Kitap Künyesi
Yazar: Cuniçiro Tanizaki
Çevirmen: Sinan Ceylan
Orijinal Adı: 猫と庄造と二人の女 [Neko to Shōzō to Futari no Onna]
Yayın Evi: Jaguar Kitap
İSBN: 9786058259331
Sayfa Sayısı: 104
--reklam--
Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Fukuko, tam da kocası Şozo ile yeni bir hayata başladığı günlerde kocasının eski karısı Şinako’dan bir mektup alır. Yuvası dağıldıktan sonra “kırık bir çanak” bile almayan bu kadın, duygu yüklü mektubunda tek bir şey istemektedir: Şozo’nun deliler gibi sevdiği kedisi Lili’yi.İlk bakışta, masum bir istektir elbette bu. Ne var ki Lili -tüm kediler gibi- girdiği hayatların en olmadık yerlerine kıvrılmıştır ve dâhil olduğu yaşamların karanlık köşelerinde gezinmeye başlar mektupla birlikte.
Biten ilişki için umut, diğeri içinse endişe kaynağıdır. Böylece, başlı başına bir kavram olmayı hak eden “kedi sevgisi”nden çok daha fazlasına dokunur Tanizaki. Zarif, yumuşacık bir üslupla insan ilişkilerinin girift yapısını, küçücük ayrıntıların -bir nesnenin, jestin veya bakışın- insan ruhunda yarattığı dönüşümleri, yalnızlığın ve sevginin türlü biçimlerini gösterir.
Yoğun tutkuların, tuhaf arzuların ve ince bir melankolinin ustası Tanizaki’nin Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın’ını Sinan Ceylan Japonca aslından çevirdi.
“Tanizaki en gözde yazarlarımdandır. Aşkı ve aşkın sapkın yönlerini anlatır kitapları.”
-Henry Miller-
“Tanizaki, muhteşem bir yazar.”
-Haruki Murakami-
--reklam--
Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın Alıntıları - Sözleri
- Bazı insanlar amma da kör!
- Her şey fanidir.
- "Beraber on yıl geçirdiğinizde, karşınızdaki kedi bile olsa, güçlü bağlar geliştirmeniz kaçınılmaz olur."
- Yaşlı kediler, yaşlı insanlar gibi inatçı oluyordu demek ki.
- Beraber on yıl geçirdiğinizde, karşınızdaki kedi bile olsa, güçlü bağlar geliştirmeniz kaçınılmaz olur.
- Onca ağlanacak şeye ve pişmanlığa rağmen sürekli ağlamıyorum. Çünkü olanları kafaya takmamaya, olabildiğince iyimser olmaya karar verdim.
- Beraber on yıl geçirdiğinizde, karşınızdaki kedi bile olsa, güçlü bağlar geliştirmeniz kaçınılmaz olur.
- Bir şeyi istemese de "hayır'' diyememek onun kötü bir alışkanlığıydı. Önceliği, ne olursa olsun karşısındakini üzmekten kaçınmak, köşeye sıkıştırılana kadar tepkisiz kalmaktı. Birisiyle hemfikirmiş gibi görünebilir ama asla kesin bir "evet" diyemezdi.
- Olanları kafaya takmamaya, olabildiğince iyimser olmaya karar verdim.
- “Başka insanların mutluluğunu kıskanmak, onların mutluluğundan nefret etmek aptallığın daniskasıdır.”
- “Eğer birinin size güvenmesini istiyorsanız önce siz ona güvenmelisiniz.”
- Neticede,insanin başına gelecekleri yalnızca Tanrı bilir ve başka insanların mutluluğunu kıskanmak,onların mutluluğundan nefret etmek aptallıgin daniskasıdır.
