Kitap Künyesi
Yazar: Isabel Allende
Çevirmen: İnci Kut
Yayın Evi: Can Çocuk Yayınları
İSBN: 9789750704802
Sayfa Sayısı: 416
--reklam--
Canavarlar Kenti Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Efsane büyük...
Ama doğa ondan daha büyük!
Serüven, doğa, büyü ve mizah bir arada! Latin Amerikalı ünlü yazar Isabel Allende'den genç okurlara, ellerinden bırakamayacakları bir macera: 15 yaşındaki Alexander, uluslararası bir coğrafya dergisine muhabirlik yapan büyükannesiyle birlikte hayatının yolculuğuna çıkıyor!
Alexander Cold ve büyükannesine, Amazon ormanlarındaki bu tehlikeli ve heyecanlı keşif gezisinde bir antropolog, bir rehber, rehberin kızı Nadia ve bir doktor da eşlik ediyor. Ekibin amacı efsanevi bir canavar hakkında belge toplamaktır. Alexander ile Nadia, yağmur ormanlarının gizemli karanlığında unutulmaz bir serüvene sürüklenirken, aradıklarının efsanevi canavar değil, kendi ruhları olduğunu keşfedecekler! Yağmur ormanlarının kalbinde, düş gerçekle, ölümlüler ölümsüzlerle kol kola...
--reklam--
Canavarlar Kenti Alıntıları - Sözleri
- Kendini toplumdan daha fazla düşünen onun gibi birine kabilede yer yoktu. Bireycilik, içine şeytan girmiş gibi bir tür delilik olarak görülüyordu.
- "Insan yüreğiyle görmeyi öğrenebilir "
- "Merhamet ,modern bir buluştur"
--reklam--
Canavarlar Kenti İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Başyapıt: Öncelikle mutlaka ama mutlaka okuyun. Çünkü bence bu kitap (üçlemede bulunan bütün Kitaplar dahil) yazarın başyapıtı. Mutlaka okuyun. Ben özellikle tavsiye üzeri okumadım rastgele kitaplara bakarken arkada fark ettim ama okuduktan sonra ertesi gün diler kitapları da aldım. Çok güzeldi... (Slytherin Cadısı)
Isabel Allende'nin çocuk kitabı olduğunu öğrendiğimde epey şaşırdım açıkçası.Çovuk kitapları okumayı uzun zaman önce bırakmıştım ama bu kitap beni geri döndürdü. 15 yaşındaki bi çocuğun maceraperest büyükannesiyle Amazonlara yaptığı heyecan verici seyahati okuyoruz kitapta. Bir yandan büyüme, olgunlaşma hikayesini görürken diğer yandan da yer yer fantastik bir çizgide kilometreler arşınlıyoruz. Rengarenk, sürükleyici bir kitap oldu benim için. 3lemenin ilk halkasıymış. Diğerlerini de okuyup buraya yazacağım (Gizemin küflü kitaplığı)
--reklam--
Canavarlar Kenti PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Isabel Allende - Canavarlar Kenti kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Canavarlar Kenti PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Isabel Allende Kimdir?
Isabel Allende, 1942 yılında Peru'nun başkenti Lima'da doğdu. Ancak birkaç yıl sonra ailesi Şili'ye göç etti. Isabel Allende, amcası, Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'nin 1973'te öldürülmesinden iki yıl sonra kocası ve çocuklarıyla birlikte Venezuella'ya sığınmak zorunda kaldı. 17 yaşında gazeteciliğe başlayan Allende, bir süre sonra San Francisco'ya yerleşti, ABD'nin önde gelen üniversitelerinde edebiyat dersleri verdi. 1982'de yayınlanan ilk romanı Ruhlar Evi'ni, 1984'te Aşktan ve Gölgeden, 1985'te Eva Luna adlı romanları, 1989'da Eva Luna Anlatıyor adlı öykü kitabı izledi. Sonsuz Düzen adlı romanı 1991'de, Paula 1994'te, Kaderin Kızı 1999'da, Sararmış Bir Fotoğraf 2000'de, Yüreğimdeki Ülkem 2003'te yayınlandı. Allende 2002-2004 yılları arasında Canavarlar Kenti, Altın Ejder Kenti ve Pigmeler Ormanı adlı romanlardan oluşan gençlik üçlemesini kaleme aldı. Türkiye'de tüm yapıtları Can Yayınları arasında yer alan Allende, hemen tüm öykü ve romanlarında gerçekçi bir anlatım ve siyasal bir yaklaşım ile büyülü gerçekçiliğin gerçeküstücü geleneğini ustaca kaynaştırdı.
