Kitap Künyesi
Yazar: Şükran Yiğit
Editör: Duygu Çayırcıoğlu
Tasarımcı: Cihangir Aytuğ
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750530135
Sayfa Sayısı: 291
--reklam--
Burası Radyo Şarampol Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Geçmişin çocukluk, geleceğin ise sadece bir bilinmezlik olduğu o boşlukta, ne çocuk ne de yetişkin olunan o on dört yaşın başıboşluğunda tek başıma ve her defasında daha büyük daireler çizerek evden okula, okuldan eve gidip geliyordum. Dinî inançlarım o yaş için fazla kuvvetli değildi ama yalnızlığımda tanrısal bir sebep olduğunu düşünmekten de kendimi alamıyordum. Çünkü tek çocuktum, çünkü solaktım, çünkü boyum yaşıtlarımın hepsinden uzundu ve hatta son günlerde sol ayağımın sağ ayağımdan daha hızlı büyüdüğünü gözlemliyor ve daha da büyümesinden korkuyordum."
Burası Radyo Şarampol, hayatla başetmek için oyunlarına sarılan, yalnızlığını müzikle dindiren Filiz’in, Antalya/Şarampol Mahallesi’nden Berlin/Kreuzberg’e uzanan büyüme hikâyesi. İlk aşkın hiç unutulmayacak sarsıcılığı. Okul sıralarında ele inen cetvelin yakıcılığı. Radyonun ve arkadaşlığın efsunlu, sarıp sarmalayan dünyası...
Şükran Yiğit, kendine özgü sıcak anlatımıyla Ankara, Mon Amour! ve Çatıkatı Âşıkları gibi çok sevilen kitaplarına bir yenisini daha ekliyor. İçinden şarkılar geçen, yürek ısıtan bir romana hayat veriyor...
--reklam--
Burası Radyo Şarampol Alıntıları - Sözleri
- Kim kimden kopya çekiyordu? Hayat mı kitaptan, kitap mı hayattan?
- …Hangi şehirde, hangi hayatta yaşarsak yaşayalım içimizde hep, sadece kendimizin girip dolaşabileceği, herkese yabancı bir şehir taşıyacaktık. Ne zamanki o şehrin pusulasını birisine vermek çok isteyecektik, işte o zaman ona aşk diyecektik.
- İnsan ancak bir insanı hem anlayıp hem anlamadığında, onunla hiç tanımadığı bir dünyaya girdiğini hissettiğinde aşık oluyor galiba.
- İnsanlar bazı şeylerin farkına varmamış olmamı anlamıyorlar.
- İlk aşk güzeldir, çünkü ikinci bir ihtimali yoktur.
- Kafamın içi pazar yeri gibiydi.
- Bazı şeylerin sonrası olmuyor.
- Bazı gerçekler ne kadar gerçek olurlarsa olsunlar nüfuz edemiyorlardı hayata.
- Bütün âşıklar gibi aşkın ruhumun en zayıf, en kırgın köşesinden içime sızmasına razıydım.
- İnsan ancak bir insanı hem anlayıp hem anlayamadığında, onunla hiç tanımadığı bir dünyaya girdiğini hissettiğinde âşık oluyor galiba.
- Affetmek özgürleşmek demek. Affedince geçmişin ayağına dolanmıyor.
- Kafam tek istasyonu çeken bir radyo gibi devamlı Ali ile meşguldü.
- Hiçbirimiz aydınlık bir yılın eşiğinde olduğumuza inandıramıyorduk kendimizi.
- O zamanlar her an tanıdık birisiyle karşılaşılabilen büyük bir tiyatro sahnesi gibiydi şehir.
- Her seferinde bir daha başka birisine âşık olamayacağını sanırsın fakat yeni birisini görünce unutursun.
