Kitap Künyesi
Yazar: Marguerite Duras
Çevirmen: Muhterem Anıt
Orijinal Adı: Dix Heures Et Demie Du Soir En Eté
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750707995
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Bir Yaz Akşamı On Buçukta Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Marguerite Duras, geleneksel edebiyat öğelerinin önemini yitirdiği yapıtlar verdiğinden olsa gerek, birçoklarınca Yeni Roman akımıyla birlikte anıldı. Ama Duras romanları, oyunları ve senaryolarıyla her zaman Fransız edebiyatının en kendine özgü yazarlarından biri olarak kaldı. Yazarın okuru daha ilk satırlarıyla büyüleyen, alıp götüren Bir Yaz Akşamı On Buçukta adlı bu unutulmaz romanı, insan yaşamı ve aşkın en dokunulmaz bölgelerine gözüpek bir biçimde giren bir yapıt. Bitmekte ve başlamakta olan aşkların, kesişen yazgıların, acı veren gerilimlerin yaşandığı kısa bir tatilin öyküsü. Büyüsünü yitiren bir birlikteliğin, bir aşk cinayetinin romanı. Yaz mevsimi, Akdeniz, uykusuz geceler, sıcak ve alkolün nerdeyse birer roman karakteri olarak yer aldığı Bir Yaz Akşamı On Buçukta, film izlercesine okunacak bir kitap.
(Tanıtım Yazısından)
--reklam--
Bir Yaz Akşamı On Buçukta Alıntıları - Sözleri
- "Kendini öldürmeye değmez"
- Gene sessizleşti ortalık. Gökyüzünün sessizliği.
- "Budalanın birisiniz siz!" diye bağırıyor Maria.
- "Henüz dönemem. Baksanıza, fırtına kopmak üzere."
- Geceden söz edilemez artık . Peki neden söz edilir o zaman?
- Mum ışığında güzelliği daha da belirgin. Sevildiği söylendi mi acaba?
- Eğer onu uyandıracaksa, bunu yapacaksa, bir an önce, hemen uyandırması daha iyi olmaz mı?
- Başını gökyüzüne kaldırmaya hiç gerek yok.
- Yine de, yine de, öyle isteniyorsa eğer, gök yüzü hâlâ mavi ve duru. Öyle henüz.
- Kafasının içinde bir yerden bir saldırı başlıyor ve bedeninde, kendi yolunu kendi çizen, başka hiçbir anıyla alt edilemeyen, büyüyen bir sıkıntı.
- , yağmurun camekandaki sessiz akışı unutulur mu? Belki bir gün? Hayır.
- Henüz karanlık bir koridorda, Claire, kötü bir geceyi izleyen ağrılı bir gerinmeyle, aşklarının üzerine doğan günü selamlıyor ve ardından yeniden yatıyor olmalı.
- ''Yorgunluktan ölüyorum," diyor Maria. Pierre'e söylüyor bunu. "İnsan bu yorgunluğun dışında, bütün dünyayla baş edebilir. Ben uyuyacağım."
- Zamanın yeniden doğuşu doğrulanıyor. Karşı karşıyalar ve bakışıyorlar.
- "Bu gece tekrar gelecek misiniz?" Bilmiyor, gelir belki.
