Kitap Künyesi
Yazar: Ali Şeriati
Yayın Evi: Fecr Yayınları
İSBN: 3000678100029
Sayfa Sayısı: 48
Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sorumluluğun bilincinde olan Müslüman aydınlar, altı seslenilenle konuşma sanatı konusunda kendilerini yetiştirmelidir.
Yeryüzü aydınları, Müslüman kardeşler, kentli toplumsal yığınlar, kadınlar, köylüler, çocuklarımız.
İşte bu: Çocuklar açısından, düşünsel ilişki kurularak, bu düşünyapının aktarılması, eli kalem tutan bu düşüncedeki büyükler açısından da, bu yolun başlatılmasına yönelik bir çağrı niteliğinde bir girişimdir.
İçindekiler:
Birleme"yi,
"Bir,
Önünde,
-Sonsuz Sayıda-
Sıfırlar"ı bile.
.............................
Bir varmış,
Bir yokmuş,
"Allah'tan başka,
Hiçbirşey yokmuş,
Hiç kimse yokmuş,
Allah yalnız imiş,
Allah sevecen imiş,
Allah görüyor imiş,
Allah güzelliği seviyor imiş,
Allah iyiliği seviyor imiş,
Allah uygunluğu seviyor imiş,
Allah suskunluğu seviyor imiş,
Allah durgunluğu seviyor imiş,
Allah yokluğu sevmiyor imiş...
Allah "yaratıcı" imiş.
Yaşam oluştu,
Bitkiler:
Küçük yosunlardan büyük ağaçlara değin,
Hayvanlar:
Mikroplardan, mamutlara değin,
Sonunda insan:
Kötüler ile iyiler,
İyiler, bütün iyilerden iyi,
Kötüler, bütün kötülerden kötü:
Kötüler şeytanlar gibi,
İyiler Allah gibi,
...................
Yaşam, "canlı bir zerre" bir "çekirdek",
Bir bitki çekirdeği:
Toprakta yeşerir, biter, gelişir, fidan olur, gençleşir,
Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar Alıntıları - Sözleri
- Matematikte: Ancak "bir" sayıdır, Geriye kalan her ne varsa, Sıfırdır. Hepsi sıfırdır.
- Kişi yoksul olunca, iyilikleri bile aşağılanır. Oysa güçlü olan, altını olan kimselerin, "kötülükler'i, "sanat" olarak görülür, "saçmalıklar"ı "önemli sözler" mişçesine dinlenir, yersiz, tiksindirici geğirmeleri, felsefe, bilim, din olarak anlaşılır, "soğuk, ilgisiz şakaları" bile dinleyicile ri, güle güle öldürür. Uluslar da böyledir.
- Nasıl olur da onları taklit etmeyiz? Kendimizi "anlayabildiğimiz" sürece. Onlar, ancak "anlamak"tan korkuyor. Güçlü de olsan, onlar senin bedeninden korkmazlar. Inekten daha iri olamazsın ki sağsınlar, eşekten daha güçlü olamazsın ki yüklesinler, attan daha hızlı koşamazsın ki binsinler. Onlar senin "düşünme”nden korkuyor.
- Şimdi otur yaşlı çocuk. Yıldızların, evrenlerin sayısı kaça vardı? "Bir" önünde bir milyon sıfır mı? Yüz milyon sıfır mı? Bir milyar mı? Yüz milyar mı? Sayamıyorsun, "Bir" önünde yüz metre sıfır mı? Bir kilometre mi? Yüz kilometre mi? Yüz fersah mı?
- Evet çocuklarımız her şeyi anlar. "Bir önünde, - sonsuz sayıda - sıfırlar"ı bile.
