Kitap Künyesi
Yazar: R. A. Salvatore
Çevirmen: Galipcan Altınkaya
Yayın Evi: Laika Yayıncılık
İSBN: 9789758904747
Sayfa Sayısı: 416
--reklam--
Cadı Kralın Vaadi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sana ruhunu bahşediyorum, hayatını değil...
Merhamet gösterdiğim için memnun ol!
Cadı Kral;
Halkın, yok edildiğini sandığı; ama bir şekilde bölgeyi elinde tutmayı başaran, tarifi mümkün olmayan güçlere sahip bir liç...
Şövalye;
Suikastçıların karanlık sırlarına sahip, iyiliğin şampiyonu;
kara elfin sahip olduğu en alışılmadık müttefik...
Entreri ve Jarlaxle;
Kantaşı Toprakları'nın engebeli ve merhametsiz dağlarına yabancı olsalar da zorlu yerlere yabancı değildiler. 'Güç delisi' bir liçin hayaleti ve yeminlerle bağlanmış bir şövalyenin haklı öfkesi arasında kaldıklarında da kendilerini evlerinde gibi hissedebilmişlerdi...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Cadı Kralın Vaadi Alıntıları - Sözleri
- "Öyle bir şey dedim mi?" "Ne zaman bir şey dedin ki?" diye karşılık verdi Jarlaxle. "Yoksa çevrendekilerin surat asmalarından veya kaş çatmalarından bir şeyler çıkartmaya çalışmasından zevk mi alıyorsun?" Entreri gülmesini bastırarak tekrar batıya baktı. Güneş biraz daha batmış, yarısı kaybolmuştu. Kalan alev yarımküresinin üzerindeki bulutlar şimdi daha vahşîce, gökyüzünün koyulaşan mâvisini yarıp geçen ateşten çizgiler gibi parlıyorlardı.
- "Hiç hayâl kurar mısın dostum?" diye sordu Jarlaxle. "Herkes hayâl kurar," diyerek yanıtladı Entreri. "En azından bana söylenen bu. Hayâl kurduğumu düşünüyorum ama onları hatırlayacak kadar umursamıyorum."
- "Kastettiğim rüyâlar değil," diye îzâh etti drow. "Gerçekten de herkes geceleri hayâl görür. Hattâ bizim Düş Trnası'ndaki elfler bile rüyâ halleri ve görülere ulaşırlar. Ama iki türlü hayâlci vardır dostum, geceleri rüyâ görenler ve gündüzleri hayâl kuranlar." Entreri'nin dikkâtini çekmeyi başarmıştı.
- "Geceleri rüyâ görenler," diye devâm etti Jarlaxle, "onlar beni endişelendirmez. Gece görülen rüyâlar rahatlamaya yarar, bâzılarının dediğine göre endişelerin insanın başına çullanması veya sonu olmayan tatlı bir yolculukturlar. Sâdece geceleri rüyâ görenler sıradanlığa mahkûmdurlar, sence de öyle değil mi?" "Sıradanlık?" "Alelâde. Vasat. Gece rüyâ görenler beni çok fazla ilgilendirmez çünkü yükselecekleri bir yer yoktur. Ama gündüz hayâl kuranlar... onlar, dostum, işte onlar sorunlu olanlardır." "Jarlaxle kendisini onlardan biri saymaz mı?" "Sorunlu tabiatımı reddediyor olsaydım, inandırıcı biri olabilir miydim?" "Ben sana inanmazdım." "İşte sorunun cevâbı," dedi drow.
- Güneşin batışını izlemek için durup batıya baktı, Entreri de ona uydu. "Gündüz düş kuranlar hakkında bir sır daha biliyorum," dedi Jarlaxle bir aradan sonra. "Yalvarırım anlat," dedi kirâlık kâtil pek de heyecanlı gelmeyen bir ses tonuyla.
- "Sâdece gündüz hayâl kuranlar gerçekten yaşıyordur," diye açıkladı Jarlaxle. Dönüp kendisine bakmakta olan Entreri'yi süzdü. "Çünkü sâdece gündüz hayâl kuranlar vâroluşun değişik boyutlarını görebilir ve salt hayatta kalma çabasının ötesine geçebilirler." Entreri gözlerini bile kırpmadı.
