Kitap Künyesi
Yazar: Osman Yüksel Serdengeçti
Tasarımcı: Atilla Ceylan
Yayın Evi: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
İSBN: 9789757594192
Sayfa Sayısı: 136
--reklam--
Bir Nesli Nasıl Mahvettiler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kitaba "Bir Nesli Nasıl Mahvettiler?" ismini verdik. Bu bir roman ismi değildir. Zira bu kitap roman değildir. Bu kitap hayat gibi daima şikâyet edilen, fakat kendisinden vazgeçilemeyen bir sürükleniş, ölüm kadar korkunç bir gerçektir. Kitaptaki insanlar bizleriz. Bizim neslimizdir. Burada genç varlıklar, dışımızı saran, içimizi sarsan, gençliğimizi, varlığımızı yokluğa boşluğa doğru alıp götüren, silip süpüren kör bir kuvvetin mahkûmudurlar!...
(Arka Kapak)
--reklam--
Bir Nesli Nasıl Mahvettiler Alıntıları - Sözleri
- Tam yirmi yıl tanrılar gibi konuştular. Firavunlar gibi saltanat sürdüler, yediler, içtiler, kustular!.. Bol harcırahlar, hususî vagonlar, yatlar, şahane saraylarda şahane hayatlar... Zevk, eğlence âlemleri... Vur patlasın çal oynasın!.. Her gün bayram, her gün seyran! Altta kalanın canı çıksın. Altta kalan milletti, halktı, köylü idi. Amma nutuklarda, amma afişlerde (Köylü milletin efendisidir) diye yazılı idi. Halkı ve köylüyü "efendimiz sensin, efendimiz sensin" diye diye soydular. Ne utandılar, ne usandılar, ne doydular! "Yurtta sulh, cihanda sulh" deyip yan gelip yattılar... İşte bunlar böyleydi, böyle battılar...
- İnsanlar…Birbirini atlatan,aldatan,çekiştiren yiyip yutan insanlar…Kalp kapılarının,gök kapılarının,Allah’a giden bütün yolların,servetlerle,şöhretlerle,şehvetlerle,menfaatlerle kapandığı bir cemiyette sen ne yapabilirdin çocuğum,ne yapabilirdin?
- Mevlana cehennemden, azaptan, haramdan ilaahiri insanların hoşlanmayacağı şeylerden fazla bahsetmez. O; insanın kafasına, gönlüne sevgilerle girer, yerleşir
- Vaktiyle Çanakkale'yi topla tüfekle geçemeyen kuvvetler, şimdi başka kanallardan kolayca geçmesini bildiler. Türkiye'miz bir uçtan Bir uca yabancı zevklerin, yabancı eserlerin, yabancı fikirlerin bir panayırı hâline gelmiştir.
- Mevlana'dan söz açmak, denizi bardakla boşaltmaya benzer... O bir umman , o bir derya... Biz onun aciz hayranları, birer damlayız!..
- Şems bir kibrit, bir kıvılcım, Mevlana yanmak üzere bulunan bir çıra... Biri yakmış, diğeri yanmış. Sonra ikisi de yanmada, yakmada, ateş almada birleşmişler. Sonradan yanan kim yakan kim, Şeyh kim mürit kim belli olmamış. Ayrılık gayrılık kalkmış aradan.
- Tanrı Türk’ü, Allah bütün Müslümanları korusun.
- Bizim davamız açıktır; meydandadır. Bu dava mecmuamızın parolasını teşkil eden Allah-millet-vatan davasıdır. Biz bu üç gerçeğe delicesine bağlıyız.
- "Göz nereye kadar görür, akıl nereye kadar erer?!.."
- Hayat bir nefesten ibaret. Bu nefes çıktığı an. Bir yığın gübreyiz. Allah'ı, ebediyeti bir anlık nefese, bir yığın gübreye tercih edenlerin gafleti, dalâleti işte sahte inkılapçıların marifeti!.. Neslimizi mahvedenler bunlardır...
- BU MİLLET: Askeri kışlasına, talebeyi mektebine, namussuzları hapishaneye sokacak bir iktidarın hasreti içindedir.