--reklam--
Burası Radyo Şarampol İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şükran Yiğit ile üyesi olduğum @yazariylakonusanlar sayesinde tanışmış oldum.ama ne güzel bir tanışma oldu .kitabı ilk sayfasından son sayfasına kadar kalbim mest olarak okudum. Kitaptaki karakterler ,yerler,dönem,müzikler bizi okurken öyle bir sarıp sarmalıyor ki ,kitabı bitirince kafamın içerisinde müzikler ,kendime arkadaş edindiğim filiz ve enerjisine hayran kaldığım bir Mine abla kaldı. Türkiye’nin 80li yani ülkede açılan o kocaman yaralı yıllardan ,Berlin / Kreuzberg ‘e uzanan bir büyüme ,değişme , dönüşme hikayesi okudum. 14 yaşında Anlatya’nın Şarampol Mahallesinde büyüyen Filiz ,bizi Antalya’nın derme çatma mahallesinde sokakları gezdirip Kreuzberg’e o soguk, nemli ne yaparsa yapsın içini ısıtamayan şehre götürüyor .. Filiz’in basından geceler , hissettikleri hepımızın kendini en az bir defa bulabileceği,Mine Abla gibi bir kişi de keşke bizim hayatımızda olsa diyeceğimiz ,karakterlerin bütün duygularını bize geçiren bir hikayeydi. hayat,şartlar ,ınsanlar ne değişirse değişşin insanın dönecegı yer yine kendisi oluyormuş. Ama ne bulduğumuz kişi eski biz ,ne de döndüğümüz yer eski yer. (Hülya)
Burası Radyo Şarampol: İyi akşamlaarrr @yazariylakonusanlar sayfası sayesinde tanıştım Şükran Yiğit kalemi ile ve iyi ki tanıştım dedim Burası Radyo Şarampol 1980 Antalya'sindan 2000li yıllar Berlin'ine uzanan tatlı bir hikâye. Kitap iki bölümden oluşuyor ilk bölüm Antalya, Şarampol mahalesindeki ergen Filiz, ikinici bölüm 30lu yaşlarında Almanya Krezburg'de ki yetişkin Filiz.14 yaşındaki bir kızın Filiz'in ilk aşkına, hayal kırıklıklarına, kendini bulma çabasına, takıntılarina, radyo tutkusuna şahit oluyoruz kitapta. Sene 1980 ihtilanin yarattığı acılar, ağaç diplerine gömülen kitaplar , ayrılıklar... Darbenin acı ayrılığini bizzat yaşayan komşu Mine abla... Keşke benim de böyle bir ablam olsa dedirten Mine abla Daha sonra Filiz'in 30lu yaşlarına Almanya Krezburg'de ki hayatına tanik oluyoruz. Orada da bir başka siyasi olaya Berlin duvarının yıkılışına goturuluyoruz. Hayatın içinden sıcacık bir kitap sizi bekliyor bence, okuyun pişman olmazsinizBen yazarın diğer kitaplarini da alıp okuyacağım kesinlikle (Fatma Erten)
--reklam--
Burası Radyo Şarampol PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Şükran Yiğit - Burası Radyo Şarampol kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Burası Radyo Şarampol PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Şükran Yiğit Kimdir?
1961de İstanbulda doğdu. Ankarada büyüdü. ODTÜ Endüstri Mühendisliği mezunu ve halen Frankfurtta yaşıyor. Romanları Ankara Mon Amour 2003, Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları 2004, Çatıkatı Aşıkları 2008 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Bu romanları yazmasının nedeni "yazı yazmanın" kendisine olan takıntısı değil, anlatmak istediği öyküler olduğunu sanmasıdır.
"Frankfurta gelene kadar hayatımda iki önemli şehir vardı. İstanbul ve Ankara. İstanbul sokakların, Ankara evlerin şehriydi. İstanbul güzelliğin ve ihtişamın Ankara ise sadeliğin, mütevaziliğin şehriydi. İstanbul nereden geldiği belirsiz, aniden bastıran bir melankolinin, Ankara ise huzurun şehriydi. İstanbulda hayat sokaklarda insanın karşısına çıkar, insanın başına gelir, Ankarada ise hayat evden içeri kabul edilirdi. İstanbulda ay Boğazın üzerinde beklenen bir şenlikti, Ankarada ise evinin penceresinden aniden görünüverirdi. İstanbul Led Zeppelin ise Ankara Jethro Tulldı. İstanbul Polanski ise Ankara Godarddı. İstanbul aşkın, Ankara arkadaşlığın şehriydi ve Frankfurt Westbahnoftaki o otelin balkonunda şehrin tüm hücrelerine kadar işlemiş yoğun sessizliği dinlerken, buraya gelmeden önce son yıllarımı geçirdiğim İstanbulu değil, çocukluğumu geçirdiğim Ankarayı düşünüyordum."
