Kitap Künyesi

Yazar: Mehmed Uzun

Çevirmen: Muhsin Kızılkaya

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9789752733749

Sayfa Sayısı: 163

Bir Romanın Hatıra Defteri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Mehmed Uzun davalardan kaçan biri değil, bir davaya bağlanmayı seçen biri ilkin bunu söyleyeyim. Haksızlığa uğrayandan, ezilenden yana olmayı ilke edinmiş bir insan ve bir yazar. Ama bağlanmayı körükörüne taraf olma derecesine taşımamayı da bilen bir insan."

Murat Belge

Bir Romanın Hatıra Defteri Alıntıları - Sözleri

  • İmdat, insan ve insanlık için imdat!
  • Esaret , ezilmişlik ve cehalet bir araya gelince kapkara bir canavara dönüşür.
  • Hiçbir ideolojinin, siyasetin, rejimin, liderin yazarı değilim. Tüm yazarlığımın tek kaygısı şudur; iyi bir edebi eser yaratabilmek. Ama yazarlığım hiçbir zaman tarafsız da değildir; iyi bir estetikle sesi kısılmış olanın sesi olabilmek, dili kilitlenmiş olanın dili olabilmek, tarihi yok edilmiş olanın edebi vaazını anlatabilmek benim için çok önemlidir..
  • Kürt tarihinin her bir sayfası ,her Kürt insanının hayatı tek başına çok iyi bir romanın temelini oluşturabilir ... Ama ne yazık ki yazılmış değil hala Yazılması lazım mutlaka!!!!
  • İki şeye çok ihtiyacım var;birincisi ev hali ve çocukların hır güründen dolayı bir türlü yakalayamadığım büyük bir sessizliğe,ikincisi de sadece müzik,düşünme ve yazmaden oluşan derin bir sükunete..
  • Ezilmişlik, cehalet ve çaresizlik; bir milletin başına musallat olabilecek en büyük üç bela...
  • Henüz her şey anlatılmış değil, yazılacak şeyler bitmiş değil henüz. Esaret altında, dilleri yasaklanmış halklar henüz sözlerini söylemediler.
  • Henüz her şey anlatılmış değil, yazılacak şeyler bitmiş değil henüz. Esaret altında, dilleri yasaklanmış halklar henüz sözlerini söylemediler.
  • Ülkede durum çok kötü. İnsanlar yaralı, şehirler yaralı. Çaresizlik, yoksulluk her yeri sarmış durumda.
  • Mazlumların yaptığı zulüm! Belki de zulümlerin içinde en beter olanı, zalimden daha zalim.
  • Henüz her şey anlatılmış değil yazılacak şeyler bitmiş değil henüz.esaret altında dilleri yasaklanmış haklar henüz sözlerini söylemediler söyleyeceklerini söylemeye izin verilmedi çünkü.Kurtler , Kürt dili ve anlatıları gibi bakir!!!!
  • Kılıcın adaletine inanan hiç kimse başarılı olamaz!
  • Saramago" gökkubbenin altında söylenmemiş, yazılmamış hiçbir şey kalmadı aslında. Mehmed Uzun" Ben bu fikre katılmıyorum. Henüz her şey anlatılmış değil, yazılacak şeyler bitmiş değil henüz. Esaret altında, dilleri yasaklanmış halklar henüz sözlerini söylemediler. Söyleyeceklerini söylemeye izin verilmedi çünkü.
  • "Söz, ses ve dil; ülkesi duyguların!"
  • Kılıcın adaletine inanan hiç kimse başarılı olamaz

Bir Romanın Hatıra Defteri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yeni yıla Mehmed Uzun'la girmek... Kendi adıma daha iyi bir başlangıç olamazdı sanırım. :) Mehmed Uzun'nun, Bir Romanın Hatıra Defteri kitabı 1998-2003 yılları arasındaki, zaman zaman gündelik yaşamından zaman zaman da yapmış olduğu çalışmalardan söz eden günlük tarzı bir eserdir. O günlükleri okurken çoğu zaman yaşamış olduğu sorunları ve ne yazık ki boğuşmak zorunda kaldığı hastalıklardan zaman zaman söz etmektedir. Ayrıca kitabın güzel yanı bence şu, birçok yerli veya yabancı yazar ve sanatçılarla anıları da yer almaktadır. Okuması keyifli ve Mehmed Uzun'u daha iyi okuyup anlamak isteyenlere kesinlikle tavsiye edebileceğim bir eser. Kitabın üstünde Mehmed Uzun olur da o kitap okunmaz mı :) Keyifli okumalar dilerim... (Yunus)

Mehmed Uzun'un anı tarzında yazmış olduğu kitapta resmen Hawara Dicleye kitaplarını tekrardan okumuş gibi oldum. Önceden okuduğum için bu kitapta tekrardan hatırladım ve kitabın olay örgüsü gözümün önünde resmen film gibi oynandı... Kitabın yazım aşamasını günlükle öğrenmek ne güzel oldu ve tekrardan bir Mehmed Uzun kitabından daha fazla yazar ve eserlerle tanışmak ve merak etme duygusunu bir kez daha minnettarla yaşadım. Hawara Dicleye'nin güzelliğini yaratmanın ne kadar zor olduğunu... Kitabın karakterlerin hepsinin ayrı bir hikayesi ve hepsinin yaşantısını kurgu olsa da içimde hep hüznü yaratan başka bir kitapta görmemiştim ve hala da kitabın etkisi altındayım... (Fatma İpek)

Kitabın Yazarı Mehmed Uzun Kimdir?

