Kitap Künyesi
Yazar: Nureddin Yıldız
Yayın Evi: Tahlil Yayınları
İSBN: 9786055271480
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Bu Çağa Rapor Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
On dört asırdan beri insanlık bu ümmetin önderliğinde insanlığın hazzını yaşarken içinde bulunduğumuz bu yüzyılda ne yazık ki derinlik açısı büyüyen olaylar karşısında mümin insanların kalp dünyalarında oluşan yaraların kanaması git gide artarak devam etmektedir.Gelen her gün yeni bir sorun yumağı ile gelmektedir. Dinimizin umudumuz olması gerekirken sorun nedenimiz olabileceği evhamı insanları kuşatmıştır. Bu da insanların iman ettikleri Kur'an ve sünnetin etrafında bilinçli-bilinçsiz tereddütler oluşturmasına sebep olmaktadır.Bütün zamanlar ve mekânlar Allah'ındır. Onun otoritesinin cari olmadığı bir zaman ve mekândan söz edilemez. Bu zamanı ve bu zamandaki gelişmeleri yaratan Allah'tır. Dini olan İslam'ı ve o dinin kitabı Kur'an'ı bu zamana ve zamanın nesline yetecek şekilde gönderen de odur.Sorunlar ve sıkıntılar ne olursa olsun bu zamanda dinimizi ve dinimizin kaynaklarını bize yeter görmemiz mümin olmamızın zorunlu şartıdır. Her ne kadar insanlar bunun aksi bir iddiada bulunmuyorlarsa da zihin dünyamızdaki bulanıklıklar iyi okunduğunda böyle bir durum işlenebilmektedir.Zamanı ve şartları okuyabilmeyi, mümince yorumlayabilmeyi, abdest ve namaz gibi öğretmeyi 'din eğitimi' olarak görmemiz gerekmektedir. Dinimizi bütün zamanların ve bütün mekânların dini olarak bilmemizin sonucudur bu.
--reklam--
Bu Çağa Rapor Alıntıları - Sözleri
- Çanakkale'de, Moğol istilası altında bile ümmet-i Muhammed'in değil taviz vermeyi, ulu orta bir caminin bahçesinde konuşmayı bile kabul etmedikleri, asla diline dolamadığı şeyleri, konuşanı zındık diye Bağdat'ta kendilerinden dışladıkları konuları Müslümanlar 'Allah rızası için' konuşur oldular.
- Üç mescidinden biri esir olan ümmet , hiçbir şekilde ümmetlik şuurunu ve kıvamını bulundurduğunu iddia edemez
- İnsanların milyarlarcası hâlâ "Muhammedun Resûlullah" diyemedi. Ve sen Resûlullah sallahu aleyhi ve sellemin, bulunduğun yerdeki temsilcisisin. Kıyamet günü sen mesulsün bu noktadan.
- Hollanda lâle, gül, inek diye hatırlanıyor hep. Endonezyalı, Malezyalı Müslümanlar'a kusturduğu kanı niye konuşmuyoruz Hollanda'nın?
- İman ediyorum; din Allah'ındır, kullar olarak hepimiz Allah'a aitiz, kararı verecek olan da odur ve o kararını vermiştir: İslam'a ölüm yoktur!
- Biz iyi insanlar olmak için gelmiş değiliz bu dünyaya; insanlığı iyileştirmek için geldik. İnsanlığın son gemisiyiz.Limanda tek bir kişi varken bile yola çıkamayız. Son insanı da kurtarmak zorunda olduğumuza iman ederiz. Biz ümmet-i Muhammed'iz çünkü. Sallallahu aleyhi ve sellem.
- Ümmet derdimiz olmadıkça Allah'a samimiyetimizi ispat edemeyiz.
- Siyah Bilal, beyaz Ebu Bekir'le aynı safta durur. Öyle bir diniz biz.
