaygısı sonucu yalnız kalan insanların sayısı o kadar çoktur ki ! (İnsan Olmak)
- Her insan hayatında en az bir kez mucizeyle karşılaşır, eğer onu fark edebilirse. (Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?)
- İnsanın ancak, ana-babasını kendi dünyaları olan ayrı varlıklar olarak görmeyi başarabildiğinde gerçek anlamda yetişkin sayılabileceğini düşünüyorum. (Kimbilir?)
- Çocuğun gelişimi üzerinde, eğitimciler de ebeveyni kadar, hatta bazen onlardan daha çok etkili olurlar. Jung, öğretmenlerin, çocuğun kendisini tanımasını ve bilinçdışını bilinçlendirebilmesini sağlayabilecek bir biçimde eğitilmeleri gereğini savunmuştur. Bunun için, çocuğun yeni deneyimlere girişmesine ve içgüdüsel enerjilerini harekete geçirebilecek simgeler edinmesine imkân sağlamak gerekir. (Psikanaliz ve Sonrası)
- Kendini tanımak "dıştan içe" sessiz bir yolculuktur, anlatılması ve paylaşılması zor, bazen sadece kokusu alınabilir. Akmakta olan bir ırmağın, aynı zamanda kaynağına doğru yolculuk edebilmesini çağrıştıran bir süreç, kaynağa ulaşılamasa da yolculuğun kendisine değer. (Zamane)
- Aşık olmak kolaydır. Oysa gerçek sevgi, yaşam boyu sürdürülen ve birbirini giderek daha iyi anlamayı, yaşam sorunlarını giderek artan bir biçimde paylaşmayı ve birlikte çözümler aramayı içeren bir olgudur. (Psikanaliz ve Sonrası)
- ''Eğer her şey çocukluk dönemiyle açıklanırsa, o zaman her şey bir başkasının kusuru olarak değerlendirilir ve insanın kendi sorumluluğunu üstlenme gücüne duyulan güven de küçümsenmiş olur.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
- Bir şeylere inanmak insanı rahatlatıyor olmalı. Kadının yüzündeki huzuru fark ettin mi? (Kırmızı Kitap)
- Sevgiye ve kabul edilmeye duyulan ihtiyaç arttıkça, reddedilmeye duyarlık ve alınganlık tepkileri de o denli yoğun olur. Bazı insanlarda bu duygu öyle yoğundur ki, diğer insanlar tara fından kendilerine verilen değeri ve gösterilen yakınlığı kabullenemez ya da psikoz sınırlarını zorlayan, mantık dışı bir duyarlık gösterirler. Bu tür tepkileri sürekli olarak gösteren kişilerde paranoid eğilimlerin varlığından söz edilir. Örneğin, yoğun eksiklik duyguları içinde yaşayan bir kişi, olumlu bir niteliğinden ötürü takdir edildiğinde kendisiyle alay ediliyormuş duygusuna kapılır ve ezikliğinin yarattığı düşmanlık duygularını, çevreden kendisine yönelmiş gibi yaşar. Bu nedenle, paranoid kişi çevresindeki insanların davranışlarını ve sözlerini yanlış yorumlama eğilimindedir. (Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar)
- Toplu kişilik çözülmeleri; Jung'un tanımladığı kişilik bölümlerinden "gölge arketipi"nin kişiliğin geri kalanını egemenliğine almasi; gelişimin narsisistik dönemine gerileme özelliği gösteren davranışlar ve bu olguya eşlik eden kendine özgü mantık biçimleri; insan ilişkilerinin yerini imgelerle ilişkilerin alması; toplumsal yapıların yerini Baudrillard'ın tanımladığı sessiz yığınlara bırakması; "kaosun kenanı"ndaki kaygan zeminde sürdürülmeye çalışılan köhnemeye yüz tutmuş modeller; isimsizlik ve kimliksizliğe mantar gibi üreyen yeni inanç sistemlerinde çözüm aranması; Descartes düşüncesinin ve getirdiği alışılmış kavramların yaşanmakta olan fenomenleri açıklamada yetersiz kalması, kozmik dans dinamikleriyle ortaya çıkan olayların, Batı kültürünė egemen olan çizgisel (linear) zaman doğrultusunda bakıldığında, anlaşılmaz ve izlenemez hale gelmesi; pozitif bilimin temel araç olarak kullanma alışkanlığında olduğu "belirleyici" kavramının, yerini "karmaşalık" (complexity)* denilen dinamiklere bırakması ve alışılagelindiğin ötesinde daha birçok diğer dinamiklerle belirlenen yeni bir çağ. Çizgisel zamanda düşünmeye alışmış olanların, başlangıç kavramına takılıp kaldıkları için, ne zaman başladığını saptamaya çalışırken inandırıcı olamadıkları bir çağ. (Kimbilir?)
- … Kendini siyahından uzak tutmaya çalışan beyaz, zamanla bunun bedelini kirlenerek öder. Siyahın karşı konulması zor cazibesine kapılarak. (Seyyar)
- ''İnsan kökenini arar, dünyanın tamamlayıcı bir parçası olmak ve bir yere ait olduğunu hissetmek ister.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
- Onun doğasıydı bu, zorlukları yalnızlığında yaşamak. (Kuru Su)
- ''İnsanları diğer insanlar hasta ettiğinden yine insanlar iyi edebilir.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
- ...varolmayarak yaşamak. (Varoluş ve Psikiyatri)
- Normal insan, yaşamına bir anlam katmak ve kendini geliştirmek amacıyla sürekli çaba gösterir ve toplumun da isteklendirmesiyle çeşitli alanlarda kendini yüceltir. Bu çabasında kendi hakkındaki varsayımları oldukça gerçekçidir, kendisini zorlamaz. (Çağdaş Yaşam ve Normal Dışı Davranışlar)
- "Kendimi arıyorum." "Umarım tümden kaybetmezsiniz." (Kızarmış Palamutun Kokusu)
- Evrende her şeyin ömrü olduğunu bilmek bizleri zamanın ölçülebilir bir şey olduğu yanılsamasına yöneltiyor. (Seyyar)
Yorumlar
0 yorum