1953 yılında, Viranşehir kökenli bir aşiret ailesinin çocuğu olarak Siverek'te doğdu. Anne tarafı Zaza, baba tarafı Kürt kökenlidir. Babası koyun tüccarı olan Mehmed'in, beş kardeşi daha vardı. Küçük yaşlarında ailesinden duyduğu sözlü anlatım örnekleri, edebi sanatının temelini oluşturmuştur. İlerde yazacağı romanların kökü, bu çocukluk anılarından beslenmiştir.

Kürt dilinin yasak olduğu bir dönemde, birçok Kürt yazarın aksine egemen dilde değil anadilinde yazmayı tercih etmiştir. Özellikle, zayıf olan Kürtçe yazı dilini geliştirmek, ortak bir edebi dil oluşturmak ve Kürt hikâye anlatım geleneğini canlandırmaya yönelik yaptığı çalışmalarla modern Kürt edebiyatında kurucu bir role sahiptir.

26 Ağustos 1977'de, sahte Tunus pasaportuyla Suriye üzerinden gittiği İsveç'e yerleşti. Kurmanci, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. Hakkında, Türkiye'de çok sayıda dava açıldı. 1981'de Türk vatandaşlığından atıldı ve 1992 yılına kadar Türkiye'ye gelemedi.

Uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp'te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği'nin de üyesi olan Uzun'un bugüne kadar çok sayıda Kürtçe roman yazdı.

Mehmed Uzun, "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı.

Yakalandığı mide kanseri nedeniyle uzun süre tedavi gören ünlü edebiyatçı, 11 Ekim 2007 günü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi.

13 Ekim günü Diyarbakır Ulucami'de kılınan cenaze namazı ardından, cami önündeki kalabalığa sırasıyla Yaşar Kemal, Şerafettin Elçi, Ahmet Türk ve Osman Baydemir'in yaptığı konuşmaların ardından Mardinkapı Mezarlığı'na defnedildi.

Mehmed Uzun Kitapları - Eserleri

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy)
  • Yitik Bir Aşkın Gölgesinde
  • Sen
  • Yaşlı Rind'in Ölümü
  • Nar Çiçekleri
  • Kader Kuyusu

  • Dicle'nin Yakarışı
  • Abdalın Bir Günü
  • Dicle'nin Sürgünleri
  • Dengbejlerim
  • Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler
  • Kürt Edebiyatına Giriş
  • Ruhun Gökkuşağı

  • Bir Dil Yaratmak
  • Ölüm Meleğiyle Randevu
  • Kürt Edebiyatı Antolojisi
  • Dicle'nin Sesi
  • Bir Romanın Hatıra Defteri
  • Küllerinden Doğan Dil ve Roman
  • Mirina Egidekî

  • Hez û Bedewiya Pânûsi

Mehmed Uzun Alıntıları - Sözleri

  • “İnsan neden böyle? Neden çabuk alışıyor bir şeylere? (Sen)
  • Dengbêjlik, bir gelenek olarak, şimdiye kadar, Kürt edebiyatı, sanatı ve müziğinin atar damarı olmuştur. Tüm baskı ve şiddete, asimilasyon ve yok etme kampanyalarına rağmen Kürt dili edebiyatı ve müziği hâlâ canlılığını koruyabiliyorsa bunda dengbêjlik geleneğinin payı büyüktür. Yüzyıllardan beri süren bu vefakar geleneğe çok şey borçluyuz. (Bir Dil Yaratmak)
  • "Xwîn bi xwînê nayê şuştin." (Kan kanla yıkanmaz.) Kan, ancak adalet duygusu, insani ve vicdani yaklaşımla yıkanabilir, temizlenebilir. Adalet anlayışının, insani ve vicdani duyguların kaynağı da edebiyattır. (Nar Çiçekleri)
  • ... Usul usul, hayatımın ve Ruhumun en derin yerlerinde kök saldı. ... (Kader Kuyusu)
  • "Hevalno, ji bîr mekin Em pênç hezar dil Pênç hezar efsaneyên li ser lêvan Pênç hezar destanên li ser kaxizan in Pênç hezar sterkên ronî yên Kurdan in..." (Mirina Egidekî)
  • Türkiye'de öğretmen okulunda okudum. Öğretmen okulunda şoven ve asimilasyonun temelde olduğu bir eğitim sistemiyle öğrenim gördük... Kürtleri kötülüyorlardı... (Mahmut Baksi) (Kürt Edebiyatı Antolojisi)

