Kitap Künyesi
Yazar: Dücane Cündioğlu
Yayın Evi: Kapı Yayınları
İSBN: 9786054322411
Sayfa Sayısı: 300
--reklam--
Bir Mabed Savaşçısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ömrü boyunca harbi değil, muharebeyi kazanmayı hedeflemiş bendenizin harbin kaybedilmesinden ötürü hissesine düşen ızdırabın, yârinin içine atıldığı o büyükçe ateş ormanını söndürebilmek için ağzıyla su taşıyan küçük serçenin ızdırabından daha az olmadığı itirafını, bir buruk vedâ yazısının sonuna iliştirilmesi gereken ve ne yazık ki bir türlü dinmek bilmeyen mevsimsiz yağmurlar yüzünden mürekkebi akmış bir pusula hâlinde, dîvanesi olduğum o metruk yolun kenarcağızına, önleyemediğim bir hüzün ve sarartmayı beceremediğim bir utanç içinde terk ediyorum.
-Hüve'l-Bakî-
--reklam--
Bir Mabed Savaşçısı Alıntıları - Sözleri
- "Kendini sevmeyeni başkaları sevmez."
- Okumak istediğim kitaplardan pek azını okuyabildim. Tanışmak istediğim kadınlardan hiçbirini tanıyamadım. Görmek istediğim şehirlerden yalnız İstanbul’u görebildim. Ama bu benim bildiğim İstanbul değildi. İstanbul bana ne verdi? Üç beş dost... Lokanta vitrinleri doluydular, sokaklardan nehir nehir insan akıyordu. Açtım. Karnım açtı, ruhum açtı.
- Emerson, "Fikir adamı kendini egoizmle zırhlamalı” diyor. Evet, cemiyet bir sümüklüböcek gibi ezer seni, zırhlı değilsen. Annen ezer, kardeşin ezer, çocuğun ezer. Neden başkalarından farklısın? Hem farklı, hem zayıf, iki büyük cinayet! Peki Emerson, bize "fikir adamı” hil'ati giydirecek hangi makam? Raskolnikof faciası, alnını, "bir şeyler var içinde" diye yumruklayan bir hayalpereste soğuk terler döktürecek kadar korkunç. Elbette yaşamak öldürmek demek, her adımımızda birtakım canlara kıyıyoruz... Ölmek ve öldürmek..
- "Tanısa severdi."
- Var olmak, yani fark edilmek ve/veya farkedildiği takdirde ancak varolduğunu hissetmek, hissedebilmek.
--reklam--
Bir Mabed Savaşçısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Cemil Meriç'i sevenlerin ve onu daha iyi tanımak, anlamak isteyenlerin kitabı Bir Mabed Savaşçısı. Dücane Cündioğlu'nun bu araştırma inceleme kitabı aslında serinin üçüncü ve son kitabı. Bir Mabed İşçisi , Bir Mabed Bekçisi ve Bir Mabed Savaşçısı seri halinde Cemil Meriç araştırma- incelemesi. Cemil Meriç'in yalnızlığı, hüznü, bir eleştirmen olarak başarısı, duyguları kendi eserlerinden alıntılarla verilmiş. Biraz yavaş ilerliyor ama sıkmıyor. Velhâsıl güzel kitap ☘ ☘ Bir curcunanın içine fırlatılmışsın. Etrafında deliler tepiniyor. Sen de tepiniyorsun. Etrafındakiler soluk soluğa; sen de soluk soluğasın. Ter kokan , necaset kokan bir kalabalık. Kaç ! Nereye ? Egoizm fikir adamının bel kemiği. Kaçmak için bu sürünen, bu uyuyan , bu paspas kadar haysiyetsiz fakat yaranabilen hayaletleri çiğneyeceksin. Egoizm , kendine iman eden dehâdır. Sen kendini seviyorsun. Başkası neden sevsin ? ☘Ömrü boyunca harbi değil muharebeyi kazanmayı hedeflemiş bendenizin harbin kaybedilmesinden ötürü hissesine düşen ızdırabın, yârinin içine atıldığı o büyükçe ateş ormanını söndürebilmek için ağzıyla su taşıyan küçük serçenin ızdırabından daha az olmadığı itirafını,bu buruk veda yazısının sonuna iliştirilmesi gereken,ve ne yazık ki bir türlü dinmek bilmeyen mevsimsiz yağmurlar yüzünden mürekkebi akmış bir pusula halinde ,divanesi olduğum o metruk yolun kenarcağızına, önleyemediğim bir hüzün ve sarartmayı beceremediğim bir utanç içinde terk ediyorum. Hüve'l Bakî... (Nesli)