- Ümmet-i Muhammed son gemidir. Bu son gemiye ya bütün yolcular binecek, insanlık selametle Allah'a varacak ya da bu gemi de batacak ve galip şeytan olacak. Bunu iblis biliyor, bildiği için de; nasıl bu ümmetin son gemi oluşunu ashab-ı kiram çıplak ayaklarıyla bütün dünyaya yaydı ve "aman gelin, bu son gemiye binin" dediyse İblis ve adamlan da "bunlar gemiye binmeden son firsatımızdır insanlar üzerinde" diye yola döküldüler. Onlar da en güçlü projelerini, en uzman adamlarını devreye soktular.
- Sorunumuz şu: Mümin olduğumuz hâlde, Kur'an ümmeti olduğumuz hâlde demokratik, seküler, kapitalist, liberal sistemlerle Allah’ın mülkünde, Allah’ı anlamaya çalışıyoruz. Rad suresinin otuz birinci ayeti ve Hac suresinin kırk yedinci ayetinden baktığında kâinatta hiçbir sorun yok. Çok uzadı dediğin şey Allah'a göre henüz başlamamış oluyor. Bu kâinatın dönüşü Allah’a göre olacak sen de keyif süreceksin. Parmağı koparken bile sahabi ne dedi: “Sen ey parmak, Allah yolunda kopuyor olduktan sonra acı mı vereceksin bana!" Bu, takvimi Allah'a göre işleyenlerin hesabıdır.
- Biz gazze'yi sokakta bulmadık. Gazze Selahaddin Eyyubi'nin haçlıları denize dökme planları yaptığı yerin adıdır. Gazze ucuz bir yer değildir.
- Mesele İslam'ın devletinde yaşamak meselesi değil, İslam'ın devletini yüreğine getirmek meselesidir. İslam yürekleri devletleştirmek istiyor.
- Mesele İslam'ın devletinde yaşamak meselesi değil, İslam'ın devletini yüreğine getirmek meselesidir. İslâm yürekleri devletleştirmek istiyor.
- Allah'ın hükmünü kimse kaldıramaz.Allah koyarsa kul kaldıramaz,kâinat birleşse kaldıramazlar
- 'Acaba'ları reddetmiş beyinlerle Kur'an dinlemek zorundayız.
--reklam--
Bu Çağa Rapor İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nureddin hocanın güzel kitaplarından biri daha. Modern kafalarımıza yön verecek nitelikte bir kitap. Bu çağın "kafası karışık Müslümanlarına" bir nebzede olsun ufuk açacak bir eser. (külbei ahzân)
İslam toprağı kendi tapusunu oluşturmadığı zaman ortaya başka bir sorun çıkıyor. Nedir o ? Kiralık kaldığın yerde bu sefer ev sahibi "buraya çivi çakma" diyor. "Badana yapma diyor" "Dış duvarın rengine karışma" diyor. "Musluğu bozdun, bunu değiştir" diyor. Bu ne demek biliyor musunuz ? Türkçeleştireyim: "Sen ezanı oku, serbestsin, Müslüman'sın. Yandaki meyhaneye karışma diyor" diyor. Faiz haramdır. "cami de caminin altındaki bankayada karışma, o iş başka bu iş başka" diyor. (Enespeçin)
Nureddin hocamızın okuyabildiğim bi kaç kitabı gibi bu kitabıda çok kıymetli ve faydalı bu yüzden okunmalı, okunması için tavsiye edilmeli.Kitap hakkında fikrin oluşması için "Dünya nasıl dönüyor?" sohbet serisinin ilk 6 videosu izlenebilir. (mevsimsiz)
--reklam--
Bu Çağa Rapor PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nureddin Yıldız - Bu Çağa Rapor kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bu Çağa Rapor PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nureddin Yıldız Kimdir?
