Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Haldun Terzioğlu
Yayın Evi: Panama Yayıncılık
İSBN: 9786059127196
Sayfa Sayısı: 512
--reklam--
Bizi Fırtına Vurdu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kimi zaman anlatmak, yaşamaktan kolay gelir!
Kimi zaman da yaşamak, anlatmaktan!
Öylesi dönemler vardır ki hem yaşaması zordur,
hem de sonra anlatması!
Böylesi fırtınalı bir dönemden geçtik biz! Aklımızla değil,
yüreğimizle, duygularımızla yaşadığımız bir dönemden.
Yargılamadık kendimizi! Karşı tarafı da…
Yalnızca düşman bellemek kolaylığına kapıldık!
Aynı milletin umudu ve geleceği olan koskoca bir nesil,
çıkan fırtınanın içinde yok oldu gitti!
Çağa hükmedecek bir nesildi. Türk Milleti için gerekliydi bu gençler!
Öldüler! İşkencelerden geçtiler!
Aynı iple, aynı sehpada asıldılar!
Yiğit çocuklardı hepsi de!
Vurdumduymaz bir hayat yerine ideallerini seçmişlerdi…
O gün, oradan öyle gözüküyordu!
Bugün, o zamana ışınladım kendimi!
Oradan bakmaya çalıştım!
Gördüklerim korkuttu beni!
"Keşke yaşamasaydım!" dediklerimin yanında;
o fedakârlığı, o arkadaşlığı, o paylaşımı düşünüp
"İyi ki yaşamışım!" dediklerim de oldu.
En çok üzüldüğüm konu: Aynı sosyal sınıfın gariban çocukları,
kavga etmek yerine oturup konuşsalardı!
Birbirini anlamaya çalışsalardı! Fırtınada vurulmak yerine,
birer fırtına olup, kahpe sömürü düzenine kafa tutsalardı!
Bugün yaşananlar, yaşanır mıydı acaba?
Gençler! Yarın sizin de kafanızda "acaba!"
sorusu kalmasın istiyorsanız;
konuşmayı, birbirinizi anlamayı deneyin!
Fikrinize ve kendinize güvenin!
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bizi Fırtına Vurdu Alıntıları - Sözleri
- Beni en çok etkileyen organdır gözler. En iyi, en güzel onlar konuşurlar. Onlar anlaşırlar ses vermeden. Onlar severler, sevdirirler.
- Ölümle dans etmek gibi bir şeydi bu.
- " Biz Ülkücüler büyük ve güçlü bir aileydik. Aile fertleri de birbirlerini korur, kollardı. Bu aileye ait olmak zordu, daha sonra ayrılmak da... "
- " ... cepte beş kuruş yokken sevda benim neyime? "
- " İnsanın ait olmadığı bir yerde bulunması ne kadar zordu. "
- " Şu bir gerçek: Gençlik duyguları deniz gibi dalgalıdır. "
- " Kavgalar delikanlıca olmalıdır, zaman o zaman olmasa da. "
- " Ülkücüler vardı, Ülkücü geçinenler vardı, Ülkücülükten geçinenler vardı. "
- " Şu bir gerçek: Gençlik duyguları, deniz gibi dalgalıdır. "
--reklam--
Bizi Fırtına Vurdu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir döneme damgasını vurmuş ülkücü ve solcu gençlerin mücadelesini okuyacaksınız. Keşke bu yiğit Türk gençleri oturup, tartışsaydı. Kavga etmeseydiler. Onlar gerçekten bu ülkenin kutlu gelecekleriydi. Güzel bir roman. Okumanızı tavsiye ederim. (Orhan Aydın)
Vatan... Bayrak... Millet... 12 Eylül darbesi öncesinde yaşama çabasını, parasızlığı, kavgaları anlatan bir roman. Üniversiteyi kazanan bir genç, hem yoksulluk hem de davası için çabalar. Yurtta kaçak kalır, sabah kahvaltısını unutur, arkadaşlarından giyinir ve birçok şey... Bu yazdıklarımla bile o dönemi düşünemiyorsunuz. Bunun daha fazlası ile yaşayanlar bu ülke için canlarını feda etmişlerdir. Suçsuz yere, hiçbirşeyden haberleri yokken işkenceler, iftiralar... Vatan sevdasından, gönül sevdasını unutanlar... Bu ülkede unutulmaz... (Kahveeguzelii)
--reklam--
Bizi Fırtına Vurdu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu - Bizi Fırtına Vurdu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bizi Fırtına Vurdu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Haldun Terzioğlu Kimdir?
1960 yılında, Trabzon, Beşikdüzü İlçesi, Takazlı Köyü'nde doğdu.
Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Mezunudur. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirmiştir.
Devlet memuru olarak Türkiye'nin hemen her bölgesinde; doğudan batıya, kuzeyden güneye görev yapmış ve 2006 yılında hizmet süresi dolar dolmaz, kendi isteği ile emekli olmuştur. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Edebiyat hayatı tarım konularında broşürler hazırlayarak ve makaleler yazarak başlamıştır. Bir dönem mesleki bir derginin yayın kurulunda görev almış ve köşesinde sürekli makaleler yazmıştır. Kısa bir dönem derginin editörlüğünü yürütmüştür.
Bazı kurum, kuruluş, siyasi parti ve kişiler için özel çalışmalar yapmış, yazıları, fikirleri, projeleri, hazırladığı afişler ve sloganları kullanılmıştır. Pek çok dergi ve kitapların düzenlemesinde ve çıkarılmasında katkı sağlamıştır.
Çeşitli kurum ve kuruluşlar için tanıtıcı film senaryosu yazmış, bunların hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.
İlgi alanını Türk Tarihi ve Mitolojisi üzerine yönlendiren yazarın iki adet yayınlanmış mitolojik romanı bulunmaktadır. (Gök Tanrı'nın Çocukları ve Oğuz Han)
2006 IV. Gila Kohen Öykü Yarışmasında, "Veresiye defteri" isimli öyküsü yayınlanmaya layık bulunmuş ve hazırlanan kitapta yer almıştır.
2007 Yılı Mustafa Necati Sepetçioğlu Tarihi Roman Yarışmasında "Alp Er Tunga" İsimli Mitolojik Romanı ile Birincilik Ödülüne layık görülmüştür.
2008 Yılında Gelir İdaresi Başkalığı'nın düzenlediği, Vergi konulu Tiyatro yarışmasında, Çocuk Oyunu Dalında "Karınca Kararınca" isimli oyunu ile ikincilik ödülü almıştır. Oyunu yayınlanmış ve sahnelenmiştir.
2008 İLESAM "Esere ve Emeğe Saygı" Öykü yarışmasında "Gitti Hatıralarım" isimli öyküsü mansiyon kazanmıştır.
Daha birçok edebi yarışmada ödülleri bulunmaktadır.
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu Kitapları - Eserleri
- Mete Han
- Alp Er Tunga
- Tomris Han
- Kür Şad
- Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri
- Göktürkler
- Teoman Han
- Alparslan
- Bozkurt Destanı
- Çiçi Han
- Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han
- Darağacında Bir Bozkurt
- Kiok Han
- Hun Kartal Savaşçısı
- Şaman Kız
- Alamut'un Piri Hasan Sabbah
- Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda
- Fırat'a Destan
- Aksaçlılar Meclisi 2 - Vurgun
- Selçuk Bey
- Reisim Çatlı
- Göktanrı'nın Çocukları
- Moğol
- Oğuz Kağan
- Aksaçlılar Meclisi 3 - Savaş
- Harem Ağası
- Hunlar da Çılgındı - Hun Türklerinin Çılgın Tarihi
- Kadim Türk Budun Kimmerler
- Komando
- Enver Paşa’nın Romanı
- Sultan Genç Osman
- İlk Türk Deniz Beyi Çaka Bey
- Aksaçlılar Meclisi 4 - Operasyon
- Oğuz Kağan Destanı
- Alp Urungu & Göktürkler Çağından Bir Türk Öyküsü
- Çete
- Türkistan'ın Ölümsüz Kahramanı Altayların Kartalı Osman Batur
- Atilla
- Aksaçlılar Meclisi 5 - Av
- Yalan Kurgusu
- Emir Sultan
- Kösem Sultan
- Güllerin Solduğu Gün
- Emir Timur
- Kahramanım Çatlı
- Provokatör
- Dördüncü Murat
- Kimmerya
- Çanakkale Savaşı
- Aziz Sancar
- Oğuz Han
- Bizi Fırtına Vurdu
- Çete 2
- Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar
- Çocuk Han
- Kürt Elhanı Alp Urungu
- Kahramanlar Çanakkale'de
- Göç
- Bozkurt Ordusu
- Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri
- Bakan Bey'i Vurdular!
- Tarih Nedir?