- "Sen gündüz düş kuranlardansın," dedi karar verir gibi. "Fakat sadece kendini bir şeye, kusursuz disiplininin dışına çıkmanı sağlayan, ne olduğunu anlamadığım bir şeye adadığın o ender zamanlarda..." "Belki de benim rüyâm kendimi kusursuz bir disipline adamaktır." "Hâyır," dedi drow tereddüt etmeden. "Hâyır. Kontrol, arzuların yerine getirilmesi değildir dostum, arzulardan duyulan korkudur." "Demek ki sen arzular ve hayâlleri aynı kefeye koyuyorsun?" "Elbette! Hayâller kalpte ortaya çıktıktan sonra zihnin mantığında süzülürler. Kalp olmazsa geriye..." "Kontrol mü kalır?" "Hem de sâdece o kalır. Ben buna acınası derim." "Senin bana acımana ihtiyâcım yok Jarlaxle."
- "Tabii ki gündüz hayâl kuranlar peşinde koştukları şey hakkında uzmanlaşmak için çabalarlar." "Benim yaptığım gibi." "Hayır. Sen sâdece kendi üzerine eğiliyorsun başka bir şeye değil, çünkü senin düş kuracak cesâretin yok. Yaşamına devâm ederken, kalbine konuşması için müsaade etmiyorsun." Entreri'nin bakışları sertleşti. "Bu bir yargı değil sadece bir gözlem," dedi Jarlaxle. Ayağa kalkıp pantolonunun arkasını silkti. "Hattâ beldi de bir öneridir. Senin gibi üstün bir disipline sâhip birisi, göz korkutan bir şöhretten başka bir şeyde de yücelik bulabilir." "Daha fazlasını istediğimi varsayıyorsun." "Herkes gibi senin de daha fazlasına ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum," dedi drow. Kayanın arkasına geçtiğinde dönüp baktı. "Sâdece hayatta kalmak değil, yaşamak, bunun sırrı senin kalbinde Artemis Entreri, tabii eğer onu arayacak kadar akıllıysan."
--reklam--
Cadı Kralın Vaadi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhaba arkadaşlar :)) Unutulmuş Diyârlar Evreni'nin son kitaplarını uzun bir müddet okumadım :) Okumadım çünkü fantastik kitaplarda aradığım şey konunun içinde yer alan iyi karakterlerin her türlü zorluktan zarar görmeden çıkması... :)) Kimse bana demesin ki: öyle şey olur mu, bu gerçekçi olmaz! Fantazî edebiyatın somut gerçeklerle alâkası yok, gerçekçi şeyler okumak istesem zaten fantazî edebiyat okumam! :)) Neyse, çok vaktinizi almayayım, şimdi kaldığım yerden bu seriye devâm ediyorum, nedenine daha sonraki incelemelerimden birinde değineceğim kısmet olursa... :)) İyi okumalar arkadaşlar :)) (Pol Gara Yeşim Firûzan)
--reklam--
Cadı Kralın Vaadi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
R. A. Salvatore - Cadı Kralın Vaadi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Cadı Kralın Vaadi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı R. A. Salvatore Kimdir?
ABD'li fantezi kurgu ve bilim kurgu yazarıdır. En çok Unutulmuş Diyarlar romanları, İblis Savaşları Destanı ve Yıldız Savaşları romanları ile bilinir.
Salvatore en:Leominster, Massachusetts'de doğdu. Yedi kişilik bir ailenin en küçüğü idi. Karısı Diane ve üç çocuğu ile birlikte halen orada yaşamaktadır. İyi bir sporcu olan Salvatore, beyzbol, halter ve buz hokeyi ile uğraşmaktadır. Faal olarak hokey koçluğu da yapmıştır. Kendisine yılbaşı hediyesi olarak gelen J. R. R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi'ni okuduktan sonra bilgisayar okumak isteyen Salvatore, edebiyat ve gazeteciliğe yöneldi. İletişim diploması aldığı üniversiteden bir de İngilizce diploması aldı. Yazar olmadan önce barlarda sorun çıkaranları dışarı atarak hayatını kazanıyordu.