1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesiyle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini babası Hilmi Yıldız hoca efendiden aldı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdi ve aynı dönemde hadis hocalarından özel dersler aldı. Büyük Muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığı hocalardan bazılarıdır. İstanbul’a döndükten sonra on yıl boyunca babasının kurmuş olduğu Kur’an Kursunda hafızlık ve dini eğitim verdi. Aynı dönemde tercüme eserler kaleme aldı. İstanbul’a dönüşünden sonra sivil toplum çalışmalarına da devam etti. Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı, Sena Eğitim Ve Kültür Vakfı, Tüketiciler Birliği, Sosyal Doku Derneği vb. yirmiye yakın kurum ve kuruluşun öncülüğünü yaptı. Çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat Eğitimi, Ümmet Bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdi. Aylık düzenli olarak dört dergide (Altınoluk, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazmaktadır. Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarına devam etmekle beraber evli ve dört çocuk babasıdır. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerinden olup, düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri vermektedir.
--reklam--
Nureddin Yıldız Kitapları - Eserleri
- Arşın Gölgesindeki Genç
- Kıblegah Evler
- Anahtar Cevaplar
- Mahrem Cevaplar
- Medine Raporu
- Elbette Allahuekber
- Mü'min Ev
- Ramazan Risalesi
- Mü'min Kimliğimiz
- Mücahide Kadın
- Edep ve Amel
- Bu Zamanın Sabrı
- Aile Davamız
- Hür Yürekli Genç
- İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım)
- Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt
- Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt
- Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt
- Namaz Muhasebesi
- Efendimiz'den 40 Hadis
- Mektubunuz Var! - Aynı Adreste misiniz?
- Dinimize Hizmetin İç Sorunları
- Kadın Kahramanlar
- Geminin Neresindeyiz?
- Halimizin İzahı
- Doğal Aile
- Rahmetin Kapısında
- Hani Din Hepimizindi
- Hanımlar için İnciler
- Rehber Hayatlar / Allah'ın Peygamberleri
- Peygamberimizin Arkadaşları cep boy
- İslam Alimleri / Yolumuzu Aydınlatanlar
- Hacı Bayram Sohbetleri
- Bu Çağa Rapor
- Mağaradan Arş'a
- Şehzadebaşı Sohbetleri
- Bu Ümmetin Genci
- Baldan Tatlı Sözler
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 1
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 2
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 3
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 4
- Sohbetler 1
- Yoldaki Notlar
- Bu Ümmetin Kızı
- Sünnet Neden Garip ?
- İslam'dan Hayata Ölçüler
- Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar
- İnternet Fıkhı
- Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız
- Gençler İçin Anahtar Cevaplar
- Satır Başları
- En Sevgiliden Hanımlara İnciler
- İnsan İlmihali
- Dereyi Bulandırma
- En Sevgiliden Uzanan Dallar: Ezber Hadis Serisi - 2
--reklam--
Nureddin Yıldız Alıntıları - Sözleri
- Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdır. Perde vesaire ile ayrılmış tek bir salonda değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatine uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. Erkek,bayanların arasına; bayan, erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapmamalıdır. Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır.Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir. Düğünlerde cihat marşlarının okunması bile uygun olmaz. Damat ile gelinin akrabalarının ülfeti, ilanın geniş tutulması daha doğrudur. (Mahrem Cevaplar )