- Oysa "bir'in önüne geçersen, Yalnız "bir" için olmak istersen, Boşluktan, yalnızlıktan kurtulursun. "Bir"le birlikte olursun, Yaşamın dikey bir çizgi gibi yükselir, Dalga gibi, Tufan gibi, Gururlu yüksek bir doruk gibi... Dorukların içinde, Servi ağacı gibi özgür, Güneşe doğru yönelip, Göğe doğru uzanan yosunların içinde "Ulu bir kişi", "bir şehid”, “bir imam" gibi. "Kalkan", "duran" kurtların içinde, tilkilerin içinde, farelerin içinde, sineklerin içinde... Kalkarsın, dimdik durursun.
- Hepimizi ayakta uyuttular, Batılılar da Moğollar gibi: "Geldiler, yaktılar, götürdüler..."
- Hiç idin, toprak idin, döndün, hiç oldun, toprak oldun. Senden kalan biricik şey: Yaptığın iş. Yaptığın her iş kalıyor, ... İş yaparsan kalırsın
- Senden kalan biricik şey: Yaptığın iş. Yaptığın her iş kalıyor, ... İş yaparsan kalırsın, "Sen" kalırsın.
- Defter biterse, başka bir defter satın al. Mürekkep tükenince... Elin yorulunca... Uyku... yiyecek... arkadaş... sürdür... çocuklar... Yıldızların, evrenlerin, varlık içerisindeki bütün var lıkların sayısı kaç etti? "Bir" Birin önünde sıfırlar... Bin sıfır mı? Bir milyon mu? Bir milyar mı? Yüz kilometre mi? Yüz fersah mı? "Bir" in önündeki sıfırlar dizisi nereye varıyor?
- Yeryüzünün kimlerin elinde olduğunu anlamayan başka bir bölümümüz ise oturmuş, maymunlar gibi beyefendileri izliyor, onlar ne yaparsa taklit ediyordu.
- Kişi yoksul olunca, iyilikleri bile aşağılanır. Oysa güçlü olan, altını olan kimselerin, “kötülükler”!, “sanat” olarak görülür, “saçmalıklar”ı “önemli sözler” mişçesine dinlenir, yersiz, tiksindirici geğirmeleri, felsefe, bilim, din olarak anlaşılır, “soğuk, ilgisiz şakaları” bile dinleyicileri, güle güle öldürür.
- Kötüler şeytan gibi.
- Yalnız üç eylem biliyordun: 1..... 2...... 3.....
- “Sen” kalırsın. İnsanoğlu dönüyor: Yer gibi, zaman gibi, ilkyaz gibi, bütün varlıklar gibi: Su, gül, yer, yıldız, güneş, evrenler, Samanyolu, varlık Hiç idin, toprak idin, döndün, hiç oldun, toprak oldun. Senden kalan biricik şey: Yaptığın iş. Yaptığın her iş kalıyor, ... iş yaparsan kalırsın,
Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çocuklara yönelik bir kitaptı. Yine de merak edip okudum. Yazar, masal şeklinde gerçekleri anlatmış. Her ne kadar çocuklara yönelik de olsa güzel bir kitaptı. Zaten en fazla yarım saatte bitiyor. (⠀ ོMunis)
Şeriati farkıyla çocuk kitabı :) merak edenler okuyabilir. Müslüman aydınların her kesme hitap etmesi gerektiğini belirterek çocuklara düşüncenin aktarılması yolundaki girişimi olduğunu belirtmiş. İlerdeki çocuğuma ayırdığım ilk kitap :D (Rumeysa Doğan)
Kitabın Yazarı Ali Şeriati Kimdir?
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.
Hayatı
Çocukluğu
Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.
Eğitimi
Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onuFransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır.
Ölümü ve etkileri
Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutkulanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü.
Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir.
Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.
Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.
Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir.
Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.
wikipedia
Ali Şeriati Kitapları - Eserleri
- Hac
- İnsanın Dört Zindanı
- Ali
- Dine Karşı Din
- Kendini Devrimci Yetiştirmek
- Ebuzer
- Anne Baba Biz Suçluyuz
- Kadın (Fatıma Fatımadır)
- Her Hicret Bir İnkılaptır
- Muhammed Kimdir
- Kendisi Olmayan İnsan
- İnsan
- Bilinç ve Eşekleştirme
- Dua
- Çocuklar ve Gençler
- Dinler Tarihi 1
- Dinler Tarihi 2
- Şehadet
- Aydın
- İslam ve Sınıfsal Yapı
- Marksizm
- Kur'an'a Bakış
- Hangi Şia?
