Kitap Künyesi
Yazar: Ebubekir Sifil
Yayın Evi: Rıhle Kitap
İSBN: 9786055634087
Sayfa Sayısı: 264
--reklam--
Çağdaş Dünyada İslami Duruş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İki bölümden oluşan kitabın birinci bölümü, İslam kültür ve irfanı bakımından bugün için en büyük tehlike olan Modernizm konusuna tahsis edilmiş yazılardan oluşmaktadır. İkinci bölümde ise -birinci bölümden tamamen bağımsız olmamakla birlikte- muhtelif konularda "bize ait" olan bakış açısını yakalamayı hedefleyen yazılar yer almaktadır. Bu çalışmayla kendi öz bilincimizi yakalamak ve hayatımızın yönlendiricisi kılmak adına küçük bir katkı sağlayabilirsek maksadı hasıl olmuş sayacağız. Çaba bizden, muvaffakiyet Yüce Allah'tandır.
--reklam--
Çağdaş Dünyada İslami Duruş Alıntıları - Sözleri
- "İnsanların, dünya işlerini yoluna koymak amacıyla dinlerinden terk ettikleri her nokta için Allah onların başına düzeltmek istedikleri o işten daha zararlısını getirir." Hz. Ali
- "İnsanların, dünya işlerini yoluna koymak amacıyla dinlerinden terkettikleri her nokta için Allah onların başına, düzeltmek istedikleri o işten daha zararlısını getirir."
- "Dünyayı yamamak için parçalarız dini biz, Sonra ne din kalır elde, ne yama diktiğimiz."
- "Kim Allah’tan ittika ederse, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a tevekkül ederse, O ona yeter."
- "insanların, dünya işlerini yoluna koymak amacıyla dinlerinden terk ettikleri her nokta için Allah onların başına, düzeltmek istedikleri o işten daha zararlısını getirir."
- Siyasetçi yetiştirdik, sanatçı yetiştirdik, işadamı yetiştirdik, gazeteci/yazar yetiştirdik (burada bunların tümünün tırnak içinde algılanması gerekiyor), ancak ilim adamı yetiştirmedik, tefekkür adamı yetiştirmedik, gönül ve ruh adamı yetiştirmedik.
- İnsanı yöneten merkez kalp olduğu için tek başına aklın aydınlanması hem yeterli değildir, hem de zararlı yönelişlere kapı açabilir; dolayısıyla aklî aydınlanmanın, kalbin/ ruhun aydınlanması ile desteklenmesi, pekiştirilmesi ve itmam edilmesi kaçınılmazdır.
- “Dünyayı yamamak için parçalarız dini biz, Sonra ne din kalır elde, ne yama diktiğimiz.”
- "Insanların, dünya işlerini yoluna koymak amacıyla dinlerinden terk ettikleri her nokta için Allah onların başına, düzeltmek istedikleri o işten daha zararlısını verir."
- “Kendisi muhtac-ı himmet bir dede, Nerde kaldı gayrıya himmet ede?"