- Kedilerin kişilikleri hakkında pek bilgi sahibi olmayan insanlardan kedilerin asla köpekler kadar sevecen olmadığına, soğuk ve bencil olduğuna dair sözler duyduğunda, "Bunca yıl yalnızca bir kediyle yaşamamış olsaydım, bir kedinin ne kadar çekici ve sevecen olabileceğini asla idrak edemezdim,"diye düşünürdü. İnsanların öyle düşünmelerinin nedeni, kedilerin çekingen hayvanlar olmasıydı. Üçüncü kişilerin önünde ne sahiplerine sevgi gösterir ne de onlardan sevgi beklerlerdi, aksine çok soğuk davranırlardı.
- “Her şeye katlanılmasındaki yegane sebep işte bu umuttu.”
- Ha ha ha, yaşadıklarım sayesinde ben de artık çok güçlü oldum...
--reklam--
Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tanizaki’den okuduğum ikinci kitapla merhaba . Burdan hareketle kendimde bir iki kelam etme hakkını bulabilirim sanırım. Alt metin kullanmıyoruz. İmgeleme neredeyse hiç yok. Karakterlerimizin dilinden okuyoruz kitabı. Onlar anlatıyor biz dinliyoruz. Öyle ahım şahım betimlemeler, vaay dedirtecek tespitler, bunu bilmiyordum diyebileceğiniz enteresan bilgiler de yok. O yok bu yok. Ama zevkle de okuyorsunuz, kitap akıp gidiyor. Nasıl oluyor yahu? İnsana okurluğunu sorgulatıyorsunuz sayın Tanizaki. Efendim Tanizaki’nin olayı şu. Aklımızla oyun oynuyor. Oyun oynamayı çok sevdiğinden yazarken epey eğlendiğini düşünüyorum. Bir sayfada okuyup, evet böyle dediğiniz şeyi diğer sayfaya geçince savunamıyorsunuz. Karakterleri hamur gibi yoğuruyor. Onların kişiliklerinin, düşünce biçimlerinin arasındaki kıvrımlarda geziniyor. Bazen kitabın sonunda, bazen sadece bir sayfa sonra kendinizi tersköşe yapılmış, minderde sırt üstü yatarken buluyorsunuz. Yattığınız yerden safça “aaa” diye mırıldanıyorsunuz. Bir kedi, bir adam, iki kadın.. Terk edilen kadın kırık bir çömlek alıp çıktığı evden sadece evin kedisi Lili’yi ister. Altı üstü kedidir. Ama hepsinin altından girip üstünden çıkar. Çünkü bir hayvanın, bir nesnenin ya da bir anının, hatta bir kokunun hayatlarımızın neresine kıvrılıp yattığını, hangi boşluğa tekabül ettiğini bilemeyiz bazen. Jenga oynarken aradan küçücük bir tahta parçasını çekersiniz, her şey yıkılır. İşte kedimiz Lili aradaki küçük tahta parçasıdır. Kitabın sonu İran filmleri gibi muğlak, tam bir yere bağlanmıyor. Sonu kesin olmayan kitapları okuyunca sinirlenenler varsa diye not düşmeyi görev biliyorum. yazar/sinan-ceylan çevirisiyle..Keyifli okumalar.. (Emel Keleş)
”Gözleri yetiştiği ortamın etkisiyle öyle oldu sanırım. Başlarından onca şey geçen insanların yüzleri kişilikleri değişmiyor mu? Kedilerinki neden öyle olmasın?” Kısacık, etkileyici bir hikaye. Bir adam ve iki kadının bir kediyle, birbirleri ile kurduğu ilişkiyi ele alıyor. Çok samimi, çok yalın bir anlatım. Bir yandan Japonya’nın kültürel yapısının aile ilişkilerini nasıl etkilediğini görüyoruz, bir yandan da bu ilişkilerin bir kedi tarafından nasıl değişebildiğini… Özellikle