- Milyonlarca şehidin kefensiz yattığı bu toprakları bugün, yabancılara peşkeş çekenler var: Siyaset yoluyla çekenler var. Ticaret yoluyla, riyaset ihtirasıyla çekenler var. Turizm perdesi arkasında düşmanlarımıza bu topraklar üzerinde tarihî haklar hazırlayanlar var.
--reklam--
Bir Nesli Nasıl Mahvettiler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitap buhranlar, hüsranlar içinde çırpınan, hayatı facialarla dolu ayarsız, kararsız genç neslin serencamıdır. Kitap 5 başlık altında toplanmış. 1-Bir nesli nasıl mahvettiler 2-Radyo konuşmaları 3-Ayasofya 4-Mevlâna 5-Mehmet Akif Malûmunuz Osman Yüksel Serdengeçti Adalet Partisinin Antalya milletvekilliğini yapmıştır. Mensubu olduğu partiyi en sert şekilde eleştirir. Hatta Adalet partisinin başkanı Süleyman Demirel: "Osman varken, muhalefet partisine ne gerek var" demiştir :)) Çünkü Osman Yüksel Serdengecti kemiyete değil, keyfiyete bakan politik yaşamında da örnek bir kişiliktir. Hakk-ı ve hakikati söylemekten hiç çekinmemiştir. Partisine yönelttiği eleştiriler yüzünden de Adalet Partisi'nden ihraç edilmiştir. Kendi ifadesi ile "...Bugün ben bir partideyim; fakat asla partizan değilim. Benim konuşmalarımda esen hava partizanlık havası değildir. Ben nerede, hangi şartlar altında bulunursam bulunayım, fikirlerimden davamdan zerre kadar fedakârlık yapmam. İcabında ben, mahpusluğu mebusluğa tercih eden bir adamım. Tam 28 yıl şer kuvvetlerine karşı koydum; namussuzlarla amansızca mücadele ettim. 92 defa mahkemeye verildim, 8 defa hapishaneleri boyladım. Zincirlere vuruldum, kollarımda kelepçeler, şehirlerden şehirlere, hapishanelerden hapishanelere sürüldüm. Azap hücrelerinde tabutluklara atıldım. Sonunda AP'den de atıldım, hep atıldım. Fakat asla satılmadım." Kitabın 1949 da kaleme alınmış ön sözünden birkaç satırıda paylaşmak istiyorum. ~Analar, babalar!.. Bu kitabı dikkatli okuyunuz. Çocuklarınıza nasıl imansız yaptılar; yaptığınızı nasıl yıktılar?.. Onları doğru yoldan nasıl saptırdılar; kimlere, nasıl, niçin taptırdılar? Çocuklarınız size neden itaat etmiyor, sizin yolunuzdan gitmiyor? Çocuklarınızla aranıza bu nifakı sokan kim? İşte bu suallerin cevabını burada bulacaksınız! bu cevaplar; mürettep hadise, kuru fikir, usandırıcı mütalâa, his ve hayal mahsulü cevaplar değildir. Cevap olarak karşınıza, perişan hâlleriyle kendi çocuklarınız çıktılar. Onları bu hale düşürenleri , neslimizi mahvedenleri gör, tanı, anla! Unutma ve affetme... Es-selam (Şeyma)
kitabı çok ama çok beğendim. bir nesil nasıl mahvedilir kısacası onu anlatıyor.. nesil nasıl çöker onu anlatıyor.. okuyacaklara hayırlı okumalar dilerim :) (Buرaق)
Aradığımı Bulamadım: Kitabın ismi gerçekten iddaalı gözüküyordu.Osman Yüksel Serdengeçti'yi okuduğum bir çok yazardan edindiğim bilgilerden dolayı bir kitabını okumak istemiştim.Kitabını okumadan önce de yaşadığı zamanda ki düşünceleri,fikirleri,çektiği çileler vs. hakkında bilgi sahibi oldum.Bu konuya girmeyeceğim tabi ki fakat okunulası, ögrenilesi ve faydalanılası biri olduğuna kânî oldum.Bende bu kitabından başlamak istedim. İçeriğine gelecek olursak başlığındaki iddaalı durum ilk 50 sayfada da kendini gösteriyor.İlk piyasaya sürüldüğü zamanlarda toplatılmaması zaten tuhaf olurdu ki diktatör rejimine karşı gerçekleri başarılı bir sunum yaparak yazıya aktarmış. 