--reklam--
Çağdaş Dünyada İslami Duruş İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Modern Dünyada Müslümanca Duruş: Akranlarıma, dostlarıma Ebubekir hocayı okumalarının gerekliliğini hiç yüksünmeden zaman zaman dile getiririm. Ebubekir Sifil hoca kıymetli, işinin ehli bir ilim adamıdır, slogan üretmez, kimseden maddî bir beklenti içinde olmaz, ilmini dokur, çalışmalarını sabır ve dikkatle devam ettirir. Meseleleri ele alırken hem İslâmî ilimlere olan vukufiyeti hem modernizme dair geniş perspektifli okumalar yapması, hepsinden önemlisi akide merkezli yazması, konuşması onu farklı bir yere koyuyor. Üstelik metinleri de hakikaten çok sağlam. Kalemi de kuvvetli yani. Gelelim elimizdeki "Çağdaş Dünyada İslâmî Duruş" kitabımıza. Kitabımız iki bölümden müteşekkil: 1) Modernitenin Doğurduğu Problemler ve Üzerine Düşünceler / 2) Bazı Güncel Problemler Üzerine Düşünceler İlk kısımda modern İslâm düşüncesinin tahripkârlığına değiniliyor. Türkçe İbadete dair, Merhum Akif'in mealini de mevzubahis eden makaleyle birlikte Hadis tarihi bağlamında Fazlurrahman'a eleştiri isimli bir makale daha var ki bu bölümde esaslı eleştiriler var Fazlurrahman'a. (Bildiğimiz üzere mezkur isim Tarihselciliğin fikir "babası") 28 Şubat sürecinde yazılmış Sadık Kılıç isimli ilahiyatçıya (ki bu isim başörtüsü yasakları karşısında bilimin daha önemli (!) olduğunu söyleyen ve başörtüsü olmasa da olura gelecek bir makale yazan ve bunu bir de aklınca ayet ve hadislere dayandıran bir zat-ı muhterem! ) reddiye var. Bu reddiye öyle eften püften değil, reddiye yapılan makale afedersiniz paçavraya çevrilmiş, ki hakkedilmiş. İkinci bölümde ise Gölcük depremi üzere kaleme alınmış "Tabiat Olaylarını Nasıl Okumalıyız" isimli yazı bizim doğal afetlere bakışımızın, Müslüman olarak nerede olması gerektiğini müdellel bir şekilde izah etmiş. Bu bölümde en önemli -ki bence kitabın en önemlisi- makale ise "Allah Teala Mahlukatına Benzer mi?". Bu makalede Mücessimeye, İbn Teymiyye'nin öve öve bitiremediği ve yazdığı risaleyi İbn Kayyım'la beraber tavsiye ettikleri Osman b. Said ed- Darimi'ni görüşlerine değinilmiş, çarpıklıklar, çıkmazlar ortaya konmuş. Müçtehit imamların "istiva" hakkında görüşleri de bu makale içerisinde. Makale tenzih ayetlerini konu edinerek ehl-i sünnetin itikadi anlayışı çevresinde hitama eriyor. Son olarak ise Zahid'ül Kevseri hakkında Düzce'de düzenlenen bir sempozyumda sunulan tebliğin yazıya dökülmüş hali var ki İmamı tanımak açısından bu da güzel bir metin. Ebubekir hocanın tüm kitaplarını okumayı düşünüyorum, çünkü o bize itikat merkezli bir hayatı nasıl yaşayacağımızı ilmî bir şekilde anlatıyor, kendisinin hayatına baktığımız zaman da bu duruşu kuşandığını görüyoruz. Allah bize ehl-i sünnet itikadı merkezli bir hayat yaşamayı nasip etsin diyelim. Sa'y bizden tevfik O'ndan… (Fâtih)
Kıyam: Ebubekir Sifil Hocayı seviyor ve her ne kadar –ilmi açıdan- benim sözümün bir önemi ve kıstası olmasa da takdir ettiğimi belirtmek istiyorum. Çünkü kendisi gerek bilgi ve bu bilginin gerektirdiği tevazu, gerek sünnet-sahabe-ulema karşıtlarının karşısındaki duruşu ve gerek üslubu ile tam bir ilim adamıdır. Bunu, kendisinin bir münazarasını dinleyen, sempozyumunda bulunan veyahut herhangi bir makalesini okuyan bir kişi kolaylıkla anlayabilir. Kitabında Modern İslam Düşüncesinin en bariz özelliğinin "tepkisellik" olduğunu söylüyor Ebubekir Sifil Hoca; ve bu argümana