Kitap Künyesi
Yazar: Zülfü Livaneli
Editör: Aslı Güneş
Yayın Evi: Doğan Kitap Yayınları
İSBN: 9786050975550
Sayfa Sayısı: 312
Bizi Sürükleyen Nehir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Benden tavsiye isteyenler oluyor. Söyleyeceğim tek şey şu: Bir an dur, geri çekil, yaptığın işi ve hayatını gözden geçir ve ‘Değiyor mu?’ diye sor. Cevap olumluysa devam et.”
“Kıskanmayı bile unutmak. Onu mutlu eden her şeyi ve herkesi sevmek... O noktada sahiplenmek biter, aşk kalır.”
“Makamıyla, parasıyla, şöhretiyle övünenler beni güldürüyor. Sonunda ‘ben’ denilen varlık, kozmik sonsuzlukta bir an yanıp sönen bir ateşböceği bile değil.”
“Zayıflığını gösterecek kadar güçlü ol.”
Bizi Sürükleyen Nehir, Livaneli’nin insanlığın tarih boyunca yıkandığı ırmağı takip ederek vardığı bilgelik noktası. Evrene, insana, insan ruhuna, Türkiye’ye, dünyaya, düne, bugüne ve geleceğe tutulan bir ayna… Livaneli’nin bugüne kadar yazdıklarından, söylediklerinden süzülüp gelenler, hayatın kuytu köşelerinde gezinen, “bir gözü ağlayan, bir gözü gülen” bir bilgenin sözleri.
Bizi Sürükleyen Nehir Alıntıları - Sözleri
- Dünyayı değiştiren, kitaplardır.
- Dünyayı değiştiren, kitaplardır.
- Dünyayı değiştiren, kitaplardır.
- Zayıflığını gösterecek kadar güçlü ol.
- Dünyayı değiştiren, kitaplardır.
- Dünyayı değiştiren, kitaplardır.
- Dünyayı değiştiren, kitaplardır.
- Bu karmaşık dünyada benim tek pusulam vicdandır.
- Ne çok isterdim tek bir çocuğun ahının, koskoca devletleri tuzla buz etmesini, orduları bozmasını, ölüm kusan savaş uçaklarını düşürmesini
- Dünyayı değiştiren, kitaplardır.
- İşkence yapan ve bundan zevk alan tek canlı insan.
- Tanrım beni kendimden koru.
- Her şeyini yitiren bir insanın son sığınağı onurdur.
- Evdeki şiddet önlenmeden toplumdaki şiddet önlenemez.
- Adaletin olmadığı yerde merhamet kendini rahatlamaya yarar
Bizi Sürükleyen Nehir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap, Zülfü Livaneli'nin yazıları, romanları, konuşmaları ve röportajlarından seçilmiş sözlerin konulara göre ayrılmasıyla oluşturulmuş. Kitabın adından anlaşılacağı gibi 'hayat üstüne düşünceler'den oluşuyor. Livaneli'nin eserlerini okuyanların yabancı olmadığı alıntı ve düşünceler. Alıntıların bir çoğu Zülfü Livaneli ye ait değil fakat yine de bir Zülfü Livaneli takipçisiyseniz kendisine ait sözlerine az çok aşinasınızdır. Bizi Sürükleyen Nehir, Livaneli’nin insanlığın tarih boyunca yıkandığı ırmağı takip ederek vardığı bilgelik noktası. Evrene, insana, insan ruhuna, Türkiye’ye, dünyaya, düne, bugüne ve geleceğe tutulan bir ayna… Livaneli’nin bugüne kadar yazdıklarından, söylediklerinden süzülüp gelenler, hayatın kuytu köşelerinde gezinen, “bir gözü ağlayan, bir gözü gülen” bir bilgenin sözleri ile başlayıp umudu, huzuru, hayatı ve hemen her şey üzerine mükemmel tavsiyeler ile başlamıştır. Kitap kesinlikle her olur tarafından okunması gereken bir kitap. Hayata farklı açılardan bakmamız gereken ve bunları iliklerimize işleyen Livaneli romanlardan sonra yazdığı deneme türünde düşündürücü ve eleştirel bakış açısı kazandıracak nitelikte. Herkese iyi okumalar ️ (Hilalkcmz)
#OkudumBitti #BiziSürükleyenNehir #ZülfüLivaneli #DK / 307 sayfa Merhaba arkadaşlar, kitabın kapağında "Hayat üstüne düşünceler" yazıyor. Buradan da anlaşılacağı gibi bu bir roman değil, deneme. Livaneli'nin otuz-kırk yıl önce yazılmış, yayınlanmış, söylenmiş sözleri, dünya yazarlarından yapılmış alıntılar ile çok hoş bir eser olmuş. Her biri ders niteliğinde, kulağımıza küpe olacak türden. Başucu kitapları vardır ya hah bu da o işte. Herhangi bir sayfayı açıp iki cümle okumak iyi gelecektir. Yazarlığına, sanatçılığına, entelektüel kişiliğine hayran olduğum aydınlardandır kendisi. Hayata karşı bir duruşu var. Kitap aforizmalardan oluşuyor diyebiliriz. Neredeyse bütün sözleri işaretledim, altını çizdim. Kitabın arka kapağında "bir gözü ağlayan, bir gözü gülen" bir bilgenin sözleri diye yazılmış. Bu tanıma çok uyuyor Livaneli. Küçük ama kendi büyük birkaç alıntı iliştireyim şuraya. Yoksa yaz yaz bitmez, bütün kitabı geçirmem lazım. ️ Ezilen, ezer. ️Kötülük aptallıktan beslenir. ️Özbeğeni kötüdür, özsaygı ise gerekli. ️Ölüm en büyük öğretmendir. ️Ütopyaları öldürdüler, şimdi distopyalar çağındayız. ️Canından can kopan bir annenin feryadı cümle yaratığın en soylu çığlığıdır. ️Kitap ile düşünme arasında doğrudan bir bağ var ️Sömürüye karşı çıkmak sadece ekonomik bir konu değil, bir onur savaşıdır. ️Cehalet zararlı ama özgüvenle birleşince yıkıcı bir güce dönüşüyor. ️Edebiyat çıldıran insanlığın yüzüne tutulabilecek tek ayna. Mutlaka okumalısınız, zaman zaman da açıp bakılmalı. Kitapla kalın sevgili dostlar (Gülsen Gürkol)
