Bırakma Ellerimi - Ayşegül Çiçekoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Bırakma Ellerimi kimin eseri? Bırakma Ellerimi kitabının yazarı kimdir? Bırakma Ellerimi konusu ve anafikri nedir? Bırakma Ellerimi kitabı ne anlatıyor? Bırakma Ellerimi PDF indirme linki var mı? Bırakma Ellerimi kitabının yazarı Ayşegül Çiçekoğlu kimdir? İşte Bırakma Ellerimi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Ayşegül Çiçekoğlu
Editör: Seda Eroğlu
Tasarımcı: Şükrü Karakoç
Orijinal Adı: Bırakma Ellerimi
Yayın Evi: Müptela Yayınları
İSBN: 9786052006085
Sayfa Sayısı: 528
Bırakma Ellerimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Koltukta oturmuş, biraz önce sevdiğim adamın söylediği kelimeleri doğru anlayıp anlamadığımı düşünüyordum. Karşımda gözünü kırpmadan bana bakıyordu. O gözlerde hiçbir duygu yakalayamadım. Biraz acıma vardı belki ama sevgi hiç yoktu. Bu bir rüya olmalıydı. Evet, biraz sonra uyanacak ve oh çok şükür rüyaymış diyecektim. Çünkü bu, rüyadan başka bir şey olamazdı. Böyle şeyler ancak rüyalarımızda başımıza gelebilirdi. Gerçek hayatta bunun olması mümkün değildi. Üstelik biz daha yeni evliydik. İki yıllık evlilik yeni sayılırdı, değil mi?”
Romanlarda okudukları mutlu sonlara, kendi hikâyesinde yer olmadığını anladıklarında henüz iki yıllık evliydi Toprak ile Elif; Toprak şimdiyse, gitmek istiyordu. Elif’i ardında bırakıp giderken gerçekten mutlu olabilecek miydi, bilmiyordu. Bildiği tek şey, artık Elif ile de mutlu olamadığıydı.
Elif, birlikte büyüdüğü ilk aşkı ile evlenip mutluluğu yakaladığına inanarak yanılmış mıydı? Toprak'ın gitmesiyle ailesini, işini, arkadaşlarını bırakarak hiç bilmediği başka bir şehirde onu unutmaya çalışacaktı. Bırakılan elleri bir başkası tarafından tutulduğunda gerçek aşkı bulacak, hayatına giren yeni Toprak ile ilkinin acılarını silebilecek miydi? Yoksa ilki gibi, o da bir yanılgı mı olacaktı?
Bırakma Ellerimi; umudun, güvenin ve yeniden sevmenin hikâyesi…
Bırakma Ellerimi Alıntıları - Sözleri
- - Bak Elif,artık kendi yolunu çizmelisin,bir gün bana dönecek diye onu bekleyemezsin,ya dönmezse,onu daha ne kadar bekleyeceksin? - Beklemiyorum,ama bana dönmesini istiyorum.
- Hiç kimseye güvenmiyordum.Hele bir erkeğe güvenmeyi hiç istemiyordum.
- Hiçbir rüya insanın canını bu kadar acıtmazdı. Bu kadar acı duyduğum bir rüyadan sonunda uyanırdım. Canım o kadar çok acıyordu ki.
- "Sevgide fedakarlık yolunu bulamayanlari, asla gönül kapınızdan içeri sokmayın."
- Bu kadar hatırladığım birini nasıl unutacaktım
- Evet, sonsuz aşk belki yoktu. Bir daha asla sevmem derken insan yeniden sevebiliyordu. Eğer o sevgide huzur, mutluluk ve güven varsa sonsuz aşk belki de buydu..."
- "Üzgünüm, her şey için, beni affet," dedi. Bırakmayacağım diye yemin ettiği ellerimi bıraktı.
- İnsan için en kötü şey ölüm anı geldiğinde aslında hiç yaşamadığını anlamaktır.
- Yüzüne baktım. O da benim kadar acı çekiyormuş gibi duruyordu, ama gözleri öyle bakmıyordu. O gözlerde acı yoktu. İlgi yoktu. Sevgi yoktu. Hiç bir duygu yoktu, dümdüz bakıyordu. Ne hissettiğini biliyordum.