50 sayfalık başarılı yazıların peşine ise neden olduğunu anlamadığım (kitabın hacmini genişletmek için olabilir) siyasi partileri eleştiren bir kaç radyo konuşması, Ayasofya'ya dair matem havasında yapmış olduğu bir yazısından ötürü sevkedildiği mahkemede yapmış olduğu müdafaası, hele ki bu yazıların ne alâkası var diye düşündüğüm ve Serdengeçti dergisinde yayınlanıp kitabın sonuna eklenmiş olan Mevlâna hazretleri ile Mehmet Akif'e medih mahiyetinde 30 sayfalık bölüm eklenmiş.Kitabın özelliğini ve hoşluğunu kaybettiren kısım işte buralar. Son olarak söylemek istediğim ise eklentiler olmadan isminin de hakkını veren çok güzel bir risale ortaya çıkarmış fakat becerilememiş.. (Burak A.)
--reklam--
Bir Nesli Nasıl Mahvettiler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti - Bir Nesli Nasıl Mahvettiler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Nesli Nasıl Mahvettiler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Yüksel Serdengeçti Kimdir?
Gazeteci-yazar (1917 Akseki-10 Kasım 1983 İstanbul).Asıl adı Osman Zeki Yüksel’ dır. Serdengeçti dergisinde bu imzayla çıkan yazılarından dolayı bu soy adla tanındı. Aralarında Ahmet Hamdı Akseki, eski müftülerden Hacı Salih Efendi’nin de bulunduğu alimler yetiştirmiş bir aileye mensuptur. İlkokulu Akseki’de, ortaokulu yatılı öğrenci olarak Antalya’da okudu. Ankara’da Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra girdiği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde 2. Sınıf öğrencisi iken Mayıs 1944′te meydana gelen olaylara karıştığı için öğrenimi yarıda kaldı. Nihal Atsız ve Alpaslan Türkeş’le birlikte bir süre tutuklu kaldı. Serbest bırakılınca fakülteye başvurarak öğrenimine devam etmek istediyse de kendisine izin verilmedi. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’ e hitaben Yüksek makamın alçak vekiline sözleriyle başlayan bir dilekçe yazdı. Dilekçe’yi bakana verme cesaretini kimse bulamadı, Osman Yüksel yeniden hapishaneye gönderildi.
Hapisten çıkınca ünlü Serdengeçti dergisini çıkarmaya başladı. Pek çok sayısı toplatılan bu dergide çıkan yazıları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açıldı ve sık sık tutuklanıp serbest bırakıldı. Başlığının altında ‘Allah, Vatan, Millet Yolunda’ cümlesi sürekli yer alan dergideki yazılarında sık sık kullandığı ‘Açın kapıları Osman geliyor’sözü yeni tutuklanmalara hazır olduğunu bildiriyordu. Kendisine Serdengeçti unvanını kazandıran bu dergi, sık sık kapanması ve çıkan yazılarından dolayı çok sayıda mahkumiyet kararı çıkması nedeniyle 33 sayı çıkabilmişti. (1947-Şubat 1962)
Tek parti yönetiminin İslamiyet ve müslümanlar üzerindeki ağır baskılarını protesto eden aydınların önde gelenlerin arasında yer alan Osman Yüksel ‘Kalemini Hak yolunda bir kılınç gibi kullandı, bu nedenle de Anadolu’da efsanevi bir kahraman gibi tanındı.’(Mehmet Ateşoğlu). 1952 yılında Bağrı Yanık adlı bir mizah gazetesi çıkardı. Başlığı altında ‘Hak yolunda bağrı yanık yolcular’ sözü yer alan bu yayınında da inancının mücadelesini zengin esprilerle dolu yergileriyle sürdürdü. Bir ara politikaya atıldı, Adalet Partisi listesinden Antalya milletvekili seçilerek, parlamentoda görev yaptı (1965-1969). Batılılaşmayı protesto için meclise kıravatsız milletvekili olarak da ün kazandı. Partisinin politikası ve parti ileri gelenlerine yönelttiği eleştiriler yüzünden AP’den ihraç edildi. Sonraki yıllarda mücadelesine yine yayınladığı yazı ve kitaplarla devem etti. Son olarak Yeni İstanbul gazetesinde ‘Selam’ başlığı altında günlük fıkralar yazdı.
