Kitap Künyesi
Yazar: Celil Oker
Yayın Evi: Turkuvaz Kitap
İSBN: 9789759174040
Sayfa Sayısı: 365
Bir Şapka Bir Tabanca Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Biz Almanlar ellili yılların sonunda Dashiell Hammett ve Raymond Chandler aracılığyla Amerika'da yaşananları öğrenseydik, şimdi de Celil Okter aracılığıyla İstanbul sokaklarında neler olup bittiğini öğreniyoruz."
- Andreas Ammer, Bayerischer Rundfunk, 08.01.2005
(Arka Kapak'tan)
Bir Şapka Bir Tabanca Alıntıları - Sözleri
- Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki" dedim, "artk kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum."
- Insanın söyleyecekleriyle daha söylemeden hesaplaştığı anlar vardır. Bu anlardan biriydi.
- ''Hayat böyleydi işte, sen konuşmazsan başkaları konuşurdu. Sen davranmazsan başkaları davranırdı''
- "İnsan hiçbir meslekte rüzgârları, bulutları kollamadan ayakta duramaz"
- "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki" dedim, "artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum."
- Bu sefer kurşunu nerenden yemeye ihtiyacın var? dedi. Sesinin tonu bir önceki cümlesine göre daha yüksekti.
- "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki, " dedim , "artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum.
- "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum."
- “Remzi Ünal… Şu, Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendine saygısı olan hiç bir ‘frequent flyer’ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf charter şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevhuzur özel detektif Remzi Ünal”
Bir Şapka Bir Tabanca İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Algan Sezgintüredi'nin, kitabında Oker ve Özel Dedektif Remzi Ünal'a selam çakması ile bir süredir ara vermiş olduğum Oker okumalarıma geri dönme kararı almıştım. Serinin 6. kitabı olan Bir Şapka Bir Tabanca'yı her zaman olduğu gibi dinledim. Gürsü Gür en iyilerinden olmasa da beğendiğim seslendirenlerden, o yüzden seslendirmeyle ilgili bir sıkıtı yaşamadım. Tek başına yaşayan babası öldükten sonra eşyalarının arasında bir şapka ve bir tabanca bulan oğlu, babasının bu tabancayı neden bulundurduğunu araştırması için Remzi Ünal'ı tutar. Kitabın ismi de zaten bu iki objeden geliyor. Genel olarak Oker'in belirgin bir tarzı var. Araştır, soruştur, delilleri topla ve herkesi odaya dikip olan biteni açıkla şeklinde ilerliyor olaylar. Bu kitapta da farklı bir şey yoktu ancak konusu benim pek ilgimi çekmedi bu kez. İlgimi çekmeyince de kendimi hikayenin akışına pek kaptıramadım açıkçası. Sıkılmadım ama Oker'den daha iyilerini dinlediğim için favorilerim arasına giremedi bu kez maalesef. Bir de eğer Oker okumayı düşünüyorsanız, kronolojik gitmenizi bir kez daha tavsiye ederim. Hem bazı karakterlerin hikayeleri devam ediyor hem de geçmiş kitaplara atıflar olduğu için spoiler durumları az da olsa söz konusu olabiliyor. (İ. B.)
Celil Oker serisini okumaya devam ediyorum. Açıkcası bu kitap bir tık daha iyiydi katili merak ettim. Konusu sürükleyici idi. Ama şu var Celil Oker'in Remzi Ünal serisi kesinlikle sırasıyla okunmalı çünkü yazardan spoiler yiyebilirsiniz. Ayrıca bu kitapda da aynı serzenişte bulunduğum şeyler vardı. Sigara güzellemesi ve küfür... Ne yazık ki yazarın tarzı bu şekildeymiş. Türk polisiye türüne katkı yaptığından dolayı her ne kadar bazı şeylere takılsam da yazarın kalemine sağlık. Allah rahmet eylesin ışıklar içinde uyusun. (Arzu Onuklu)
Celil Oker'in "Dedektif Remzi Ünal" serisinin altıncı kitabıdır "Bir Şapka Bir Tabanca". Konusu serinin beşinci kitabı olan "Son Ceset" den birkaç ay sonrasında başlıyor. Öyle ki kitabın başında önceki kitabına yönelik spoiler bile veriyor yazar. Kitaplarının sırayla okunmasına önem veriyor olacak ki, bölüm başlarına 6.1 , 6.2 gibi kodlar bile koymuş. (6. Kitabın 1 bölümü vs.) Polisiyelerde aynı karekterin farklı maceralarını okumayı sevdiğim ve sıraya önem verdiğim için bu durum beni pek rahatsız etmese de, tek kitabını okumak isteyenlerin bu durumu göz önünde bulundurmaları gerekebilir. Konusu ise şöyle; tek başına yaşayan ve kalp krizi ile ölen bir amcanın dolabında bir şapka ve şapkanın altında bir silah bulunur. Oğlu bu duruma anlam veremez ve dedektifimizden yardım ister. Ve olaylar gelişir, geliştikçe değişir. Sonuç bölümünde ise bir araya getirdiği karakterlerin arasında herşeyi ortaya döker. Bana giriş konusu farklılık yapılmaya çalışırken biraz zorlama olmuş gibi geldi. Çok ilgi çekici bulamadım. Giriş çok çekici gelmeyince beklentimi arttirdiğim gelişme bölümünden mi bilemiyorum sonuçtan da memnun olamadım. Fakat dedektif Remzi Ünal karakterini okumayı sevdiğimden kitabı da elimden bırakamadım. Yıldız Turanlı'nın tekrar sahnelere dönüp dedektif Remzi Ünal ile yakınlaşması ve karakterin arasında bulunan bir roman yazarının üzerinden eski kitaplarına benzer isimler vermesini eleştirmesi de bonus olmuş. Keyifli ve az yorucu, hayata küçük bir mola vermek isteyenlere tavsiye olunur. (Mavi Saçlı Peri)
Kitabın Yazarı Celil Oker Kimdir?