Livaneli belki de şuan hayatta olan en büyük aydınımız. Tam bir Rönesans aydını. Sanatın birçok dalında var ve başarıyla var. Bu kitabında da hayata dönük bence muazzam tespitleri var. Mutlaka okunmalı. (Demir Fesar)
Kitabın Yazarı Zülfü Livaneli Kimdir?
Zülfü Livaneli, (d. 20 Haziran 1946, Ilgın), Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmen.
İlk yılları
Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’olup, aslen Artvin’in Yusufeli ilçesinden olan Livanelioğlu ailesinin büyük dedeleri Ömer Efendi 93 Harbi’nde Artvin’in Ermeni ve Rus işgaline uğraması üzerine Erzurum’a gelerek Ahmet Muhtar Paşa’nın ordusuna katılmıştır.
Ömer Efendi Harput Redif Taburu’na mülazım rütbesiyle atanır. Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer. Ömer Efendi’nin tek oğlu olan Zülfü Efendi, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde sorgu hakimi olarak görev yapar. Soyadı Kanunu çıktığında babasının geldiği Artvin/Yusufeli/Livane Sancağına izafeten Livanelioğlu soyadını alır. Zülfü Efendi’nin erkek çocuklarından üçü de hakim olmuştur. En büyükleri ve Zülfü Livaneli'nin babası olan Mustafa Sabri Livanelioğlu, Yargıtay Başkanlığı’na kadar yükselmiştir.
Kariyeri
Ankara Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in kendisine hayatını değiştirecek bir sermayeyi hediye ettiğinden haberi yoktu.
Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı.
Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti.
Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "AltınAntigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı.
Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk-Kul Forumu'nda yer aldı.
Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov, Mikis Theodorakis gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu.
1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi.
"Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi, Sevdalim Hayat, Son Ada ve Sanat Uzun, Hayat Kisa, Serenad kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir.
Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejetaryendir.
19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır.
Siyasi kariyeri
Livaneli 1994 yerel seçimlerinde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Anavatan Partisi'nin adayı İlhan Kesici, Refah Partisi'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Doğru Yol Partisi'nin adayının Bedrettin Dalan olduğu çekişmeli seçim sürecinde oyların %20,30'unu alan Livaneli üçüncü geldi. Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi. Livaneli, 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'den İstanbul milletvekili seçildi. Partinin 13. Olağanüstü Kurultayı'nda yeter sayıda imza bulamadığı için genel başkan adayı olamadı ve parti yönetimini ağır şekilde suçlayarak istifa etti. Livaneli, istifasını açıklarken şunları söyledi:
"CHP yönetimi, Atatürk'ün laik, devrimci, halkçı, çağdaş ve reformcu çizgisini 21. yüzyıla taşıyamadığı için ülkemizi içinden çıkılması güç bir siyasi karmaşaya sürükledi. Bu büyük tarihsel ve siyasi kaymayı engelleyebilmek ve CHP'yi özündeki devrimci, reformcu ilkelere tekrar kavuşturabilmek için, parti içinde her düzeyde büyük çaba harcadım. Ama ne yazık ki bu çabalar da diğerleri gibi sonuçsuz kaldı. Partideki muhalif fikir ve kişileri yok etme alışkanlığı, bu kurultaydan sonra da bir kıyıma dönüşerek devam ediyor. CHP içinde kalarak mücadele etme yolları artık tükendi. Parti, örneği görülmemiş bir şekilde antidemokratik ve oligarşik bir yapıya dönüştürüldü."