- Kalbi ya da aklı arasında kalmıştı ve o kalbinin peşinden gitmeye karar vermişti.Kalbinin peşinden giden birini nasıl suçlardım
Bırakma Ellerimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Elif ve Toprak 13 yaşından beri tanışıyorlar. Elif 21 yaşına geldiğinde ailesi biraz daha beklemesi gerektiğini söylemesine rağmen Toprak'la evleniyor. Aralarında hiçbir sorun olmamasına rağmen yaklaşık iki yıl sonra Toprak, "Ben boğuluyorum. Boşanmak istiyorum." diyerek hiçbir açıklama yapmadan evi terk ediyor. Elif, "Biraz zamana ihtiyacı var, belki döner." diye umutla beklerken eve mahkeme celbi geliyor ve Elif'in doğum gününde boşanıyorlar. Elif boşandıktan sonra ciddi bir depresyon evresi geçiriyor. Dışarı çıktığında ortak arkadaşları onu tamamen görmezden gelince daha fazla Ankara'da yaşayamayacağını anlayıp doğduğu şehri terk ediyor ve İstanbul'a taşınıyor. Istanbul'da çok ünlü bir şirkette işe başlıyor. Burdada talihsizlikler peşini bırakmıyor. Tacize uğradığında ona en büyük destek patronu Toprak Ünlüer'den gelir. Ondan sonra ikisi arasında çekim başlar. Bırakma Ellerimi her baskısı ile okuduğum ve ilk defa okuyormuş gibi keyif aldığım bir kitap. Elif'in yaptığı bazı şeylere çok kızsam da naifliği, sakinliği ve huzur veren yapısı ile güzel bir karakter. Ilk eşi Toprak boşanmak istediğinde ve sebeplerini söylediğinde bi hak veriyorsunuz fakat asla karşıyı düşünmeden ve bencille hareket etmesi sizi sinir ediyor. Zaten sonrasında o kadar pişman oluyorki okurken sana az bile diyorsunuz. Patron Toprak ailesine düşkünlüğü, çalışanlarına saygısı ve güçlü yapısı ile en başta sevginizi kazanıyor. Elif ile zor bi yola girsede sabrı ile hak ettiği mutluluğu yakalıyor. Ayşegül yeni baskılarını çok beğendim zaten kalemini çok seviyorum. Gözüm kapalı öneriyorum okuyun eminim sizde çok seveceksiniz. (Ayşe)
Elif iki yıldır mutlu bir evliliği var zannederken 10 yıldır sevdiği adamın birgün boşanmak istemesini söylemesi ile yıkılır. Kocasının gerekçe olarak gösterdiği tek şey ise kapana kısılmış hissetmesidir. 10 yıllık geçmişi saçma sapan bir bahaneyle silen Toprak, Elif'in yaşadığı acıyı umursamaz bile. Elif ise günlerce ağlayarak depresyona girer. Arkadaşı Nil'in desteği ile biraz olsun toparlanan Elif, İstanbul'a taşınıp orada yeni bir hayata ve işe başlar. Aklı, kalbi, tüm benliği hala eski kocası Toprakta olan Elif'in hayatına yeni patronu Toprak Ünlüer girer. Ancak Elif yeni bir ilişkiye hazır değildir. Hayatındaki iki toprakla birlikte ne yapacağını bilemeyen Elif'e hangi Toprak iyi gelecek? Kitabı Elif, eski koca Toprak ve yeni patron Toprak Ünlüer'in dilinden okuyuruz. Her bölümde kişiler kendi duygularını anlatıyor. Kitabın başlarında Elif'e çok kızdım. Bence aşık olduğunu sandığı adama duyduğu hisler alışkanlıktan başka bir şey değildi. Daha güçlü olmalıydın be Elif... Eski koca Toprak son pişmanlık fayda etmez derler. Kitabın konusu anlatımı o kadar akıcıydı ki kalın olmasını umursamadan hemen bitirdim. Sımsıcak bir hikayesi vardı. (Hayriye Şahin)
Bir anda karısının karşısına çıkıp ayrılmak istediğini söyleyen bir koca.Üstelik mantıklı tek bir açıklama bile yapmıyor. Kadının yerine kendimi koyamıyorum bile, büyük bir hayal kırıklığı. Ama roman bu ya gerçek hayatta olması düşük, kadın tekrar kocasıyla aynı ada sahip yeni biriyle tanışıyor ve eski kocada pişmanlıkla peşinden koşuyor. Okunması kolay yani akıcı bir kitap.Ben sevdim.Hele bu yazarın diğer kitaplarına göre bence en iyi konu işlenişi ve ilerleyişi. Eksikleri elbetteki var ama okunabilir TÜRK yazara ait bir aşk romanı.İyi okumalar:) (Hayriye Dev)
Bırakma Ellerimi PDF indirme linki var mı?
Ayşegül Çiçekoğlu - Bırakma Ellerimi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bırakma Ellerimi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ayşegül Çiçekoğlu Kimdir?
