Kitap Künyesi

Yazar: Ahmet Haldun Terzioğlu

Yayın Evi: Panama Yayıncılık

İSBN: 9752444010

Sayfa Sayısı: 320

--reklam--

Çanakkale Savaşı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız bir Ahmet Haldun Terzioğlu romanı... Panama Yayıncılık iftiharla sunar... Çanakkale… Burası destanlar yazma yeri miydi yoksa? Allah, Türk’ün varlığı yerde pekişsin diye, yeni kahramanlar mı göndermişti bu millete? Bu yeni ve eşsiz kahramanlar, bambaşka bir tarihin anıtları mı olacaklardı? “Allah bana da bir destan yazma fırsatı versin!” Buranın Türk toprağı olduğunu unutmuşlardı. Kahramanların görevi, bunu hatırlatmaktı. Hatırlattık! Kumandanları böylesine cesur olan asker savaşmaz mı? Gururlandık. Birbirimize gösterip mutlu olduk. Hatta seslenenler oldu karanlığa doğru. “Kumandanım! Emret, yine ölelim!” O bize ölmemizi emredecek kadar bizimdi. “Ancak öteden de yeniden gelenleri gördük. Buranın kalabalığı hiç eksilmeyecek gibi. Bunca askeri olan Osmanlı ne büyük devlet. Savaşacak eri olan millet yıkılmaz.”

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Çanakkale Savaşı Alıntıları - Sözleri

  • Ölüm beklemez. Ölüm, zamanı gelince gelir! Önemli olan kahramanca ölmektir.
  • "Askerlik önce ruh ile başlar! Sonra bedeni sarar. Ardından aklı...
  • Yaşaması kolay,anlatması zor. Yazması ise en zor olanı. Yaşadıklarımız,yaşanması bir daha mümkün olmayacak işlerdi...
  • Ölüm beklenmez. Ölüm, zamanı gelince gelir! Önemli olan kahramanca ölmektir
  • Destan nedir bilir. Destansız olmaz Türk. İşte burada, Çanakkale'de yazılan destanın içindeyim.
  • Zaman, kazanıldığında önemli, kaybedildiğinde yine önemli...
  • Bir destan yazılınca, yeni bir ruh kazanır okuyanlar.
  • "Bir bilge kişi demiş ki, 'Savaş karargahta kazanılır!' Bu ne demek? Planları iyi yapmak gerek demek. Planın iyi yapan kazanacak! "
  • Deniz, güzelim deniz, kan ve ölüm denizi olacağını nereden bilsin? Bu maviliğim kızıllıkla örtüleceğini, büyük bir savaşın kalıntılarını üzerinde taşıyacağını.
  • Böyledir bizim milletimiz. Askerlik söz konusu olunca hemen bırakır geçmişi bir yana. Sanki anasından asker doğmuş gibi.
  • Deniz bizi yendi. Biz ki Barbaros'un torunları...
  • Ne gökten birileri indi,ne yerden birileri çıktı.Ne melekler kanatları ile korudular bizi,ne de yeşil sarıklılar bizim yerimize savaştılar.Biz savaştık, kahramanlar...
  • "Yaz." dedi Mülazım. "Yaz ki bu günler unutulmasın! Yarın, bilirim, birileri çıkar eksiltir. Birileri çıkar abartır..." Aklım almadı. Nasıl unutulacak ki? Bunca savaş, bunca can? Nasıl eksiltilecek ki? Nasıl abartılacak ki yaşayanlar zaten birer eşsiz kahramanken?
  • Bir tek insanın beklenmesi ve pek çok şeyi değiştirmesinin beklenmesi ilginç ama gerçek bu. Her zaman böyle olmuştur. Bir tek insan milletin kaderini bile değiştirmiştir.
  • Bundan sonrası da kader, bundan öncesinde olduğu gibi.