Ilim yolunun en kadim yolcularından Cemil Meriç'i derinden ve metinleri üzerinden yansıtan araştırma inceleme kitabı.Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Cemil Meriç 'in bu denli yalnızlığın sokaklarında dolandığını ve münekkidleriyle aslında okurlarından hakettiği sevgiyi istediğini anlıyoruz. Aynı zamanda ilim için gözlerindeki o engele rağmen kendini engellemeyişini ve içindeki ışığın fener olarak yolunu aydınlatmasını hayranlıkla okudum. En sevdiğim bölüm burası oldu. Ikinci bölümde de Cemil Meriç'in tercümeler üzerine yaptığı eleştirileri ve dil savunuculuğunun haklılığını objektif bir biçimde Dücane Cündioğlu'nun kalemiyle okuyoruz. İkinci bölümün bana kazandırdığı: Eski eserlerin günümüz Türkçesine çevrilirken anlaşılırlığı sağlayabildiğini ancak anlatılmak istenilenin yavanlaştığını ve bir nevi okuyucunun araştırma,öğrenme isteğini körelttiğini ... Okuması zor olsa da tavsiye ederim. (Kader)
Dücane Cündioğlu'nun okuduğum ilk kitabı. Kitap genel olarak emek verilmiş ve Cemil Meriç'e ilgisi olanlar için geniş bir anlatım sunuyor. Dili biraz yoğun herkesin okuyabileceği tarzda değil. Bazı yerlerini birkaç defa okumak zorunda kalsamda çok sevdim. Birçok yeni bilgi ve kavram öğrendim. Mutlaka okurken yanınızda bir defter tutup not almanızı tavsiye ederim. (Sümeyye)
--reklam--
Bir Mabed Savaşçısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Dücane Cündioğlu - Bir Mabed Savaşçısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Mabed Savaşçısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Dücane Cündioğlu Kimdir?
1962 yılında İstanbul Üsküdar'da doğdu. 2 Nisan 1980 tarihinde başladığı yazı hayatına çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yazarak devam etti. 1981 yılında Kur’an ilimlerini temel uğraş alanı olarak seçti. Yorumbilim'in (İlm-i Tefsir) yanı sıra uzun yıllar Tarih, Dilbilim (İlm-i Belâğat), Düşüncebilim (İlm-i Mantık) ve Felsefe dersleri verdi. Şubat 1998’ten 2011'e kadar Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 5 Şubat 2011 tarihinde 'Son Günah' adlı son yazısı ile gazetedeki yazılarına son verdi. 1993 yılında Elmalılı Hamdi Yazır’ın 'Hak Dini Kur’an Dili: Kur’ân ve Meâlini' hazırlayıp notlandırdı.
--reklam--
Dücane Cündioğlu Kitapları - Eserleri
- Hz. İnsan
- Göz İzi
- Ölümün Dört Rengi
- Cenab-ı Aşk
- Motto
- Düşünce Düşlenir
- Daire'ye Dair
- Hakikat ve Hurafe
- Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı
- Sanat ve Felsefe
- Sinema ve Felsefe
- Mimarlık ve Felsefe
- Akif'e Dair
- Söz'ün Özü
- Keşf-i Kadim
- Anlamın Buharlaşması Ve Kur'an
- Felsefenin Türkçesi
- Anlam'ın Tarihi
- Kur'an Çevirilerinin Dünyası
- Bir Mabed Bekçisi
- Arasokakların Tarihi
- Philo Sophia Loren
- Bir Mabed Savaşçısı
- Başörtü Risalesi
- Bir Kur'an Şairi
- Bir Mabed İşçisi
- Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Din ve Siyaset
- Türkçe Kur'an ve Cumhuriyet İdeolojisi
- Mehmet Akif'in Kur'an Tercümeleri
- Kur'an ve Dil'e Dair
- Bir Siyasi Proje Olarak Türkçe İbadet
- Tarih ve Siyaset'e Dair
- Bir Mabed İşçisi
- Bir Mabed Bekçisi
- Bir Mabed Savaşçısı
--reklam--
Dücane Cündioğlu Alıntıları - Sözleri
- Ne var ki bu genç adam yalnızlık duygusundan hiç sıyrılamayacak, kendisini hep ayrı, aykırı hissedecek(…) (Bir Mabed Bekçisi)