ESERLERİ: Mabetsiz Şehir, Bir Nesli Nasıl Mahvettiler, Bu Millet Neden Ağlar, Gülünç Hakikatlar, Ayasofya Davası, Türklüğün Perişan Hali, Mevlana ve Mehmet Akif, Kara Kitap, Radyo Konuşmaları, Müslüman Çocuğun Şiir Kitabı.
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti Kitapları - Eserleri
- Bir Nesli Nasıl Mahvettiler
- Bu Millet Neden Ağlar
- Mabetsiz Şehir
- Gülünç Hakikatler
- Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 1
- Akdeniz Hilalindir
- Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2
- Bütün Şiirleri
- Ayasofya Davası
- Kara Kitap
- Serdengeçti'den Serdengeçtilere
- Kanlı Balkanlar
- Serdengeçti Dergisi
- Said-i Nursi ve Serdengeçti
--reklam--
Osman Yüksel Serdengeçti Alıntıları - Sözleri
- İnsan ölünce toprağın bir metre altına gömerler. Biz şimdiden iki iki buçuk metre aşağıdayız! Ölüm bile bizim için bir yükseliş olacak!.. (Kanlı Balkanlar)
- Acaba şu memlekette namuslu insanlara çalışma, gelişme imkanı ne zaman verilecek? Bunu ne zaman göreceğiz? (Gülünç Hakikatler)
- "Ey meçhul âlemlerin ey meçhul sakinleri, Ey ebedi hayatın ebedi hâkimleri!... Ey şu sessiz, şu ıssız, şu çorak bozkırların, Ey burada yıllardır sükût eden sırların, Ulvi bir ilham ile mânasına erenler! Ey bir karış yer için dağ gibi can verenleri... Durun, susun dinleyin ey kapkara trenler Burada her bir zerre nabız gibi atıyor!... Sakarya ufukları kıpkızıl, gün batıyor!..." (Bu Millet Neden Ağlar)
- 20. Asır Türk’ünün çaresizliği içimize çöküyor. Amerika’dan dolar, Londra’dan haber, Moskova’dan insaf bekleyen bugünün Türkiye’si bütün yoksulluğu ile gözlerimizde canlanıyor. Bir garip oluyoruz. Artık destanlar okumaya metalimiz yok. Yıkıntılar, çöküntüler, harabeler içindeyiz. (Kanlı Balkanlar)
- Öyleyse bize ne oldu da, kendi elimizle kendi camimizi kapatıp müze yapabildik? (Ayasofya Davası)
- Milyonlarca şehidin kefensiz yattığı bu toprakları bugün, yabancılara peşkeş çekenler var: Siyaset yoluyla çekenler var. Ticaret yoluyla, riyaset ihtirasıyla çekenler var. Turizm perdesi arkasında düşmanlarımıza bu topraklar üzerinde tarihî haklar hazırlayanlar var. (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
- Esir vatanlar kurtulsun! (Kanlı Balkanlar)
- Serdengeçti onların kuşağının büyük yıldızıydı... Onların heyecanı, onların nüktesi... (Kanlı Balkanlar)
- Bir devir açıp, bir devir kapayan Fatihin ilk hutbeyi okuduğu bu binanın İslam • Türk aleminde bambaşka bir mevkii vardır. Yeni zamanlara ilk nefhayı, ilk nefesi Fatih , Ayasofya minberlerinden üflemiştir. Onun için iddia makamının «bir Camii müze haline getirmek müslümanlığın ortadan kaldırılması demek değildir» demesi hiç bir mana ifade etmez . (Ayasofya Davası)