insana dair özelliklerin kedinin hayatı üzerinden irdelenmesi, ikisinin kıyaslanması ve aradaki bağın okuyucuya aktarımı çok iyiydi. Zaten Tanizaki’nin kalemi çok kuvvetli ama bu hikaye sanki biraz onun tarzının dışında gibi geldi bana. Bir çırpıda biten bir kitap. Ben bir kediyle uzun süre aynı ortamda bulunmadığım için, hatta belki de ondan çok farklı bir hayvan olduğunu düşündüğüm bir köpek arkadaşım olduğu için bana uzak hissettiren, farklı düşündüğüm kısımlar da oldu tabi. Fakat şu paragraf sanki bu düşünceme yazılmış gibiydi: “Kedilerin kişilikleri hakkında pek bilgi sahibi olmayan insanlardan kedilerin asla köpekler kadar sevecen olmadığına, soğuk ve bencil olduğuna dair sözler duyduğunda, "Bunca yıl yalnızca bir kediyle yaşamamış olsaydım, bir kedinin ne kadar çekici ve sevecen olabileceğini asla idrak edemezdim," diye düşünürdü. İnsanların öyle düşünmelerinin nedeni, kedilerin çekingen hayvanlar olmasıydı. Üçüncü kişilerin önünde ne sahiplerine sevgi gösterir ne de onlardan sevgi beklerlerdi, aksine soğuk davranırlardı.” Keyifli okumalar:) (Deniz Sinanoğlu)
Japon Edebiyatında J.Tanizaki den okudugum ilk kitap Bir Kedi,Bir Adam,Iki Kadın 100 sayfalık bir oturuşta okuyabileceginiz türden. Abartacak bir kurguya sahip olmamakla beraber okurken yalın anlatımıni sevdigimi söyleyebilirim.Şozo ve kedisi Lili asıl kahramanımız.Şozo'nun her şeye boyun egen ve baskalarının yönlendirmesiyle yaşayan bir adam olması işleri zorlaştırmaktadır.Kedisinden ayrılmasına sebep bu pasifligi oldu diye düşünuyorum. Bir hayvanın sahibinden ayrılması azad edilmesi ne kadar acı verici bir durum,kedi Lili uzerinden, yazar bunu bize hissettirmis.Iki kadınin bencilligi arasında kalan Şozo'nun hikayesini okumak isteyen arkadaşlara tavsiyedir. (Nilgün)
--reklam--
Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cuniçiro Tanizaki - Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cuniçiro Tanizaki Kimdir?
Jun'ichirō Tanizaki, 1886’da Tokyo’da doğdu. İlk öykülerinde Edgar Allan Poe ve Fransız Dekadanlarından etkilendi. Tokyo’dan daha tutucu bir bölge olan Osaka’ya yerleştikten sonra geleneksel Japon güzellik ideallerini araştırmaya yöneldi. En iyi romanlarından Bazıları Isırgan Sever (1929). Kendi değerlerindeki değişimi yansıtıyor, geleneklere bağlı Osakalı bir ailenin öyküsünü anlatıyordu. 1932’de, klasik Japon edebiyatının başyapıtlarından Genci’nin Öyküsü’nü çağdaş Japonca’ya çevirmeye başladı. Bu yapıtın Tanizaki’nin üslubu üstünde büyük etkisi oldu. 1940’larda yayınlanan Hafif Kar Yağışı adlı romanında, çağdaş dünyanın geleneksel topluma yönelik saldırılarını klasik Japon edebiyatına özgü bir üslupla anlattı. 1956’da Anahtar, 1961’de Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanları yayınlandı. Yedi Japon Masalı adlı bir öykü kitabı ve Kaptan Şigemoto’nun Annesi adlı bir uzun öyküsü de bulunan Tanizaki, 1965’te Yugavara kentinde öldü.