İstanbul doğumlu. Evli, 24 yaşında bir kızı var. Son birkaç yıldır İstanbul, Ayvalık ve Rize Fındıklı üçgeninde yaşıyor. Uzun yıllar profesyonel iş yaşamında kaldıktan sonra 2013 yılında eşinin de teşvikiyle yazmaya başladı. İlk kitabı Bırakma Ellerimi 2015 yılında çıktı. Daha sonra sırasıyla İntikam, Sen Benim Kaderimsin, Tutkunun Savaşı, Affet, Kendi Düşen Ağlamaz, Sen Benim Nefesimsin, Benim Hayatım, Sevgimin Esareti, Gözyaşlarımız, Sensiz Geçen Yıllarım: Yankı, Sensiz Geçen Yıllarım: Ada, 8:15 Vapuru kitapları yayımlandı.
Ayşegül Çiçekoğlu Kitapları - Eserleri
- İntikam
- Tutkunun Savaşı
- Affet
- Kendi Düşen Ağlamaz
- Bırakma Ellerimi
- Sen Benim Kaderimsin
- Benim Hayatım
- 8:15 Vapuru
- Yankı
- Sen Benim Nefesimsin
- Ada
- Senden Vazgeçmem
- Gözyaşlarımız
- Sevgimin Esareti
- Bir Duygudan Fazlası
- Mucizeler Adası
- Günebakan
Ayşegül Çiçekoğlu Alıntıları - Sözleri
- Benim tek suçum,onu çok sevmekti. (Ada)
- Bazen de insan, hayallerini yaşayacağı yaşta hüzünlerini yaşar !.. (8:15 Vapuru)
- "Cansu ilişkimizi bir mektupla başlatmış ve şimdi başka bir mektupla son verecekti" (Sen Benim Nefesimsin)
- "Ne kadar sessiz olursan düşüncelerinin sesini o kadar iyi duyarsın Nisan. İnsanlar çok konuştuğu için düşüncelerini duyamıyorlar." (Senden Vazgeçmem)
- İnsanlar her ortamda alay ederler. İnsanın doğasında var bu. Kendi yanlışlarını görmez, başkalarının yanlışlarına takılırlar. Sen aldırma onlara . (Bir Duygudan Fazlası)
- Kötüydüm. Bu dünyada iyi olmak işe yaramıyordu. Çünkü dünya kötüydü. (İntikam)
- Düşündüğün kişi kalbindeyse nereye gidersen git onu da yanında taşıyordun, o yüzden de unutmak çok zor oluyordu. (Senden Vazgeçmem)
- Sevgi kaybedilmeyecek kadar değerlidir. O kadar değerlidir ki uzun yıllar beklersin ama bir benzerini bulamazsın. (Kendi Düşen Ağlamaz)
- Mutlu olmak istiyorum, mutsuz ortamlarda yaşayamam. Gerginlik beni yıpratıyor ve o zamanlarda hiçbir şey yapmak istemiyorum. (8:15 Vapuru)
- Hiç kimseye güvenmiyordum.Hele bir erkeğe güvenmeyi hiç istemiyordum. (Bırakma Ellerimi)
- Bazen tek bir sevgi insana yeter. (Mucizeler Adası)
- Sevgi yakıcıydı, acı vericiydi ve hiçbir olumlu yanı yoktu. En azından benim hayatımda, yapıcı hiçbir şeyi olmamıştı. (İntikam)
- Kafasını meşgul eden Tamer konusunun kapanması onu rahatlatmıştı. Bunu şimdiye kadar yapması gerektiği halde bu kadar uzamıştı. Büyükannesine bir kez daha hak verdi. Tüm işkencelere ve dayaklara katlanmasının nedeni zayıflığı değil, ne yapacağını bilmemiş olmasıydı. Yalnızlık bazen insana yanlış şeyler yaptırabiliyordu. (Gözyaşlarımız)
- Onu görmediğim ve onunla konuşmadığım zamanlar kendimi eksik hissediyordum. Benim hakkımda ne düşünüyordu,merak ediyordum. Bana şimdiye kadar seni seviyorum bile dememiş bir adama aşık olmak tamamen benim suçumdu. (8:15 Vapuru)
- Yerine getirilmeyecek tek şey, kaybedilen zamandır (Gözyaşlarımız)
- Yüzüne baktım. O da benim kadar acı çekiyormuş gibi duruyordu, ama gözleri öyle bakmıyordu. O gözlerde acı yoktu. İlgi yoktu. Sevgi yoktu. Hiç bir duygu yoktu, dümdüz bakıyordu. Ne hissettiğini biliyordum. (Bırakma Ellerimi)
- Sevginin acı verici tarafı buydu işte! Senin değer verdiğin, sana değer vermiyordu. (İntikam)
- Yaşanmamış yıllarımız, seninle benim kaybolan hayatlarımız… (Benim Hayatım)
- Her şeyi unutabilmeyi çok isterdim. Hiçbir şey hatırlamamayı... (İntikam)
- Bence hepimiz aynı aydınlıktan geldik, aynı aydınlığa döneceğiz. (Ada)