- Artık olan oldu bize Gelsen de bir gelmesen de Gelemeyiz biz yüz yüze Gelsen de bir gelmesen de Hep kendini çektin naza Yok bahara yahut yaza Bıktım gayrı yaza yaza Gelsen de bir gelmesen de Bir candır bu bir andır bu Giden gelmez bir handır bu Dağ taş değil insandır bu Gelsen de bir gelmesen de Göreceğim bir boş kafes Ceset kalmış çıkmış nefes Nerde o can nerde o ses Gelsen de bir gelmesen de (Bütün Şiirleri)
- Bir sada duymak için sahralara düşeyim. Helal olsun bu yolda,varım yoğum herşeyim! .. (Bütün Şiirleri)
- Mevlana cehennemden, azaptan, haramdan ilaahiri insanların hoşlanmayacağı şeylerden fazla bahsetmez. O; insanın kafasına, gönlüne sevgilerle girer, yerleşir (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
- Belki istediğimiz özlediğimiz bu âlem, bize yıldızlar kadar uzaktır. Fakat uzaktır diye bizi yıldızlara bakmaktan kim men edebilir? (Bu Millet Neden Ağlar)
- Hep de bize imiş feleğin cevri Döndü gayrı dünya, değişti seyri Bu devir alçaklar, korkaklar devri (Bütün Şiirleri)
- Bir defasında TRT radyosunda çalışırken ‘Allah’ dediği için mahkemeye çıkarılan Osman Yüksel Serdengeçti’ye hakim sorar: +Evladım, sen bu radyoda Allah demenin yasak olduğunu bilmiyor musun!? - Allah, Allaah! Öyle mi!?” (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 1)
- Adamın birisinin kafası bozulur. O memlekette de kafalar tamir edilirmiş. Götürür kafasını tamirciye verir. Usta, kafayı düzeltir, bir gün bekler, iki gün bekler, adam yok oğlu yok!... Nihayet bir yerde rastlar : "Beyfendi, der, kafanız tamir edildi, lütfen dükkâna teşrif edin de alın." Ötekisi hiç oralı değil: "Ben, der, mebus oldum, artık kafaya lüzum yok!" (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2)
- İnkılâp edebiyatında, devrimcilerin dilinde "Konya" dendi mi, hemen irtica akla gelir. Hâlbuki bu toprakta dünyanın en büyük gerçek inkılâpçılarından biri yatmaktadır. Bizim Serdengeçti, Konya'yı çok sever. Kendisine "Konya ve Konyalı hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sual soran bir arkadaşına: -Konya'nın her kuvvetli varlık gibi kendini saydıran, kabul ettiren, hükmeden bir ruhu vardır. Konyalı benzemez, benzetir. Uymaz, uydurur. Şu güya keçe şapkalara bakınız. Ufak bir kıvrıntı ile eski keçe külahlar şapka oluvermiş. Denilebilir ki Konya inkılâba değil, inkılâp Konya'ya uymuştur. (Osman Yüksel Serdengeçti - Bütün Eserleri - 2)
- Allah büyük ve adildir. Onun himayesindeyim. Şüphesiz ki kanunlardan evvel insanlar vardı; insanlardan evvel Allah... (Mabetsiz Şehir)
- Vaktiyle Çanakkale'yi topla tüfekle geçemeyen kuvvetler, şimdi başka kanallardan kolayca geçmesini bildiler. Türkiye'miz bir uçtan Bir uca yabancı zevklerin, yabancı eserlerin, yabancı fikirlerin bir panayırı hâline gelmiştir. (Bir Nesli Nasıl Mahvettiler)
- Gövden bir yerde de, başın bir yerde, Aramıza inmiş bir demir perde, Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde? Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım, Akşam olur sabah olur ağlarım... (Bütün Şiirleri)
Yorumlar
0 yorum