--reklam--
Bir Yaz Akşamı On Buçukta İncelemesi - Şahsi Yorumlar
“Yazmak konuşmamaktır da. Susmaktır. Sessiz çığlıklar atmaktır.” kitap/yazmak--302081 Duras yazmak için böyle yazıyor Yazmak denemesinde. Onu okurken ben de benzer hisler yaşıyorum. Yazdıklarıyla birlikte yazmadıkları, satır arasındaki boşluklar etkiliyor beni ve okurlarını. Hem çok duru hem çok çarpıcı. Sırandan bir konuyu yüceltiyor. Müthiş bir tezatlık var anlatımında bu da beni büyülüyor. #biryazakşamıonbuçukta evli-çocuklu bir çiftin bir kadın arkadaşlarıyla çıktıkları yolculukta, fırtınaya yakalanmaları sonucu bir kasabada geçici konaklamaları anında geçiyor. Kasabada da bir cinayet işlenmiştir, bir erkek eşini ve eşinin sevgilisini öldürmüştür. Bu cinayet ile yolculuğa çıkan grubun hikayesi kesişiyor. Grubun ilişkileri, cinayet üzerinden irdeleniyor. Duyguların anlatılmadan duyguların anlatıldığı :) bu hikaye ayırca şimdiki zamanla yazılmış. En sevdiğim anlatım biçimi. Özellikle hikayenin girişi ve sorgulanan konular kitap/moderato-cantabile--159715 kitabıyla benziyor ama Moderato Cantabile diyalog biçiminde yazdığı metinlerinden, anlamlar daha örtük. İki kitabın kadın karakterine de alkol eşlik ediyor. Duras alkol konusuna Yazmak denemesinde değiniyor. Onun için yalnızlık her şeyden önce alkol demek. Kadın karakterlerinin yalnızlığını alkol bağımlılığı ile veriyor. Duras en sevdiğim yazarlardan, herkes en azından üç Duras kitabı okusa keşke:) Bence üç Duras kitabı okuyan devamını da okumak isteyecektir #margueriteduras paylaşımlarını Instagram’da rehbere topladım, oradan okuduğum kitaplarını inceleyebilirsiniz. (Vox Nihili)
Marguerite Duras'ın yazım dilini sevdim. Karakterlerin düşüncelerini derinlemesine incelemekten çok olanı, bir film izler gibi, yazması onu farklı kılan bir özellik gibi. Kitapta baş karakterin gördüğü olayları görüyor ve bu anlara şahitlik ediyoruz. Diğer karakterler yanından ayrıldıklarında, onların arasında geçenleri bilemiyor, yalnızca tahmin yürütebiliyoruz. İhtimaller üzerinden ilerliyoruz ki zaten sadece ihtimalleri düşünmek yetiyor ki orada ne olduğunun bir önemi yok, bir şeyler bitiyor ve önemli olan da bu. (Belki de bu yüzden karakterle bağ kurabildim.) Biz, kitaptaki karakterle birlikte kuşkulanıyor, onunla birlikte emin oluyoruz. Hikâyeyle paralelde bir hikâye daha sürüp giderken cinayet hakkındaki konuşmalardan karakterlerin kişiliğini çözüyor, hangi konumda durduklarını anlıyoruz. Bu, yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Eminim son olmayacak. (Chokri)
Sarsıcı bir roman, daha fazla sürseydi dediğim bir roman ama daha fazla sürse aynı tadı alır mıydım bilemem. Diyaloglar çok akıcıydı. Fakat bu kitabın en güçlü yönü tasvirleri. Olayların içinde hissetmemi sağlayacak kadar mükemmeldi. O oteldeydim, o yemekleri yedim, fırtınayı hissettim, yağmurlar benim üstüme yağdı. En sevdiğim yer ise Parador'da bulundukları kısımdı. Zihnimden hiç gitmeyecek bir mekân. Mükemmel anlatmış. Kitapta olanlara kısaca değinecek olursam; alkolik bir kadın olan Maria, onu aldatan eşi Pierre, 10 yaşındaki çocukları Judith ve arkadaşı Claire'in Madrid'e yolculukları sırasında yaşadıkları anlatılıyor. Bir fırtına, yağmur çıkması dolayısıyla gece bir otele sığınıyorlar. O bölgede işlenen cinayetten haberleri oluyor. Maria balkondayken katili otelin karşısında gördüğünde kitap başlıyor. Adamla iletişime geçiyor ve bu durum hayatını, evliliğini de gözden geçirmesi gerektiğinin farkında olmasına sebep oluyor. (Rabia)
--reklam--
Bir Yaz Akşamı On Buçukta PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Marguerite Duras - Bir Yaz Akşamı On Buçukta kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Yaz Akşamı On Buçukta PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Marguerite Duras Kimdir?
1914 yılında Çinhindi'nde doğan Duras, gençliğini geçirdiği bu ülkenin atmosferinden ve olaylarından derinden etkilendi. 18 yaşında Paris'e geldi; hukuk, matematik ve siyaset bilimi okudu. Komünist Parti'ye katıldı. İlk romanı Les Impudents'ı 1943 yılında yayımladı. Özyaşamöyküsel bir roman olan Sevgili ile 1984'te Fransa'da Goncourt Ödülü'nü aldı. Çok sayıda roman dışında, birçok senaryoya da imza attı. Bütün eserlerinde edebiyatı sorguladı. 1960 Cannes Film Festivali'nde gösterilen Hiroşima Sevgilim, Duras'ı ününün doruğuna çıkardı. Duras 1996 yılının Mart ayında 82 yaşında öldü.