- Kapitalizm
- İran ve İslam
- İslam Bilimi (Ciltli) I-II
- İbrahim'le Buluşma
- İslam'ı Tanıma Metodu
- Dünya Görüşü ve İdeoloji
- Yeni Çağ'ın Özellikleri
- Ne Yapmalı
- Yalnızlık Sözleri 1
- İslambilim 1
- İslambilim 2
- Biz ve İkbal
- Aydınlara Umut Çağrısı
- Ali Şiası Safevi Şiası
- Hür Düşünce Mektebi
- İslam Nedir Muhammed Kimdir
- Mektuplar
- Çöle İniş
- İslam'ı Anlamak
- İnsan Olmak
- Kevir/ Bir Tarih Olarak Beliren Coğrafya
- Muhammed'i Tanıyalım
- Kültür ve İdeoloji
- Kendini Bilmek
- Yalnızlık Sözleri 2
- Medeniyet ve Modernizm
- Medeniyet Tarihi 1
- Medeniyet Tarihi 2
- İdeallerin Yenilgisi
- Kapitalizm Uyanıyor mu?
- Şia
- Mükemmel Bir Cemaat Ali Şiası
- Sanat
- Dine Karşı Din / Anne Baba Biz Suçluyuz
- Ümmet ve İmamet
- Adem'in Varisi Hüseyin
- Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar
- Kavramlar Sözlüğü
- Muhtelif Eserler- I
- Muhtelif Eserler- II
- İslambilim 3
- Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar
- Tevhidi Altyapı
- Bekleyiş - Karşı Tepki Dini
- İslam Ekonomisi
- İslam'ın Tarih Felsefesi
- İslam Sosyolojisi Üzerine
- Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
- Marksizm ve Diğer Batı Düşünceleri
- Yarının Tarihine Bakış
- Sevmek Aşktan Üstündür
- Terimler Sözlüğü
- Gençler İçin İnanç ve Ahlak Prensipleri
- Dine Dayanmak
- Siret
- Ali Şeriati'den Aforizmalar
- Dinleri Tanımak
- İki Sûre İki Yorum
- Çağımızın Müslüman Kadından Beklentisi - Emperyalizme Karşı Müslüman Kadın
- Toplumbilim Üzerine
- Çar Zindanen İnsan-Eli Şerieti
- Aşk ve Devrim
- Ve Cevap Veriyorum
- Öze Dönüş
- Ayet Yorumları
Ali Şeriati Alıntıları - Sözleri
- Diğer canlılar niçin yaşadıklarını anlamaları gerekmeksizin yaşarlar. Ama insana: "Yaşa!" dedikleri zaman "Nasıl?" diye sormadan önce "Niçin?" diye soruyor. Bundan dolayı insana,sadece nasıl yaşayacağını öğretmek yetmiyor. İnsan, aç olduğu sürece alışılmış hayat nimetlerinin peşinden gider ve gündelik dertlerini gidermek için çabalar; bu durumda bu sorulardan az ya da çok uzaklaşır. Fakat bu ihtiyaçlar giderildiğinde onun için insan olmanın temel ihtiyaçları ve nerede olması gerektiği gündeme gelir.Gercekten de gerçek din ve mutlak din duygusu bugün daha çok, daha ciddi ve daha hayatı bir ihtiyaç konusudur. (Dinler Tarihi 1)
- Bu dünyada şu üç şeyi şunlarla ara: Gerçekliği, düşünce ve ilimle; iyiliği, ahlak ve dinle; güzelliği, sanatla. Ve aşk sana bu üç dünyanın da kapılarını açabilir. (Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar)
- Başkalarıyla oldukça kendimi yalnız görüyordum. Yalnız kendimle, yalnız değildim. (Çöle İniş)
- Diyorlar ki kafir, ölümden sonraki dünyaya inancı olmayan kimse demektir. Mümin ise bunlara inancı olan kimsedir. (Dine Dayanmak)