İlk basılan ilk romanı 1988'de TSR'dan çıkan Buzyeli Vadisi Üçlemesi'nin ilk kitabi olan Kristal Parçası'dır. New York Times Bestseller listesinden aylarca inmeyen eserlere imzasını attı. Unutulmuş Diyarlar için birçok kitap yazdı. Ayrıca İblis Savaşları Destanı, kendi oluşturduğu kurgusal dünya Corona'da geçen birkaç roman ve Yıldız Savaşları romanları yazdı.
En tanınmış karakterleri arasıda drow Drizzt Do'Urden yer alır.
Romanlara ek olarak Unutulmuş Diyarlar: Şeytan Taşı (Demon Stone) adlı video oyunun da hikâyesini yazdı. Oyun Atari tarafından yayınlandı.
Yoğun ve ayrıntılı savaş sahneleri ile tanınmaktadır. Bunda eski bir boksör ve kabadayı olmasının etkisi olduğu sanılmakta.
--reklam--
R. A. Salvatore Kitapları - Eserleri
- Anayurt - Unutulmuş Diyarlar
- Sürgün
- Göç
- Kristal Parçası
- Gümüş Damarları
- Buçukluğun Mücevheri
- Miras
- Yıldızsız Gece
- Karanlığın Kuşatması
- Şafağa Geçit
- Sessiz Kılıç
- Dünyanın Omurgası
- Kılıçlar Denizi
- 1000 Ork
- Yalnız Drow
- İki Kılıç
- Kristalin Hizmetkarı
- Ork Kral
- Korsan Kral
- Hayalet Kral
- Artemis'in Yolu
- Kışgörmez
- Gauntlgrym
- Cadı Kralın Vaadi
- Star Wars Bölüm II Klonlar'ın Saldırısı
- Charon'un Pençesi
- İblisin Uyanışı İblis Savaşları Serisi 1. Kitap
- İblisin Havarisi İblis Savaşları Serisi 3. Kitap
- Bedwyr'in Kılıcı
- İblis Ruhu İblis Savaşları Serisi 2. Kitap
- Son Eşik
- Luthien'in Kumarı
- Ejderha Kral
- Sürgün
- İlahi
- Ormanın Gölgelerinde
- Star Wars Yeni Jedi Tarikatı / Vector Prime
- Düşen Kale
- Gece Maskeleri
- Hero
- Maestro
- Archmage
- Dungeons & Dragons: The Legend of Drizzt Vol. 1: Homeland
- Hero
- Maestro
--reklam--
R. A. Salvatore Alıntıları - Sözleri
- Duygular ne tuhaf şeyler. Nasıl da mantığı hiçe sayarlar, en temel içgüdülere baskın gelirler. (Şafağa Geçit)
- Şu engin dünyada görülecek bir sürü şey var, sevgili cüce. Gölgeler içindeyken göremeyeceğim bir sürü şey. Çeliğin çınlamasından çok daha hoş olan bir sürü ses ve ölümün kokusuna tercih edilecek bir sürü esans. (Buçukluğun Mücevheri)
- Umursuyoruz, yoksa hayatımız bomboş olur. (Kristal Parçası)
- "Silahını çıkarsana be!" diye bağırdı Thibbledorf Pwent'e. "Benim silahım benim gerizekalı!" diye bağırdı Karındeşen, tam Athrogate öne çıkıp üzerlerine gelen şişmiş yaratığa seheryıldızlarıyla saldırmadan önce. Pwent ileri atılıp yumruklar ve tekmeler eşliğinde yaratığın üzerine atladı. Yumruk çivileri sayesinde olduğu yere mıhladığı yaratık debelenip onu ısırmaya çalışıyordu. Pwent çılgınca sallanmaya, vahşice çırpınmaya başladı, sanki kriz geçiriyor gibiydi. Cücenin çıkıntılar ve dikenlerle dolu zırhı yaratığın etini deşti ve canavarı kısa sürede püre et haline getirdi. "Bvvahaha!" diye gürledi, sırıttı ve selamladı Athrogate, Pvvent'i hızla geçip yaklaşmakta olan diğer canavara silahlarını savururken. (Hayalet Kral)