- Herkes, arzu ettiği hayat tarzına göre bir eş bulup evlenmelidir. (Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt)
- " Işimiz vaktimizden çok. " (Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar)
- •Kendine özgü ve başkalarından farklı olma Müslüman cemaat için kaçınılmaz iki sıfattır.. " (Medine Raporu)
- Kalbiyle görebilen bir ümmet iken biz, gözden başka bir şeyle göremeyen bir ümmete dönüştük. Gözümüz de ancak rengârenk boyalı olanı görebiliyor. Bunun için de görmemiz gerekeni değil de gösterilmek isteneni görüyoruz. İşte bu çağa damgasını vuran bu illettir..! (Hür Yürekli Genç)
- Eğer Yusuf süresinin okurken 'Yusuf aleyhisselamın başına gelmiş bir macerayı' okuyorsak biz Kur'an'ı bilmiyor ve anlamıyoruz demektir. Yusuf aleyhisselam, geçmişteki bir olay olarak anlaşılmamalıdır; kıyamete kadar bütün anne-babalar ve gençlerin kaderidir o. Nasıl ki kulağımız Yusuf aleyhisselamın kulağıyla fiziksel olarak benzeşiyorsa insan olarak kaderimiz de benzeşiyor. O Mısır'da biz İstanbul'da, o kuyuda biz medyada; hepimiz imtihan oluyoruz. İsimler değişiyor ama Allah ve insanın kaderi değişmiyor. (Mağaradan Arş'a)
- Asla başıboş değiliz. Rabbimiz var! (Gençler İçin Anahtar Cevaplar)
- Başkalarının görüşüne saygımız, ancak o görüşlerin "Kur'an'ımıza ve Sünnetimize" aykırılık göstermemesi durumundadır. Kur'an'a tersliğe, Sünnet'i yok saymaya rağmen kimsenin görüşüne saygılı olamayız. (Mü'min Ev)
- Sizin en iyileriniz, ahiret için dünyayı terk edenleriniz veya dünya için ahireti terk edenleriniz değil. Iyileriniz her ikisini de yürütendir. (İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım))
- Uçsuz bucaksız bir hırsla yaşıyoruz . Gencimizde yaşlımızda o hırsla yaşıyor . "Şu kadar yeter" sözü kimsenin ağzından çıkmıyor .Bir günlük harcamasına bile denk olmayan basit değerler için insanlar ömürlerinin tamamını feda edebiliyorlar. (Mü'min Kimliğimiz)
- Allah için olduktan sonra küçük denebilecek bir işimiz yoktur artık. Büyüklüğü ilke edinmek, küçük işlere bile büyüklük kazandıracaktır. (Hür Yürekli Genç)
- Diploma alim değildir. Alimin ofisi veya masası alim değildir. Alim konuşan ve yazan adam olmaktan önce yaşayan ilim olmalıdır. Yürüyen Kuran, konuşan Medine olmalıdır ki nesiller ilmi, dini kitaplardaki bilgiler zannetme yerine yaşanır ve yaşatılabilir bir birikim olarak anlasınlar. (İnsan İlmihali)
- " Ilk insandan son insana kadar hiçbir nesil, hiç bir insan diğerinden daha şanslı veya şansız değildir." (Elbette Allahuekber)
- 'Mekke'nin fethi' toplantısı yerine, 'mutfaklarımızın kurtarılması' toplantıları daha yararlı olacaktır biiznillah.. (Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt)
- Sabır, bizi hayata salanın üzerimizdeki murakabesini unutmamak ve bizden bekleneni en iyi şekilde yerine getirmek için direnmenin adıdır. (Elbette Allahuekber)
- Kadın, erkektir. Kadın, çocuktur. Kadın, cihattır. Kadın, iffettir. Kadın, sabırdır. Kadın, şeriattır. Kadın, medeniyettir. Kadın, toplumdur. Kadın, insan ve insanlıktır. (Mü'min Ev)
- İslam, her şeyin yerli yerinde durduğu dinin adıdır. (Hani Din Hepimizindi)
- Ne biliyorsan onun âlimisin, onun âlimliğini yap! (Yoldaki Notlar)
- Ümmet-i Muhammed’in fertleri, çocuklarının her birini Kudüs’ü tek başına fethedecek bünye gücünde yetiştirmekle, hiç kimse Kur’an okumasa bile mukaddes kitabımızı tek başına yaşatacak imanı taşıyacak çapta hazırlamakla mükelleftir. (Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız)
- Elbise eskidiği gibi iman da eskir, dikkat edin. (İslam'dan Hayata Ölçüler)
Yorumlar
0 yorum