  • Ben de destan ve stranlarımız¹ gibi eskiyim. Düne aidim,bugüne değil. Bugünle hiçbir ilişkim yok. 1: Kürt halk ezgisi. (Yaşlı Rind'in Ölümü)
  • Kendimi o kadar çok geliştirmek zorundayım ki, öğrenmek zorunda olduğum öyle çok şey var ki. (Bir Dil Yaratmak)
  • Eğer dizelerin kamaştırıcı incilerini istiyorsan, Mela'nın şiirine bak, Şirazi'ye ne gerek? (Kürt Edebiyatına Giriş)
  • “İnançları farklı, dilleri farklı, kimlikleri farklı diye insanlar birbirine düşman olmamalı. İnsan bir kimliğe, bir dine, bir dile sahip olarak dünyaya geliyor ve bunlarla büyüyüp yaşıyor. Bunda insanın günahı, suçu ne?” (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy))
  • Ben sözün gücüne çok inanıyorum. Kürtçeyi yasaklayanlar, yasaklamalarla bu dilin yok olacağını, gücünü yitireceğini sanıyorlardı. Bunun ne kadar yanlış olduğu ve insanlıkdışı bir anlayış olduğu Diyarbakır' da 2000 yılının Ocak ayında bir kez daha anlaşıldı. Yasaklanmış bir söze saygınlık, bir güzellik ve bir güç vermek, işte ömrümün en kısa özeti... (Bir Dil Yaratmak)
  • Annesini günlerce görmemiş bir çocuk sevgisiyle küçülmüştün göğsümde 1000Kitap (Kürt Edebiyatına Giriş)
  • Aşk sözcüğü mesela neyi ifade ediyor, hiçbir şeyi. Ama Kürtçe evin çok şey ifade ediyor ve kutsal bir sözcük. O da aşk. (Bir Dil Yaratmak)

  • Barış, insanlığın yarattığı en önemli, en erdemli eserdir. (Ölüm Meleğiyle Randevu)
  • "Dayan, diren, sabırlı ol; günü birlik düşünme; zaman, sadece bir andan oluşmuyor, zamanı hiç bitmeyecek bir ayin gibi düşün ve yaşa; kine, nefrete, haset ve kıskançlıklara kulak verecek, onları kendine yaklaştıracak kadar küçülme; çile çekmeden insan ve insanlığı mutlu edebilecek hiçbir şeyin yaratılamayacağını unutma; acı ve hüzünden insanı mutlu edebilecek bir eser yaratmanın hünerini öğren, bu güneşin ustası ol; derin yalnızlığımı, yaratacağım eserle, herkesin ortak olabileceği bir mutluluk haline getir." (Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler)
  • İmdat, insan ve insanlık için imdat! (Bir Romanın Hatıra Defteri)
  • Kurdistan. Di çapkirina ve pirtûka heja û tarîxî de alîkarîya bavê tejî pir bû. Di pirtûke de, şehîden me yen neteweyî li pey hev, di nav rûpelan de, rezbûyî ne. Şêx Seîd, Seyid Ebdulqadir, Xalide Cibirî, Yada Axa, Dr. Fuad Beg, Bave Tûjo, Seyid Riza, Qadî Mihemed û gelekên din têde ne... Ma tu dizanî, bavê te di bin sûretê Bave Tûjo de çi nivisiye?.. "Çehremane mezin" ... Wî weha nivîsîye... Çehremane mezin... Serdile, kezizere, Bave te hevale qehremanen mezin bû... (Hez û Bedewiya Pânûsi)
  • Ez bawer im di vî warî de ê sedem esasî ne. bi kurtî 1- Gele kurd ne xwedî dewlet û müessese netewî ne ku devlet û müessen netewî bikaribin li seran serê Kurdistane xwendinê bi re xînin. Bi xebatên pêwîst bikaribin problemên zimanê kurdî hal bikin, çap kirin û vveşandina kovar, rojname û pirtûkan bikin. (Hez û Bedewiya Pânûsi)
  • Ve zamanla ,yitirdiklerimize ilişkin ,şu duygu egemen hale gelir ;kendileri artık yitip gitmiştir ,bir tek ,yüreğimiz ve ruhumuzda onların kıpırdayan gölgeleri ,silikleşen sesleri ve belirsiz renkleri kalmıştır . (Nar Çiçekleri)
  • Stêra'min, yıldızlara bak... Onlar anlamaz mı ahvalimizden, niçin gelmiyorlar yardımımıza, niçin yaralarımıza merhem sürmüyorlar? Niçin bu zulme, bu cehalete, bu kin ve nefrete bir cevap bulmuyorlar? (Dicle'nin Sesi)