Kitap Künyesi

Yazar: Hulusi Üstün

Yayın Evi: Semerkand Yayıncılık

İSBN: 9789758466399

Sayfa Sayısı: 224

--reklam--

Canlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

lk gençlik çağını yaşayan bir gencin, hayat ve inanç konuları karşısında düştüğü ikilemi, sevgiden yana tercih yaparak aşmasını anlatan samimiyetle kaleme alınmış bir günlük...

--reklam--

Canlar Alıntıları - Sözleri

  • "Dünyada mum ateşine dayanamıyacak kadar aciz olan ben, işlediğim günaha karşılık ahirette cehennem ateşine nasıl dayanırım."
  • Her şey bir rüya gibi belli belirsiz, ömür de öyle. Zaman... Adı olup da kendi olmayan muamma.
  • Bir kez daha hayat denilen bu çetin imtihandan yüzü ak olarak, çıkmak için dua ettim. İnsanların tümüne bir gözle bakmak, yüreklere sevgi tohumları atmak, girdiğim her yere güzellikler getirmek için... Her şeye rağmen hayatı yaşamaya değer kılan bir şeyler var.
  • Su aşağı akar, kar üşütür, güneş yakar, sonsuzluğa talip olan sıkıntı çeker.
  • "Ömür bir gündür, o da bu gündür" der aşık.
  • Ahirete inanmayanlar ölüme ağlasın. Çünkü onların ayrılığı ebedi. Onların sevdiklerine kavuşacakları vuslat günü yok.
  • Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için hayattakiler birbirini yiyor.
  • Mutluluk, gözün baktığını kalbin aydınlatmasıymış.
  • Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için hayattakiler birbirini yiyorlar.
  • "Mutluluk,gözün baktığını kalbin aydınlatmasıymış."
  • Gençsin çok gençsin. Allah sanada ibadet edip yaşamaktan zevk almayı öğretecektir. Allah insanlara yeter.
  • Bu ona ulaşan Bir yol. Öyle sınırsız bir denizki sen istifade edersin bu rahmetten, seni seven istifade eder ve onları sevenlerde istifade eder. Bağlayıcı tek şey aşk. Allahın rahmetine sınır yok.
  • Artık basit geliyor, bir zamanlar beni mutlu eden birçok şey. "Mutluluk, gözün baktığını kalbin aydınlatmasıymış" Bu gerçeği çok acı bir şekilde öğrendim.
  • Zaman korkutucu bir hızla geçiyor. Ne güzel tanımlamış Rasulullah; "Dünya hayatı çölde yolculuk eden bedevinin bir hurma ağacının gölgesinde aldığı bir anlık soluk gibidir." Bu bir anlık soluklan ibaret hayata ne sığdırabilirim ki?
  • Hepsi yokluk... Hepsi trende seyahat eden yolcunun kompartımanda gördüğü ufukta kaybolan bir anlık görüntüden ibaret. Bir gün tren son istasyona gelecek.

--reklam--

Canlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

bir yara… Güzel bir yara…: Ve sevgili kerem.. Senin hikayende; kitapların karakterini ve dünyasına girmeyi öğrendim. Değerli yazar Hulusi beyi tebrik eder başarılarının devamını dilerim. > Kendine ait bir yolculuk bu. (Rosa)

--reklam--

Canlar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hulusi Üstün - Canlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Canlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hulusi Üstün Kimdir?

Hulusi ÜstünHulusi Üstün Baba soyu 1840’lı yıllarda Kuzey Kafkasya’dan İstanbul’a yerleşmiş Dedebey adlı bir Kabardey ailesinden. Anne ve babaannesi Tokat’a yerleşmiş Kafkasyalılardan. Tekel müdürü olan babanın ve ev hanımı olan annenin üç çocuğundan en küçüğü olarak 07.09.1974 tarihinde dünyaya geldi. Silivri lisesini 1991’de bitirdi ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı.

Uzun ve yorucu hukuk eğitiminin ilk yıllarında yazıları yayınlandı. 1994 Ömer Seyfettin Öykü Yarışmasında bir öyküsünün dereceye girmesinin verdiği şevkle yazı ağırlıklı bir çalışma süreci başladı. müteakip yıllarda Türk Edebiyatı Vakfı,Gönen Belediyesi, Eminönü Belediyesi ve Gençlik Kitabevinin düzenlediği yarışmalarda çeşitli ödüller aldı.

2000 yılı içerisinde on iki sayı süren ‘Çıkın’ adlı edebiyat seçkisi çıkardı. Öyküleri ve makaleleri Türk Edebiyatı, Ferzan, Çıkın gibi dergilerde ve Kafkas Vakfı bülteninde yayınlandı. 101.2 radyo onbeş'te Kıraathane adlı Kültür sanat programını hazırlayıp sunmuştur. Silivri Kuzey Kafkasyalılar Yardımlaşma Derneği kurucu yönetim kurulu üyeliğinde bulundu. Trakya Ekspres gazetesinde haftalık köşe yazıları yazdı. Kafkas.org.tr adlı haber sitesinde filoloji ve kültür konulu makaleleri, Elbruz.net edebiyat sitesinde aylık öyküleri yayınlandı. Halen Değişim Gazetesi ve Silivrimiz.com da yazıları yayınlanmaktadır.