--reklam--

Çanakkale Savaşı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap yorumum: Kahramanlar Çanakkale'de kitabının yorumuyla sizlerleyim. Öncelikle kitaptan kısa bir alıntı paylaşacağım; "Yaz," dedi Mülazım. "Yaz ki bu günler unutulmasın! Yarın, bilirim, birileri çıkar eksiktir. Birileri çıkar abartır. Oysa doğru olan yaşananlardır. Sen, yalnızca yaşadıklarımızı yaz! Ne bir kelime ekle ne bir kelime çıkar. Olduğu gibi yaz! Öylesi daha güzel ve değerli olur. Okuyanlar gerçekleri bulurlar. Burada yaşananları belli de senin dili neden öğrenirler. Bu ne büyük bir hizmettir." Mülazım'ın askerine verdiği emirle başlıyordu kitap. Çanakkale Zaferi'ni isimsiz bir Kahramanın gözünden tüm çıplaklığıyla savaşta yaşanan hadiseleri, günlük tutar gibi tuttuğu gözler önüne serilmektedir. Bu askerimizin ilk eğitim aldığı yer olan Tekirdağ'da Mülazım'ın emriyle yazmaya başlamıştır. Daha sonra esas birliğinde yani Çanakkale Cephesi'nde yazmaya devam etmiştir. Düşman askerlerinin yaptığı çıkarmalardan tutunda Türk askerinin vatan, bayrak aşkından, cephe içerisinde ve cephe gerisinde yaşanan hadiselerden bahsedilmiştir. Gazi Mustafa Kemal'in Anafartalar Savaşları'ndaki üstün başarılarına değinilmiş. Kesinlikle okunmanızı tavsiye ederim dostlarım. Kitapla kalın dostlar #kitaptanalıntıları Yaşaması kolay,anlatması zor. Yazması ise en zor olanı. Yaşadıklarımız,yaşanması bir daha mümkün olmayacak işlerdi... Ölüm beklemez. Ölüm, zamanı gelince gelir! Öenmlş olan kahramanca ölmektir. Destan nedir bilir. Destansız olmaz Türk. İşte burada, Çanakkale'de yazılan destanın içindeyim. #kitapyorumu #okudumbitti #kitaptanalıntıları #arkakapak #çanakkalesavaşı #kahramanlarçanakkalede #ahmethaldunterzioğlu #panamayayıncılık #gökgirsinkızılçıksın #sayfa312 (Erdem)

Çanakkale dönemini anlatan, o dönemlerde çekilen zorlukları hissettiren bir kitaptı. Yazarımızın yazdığı kitapları çok beğeniyorum. Kullandığı dil ve anlatım çok güzeldi. Okumanızı öneririm. Sanki o dönemde yaşıyormuş gibi hissettim. Çok güzel ve kötü bir duyguydu. Güzeldi çünkü o dönemi hissediyorsun. Kötüydü çünkü ülkemizin zor durumda olması, bu durumu bilmek üzdü beni. Sizinde bu duyguları yaşamanızı isterim. Yaşayalım ki bir daha ülkemiz zor duruma düşmesin. Bir daha yaşanmaması dileğiyle... Kitabı okuyun ve okutun. (Kahveeguzelii)

Ahmet Haldun'un çoğu kitabını okudum ve okumaya devam ediyorum. Çünkü yazarın dili büyüleyici bir şekilde insana kendini okutturuyor. Bu eseri de diğer eserleri gibi akıcı olması kitaba bir avantaj katıyor. Zaten kitap da kısa bir kitap.(320 sayfa) . Çoğu kişinin bir günde okuyabileceği bir kitap diyebilirim. Bu yüzden tavsiye ederim. (Not : Tavsiye edilir edilmez direk almayın. Açın okuyun...) Kitapla kalın. (betul)

--reklam--

Çanakkale Savaşı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ahmet Haldun Terzioğlu - Çanakkale Savaşı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çanakkale Savaşı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ahmet Haldun Terzioğlu Kimdir?

1960 yılında, Trabzon, Beşikdüzü İlçesi, Takazlı Köyü'nde doğdu.

Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Mezunudur. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirmiştir.

Devlet memuru olarak Türkiye'nin hemen her bölgesinde; doğudan batıya, kuzeyden güneye görev yapmış ve 2006 yılında hizmet süresi dolar dolmaz, kendi isteği ile emekli olmuştur. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Edebiyat hayatı tarım konularında broşürler hazırlayarak ve makaleler yazarak başlamıştır. Bir dönem mesleki bir derginin yayın kurulunda görev almış ve köşesinde sürekli makaleler yazmıştır. Kısa bir dönem derginin editörlüğünü yürütmüştür.

Bazı kurum, kuruluş, siyasi parti ve kişiler için özel çalışmalar yapmış, yazıları, fikirleri, projeleri, hazırladığı afişler ve sloganları kullanılmıştır. Pek çok dergi ve kitapların düzenlemesinde ve çıkarılmasında katkı sağlamıştır.