Zülfü Livaneli Kitapları - Eserleri
- Serenad
- Son Ada
- Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm
- Leyla'nın Evi
- Engereğin Gözü
- Mutluluk
- Edebiyat Mutluluktur
- Arafat'ta Bir Çocuk
- Harem
- Sevdalım Hayat
- Bütün Kuşların Uykusu
- Kardeşimin Hikayesi
- Son Ada'nın Çocukları
- Veda
- Konstantiniyye Oteli
- Diktatör ile Palyaço
- Sanat Uzun Hayat Kısa
- Orta Zekâlılar Cenneti
- Yaşar Kemal
- Dünya Değişirken
- Arkadaşıma Veda
- Gorbaçov'la Devrim Üstüne Konuşmalar
- Huzursuzluk
- Atatürk’ün İzinde
- Elia ile Yolculuk
- Sosyalizm Öldü mü?
- Gölgeler
- Nefesim Nefesine
- Rüzgarlar Hep Gençtir
- Sis
- Şapka
- Gökyüzü Herkesindir
- Bizi Sürükleyen Nehir
- Balıkçı ve Oğlu
- Mutluluk
Zülfü Livaneli Alıntıları - Sözleri
- Halkın "Kurtar bizi baba." diye sığındığı bir başbakan, depremde çöken hastane için "Canım, 29 yıl ayakta durmuş ya!" derse, kıyamet niye kopmaz? Deprem bölgesinde can çekişen insanların çadırını, ekmeğini dağıtamayan devlet, nasıl bir devlettir? Ve halk, televizyon kamerası karşısında, neden "Allah devletimizden razı olsun." der? Dünyanın her köşesinden gönderilen yardım malzemesini çalan halk, nasıl bir halktır? Erzincan'da gördükleri kabalık, becerisizlik, cehalet ve kötü niyet kargaşasından dehşete düşen İsviçreli ekip "Ne haliniz varsa görün!" diyerek çekip gitmekte haklı mıdır, değil midir? Dış ülkelerden gelen yardım ve ekip gönderme taleplerini 48 saat cevaplamayan Dışişleri Bakanlığı, ne derece başarılı bir bakanlıktır? Siz bu soruları soranlardan mısınız, yoksa bu sorulara kızanlardan mı? (Diktatör ile Palyaço)
- Her şeyi bırakıp uzaklara gitmek isteğim büyüyordu içimde... (Serenad)
- Nesine yar nesine Ölürüm ben sesine Bir daha vursa idi Nefesim nefesine" (Nefesim Nefesine)
- İyiler her zaman kötüleri yenecek kadar güçlüdür. Yeter ki, güçlerinin farkına varıp birleşsinler. (Son Ada'nın Çocukları)
- bu yaşam, en ufak bir çabaya bile değmezdi (Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm)
- "Aşk diye ballandıra ballandıra göklere çıkardıkları şeyin anlamıyor bir türlü." (Leyla'nın Evi)
- " Bir yer var iyiliğin ve kötülüğün ötesinde. Seninle orada buluşacağız." Mevlana (Huzursuzluk)
- Hep umutlu hep iyimsersin. Bunlar güzel özellikler ama bazen gerçekleri görmeni engelliyor (Son Ada'nın Çocukları)
- Her şeyini yitiren bir insanın son sığınağı onurdur. (Bizi Sürükleyen Nehir)
- Düşmanlık dolu bir dünyaydı bu. Niye bu kadar anlayışsızdı insanlar, birbirine karşı? Niye sırtlan gibi dişlerini gösteriyorlardı? (Arafat'ta Bir Çocuk)
- üzüntü çürütür insanı diye uyarıyor, ama kızmak iyi gelir, ferahlarsın diyordu: “Sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız, öfkelen, dövüş, savaş, küfret ama üzülme. İnsanı üzüntü çürütür.” (Elia ile Yolculuk)
- Köydeyken, çocuğun çok karnı agrirdi. Ağrıyı çeksin diye sabahları yalınayak toprakta yürütürlerdi. (Bütün Kuşların Uykusu)
- Keşke; kan revan, hapis, zulüm, ölüm orucu yerine, binbir çiçekli kültür bahçesinin mis kokuları arasında yaşayabilseydik. Yaşar Kemal'in türkülerini paylaşabilseydik. (Yaşar Kemal)
- "Tıpkı baban gibisin. Hep umutlu hep iyimsersin. Bunlar çok güzel özellikler ama bazen gerçekleri görmeni engelliyor." (Son Ada'nın Çocukları)
- Alçalmaya başladık, diyor pilot ah diyorum, çoktan be kaptan çoktan alçalmaya başladık biz. (Gökyüzü Herkesindir)
- Zayıflığını gösterecek kadar güçlü ol. (Bizi Sürükleyen Nehir)
- Doğrudur; kitap okumak karın doyurmuyor. Ancak karnı tok, beyni boş adamlardan çektiğimiz kadar hiç kimseden çekmedik. (Serenad)
- ...yüreğim sızlayarak seni özlediğimi bilmeni isterim. (Son Ada)
- Aşk, insanın içindeki karanlığa da çok yakın, aydınlığa da. (Sanat Uzun Hayat Kısa)
- "Ağzımı açtım sonra kapadım; o kadar korkmuştum ki bir şey söyleyemedim. Bildiğim tüm sözcükleri unutmuştum." (Şapka)
Yorumlar
0 yorum