destek olarak, modern zamanın öne çıkan isimlerin çalışmalarında yeni bir bakış açısı sunmaktan ziyade, "eskide yanlış bulma" çabasında olduklarını gösteriyor. Haklı mı? Vahye dayalı akıl ile düşünüp hareket etmektense, modern zamanın bir takım olmazsa olmazları ile düşünmeyi tercih edenlerin, malumu istenilen duruma endeksleme düsturunu görenler eminim ki benim de dediğim gibi şunu söyler; Hoca sonuna kadar haklı! Ebubekir Sifil Hocanın daha önce çeşitli yerlerde yayımlanan makalelerinden oluşuyor kitap. Ek olarak, Hocanın daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış (Transparan Libas-ı Takva ya da “Başörtüsünü Aşın, Nirvana’ya Ulaşın”) bir makalesi de yer almakta. Yayımlanmamasının sebebi olarak makalenin üslubu ve dönemin şartları gösterilebilir. Bunun yanı sıra, namazda gözü olmayıp kulağı ezanda olanların tasavvuru olan türkçe ibadet temalı mükemmel bir makale; reformistlerin üstatlarından olan Fazlurrahman’a hadis tarihi üzerinden detaylı bir tenkit; tabiat olaylarının nasıl okunması gerektiğine dair güzelce bir yazı; mücessime-müşebbihe fırkalarının yanlışlarının yer aldığı inceleme ve son olarak merhum Zahid el-Kevseri Hazretlerinin “Makalat” adlı eseri etrafında şekillenen duru bir bildiri var. Tüm bunların toplamında, bu eseri her okura tavsiye ettiğimi söylemem kaçınılmaz olacaktır. Selametle.. (erhan)
❝Eğer ortada, kendi varlık ve hayat tasavvurunuz üzerine ve kendi dinamiklerinizden hareketle ortaya koyduğunuz otantik bir bilim felsefeniz ve onun somut yansımaları yoksa, ithal ettiğiniz şey, adı ne olursa olsun gerçekte bir "hastalık"tır.❞ Ebubekir Sifil - Çağdaş Dünyada İslâmî Duruş (Aziz Öztürk)
--reklam--
Çağdaş Dünyada İslami Duruş PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ebubekir Sifil - Çağdaş Dünyada İslami Duruş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çağdaş Dünyada İslami Duruş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ebubekir Sifil Kimdir?
25.12.1960 tarihinde Kars’ın Sarıkamış ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve Ortaokulu Sarıkamış’ta, Lise’yi Kars İmam-Hatip Lisesi’nde okudu. 1978 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Enstitüsü’ne (şimdiki adıyla Eğitim Fakültesi) girdi.
1980 yılında bu okuldan ayrıldı ve aynı yıl Ankara Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’na (şimdiki adıyla İletişim Fakültesi) girdi. 1984-85 öğretim yılında bu okulun Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu.
1986 yılına kadar serbest çalıştı. Bu arada kısa bir süre bir özel şirkette Arapça mütercimlik yaptı.
Aralık-1986 – Nisan-1987 tarihlerini kapsayan askerlik dönüşü bir süre yine serbest çalıştıktan sonra 1989 yılından 1993 yılı sonuna kadar Türkiye Diyanet Vakfı’nda yayın editörlüğü yaptı.
1993-1996 arası Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde (Van) ve 1998-1999 arası Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde (Eskişehir) Araştırma Görevlisi olarak çalıştı; her iki görevinden de kendi isteğiyle ayrıldı.
Hadis Bilim Dalı’nda yaptığı Yüksek Lisansını (Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) 1996, Doktorasını 2006 yılında bitirdi.
Halen Yalova Üniversitesi İslamî İlimler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
1999-2000 arası Yeni Mesaj gazetesinde, 2000-2013 yılları arasında Millî Gazete‘de günlük yazılar yazdı.
Evli ve 3 çocuk babasıdır. Arapça ve İngilizce bilmektedir.