--reklam--
Isabel Allende Kitapları - Eserleri
- Ruhlar Evi
- Aşktan ve Gölgeden
- Japon Sevgili
- Zorro
- Kış Ortasında
- Kaderin Kızı
- Eva Luna
- Paula
- Sararmış Bir Fotoğraf
- Canavarlar Kenti
- Yüreğimdeki Ülkem
- Maya'nın Günlüğü
- Pigmeler Ormanı
- Eva Luna Anlatıyor
- Denizin Altındaki Ada
- Canım Sevgilim Inés
- Altın Ejder Krallığı
- Günlerin Getirdiği
- Cinayet Oyunu
- Aphrodite
- Tüm Unutulmuşlar Adına
- Sonsuz Düzen
- Porselen Peri
- Eva Luna
- Denizin Uzun Taçyaprağı
--reklam--
Isabel Allende Alıntıları - Sözleri
- “Tüm duyumlar gibi ağrı da ruhun içine girmeye yarayan bir kapıdır,” demişti ona. “Ne hissettiğini ve neyi hissetmek istemediğini sor kendine. Dikkatini bedenine ver. Buna odaklanırsan, ağrının değiştiğini ve içinde bir şeyin açıldığını göreceksin ama aklının sana rahat vermeyeceği konusunda uyarmalıyım seni, düşüncelerle, hayallerle, anılarla senin dikkatini dağıtmaya çalışacaktır; çünkü o nevrozun içerisinde kendi rahatı yerindedir ...” (Cinayet Oyunu)
- Savaş gerçekleşmesi mümkün bir geleceği tasarlamakdan kurtarmıştı onu. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
- Kader değişebilir,ama karmayı arındırabilmek için bütün hayatı değiştirmek gerekiyor,hatta belki bu bile yetmiyor. (Günlerin Getirdiği)
- İnsanın aklında kalan ve hiç unutulmayan şey şiirdir. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
- ... otorite karşısında yerlerde sürünen ama eline birazcık fırsat geçti mi acımasızlıkta üstüne olmayan ödleklerden biriymiş. (Cinayet Oyunu)
- "Kadın o sevimsiz ve kuru sözcükleri ayırdı,o pek çiçekli olanları da seçip attı, çok kullanılmaktan eskiyenlerden de kaçındı, o olası olmayan vaatler sunanları ,gerçeklik taşımayıp, karmaşık olanları bir kenara itti, sonunda erkeklerin düşüncelerine kesinlikle dokunacak ,kadınların heveslerini uyacak sözcükler kullandı " (Eva Luna Anlatıyor)
- "İnsanlar ancak unutulduklarında ölürler. Beni hatırlayabildiğin sürece hep seninle olacağım." (Eva Luna)
- "Göğe doğru tükürme, suratına geri gelir " (Japon Sevgili)
- "Aşk insanların aklını bulandırmak ister .. ama önüne geçilmez değildir ." (Zorro)
- “Göğe doğru tükürme, suratına geri gelir” (Japon Sevgili)
- "Hüzün..." Terapistin söylediği gibi Willie'nin de benim de hayatımızda hüzün vardı, ama bu, insanı felce uğratan bir duygu değil, gerçekleri renklendiren kayıpların ve zorlukların bilinciydi. (Günlerin Getirdiği)
- Öyküler çeşit çeşittir. Kimi daha anlatılırken doğar, onların malzemesi dildir; birisi onu sözcüklere dökmeden önce bu sadece yaşanmış bir heyecandır, zihnin bir kaprisidir, bir görüntüdür ya da dokunulmazlığı olan bir anıdır. Kimileri ise, anlamını yitireceği korkusunu taşımadan sonsuza dek yinelenebilecek türden, elmalar gibi bütünlük taşıyan öykülerdir. Gerçek dünyadan alınıp sonra üzerinde hayal gücüyle çalışılanı da vardır, bir anlık bir esinle doğan ve anlatıldıktan sonra gerçeklik kazananı da. Ve gizli öyküler vardır, hani belleğin karanlık köşelerinde saklı kalmış olanlar, bunlar canlı organizmalar gibi kökler, antenter salarlar, şişler, yumrular üretirler, asalaklarla kaplanırlar ve zamanla biter karabasana dönüşürler. Kimi zaman şeytanları kovmak için bunları masal gibi anlatmak gerekir. (Eva Luna Anlatıyor)
- Eskiden iki-üç kişi bir araya geldi mi en önemli konu politikaydı; bir odanın içinde iki Şilili varsa, mutlaka üç tane de siyasi parti olurdu. (Yüreğimdeki Ülkem)
- Buralarda gölgeler güneş batmadan çok önceden inmeye başlar, manzara ıssız, hoş bir hal alır, yankı onların düşüncelerini devleşmiş biçimiyle uzak bir kartalın çığlığı olarak yansıtırdı. (Aşktan ve Gölgeden)
- "Çok bilen kişinin insanlığa karşı daha çok görevleri vardır." (Kaderin Kızı)
- Tanrı nin gözünde eşit değildik, çünkü sosyal sınıfları ve insanlar arasındaki farklılıkları bizzat O yaratmıştı. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
- Kimi zaman acıyı engelleyemeyiz, ama kendi tepkimizi denetleyebiliriz. (Günlerin Getirdiği)
- Onursuz bir hayat yaşanmaya değmez. (Maya'nın Günlüğü)
- Bizde bir erkek, içinde yemek yediği tabağı yıkadı mı karısına ya da annesine 'yardım etmekte olduğunu' sanır ve bu yüzden takdir edilmeyi bekler. (Yüreğimdeki Ülkem)
- Bilge kişi alçakgönüllüdür , çünkü ne kadar az şey bildiğini bilir, (Sararmış Bir Fotoğraf)
Yorumlar
0 yorum