--reklam--
Marguerite Duras Kitapları - Eserleri
- Sevgili
- Ölüm Hastalığı
- Hiroşima Sevgilim
- Moderato Cantabile
- Bir Yaz Akşamı On Buçukta
- Bir Kış Günü Öğleden Sonra
- Yaz Yağmuru
- Yazmak
- Mavi Gözler Siyah Saçlar
- Bahçe
- Acı
- Yıkmak Diyor Kadın
- Askıya Alınmış Tutku
- Bay Andesmas'ın İkindisi
- Pasifik'e Karşı Bir Bent
- Somut Yaşam
- Yeşil Gözler
- Buraya Kadar
- Konsolos Yardımcısı
- İngiliz Sevgili
- Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi
- Tarquinia'nın Küçük Atları
- Ayrılık Müziği
- Normandiya Kıyısının Yosması
- Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler
- Kuzey Çinli Sevgili
- Cebelitarık Denizcisi
- Bütün Gün Ağaçlarda
- Yann Andrea Steiner
--reklam--
Marguerite Duras Alıntıları - Sözleri
- ona bakıyordum gitgide daha hızlı konuşuyordu ve sonra birdenbire konuşmayı kesti -bakıştık, bakıştık. Gökkubbe yıkıldı. (İngiliz Sevgili)
- Demek, yine. Her gün, her yerde artıyor. Televizyon hastalığı. Televizyon cihazı pis. Bir ev eşyası haline geliyor, ama eski ve pis, eski bir tencereye, bir bulaşık çukuruna dönüşüyor. Çok zamandır görüyor, duyuyoruz onları. (Yeşil Gözler)
- Karşılarına geçip bütün bir gece seyretseniz de, sizi ne fark eder, ne de sizden tedirgin olurlardı. Öylesine yalnızlardı ki dünyada, yalnızlık nedir artık bilmez olmuşlardı. (Bir Kış Günü Öğleden Sonra)
- Filmler vardır, kalıcıdır; filmler vardır, seyredildikten sonraki saatler içinde yok olur gider. Ben sinemaya gidip gitmediğimi buradan anlarım: bir önceki gün gördüğüm film, ertesi gün bende nasıl bir kılığa bürünmüşse, ne hale girmişse, gördüğüm film odur. (Yeşil Gözler)
- Öznesiz bir acının anlamı nedir? (Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi)
- İnsanın herhangi birinden kopması, doğasına uygun bir olay değildir . (Cebelitarık Denizcisi)
- Hayat beni fazla ilgilendirmiyor... Hiçbir zaman gerçek anlamda ilgilenmedim hayatla... (Yaz Yağmuru)
- Kalbimi hissetmiyorum artık. (Acı)
- Ben sizin yerinizde olsam dinlerdim. Dinleyin beni.. (İngiliz Sevgili)
- Ona beslediğim bu saçma sevgi, benim için kavranması olanaksız bir gizem olarak kalıyor. Neden ölümüyle ölmek isteyecek ölçüde çok seviyordu onu, bilmiyorum. Bu iş başa geldiğinde on yıldır ayrıydım ondan, onu çok ender düşünüyordum. Öyle görünüyordu ki her zaman için seviyordum onu, bu sevgide hiçbir değişiklik olamazdı. Ölümü unutmuştum. (Sevgili)
- Bakarsın ki yaşamda çözüm az ve her şey yerli yerine oturur, gün gelir bir tek değiştirme düşüncesi bile şaşırtıcı olur. (Bahçe)
- Bir yıl sürdü saçının uzaması. Düşünüyorum da, saçları mı kesenler saçların bu kadar zamanda uzadığını bilselerdi, bu işi yapmadan bir kez daha düşünürlerdi diyorum. (Hiroşima Sevgilim)
- Yavaş sesle ekledi: "Hep yirmi yaşındaymışçasına çekip gitmek gerek, bunu unutma." (Tarquinia'nın Küçük Atları)
- Yalnızlık hazır bulunmaz, oluşturulur. (Yazmak)
- Para yoksa erdem "geçersizdi" ve masumiyet mahküm edilebilirdi (Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler)
- Birincisi, onu öldürdüğümü düşümde görmüştüm. İkincisi, onu öldürdüğümde düş görmüyordum. (İngiliz Sevgili)
- Onun yanına uzanırsınız. Kendinize ağlarsınız hep. (Ölüm Hastalığı)
- tuhaf bir hikâye bu her şeye rağmen. (Yaz Yağmuru)
- Artık, yalnızca gözlerinizi görüyorum. (Normandiya Kıyısının Yosması)
- ..uzaklara git... Asla geri dönme ... Asla! .. çok uzaklara git... öyle ki, bulunduğun yer aklımın ucundan bile geçmesin ... (Konsolos Yardımcısı)
Yorumlar
0 yorum