- Peygamber, ağır düşüncelerin baskısı altında bunaldığında ve ruhunun çetin dalgaları ve düşüncelerinin yüksek miraçları karşısında takatsiz kaldığında, Ayşe' yi çağırıp " Benimle konuş ey Hümeyra( pembelim) ! diyordu. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
- “Sezgisel ve tahmini değil, aksine gözle görme şeklinde olan kesim bilimsel ölçülere dayanarak ikinci neslimiz bizimle yabancılaştığını biliniz.” (İbrahim'le Buluşma)
- Dua; öğreten, bilinçlendiren, iyilik ve güzelliği telkin eden bir metin, ruhu ruhani miraca götüren, ölüm gününden kurtaran, Allaha yaklaştıran, eğitip öğreten bir ilimdir. (Kavramlar Sözlüğü)
- Kıyamette görmeye başlayıp başkalarını görme azabına uğrayacağımdan korkuyorum. [Ebulala Maarri] (İslambilim 2)
- İbrahim'e bak! Sevgili evladını aşka kurban ediyor. (Ali Şeriati'den Aforizmalar)
- "O sıfır aleminin içinde bir gibiydi." (Çocuklar ve Gençler)
- Netice, yine umutsuzluk, nefret, sorumluluktan kaçma, kendi köşesine çekilme, mistik hayat, varoluşçu oyunlar vb .. (Medeniyet ve Modernizm)
- Dua, yüzüne açılmayan hiçbir kapıyı çalmaz.. Dua, en yüksek ifade zirvesini, aklın karanlık gecesinde, Akıl bineğinin ayağı topalladığında, Aşk uçuşu sırasında bulur.. (Dua)
- lnsan ne kadar daha fazla anlar ve ne kadar daha derin hissederse daha çok acı çeker ve sorumluluğu ağırlaşır. (Yalnızlık Sözleri 2)
- Yarının tarihini yazarsak ancak, tarih değer kazanacaktır. Tarih, eğer yarını bilmemize, bugünün insanını ya da ortaya çıkacak insanı bilmemize yardımcı olmuyorsa, faydasız olacaktır. Çünkü tüm bilimler; insanları, geleceğin insanının hayatını ve bugün ile yarının insanının idealini anlamada, en azından yararlı olmak zorundadır. Geçmişteki insanı anlamak, kendimizi ve geleceğimizi anlamada bir başlangıç olmalıdır... (Yarının Tarihine Bakış)
- Şüphe yok ki, bu memlekette aç olanlar en çok çalışanlardır. Bununla şerefiyle çalışan, hırsızlık, yan kesicilik, aldatma, dalkavukluk, rüşvet, nüfuz sömürücülüğü, kadın ticareti, insanı kısa yoldan seçkin kılacak herhangi ber şeyi yapmayan namusluları kastediyorum. (Kapitalizm Uyanıyor mu?)
- Komünizm ve kapitalizmin her ikisi de şekil farklılıklarına rağmen insana "ekonomik bir hayvan" olarak bakmaktadırlar. Aralarındaki bu şekil farkı bu hayvanın ihtiyaçlarını karşılamada hangisinin daha başarılı olabileceği meselesi üzerinedir. (İnsan)
- Aydın ; son peygamberden sonra, peygambere benzeme eylemidir. Ümmi olmak ; halkın adamı olmaktır. Ümmetin hem içinde hem de dışında ayaklanmaktır. (Ne Yapmalı)
- "Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Bilinç ve Eşekleştirme)
- Halkın eleştirilerini özgürce yapamadığı bir toplumda eleştiriler, mizahla yapılır ve bu mizahlar bir araçtır. (Medeniyet Tarihi 1)
- Kuran'ın Allah'ı insana yakındır, herkesle birliktedir. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
Yorumlar
0 yorum