Çeşitli kurum ve kuruluşlar için tanıtıcı film senaryosu yazmış, bunların hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.

İlgi alanını Türk Tarihi ve Mitolojisi üzerine yönlendiren yazarın iki adet yayınlanmış mitolojik romanı bulunmaktadır. (Gök Tanrı'nın Çocukları ve Oğuz Han)

2006 IV. Gila Kohen Öykü Yarışmasında, "Veresiye defteri" isimli öyküsü yayınlanmaya layık bulunmuş ve hazırlanan kitapta yer almıştır.

2007 Yılı Mustafa Necati Sepetçioğlu Tarihi Roman Yarışmasında "Alp Er Tunga" İsimli Mitolojik Romanı ile Birincilik Ödülüne layık görülmüştür.

2008 Yılında Gelir İdaresi Başkalığı'nın düzenlediği, Vergi konulu Tiyatro yarışmasında, Çocuk Oyunu Dalında "Karınca Kararınca" isimli oyunu ile ikincilik ödülü almıştır. Oyunu yayınlanmış ve sahnelenmiştir.

2008 İLESAM "Esere ve Emeğe Saygı" Öykü yarışmasında "Gitti Hatıralarım" isimli öyküsü mansiyon kazanmıştır.

Daha birçok edebi yarışmada ödülleri bulunmaktadır.

--reklam--

Ahmet Haldun Terzioğlu Kitapları - Eserleri

  • Mete Han
  • Alp Er Tunga
  • Tomris Han
  • Kür Şad
  • Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri
  • Göktürkler
  • Teoman Han
  • Alparslan
  • Bozkurt Destanı
  • Çiçi Han
  • Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han
  • Darağacında Bir Bozkurt
  • Kiok Han
  • Hun Kartal Savaşçısı
  • Şaman Kız
  • Alamut'un Piri Hasan Sabbah
  • Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda
  • Fırat'a Destan
  • Aksaçlılar Meclisi 2 - Vurgun
  • Selçuk Bey
  • Reisim Çatlı
  • Göktanrı'nın Çocukları
  • Moğol
  • Oğuz Kağan
  • Aksaçlılar Meclisi 3 - Savaş
  • Harem Ağası
  • Hunlar da Çılgındı - Hun Türklerinin Çılgın Tarihi
  • Kadim Türk Budun Kimmerler
  • Komando
  • Enver Paşa’nın Romanı
  • Sultan Genç Osman
  • İlk Türk Deniz Beyi Çaka Bey
  • Aksaçlılar Meclisi 4 - Operasyon
  • Oğuz Kağan Destanı
  • Alp Urungu & Göktürkler Çağından Bir Türk Öyküsü
  • Çete
  • Türkistan'ın Ölümsüz Kahramanı Altayların Kartalı Osman Batur
  • Atilla
  • Aksaçlılar Meclisi 5 - Av
  • Yalan Kurgusu
  • Emir Sultan
  • Kösem Sultan
  • Güllerin Solduğu Gün
  • Emir Timur
  • Kahramanım Çatlı
  • Provokatör
  • Dördüncü Murat
  • Kimmerya
  • Çanakkale Savaşı
  • Aziz Sancar
  • Oğuz Han
  • Bizi Fırtına Vurdu
  • Çete 2
  • Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar
  • Çocuk Han
  • Kürt Elhanı Alp Urungu
  • Kahramanlar Çanakkale'de
  • Göç
  • Bozkurt Ordusu
  • Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri
  • Bakan Bey'i Vurdular!
  • Tarih Nedir?
  • Göç Destanı
  • Hüzün
  • Türklerin Kökeni
  • Kanuni Sultan Süleyman
  • Tetikçi - Yazgı
  • Göktürkler Destanı 1 - Aşina Soyu
  • Göktürkler Destanı 3 - Başkaldırılar Çağı
  • Göktürkler Destanı 2 - Birinci Türk Kağanlığının Sonu
  • Osmanlı’da Yenilgiler ve Hezimetler
  • Destanlarımız
  • Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı
  • Osmanlı'da Zaferler ve Fetihler
  • Enver Paşa - Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
  • Kurmancan Datka Destanı Alay Dağlarının Gök Hatunu
  • Enver Paşa - Ben Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
  • Kimmerler Seti