--reklam--

Hulusi Üstün Kitapları - Eserleri

  • Canlar
  • Kırk Diyardan Masallar
  • Turna Fırtınası
  • Gurbetten Çerkes Hikayeleri
  • Burası Çeçen Komitesi
  • Halepli Adil
  • Son Özgürlük Savaşı Çeçenya
  • Göğerçin
  • Yüz Elli Yıl Böyle Geçti
  • Kanatlı Süvarinin Hatıraları
  • Türkü Öyküleri
  • Geçmişten Günümüze Silivri

--reklam--

Hulusi Üstün Alıntıları - Sözleri

  • Biz balık sanırdık kurbağa larvalarını, zaman geçip kuyrukları yok olduğunda, kurbağaya dönüştüklerini görüp şaşırırdık. ... İnsanın değişikliği larvaların evrilişine benzemiyordu demek. Görüntü aynı kalsa da gönül evriliyordu. (Turna Fırtınası)
  • Artık basit geliyor, bir zamanlar beni mutlu eden birçok şey. "Mutluluk, gözün baktığını kalbin aydınlatmasıymış" Bu gerçeği çok acı bir şekilde öğrendim. (Canlar)
  • "Dünyada mum ateşine dayanamıyacak kadar aciz olan ben, işlediğim günaha karşılık ahirette cehennem ateşine nasıl dayanırım." (Canlar)
  • Kargaların üç yüz yıl yaşadığını söylerdi babaannem. Yaşadıkça kararırlarmış ve insanlara onlardan önce yeryüzünü şenlendiren atalarının akibetini haykırırlarmış. "Hepsi toprağa gark oldu... Gark oldu... Gark oldu..." (Gurbetten Çerkes Hikayeleri)
  • Bir varmış bir yokmuş. Bizden önce dedelerimiz, onlardan önce eskiler, onlardan önce dağlar varmış... (Kırk Diyardan Masallar)
  • "Yaşamak için ne kısa vakti var insanoğlunun. Oysa bu kısa vakti ne kahredici şekilde geçiriyoruz. Dilleri yasaklayan da insan, unutmamak için direnen de, şarkıları yasaklayan da insan, gönlünden taşanları türkü yapan da." (Türkü Öyküleri)
  • “Her halk istediği ölçüde bağımsız olacaktır.” Boris Yeltsin (Son Özgürlük Savaşı Çeçenya)
  • Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için hayattakiler birbirini yiyor. (Canlar)
  • Her yerde yabancı hissediyorum kendimi. (Turna Fırtınası)
  • Durun, ölüm var. Size sizden yakın ölüm var. Hani içilen sebiller dolusu şarabın tadı, hani dün elini tuttuğunuz dilberler. İşte musalla taşı ve suskun mezar taşları. Yerin üstündeki hiçbir şey mezar taşları ve musalla kadar sahici değil. Kabirdekiler de sizin kadar kan ve candı. Yediler ve içtiler. Ama ölüm var, dostları deli eden ölüm var. Bırakın yaşlı bir fahişeden başka bir şey olmayan dünyayı. Bizim gibi nicesini aldattı o da unuttu toprağa 'GARK' olunca. (Gurbetten Çerkes Hikayeleri)
  • Adama da kumaşa da bakarken ona verilen emeği gör evlat. Her insan bir kadının bulut bulut gözyaşıdır. Canından akan süttür. Çer çöp yakıp kaynattığı aştır. Nice gece uykusuz kalmış gözlerin önünde büyümüştür. İnsana hürmet, onu var eden emeğe hürmettir. (Göğerçin)
  • Yeni kederlerle burkulacaktı insanların yüreği. (Turna Fırtınası)
  • Toprak yağmur kokuyor olmalı. Asırlardır üzerine aralıksız dökülen kanı emer, kan kokmaz da bir küçük çisilti toprağı yağmur kokutmaya yeter. (Gurbetten Çerkes Hikayeleri)
  • Tanrı kul yaratır da derdine derman yaratmaz mı? (Göğerçin)
  • Bir kez daha hayat denilen bu çetin imtihandan yüzü ak olarak, çıkmak için dua ettim. İnsanların tümüne bir gözle bakmak, yüreklere sevgi tohumları atmak, girdiğim her yere güzellikler getirmek için... Her şeye rağmen hayatı yaşamaya değer kılan bir şeyler var. (Canlar)
  • Kumaşın cevherine değer katan emektir Sadi Efendi. Âdemoğlu da emekle incelip değerlenir. Bir koyunun sırtındaki kirli yapağı emek verilirse sultan sırtına esvap olur, dilber belinde kuşak olur, ulema başında sarık olur. İnsana emek verilirse yeryüzüne sultan olur. Sahraları yeşertir, vahşi hayvanları eğitir, kayayı sütun yapar, dağların üzerinden yol geçirir. Tatlı dili ile gönüllere şifa olur. Sanat ondan zuhur eder, zanaat ondan sadır olur. Âleme mana katmayan adamın hayatı yok hükmündedir. (Göğerçin)
  • Çocuklar yaşamalı. Onların yaşamadı tek tesellileri olacaktı. (Son Özgürlük Savaşı Çeçenya)
  • Bir acayip talihim var her işim bozgun düşer, bülbül için tuzak kursam içine kuzgun düşer. (Göğerçin)
  • Arsızlar, hırsızlar, işsizler, eli kanlı adamlar...Memlekette birbirine düşman olan adamlar... Sınırlar açıldı ve herkes buraya geldi. Suriye'nin ataletini, cehaletini buraya taşıdılar. Ben onları görmek istemiyorum. Ben Suriye'yi unutmak istiyorum ya ibn ammi! Bir daha savaş görmek istemiyorum. Bu toprakların mümkün olduğunca uzağına, çok uzağına gitmek istiyorum. kitapsuuru (Halepli Adil)
  • Galiba insanoğlunun mayası değişti. İnsanlar birbirine ihtiyaç duymuyor sanki. Eskiden manevi bir ihtiyaçtı bu. Eşle dostla birlikte olmak, sohbet etmek, ziyaretleşmek... (Turna Fırtınası)