--reklam--
Ebubekir Sifil Kitapları - Eserleri
- Ehl-i Sünnet Akaidi
- Böyle Seslendiler
- Çağdaş Dünyada İslami Duruş
- Sana Din’den Sorarlar - Cilt 1
- Hikemiyat
- Nüzul-i İsa
- Müslümanca Bir Hayat İçin
- İdrak ve Tasdik
- Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi
- Modern Fetvalar Çağdaş Hurafeler
- Hz. Ömer Ve Nebevi Sünnet
- İslam ve Modern Çağ - Cilt 1
- Sözü Müstakim Kılmak 1
- İhya ve İnşa
- İslamî Bilincin İhyası
- İstikamet Yazıları -II. Cilt
- Sözü Müstakim Kılmak 2
- İslam ve Modern Çağ - Cilt 2
- İslam ve Modern Çağ (3 Cilt)
- İslam ve Modern Çağ - Cilt 3
- Sana Din'den Sorarlar - Cilt 2
- İstanbul Celseleri 1
- İstikamet Yazıları -I. Cilt
- Muvatta Nüshaları Muhteva Analizi
- Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi - 1. Cilt
--reklam--
Ebubekir Sifil Alıntıları - Sözleri
- Şîa Ehl-i Sünnet’ten “Kerbela’nın intikamı”nı almak için asırlardır kendilerini zincirlerle döverek içlerinde biriktirdikleri kin ve nefreti bugün mazlum Müslümanların üstüne boşaltıyor. (İstanbul Celseleri 1)
- Geçmişte ulemanın, muhtelif zaman, biçim ve seviyelerde yaşanan travmaları teşhis ve tedavide benimsediği anlayış şuydu: Dini/toplumsal hayatta yozlaşmaya yol açan her oluşum, düşüncede, zihniyette, inanç ve icraatta bir "bid'at"ın revaç bulmasındandır. Hz. Peygamber (s.a.v.)'den ve Selef'ten tevarüs edilenlerle çelişen her anlayış "bid'at"tır ve Din'den bir unsuru devre dışı bırakarak onun yerini almıştır. (İslamî Bilincin İhyası)
- Allah û Teâlâ'ya itaatin yolu, O'nun Resulüne itaatten geçmektedir ve Resule itaat olmadan Allah'a itaat olmaz. (Hz. Ömer Ve Nebevi Sünnet)
- Ne olmuştur da şahitlik ve diğer meseleler,hayatı Allah'ın rızasına kavuşma hedefiyle ve "ahirete dönük" olarak yaşayan "geleneksel" kadın için değil de, "cebri bir ihtiyar"la niçin ve nasıl sekülerleştiğini fark edemeyen "modern" kadın için bir "problem" olmuştur? (İslam ve Modern Çağ - Cilt 2)
- Evet, Ehl-i Beyti savunduğunu kabul etmiyoruz. Evet, Ehl-i Beyt adına hareket ettiklerini söylüyorlar, ama biz, Şîa’nın Ehl-i Beyt’i “savunduğuna” değil, “istismar ettiğini” söylüyoruz. (İstanbul Celseleri 1)
- Varisi bulunduğumuz medeniyetin özellikleri, insanlığa neler kazandırdığı ve ortadan kalkmasıyla insanlığın neler kaybettiği, bırakalım yabancıları, bizim insanımız tarafından dahi yeterince idrak edilebilmiş değildir. Dolayısıyla elimizdeki her türlü imkânı seferber ederek öncelikle kendi insanımıza ve toplumumuza, ardından da insanlığa İslâm’ın diriltici soluğunu ulaştırmak için eğitimli insan yetiştirmenin üzerimize farz olduğunu unutmamalı. (Hikemiyat)
- İlahî vahyi ideal biçimde anlamanın garanti edilebilir tek yolu, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in ontik varlığı ile doğrudan ilişki içinde bulunmaktan geçmektedir. Şu hâlde klasik İslamî anlama yöntemleri ve daha genelde temel İslam bilimleri, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in "tarihsel kişiliği" ile değil, "ontik hakikati" ile irtibat hâlinde bulundukları için geçerliliğin ve doğruluğun/meşruluğun biricik adresidir. Bu temel gerçeğin gözden kaçırılması sebebiyle yeni anlama yöntemi arayışları, Kur'an'ın "tarihsel bir metin"e, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in de "tarihsel bir kişilik"e indirgeyerek seküler/profan bilim anlayışının "nesne"leri hâline dönüştürme eğiliminde olmakla maluldür. (İslamî Bilincin İhyası)
- Talha Hakan Alp: ... Demek ki nüzûl-i İsâ'yı inkâr edenlerin veya bu konuda kuşkuya düşenlerin o zaman İslam tarihiyle Hristiyanlık ve Yahudilik tarihini birbirine karıştırma gibi bir net olamama durumları var. Yani Yahudilik ve Hristiyanlıktaki bazı aksaklıkları sonradan dine eklemlemeleri bizde de olabileceğine ihtimal veriyorlar ki böyle bir sapma içine düşebiliyorlar. (Sözü Müstakim Kılmak 1)