--reklam--

Ahmet Haldun Terzioğlu Alıntıları - Sözleri

  • Acun bilmeyene, görmeyene hep çok büyüktü. Bilene,görene ise küçük gelirdi. Bir büyük Han için çok, iki büyük Han için azdı. (Oğuz Han)
  • Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. ( Kültigin Bengütaşı ) (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
  • İnsan ne için yaşar? Namusu, şerefi, dini, imanı, vatanı, milleti ve bayrağı için. Bunlardan biri giderse, Allah korusun, bir teki yiterse, ne kalır geride? Ruhsuz bir beden! Ondan sonra yaşasan ne olacak, yaşamasan ne olacak? Ceset olursun ceset! (Darağacında Bir Bozkurt)
  • Engellenemez duygulara doğru uçar kişioğlu (Fırat'a Destan)
  • Destan milletin hafızasıdır. (Destanlarımız)
  • Cengiz Han, Moğol'u şöyle tanımlamıştı: “Gününü yaşarken bir yavru karacadır Moğol. Toy ve şölen günlerinde genç bir taydır. Ne zaman ki savaş gelip çatar, vahşi bir doğan olur Moğol. Yağıların üzerine bir yaşın gibi atılır. Gün gelir yaşlı bir kurt benzeri pusuda gizlenir. Geceleri baykuş gibidir, uyumaz! Moğol değişkendir çünkü bozkırın ürünüdür. Onun yaşamı bozkıra denk olmalıdır” (Moğol)
  • "Biz, yalnızca, tek olan Tanrı'ya secde ederiz!" (Kadim Türk Budun Kimmerler)
  • Onun fiyatı yoktu. Bedeli canı, kanı bile olsa doğruluktan, dürüstlükten şaşmayacaktı. (Bakan Bey'i Vurdular!)
  • Atı olmayan bir Türk diğer yarısını bulamamış gibidir. (Bozkurt Destanı)
  • Kiok Tanhu, Yüeçiler üzerine yürüyordu. Yer sarsılıyordu atların ayak seslerinden. Ötüken Yış er doğuruyordu. (Kiok Han)
  • Sevisi ağır basmış, bütün düşüncesini tutmuştu. Sevi başa düşünce, başka ne varsa unutulur! (Kadim Türk Budun Kimmerler)
  • Özlenecek o kadar çok şey vardı ki gelecekte... (Kadim Türk Budun Kimmerler)
  • İnsandan insana değişir sevda alıntısı! İnsandan insana başkalaşır! Adım adım aşılır da bütün safhalar, en sonunda en yüce anlamında doruklaşır. Bu memlekette 'SEVDA' hakkıyla yaşanır! (Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri)
  • Kahramanlık, Türkler için biçilmiş bir giysiydi. Bu giysiyi severek, isteyerek giyiyorlardı. Severek, isteyerek ölüyorlardı. (Bozkurt Destanı)
  • Şehzade Bayezid, Murat Han'ın en güvendiği kişilerden ve kendinden sonra tahta oturacak veliahtıydı. Seçim böyle yapılmıştı. Ancak askerin gözünde başka bir şehzade daha öncüldü. Şehzade Yakup... Onun yeri başkaydı. Bu durum Bayezid'i düşündürüyor, gelecekte kardeşinin taht ile arasına gireceği korkusunu yaşıyordu. ... Hem kardeşini kolluyordu hem de ondan çekiniyordu. (Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar)
  • Türk yok edilemez, çünkü Tanrı Türk'ü korur ve yüceltir! (Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri)
  • "Doğru ve gerçek söz keskin bıçakla aynıdır!" Moğol atalar sözü, doğru söze verilen değeri böyle açıklar. (Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han)
  • Tanrı insanı var etmiş. Bakmış eksiği var, us vermiş. Yine yetmemiş, sol göğsünün altına yürek koymuş. (Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda)
  • Beni iyi dinleyin Türk, Oğuz Beyleri, uluları…. Türk budun buyruklarıma uyun. Şunu unutmayın! Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
  • Bir gün Bahadır Şad'ın bir öyküsünü duydum, rahatladım. Anlattılar ki, Bahadır Şad, Çin Duvarına bakıp bakıp gülmüş. "Bu us işi değil!" demiş "Çin'i korumaktan çok, bize geçit görevi yapar bu duvar. Duvarın üzerini tutacak kadar çok sakçıyı, duvarın üzerinde savaşacak kadar çok çeriyi nerden bulacaklar? Çin, nasıl bir bela yaptığını, duvar bittiğinde anlayacak! Onca emeğe, onca cana yazık..." (Mete Han)