- Yaşayacağım hayatı kendim seçebilseydim, şu anda yaşadığım hayatı seçerdim. (Kristal Parçası)
- Hikayemin tam olarak anlatıldığına inanmaya cesaret edebilir miyim? Sanmıyorum. (Göç)
- Her gün, on günde bir, bir sıkıntıyla karşılaştığımız zaman ikiye ayrılan bir yola giriyoruz. Ya önceden seçtiğimiz -daha iyi ve daha umutlu zamanlar için kararlılıkla ilerlediğimiz prensiplere ve inanca dayanan-rotaya devam ediyor ya da göreceli bir şekilde daha kolay ve uygun olan hem ruhsal hem de fiziksel bir savunmaya geçiyoruz. İnsanlar ve hatta toplumlar bazen acıya ve korkuya kendilerini kapayarak, özgürlüklerini feda ederek ve prensiplerinin yerine işlevselliği koyarak tepki verir. (Yalnız Drow)
- Onda koşmayı yeni öğrenen bir tayın ruhu ve tutku dolu bir yürek vardı. (Karanlığın Kuşatması)
- “Bağlılık ve sadakat ne olacak? Eksiksiz güven? inanç somut kanıtla sağlanmaz. Yürekten ve ruhtan gelir. Eğer bir kişi, bir tanrının varlığına dair kanıta ihtiyaç duyuyorsa, o zaman maneviyat kavramı maddiyata indirgemiş oluyor ve biz de kutsal olan bir şeyi mantıksal olan bir şeye dönüştürmüş oluyoruz.” (Karanlığın Kuşatması)
- Can sıkıcı günler birbirini kovalarken,aylar seni yıpratacak. (İblisin Uyanışı İblis Savaşları Serisi 1. Kitap)
- ``Belki gelecekte,`` dedi Cattie-brie, fısıltıdan ibaret bir sesle. ``Belki,`` diye onayladı Drizzt. ``Ama şimdilik-`` ``Dostuz,`` diye tamamladı Cattie-brie. (Karanlığın Kuşatması)
- "Sabır en iyi müttefikimizdir!" (Anayurt - Unutulmuş Diyarlar)
- 'İhtiras iyi niyeti bastırır, merhameti söküp atar.' (Anayurt - Unutulmuş Diyarlar)
- Açıkça meydan okudun; böyle bir dövüşe hak kazanman için, töre gereği kanunlar bunu kan bağı yoluyla ya da marifet ile temele dayandırmanı emreder . (Kristal Parçası)
- ``Değiştirilmesi gereken şeyler güle oynaya kendi yollarına giderken sen burada kös kös oturmuş değiştiremeyeceğin bir şey için hayıflanıyorsun!`` (Yıldızsız Gece)
- Her savaş kılıçla kazanılmaz. (Gümüş Damarları)
- "İnsanlarin yürekleri gıptaya yenik düştüğü, Aşk şehvete dönüştüğü zaman, Kadınlar eğilmek zorunda kaldığı, Kazancın adil değil uğursuz olduğu zaman. İşte o zaman, ey insanlar,karanlığa bakın. O zaman duman kaplı göğü görün. Ve ölme zamanının geldiğini anlayın. ÇÜNKÜ DACTYL UYANDI!" (İblisin Uyanışı İblis Savaşları Serisi 1. Kitap)
- “Beni abartıyorsun,” diye karşı çıktı Regis. “Bekli de sen kendini fazla küçümsüyorsun,” dedi Cassius. (Kristal Parçası)
- "Üzüntün dürüstçe mi?" diye sordu Montolio. "Çoğu değildir, bilirsin. Kendi üstüne yüklenen yüklerin pek çoğu yanlış anlaşmalarla temellenir. Biz -ya da içimizden samimi olanlar- kendimizi çoğunlukla, başkalarının uymasını beklediğimizden daha sert standartlar ile yargılarız. Bu bir lanet, sanırım, ya da bir kutsama, bu o kişinin bakış açısına bağlı." Görmeyen bakışlarını Drizzt'e çevirdi. "Bunu bir kutsama olarak kabullen dostum, ulaşılamaz denilen yüksekliklere çabalamanı