- Yoksulun elinden tutulması İslam'ın emridir. (Sözü Müstakim Kılmak 2)
- Hasılı günümüzde âlim olmak demek, eski alimlerin yazdıklarını öğrenmek demektir. Yani günümüzün alimleri, geçmiş ulemanın talebesi seviyesinde bile değil. Niyetimiz kimseyi karalamak ya da küçümsemek değil, ama vakıa bu. (Sözü Müstakim Kılmak 1)
- "İnsanların, dünya işlerini yoluna koymak amacıyla dinlerinden terk ettikleri her nokta için Allah onların başına düzeltmek istedikleri o işten daha zararlısını getirir." Hz. Ali (Çağdaş Dünyada İslami Duruş)
- "Mu'aviye, kapının halkası mesabesindedir.Onu yerinden oynatanı,ondan yukarıdakilere kasdetmekle itham ederiz." (Sana Din’den Sorarlar - Cilt 1)
- Televizyonlardan ABD patentli aksiyon filmi gösterir gibi bütün dünyaya seyrettirilen bu "naklen vahşet" karşısında, yabancılaşma duygusu yaşamadan kaçımızın ağlayarak secdeye kapandığı ve dua ettiği meraka değer doğrusu... (İslam ve Modern Çağ (3 Cilt))
- Modern dönem Müslümanlarının belki de en temel problemi şu: İçinde bulunduğumuz duruma nasıl geldiğimiz, niçin bu şartlarda yaşamak zorunda olduğumuz, dünyanın gidişatını tayin etme, ya da en azından etkileme konumuna gelebilmek için global ölçekte neler yapmamız gerektiği... gibi meselelere kafa yormak yerine, hasbelkader yaşamakta olduğumuz durumu Din’e onaylatarak rahatlamanın yollarını arıyoruz. Sanki Din bizi, ne halde bulunuyorsak o halde rahatlatmak ve her hal-u kârda tercihlerimizi onaylamak için gönderilmiş gibi, hayatımızı Din'e göre değil, Din'i hayatımıza göre ayarlamanın peşindeyiz sürekli. (İstikamet Yazıları -I. Cilt)
- İslam dünyasının son ikiyüz yıldır "değerler" bağlamında yaşadığı aşınma ve çürüme, İslam'la ilişkimizi "hissederek yaşama" seviyesinden, "öğrenmeye çalışma" seviyesine indirgedi. Bu, meyvenin tadını posasından almaya çalışmak gibi bir şey. (İslam ve Modern Çağ (3 Cilt))
- Acaba Modernizm'i üzerimizde bu denli etkili ve söz sahibi kılan, bizzat onun doğasında var olan kuvve/ler miydi, yoksa onunla muhatap olduğunda birden cin çarpmışa dönen ve "şu işi bir anlayalım" diyerek Modernizm'i sorgulamak yerine, bir "sevk-i tabii" ile dönüp kendi dinlerini ve tarihsel tecrübelerini "sorgulama" kolaycılığını seçen Müslümanlar'ın yaşadıkları özgüven bunalımı mıydı? (İslamî Bilincin İhyası)
- Kur'an'ın vahiy olduğuna iman eden bir kimse, onun 'tarihsel' olduğunu düşünebilir mi? Tarihsellik tartışmalarının, köken itibariyle Batılı olduğunu ve İslam ile herhangi bir irtibatı bulunmadığını bilenler için bu sorunun cevabı açıktır. (İslam ve Modern Çağ - Cilt 2)
- Allah Teala'nın hidayete erdirmesi, hidayeti elde etmek gibi bir problemi bulunanlar için söz konusudur. (İslamî Bilincin İhyası)
- Ali bin Ebu Talib (r.a) dedi ki: "İnsanlara anlayacakları şeyler söyleyin, anlamadıklarını bırakın." (Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi)
- Hz. Ömer önceleri parmakların diyetinin miktarı konusunda şöyle bir karar vermişti: Başparmak için 15, işaret parmağı için 10, orta parmak için 10, yüzük parmağı için 9 ve serçe parmağı için 6 deve. Ancak Hz. Peygamber sav.'in diyet miktarında parmaklar arasında herhangi bir farklılık gözetmediği ve bütün parmakların diyetini 10'ar deve olarak belirlediği rivayet edilmiştir. Kaynaklar, konuyla ilgili rivayetlerden haberdar olduktan sonra Hz. Ömer'in kendi içtihadını terk edip, hadisin bildirdiği hükmü aldığını bildirmektedir. (Hz. Ömer Ve Nebevi Sünnet)
Yorumlar
0 yorum