- -Nurullah Ataç’a ithafen- “Nesir yok artık. Beyaz sayfaları kirleten kelime leşleri. Mabedin enkazı üzerinde hora tepen binlerce deli ve başlarında başsız bir heyulâ: Ataç” (Bir Mabed Bekçisi)
- Bil ki Kur’an, Arap Dili ve Arap Dili’nin üslub ve belâğatıyla nazil olmuştur. O nazil olduğunda Arapların hepsi Kur’an’ı anlıyorlardı ve onun bütün ayrı ayrı kelime ve terkiblerindeki mânâları biliyorlardı. Kur’an, tevhid’i ve dinî vecibeleri hâdiselere uygun olarak beyan etmek maksadıyla cümle cümle, ayet ayet inzâl ediliyordu...(İbn Haldun, 438) (Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı)
- Eller karıncalanmış. Karıncalar kanlanmış. Kabalar kalabalıklaşmış. Kalabalıklar kabalaşmış... (Hakikat ve Hurafe)
- Rüzgarda unutulmuş bir mum gibi hisseder hep kendisini; fânussuz, yani kimsesiz, yani çaresiz… (Bir Mabed Bekçisi)
- "İmam-ı Azam hazretleri ,"Kur'an'ı doğru okuyamayanlar için Kur'an'ın tercümesiyle namaz câiz olur " demiştir." (Türkçe Kur'an ve Cumhuriyet İdeolojisi)
- Modernleşme/Dünyevileşme projesinin dindarlık anlayışı, Maûn Sûresi'nde kendisine veyl olunan o gafletin ve riyakârlığın eşlik ettiği öte dünyada hesaba çekilme bilincinden yoksun, gösteriş meraklısı ortakkoşucuların dindarlık anlayışının aynısıdır. (Philo Sophia Loren)
- Dindar bilinç düşünmeyi bilmez, gücünün de zaaflarının da kökeni budur: düşünmemek, sadece inanmak. (Söz'ün Özü)
- Ülkemizde ne yazık ki fikirlere değil, sloganlara rağbet etmek daha revaçta. Slogan atmak daha cazip, daha kârlı, daha masrafsız bir yol; üstelik etkileyici de. Düşünen değil, etkilenen insanlar... Tartışan değil, saldıran hasımlar... Öğretmeye veya öğrenmeye talip olmak yerine aldâtmaya veya aldatılmaya müheyya aydınlar... (Keşf-i Kadim)
- Sizin anlayacağınız, aşılacak çok tepe var ve fakat henüz talib yok! (Kur'an Çevirilerinin Dünyası)
- ' daha insancıl, daha adil bir düzen istedim. Direndim, insanları daha mutlu görebilmek için. Yaşam da bu değil mi zaten ? Ben de yaşadım insan gibi. ' (Arasokakların Tarihi)
- Sanatın en başından itibaren yasayla, düzenle, genel ahlakla, hatta toplumla başının belada olmasının en temel nedeni bu serazadlığı değilse nedir? (Sanat ve Felsefe)
- Kimse sana sende olmayanı veremez; bu nedenle sen sende olanı bulmalı, bulman gerekeni sen kendinde aramalısın. (Cenab-ı Aşk)
- Yarım kalmışlık yaşamın özüdür, telafi edilemez. İtiraf etmek çok zor ama ne yazık ki böyle: tüm varlığımızla yinelenemez ve yenilenemez bir çevrimin içindeyiz. (Ölümün Dört Rengi)
- Hakikatte ise sevgi elbette yaşamın özüdür... (Sinema ve Felsefe)
- “Sanat halk içindir” tekerlemesi, “köylü efendimizdir” gibi bir klişe. Puşkin “mabedimden çekil” diyor sürüye; “sen tekmeden ve küfürden anlarsın.” | CM ~ Fildişi Kule’den (Bir Mabed Bekçisi)
- Şiirin arkasında kalmak başka, şiirin arkasına saklanmak daha başka. (Akif'e Dair)
- ... "kimi gülistan da gonca gül olur" imiş; kimi gonca güle har [diken] olur gider" imiş... (Daire'ye Dair)
- Yoksula, yetime, esire seve seve yedirirler; "Size sadece Allah rızası için yediriyoruz, sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz, o suratsız kara günde Rabbimizin azabından korkarız" derler (İnsan: 8- 1 0) (Söz'ün Özü)
- İnsan insanı insanda tanır. (Hz. İnsan)
Yorumlar
0 yorum