1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.
Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı. Her iki romanın kahramanı olan eski pilot, yeni dedektif Remzi Ünal'ın maceralarını anlattığı beş roman daha yazdı. Oker'in son Remzi Ünal macerası 2010 yılında Turkuvaz Kitap tarafından basılan Yenik ve Yalnız'dır. Oker ayrıca, 2004 yılında Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte Beşpeşe isimli bir roman yazdı. Beşpeşe yazarların birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden diğerinin devam ederek oluşturdukları bir romandır.
Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi verdi. Sevtap Oker'le evliydi. Yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.
Celil Oker Kitapları - Eserleri
- Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu
- Çıplak Ceset
- Kramponlu Ceset
- Bin Lotluk Ceset
- Rol Çalan Ceset
- Ateş Etme İstanbul
- Son Ceset
- Yenik ve Yalnız
- Bir Şapka Bir Tabanca
- Sen Ölürsün Ben Yaşarım
- Beyaz Eldiven Sarı Zarf
Celil Oker Alıntıları - Sözleri
- İstanbul’un sokaklarıyla barışıktım. Bir sokağın paçalarıma bulaştırdığı çamurları, başka bir sokağın yağmuru temizlerdi. Bir sokakta acıkırsam, öteki sokak doyururdu beni. Bir sokakta sigara paketimi buruşturursam, öteki sokakta bir çöp tenekesi karşılardı beni. Bir sokakta üstüme ateş ederse İstanbul, öbür sokakta yardımıma koşardı. (Ateş Etme İstanbul)
- Susarak acının büyüklüğünü anladığınızı gösterebilirdiniz. Hiçbir zavallı cümlenin ifade edemeyeceği kadar. (Ateş Etme İstanbul)
- "Ustayla tartışmayacaksın," (Yenik ve Yalnız)
- "Ama nereden anladın? Kadın hiç renk vermedi içeri girdiğinde." "Ama sen verdin." (Bin Lotluk Ceset)
- "Anladım," dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
- “Bazı yasalar bazı çevrelerde geçmiyor,” (Rol Çalan Ceset)
- "Çatışmanın ana noktasını boşvermeliyiz... Rakip bileğimizden mi tuttu, şimdi onun en zayıf yeri orasıdır. Bırakalım tutsun. Bizim yapacak başka işlerimiz var." (Kramponlu Ceset)
- İnsan o gün ne yapacağını bilmezse erken kalkmanın da bir anlamı olmuyor. (Bin Lotluk Ceset)
- ''Hayat böyleydi işte, sen konuşmazsan başkaları konuşurdu. Sen davranmazsan başkaları davranırdı'' (Bir Şapka Bir Tabanca)
- Remzi Ünal... Şu Hava Kuvvetleri'nden müstafi, THY'den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir "frequent flyer"ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator'ün Cessna'sını bile indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal. (Rol Çalan Ceset)
- Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen. (Kramponlu Ceset)
- Bir günde cennetten çıkma olduğu iddia edilen şeyle iki kere karşılaşmak hoş değildi. (Sen Ölürsün Ben Yaşarım)
- Müşterim olsun olmasın, insanlara kötü haberler vermekten hoşlanmam. Kendimi zorlasam, haber vermekten hoşlanmam da diyebilirim. Benim işimde verdiğiniz her haber insanların hayatını değiştirir. Hem de ciddi biçimde değiştirir. Ve ben insanların hayatını değiştirmekten hoşlanmam. (Bin Lotluk Ceset)
- "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki" dedim, "artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum." (Bir Şapka Bir Tabanca)
- “Anladım” dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
- Ancak yazdığın zaman " yazar" olursun. "Yaratıcılık" doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir. Dünya üzerindeki bütün hikayeler aslında aynı şeyi anlatır: kahramanın yolculuğu. Anlatacağın her yolculuğu eksiksiz bir bütünlük içinde vermelisin. Yolculuğun nereye varacağını bilmek için bir yol haritası çizmelisin. Yol haritanın, temelinde net bir çatışma olmalı. Tek çatışma ile yetinmemeli, çoğaltmalısın... (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
- "Kötü haber kötü haberdir," dedim kendi kendime. Birkaç saat erken geç fark etmez. (Bin Lotluk Ceset)
- Bazı misafirler çağrılmadan gelir. (Rol Çalan Ceset)
- "Seni seviyorum," diyenin "beni sev," dediği gibi. (Yenik ve Yalnız)
- Yazmış mısın, yoksa yazar olmayı çok ama çok istiyorum duygusunda takılıp kalmış mısın? (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
Yorumlar
0 yorum