--reklam--
Cuniçiro Tanizaki Kitapları - Eserleri
- Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın
- Anahtar
- Naomi
- Gölgeye Övgü
- Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
- Sazende Şunkin
- Nazlı Kar
- Bazıları Isırgan Sever
--reklam--
Cuniçiro Tanizaki Alıntıları - Sözleri
- Akıp gidiyor Bulutlar yığın yığın! Öylece duran Parlak mehtabı tutan Dalı, çam ağacının (Nazlı Kar)
- Yaşlandıkça her şeyin geçmişte daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Bir yüzyıl önceki yaşlar iki yüzyıl geri gitmek isterlerken iki yüzyıl öncekiler de üç yüzyıl geri gitmek istiyorlardı. İnsanların memnun olduğu bir çağ olmadı. (Gölgeye Övgü)
- Yetişkinlerin yüreklerinde ve zihinlerinde neler döndüğünü bir türlü anlayamadığından oğlanın içi içini yiyordu. (Bazıları Isırgan Sever)
- Kedilerin kişilikleri hakkında pek bilgi sahibi olmayan insanlardan kedilerin asla köpekler kadar sevecen olmadığına, soğuk ve bencil olduğuna dair sözler duyduğunda, "Bunca yıl yalnızca bir kediyle yaşamamış olsaydım, bir kedinin ne kadar çekici ve sevecen olabileceğini asla idrak edemezdim,"diye düşünürdü. İnsanların öyle düşünmelerinin nedeni, kedilerin çekingen hayvanlar olmasıydı. Üçüncü kişilerin önünde ne sahiplerine sevgi gösterir ne de onlardan sevgi beklerlerdi, aksine çok soğuk davranırlardı. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
- Sabahları gözlerini açar açmaz ilk akıllarına gelen, "Bu gece ne yiyeceğiz?” sorusu oluyordu. (Sazende Şunkin)
- Şimdi yetmiş yedi yaşındayım; bu tür ilişkiler kurabilecek durumda olmadığım halde, neden pantolonlu güzel kızlardan çok, kadın giysileri içindeki yakışıklı erkekler ilgimi çekiyor anlayamıyorum. (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
- Fakat ben, kadının hangi konuda olursa olsun pasif kalması, erkeğe karşı kendiliğinden harekete geçmemesi gerektiğine inanan eski kafalı anne ve baba tarafından büyütüldüm. Kesinlikle tutkusuz bir insan değilim, ama benim karakterim o tutkuyu içinin derinliklerine gömmek üzerine kuruludur, asla dışarıya salmaz. (Anahtar)
- bugün yine esvaplarımı seçerken bitip gitti gün evlenip giderken nedense hüzünlüyüm (Nazlı Kar)
- Yaşlı kediler, yaşlı insanlar gibi inatçı oluyordu demek ki. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
- Belki de artık yaşamaktan bıktım. (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
- Beyaz ırkların saçları açık renkli ancak bizim saçlarımız koyu; böylelikle doğa bize karanlığın kurallarını öğretti ve eski insanlar sarı bir teni beyaza çevirmek için bunu içgüdüsel olarak kullandı. (Gölgeye Övgü)
- Beraber on yıl geçirdiğinizde, karşınızdaki kedi bile olsa, güçlü bağlar geliştirmeniz kaçınılmaz olur. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
- Ben ikisini de aynı ölçüde seviyorum. (Anahtar)
- “Denemeye kalksak da duygular o kadar değişmiyor.” (Naomi)
- “Kalbim değişmedi benim. Seni hala seviyorum. Sadece sevgimi farklı gösteriyorum, o kadar.” (Naomi)
- demek ateşböceği seyri çiçek seyrinden farklıydı. çiçekleri seyretmek bir resme bakmak gibiydi. ateşböceklerini seyretmekse bir tefekkür hali... peri masallarını hatırlatan, çocuksu bir yönü de vardı. öyle bir dünyanın resmini değil, müziğini yapmak gerekirdi. koto ya da piyanoyla o hisleri verecek bir beste olsaydı... (Nazlı Kar)
- Yirmi yaşımdan bu yana sık sık ölümü düşünürüm, (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
- Çiçekleri seyretmek bir resme bakmak gibiydi.Ateşböceklerini seyretmekse bir tefekkür hali..... (Nazlı Kar)
- Benim gibi yüreğinden geçenleri başkalarının bilmesine izin vermeyen birinin, en azından kendisiyle konuşmaya ihtiyacı var. (Anahtar)
- o çiçeğe bakınca sanki beni içine çekip alacak gibi geliyor (Nazlı Kar)
Yorumlar
0 yorum