sağlayan, içten gelen bir çağrı olarak kabullen." "Öfkelendiren bir kutsama," diye yanıtladı Drizzt, düşünmeden. "Yalnızca çektiğin acıların sana ne verdiğini durup da gözden geçirmediğin sürece," sanki drowun bu sözlerini beklermişçesine cevap vermekte gecikmedi Montolio." Azla yetinenler az şey başarırlar. Bundan şüphe edilemez. Düşündüğüm kadarıyla ulaşamayacağını bilip de bocalamaktansa, yıldızları yakalamaya çalışmak daha iyidir." Drizzt'e tipik o acı gülümsemesi ile baktı. " En azından uzanmaya çalışan iyice bir gerinir, güzel bir manzara görür ya da belki alçaktaki dallarda asılı bir elmayı kapar. çabasının karşılığı olarak!" "Ya da belki görünmeyen bir saldırganın fırlattığı alçaktan uçan bir oku," dedi Drizzt acıyla. Montolio, Drizzt'in bitmek bilmeyen olumsuz ifadeleri karşısında çaresizce başını eğmişti. İyi kalpli drowu bu denli yaralı görmek onu derinden sarsıyordu. "Tabii, olabilir," dedi Montolio, amacının dışına çıkan sert bir sesle, "ama hayatın kaybı, sadece ona yaşama şansı verenler için büyüktür! Bırak ok, alçaktan uçup yerde oturanı vursun. Onun ölümü bu denli trajik olmayacaktır!" (Göç)
- "Cevapların için ne kadar süre araştırma yapacağım?" diye sordu Morkai. Dendybar gücünün emilmesi artmaya devam ettiği halde zaferiyle beraber gülümsedi. "İki saat," diye yanıtladı hiç geciktirmeden, arayışın süresini ruhu çağırmadan evvel dikkatle kararlaştırmış olduğu için. Morkai'ye bazı cevaplar bulmasına izin verebilecek kadar uzun, ama öğrenmesi gerekenden daha fazlasını öğrenmesine fırsat vermeyecek kadar kısa bir zaman sınırı seçmişti. Morkai bu kararın ardındaki sebepleri tahmin ederek gülümsedi. Aniden geriye doğru fırladı ve bir duman bulutunun içinde kaybolup gitti. Onun şeklini korumuş olan alevler, hayaletin dönüsünü beklemek için mangala geri dönüp yatıştı. Dendybar hemen rahatlayıverdi. Düzlemlerin kapılarını yerlerinde tutabilmek için hala yoğunlaşmak zorunda olsa bile, iradesine yapılan baskı ve güç emilmesi, ruh gittikten sonra hatırı sayılır derecede azalmıştı. Bu karşılaşma sırasında Morkai'nin irade gücü neredeyse onu alt edecekti ve Dendybar yaşlı ustanın mezardan dışarıya bu kadar güçlü bir şekilde uzanabilnesi karşısında kafasını salladı. Bu denli güçlü birine komplo düzenlemenin ne kadar akıl karı olduğunu düşünürken içini bir ürperti sardı. Morkai'yi her çağırışında, hesaplaşma gününün gelip çatacağı kendisine bir kez daha hatırlatılıyordu. Morkai dört yolcu hakkında bilgi edinmekte hiç güçlük çekmedi. Aslında hayalet, onlar hakkında zaten çok şey biliyordu. Kuzey Kulesi'nin Efendisi iken On-Kasaba ile oldukça ilgiliydi ve bu merakı vücuduyla beraber ölüp gitmemişti. Şimdi dahi, Buzyeli Vadisi'nde yapılan işlere sık sık gidip göz atardı ve bu son aylarda On-Kasaba ile ilişkisi olan herkes, dört kahraman hakkında bir şeyler bilirdi... (Gümüş Damarları)
Yorumlar
0 yorum