- Şükran Yiğit, Wittgenstein'ın Yalnızlığı'ndan -
--reklam--
Şükran Yiğit Kitapları - Eserleri
- Ankara, Mon Amour!
- Burası Radyo Şarampol
- Çatıkatı Aşıkları
- Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları
--reklam--
Şükran Yiğit Alıntıları - Sözleri
- Hiçbirimiz aydınlık bir yılın eşiğinde olduğumuza inandıramıyorduk kendimizi. (Burası Radyo Şarampol)
- "hiçbir şey olmamış gibi" yaşamaya başladıysam bu çocuk kalbimin çelimsizliğinden değil, küçücük aklımın çaresizliğindendi. (Ankara, Mon Amour!)
- İnsan ancak bir insanı hem anlayıp hem anlamadığında, onunla hiç tanımadığı bir dünyaya girdiğini hissettiğinde aşık oluyor galiba. (Burası Radyo Şarampol)
- İnsan nasıl bazı kitapları çok severek okusa da, bir süre sonra neler olduğunu unutur ve o kitaptan sadece bir duygu kalırsa geriye, o gpnden de bana sadece bir duygu kaldı. O güne ait, bir daha hiç yaşanması mümkün olmayan, ama hafif bir meltemle gelen ve nereden geldiği belli olmayan bir yasemin kokusu gibi. (Ankara, Mon Amour!)
- Hangi diyarlardan geldin sen Benek Gözlerin sanki tatlı bir çörek Gel hadi gidelim, Sarı Kasap'a Sensiz şu Kaş bir cehennem bana (Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları)
- O kadar önemsizdi ki Pamuk o araba için, bir hayat değil de sadece hesapsız tökezleniveren bir şeydi işte. (Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları)
- Öyle durgun, sıcak saatler vardır ya, Hani kararmış tahtalar, nikel, bakır Işır karanlık odalarda, kanarya susar, kedi uyur, yazdır OKTAY RIFAT (Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları)
- Hayat sözcüklerin hep bir adım önünde. (Çatıkatı Aşıkları)
- Düşününce beklentileri ortaya çıkar insanın, beklentilerden de hayal kırıklıkları. (Ankara, Mon Amour!)
- Bazı gerçekler ne kadar gerçek olurlarsa olsunlar nüfuz edemiyorlardı hayata. (Burası Radyo Şarampol)
- Kafamın içi pazar yeri gibiydi. (Burası Radyo Şarampol)
- Affetmek özgürleşmek demek. Affedince geçmişin ayağına dolanmıyor. (Burası Radyo Şarampol)
- Şimdi ise söz bu sırrın yerini almıştı.Bazı şeylerin adı konmasa daha mı iyi olurdu ? Karşılıklı bir aşkın, aşkların ilk kez dile getirildiği anın hemen arkasından gelen o boşluk duygusu sarmıştı içimi. Büyü bozulmuştu. Yorgundum. (Ankara, Mon Amour!)
- Giden bir sevgilinin ne yaşadığını ne de öldüğünü düşünmeli geride kalan, ihtimaller aşkı öldürür, gittiğini bilmek yeter. (Ankara, Mon Amour!)
- Benim başıma gelen Dursun'un da başına geldi. Göz göre göre erkek ismi koydular kız kediye. Önemli olan cinsiyeti değil de, ev de 'durmasıymış' Dursun'un. (Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları)
- En uzak zaman dilimi yarındı, en güzel şeyler 5 dakika sonra olacaklardı, öğleden sonra belki beklenebilir bir şeydi, akşama doğru ise hala belirsizliğini koruyordu. (Ankara, Mon Amour!)
- Denizde, kuşlarda, zeytin ağaçlarında Dolaşsa da gözlerim Sonunda hep sana dönerler Benim beyaz krizantemim” (Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları)
- Dünyada bir yavru kedinin bakışları kadar güzel ve saf hiçbir şey olamaz. (Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları)
- Dünya da bir yavru kedinin bakışları kadar güzel ve saf hiçbir şey olamaz. (Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları)
- Her hikaye yolunu bilirdi. (Çatıkatı Aşıkları)
Yorumlar
0 yorum