- Göç Destanı
- Hüzün
- Türklerin Kökeni
- Kanuni Sultan Süleyman
- Tetikçi - Yazgı
- Göktürkler Destanı 1 - Aşina Soyu
- Göktürkler Destanı 3 - Başkaldırılar Çağı
- Göktürkler Destanı 2 - Birinci Türk Kağanlığının Sonu
- Osmanlı’da Yenilgiler ve Hezimetler
- Destanlarımız
- Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı
- Osmanlı'da Zaferler ve Fetihler
- Enver Paşa - Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
- Kurmancan Datka Destanı Alay Dağlarının Gök Hatunu
- Enver Paşa - Ben Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
- Kimmerler Seti
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu Alıntıları - Sözleri
- Acun bilmeyene, görmeyene hep çok büyüktü. Bilene,görene ise küçük gelirdi. Bir büyük Han için çok, iki büyük Han için azdı. (Oğuz Han)
- Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. ( Kültigin Bengütaşı ) (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
- İnsan ne için yaşar? Namusu, şerefi, dini, imanı, vatanı, milleti ve bayrağı için. Bunlardan biri giderse, Allah korusun, bir teki yiterse, ne kalır geride? Ruhsuz bir beden! Ondan sonra yaşasan ne olacak, yaşamasan ne olacak? Ceset olursun ceset! (Darağacında Bir Bozkurt)
- Engellenemez duygulara doğru uçar kişioğlu (Fırat'a Destan)
- Destan milletin hafızasıdır. (Destanlarımız)
- Cengiz Han, Moğol'u şöyle tanımlamıştı: “Gününü yaşarken bir yavru karacadır Moğol. Toy ve şölen günlerinde genç bir taydır. Ne zaman ki savaş gelip çatar, vahşi bir doğan olur Moğol. Yağıların üzerine bir yaşın gibi atılır. Gün gelir yaşlı bir kurt benzeri pusuda gizlenir. Geceleri baykuş gibidir, uyumaz! Moğol değişkendir çünkü bozkırın ürünüdür. Onun yaşamı bozkıra denk olmalıdır” (Moğol)
- "Biz, yalnızca, tek olan Tanrı'ya secde ederiz!" (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- Onun fiyatı yoktu. Bedeli canı, kanı bile olsa doğruluktan, dürüstlükten şaşmayacaktı. (Bakan Bey'i Vurdular!)
- Atı olmayan bir Türk diğer yarısını bulamamış gibidir. (Bozkurt Destanı)
- Kiok Tanhu, Yüeçiler üzerine yürüyordu. Yer sarsılıyordu atların ayak seslerinden. Ötüken Yış er doğuruyordu. (Kiok Han)
- Sevisi ağır basmış, bütün düşüncesini tutmuştu. Sevi başa düşünce, başka ne varsa unutulur! (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- Özlenecek o kadar çok şey vardı ki gelecekte... (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- İnsandan insana değişir sevda alıntısı! İnsandan insana başkalaşır! Adım adım aşılır da bütün safhalar, en sonunda en yüce anlamında doruklaşır. Bu memlekette 'SEVDA' hakkıyla yaşanır! (Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri)
- Kahramanlık, Türkler için biçilmiş bir giysiydi. Bu giysiyi severek, isteyerek giyiyorlardı. Severek, isteyerek ölüyorlardı. (Bozkurt Destanı)
- Şehzade Bayezid, Murat Han'ın en güvendiği kişilerden ve kendinden sonra tahta oturacak veliahtıydı. Seçim böyle yapılmıştı. Ancak askerin gözünde başka bir şehzade daha öncüldü. Şehzade Yakup... Onun yeri başkaydı. Bu durum Bayezid'i düşündürüyor, gelecekte kardeşinin taht ile arasına gireceği korkusunu yaşıyordu. ... Hem kardeşini kolluyordu hem de ondan çekiniyordu. (Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar)
- Türk yok edilemez, çünkü Tanrı Türk'ü korur ve yüceltir! (Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri)
- "Doğru ve gerçek söz keskin bıçakla aynıdır!" Moğol atalar sözü, doğru söze verilen değeri böyle açıklar. (Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han)
- Tanrı insanı var etmiş. Bakmış eksiği var, us vermiş. Yine yetmemiş, sol göğsünün altına yürek koymuş. (Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda)
- Beni iyi dinleyin Türk, Oğuz Beyleri, uluları…. Türk budun buyruklarıma uyun. Şunu unutmayın! Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
- Bir gün Bahadır Şad'ın bir öyküsünü duydum, rahatladım. Anlattılar ki, Bahadır Şad, Çin Duvarına bakıp bakıp gülmüş. "Bu us işi değil!" demiş "Çin'i korumaktan çok, bize geçit görevi yapar bu duvar. Duvarın üzerini tutacak kadar çok sakçıyı, duvarın üzerinde savaşacak kadar çok çeriyi nerden bulacaklar? Çin, nasıl bir bela yaptığını, duvar bittiğinde anlayacak! Onca emeğe, onca cana yazık..." (Mete Han)
Yorumlar
0 yorum