Kitap Künyesi

Yazar: Dominique Baudis

Çevirmen: F. Gönül Akgerman

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750714436

Sayfa Sayısı: 224

--reklam--

Cebelitarık Aşıkları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Arkamızda deniz, önümüzde düşman! Ya zafere ya cennete!"

... diye haykırır ordusuna, efsanevi Arap komutan Tarık Bin Ziyad, Hispania'ya çıkıp gemilerini yaktıktan sonra. Ancak tarihin bu en büyük zaferlerinden birinin, bambaşka bir öyküsü daha vardır.

VIII. yüzyıl... Kadim Doğu Roma, Arap tehlikesiyle karşı karşıya. Emevi Halifesi El Velid, en büyük rüyası Konstantinopolis'i ele geçirmek için iki büyük komutanını, Emir Musa ve Tarık Bin Ziyad'ı görevlendirmiş. Ancak iki büyük askerin başka hayalleri de var. İktidar düşkünü Musa, İspanya'yı fethetme ve "Hz. Süleyman'ın Masası"nı ele geçirme rüyaları görüyor. Tarihin en ünlü komutanlarından Tarık Bin Ziyad da İspanya'yı fethetmek için yanıp tutuşuyor, ama askerî hırsları ve İslam'ı yayma arzusu kadar, Septe Prensesi Florinda'ya olan aşkının da etkisiyle. O Florinda ki, Arapların baş belası Carvaların kraliçesi Kâhine'nin kızıdır. Kimilerine göre annesi gibi şehvetli bir cadı, kimilerine göre ülkesi için kendini feda eden bir azize, kimilerine göreyse iflah olmaz bir âşıktır...

Akdeniz'in kaderi, bu iki büyük komutan arasındaki çekişmenin sonucuna bağlı olacaktır.

Cebelitarık Âşıkları, çılgın imparatorları, gözünü kocaman kıtalara dikmiş komutanları, dünya haritasını yeniden çizen savaşları, entrikaları ve iki insan arasındaki, tarihe yön vermiş şehvet dolu aşkı anlatıyor.

--reklam--

Cebelitarık Aşıkları Alıntıları - Sözleri

  • Kurucusu Konstantinos, ordunun üzerinde otorite sağlaması, halkın itaat etmesi ve Kilise'nin saygı göstermesi için, imparatorun görünüşünün güzel olması gerektiğini ilan etmişti. İmparator etkileyici olmalıdır, diye yasa koymuştu. Atletik vücudu ve heykel gibi yüzüyle Konstantinos, kendisinden sonra geleceklere örnek teşkil ediyordu. Elbette ki, ondan sonraki yirmi yedi imparatorun hepsinin - uzaktan yakından- tam olarak bu kurala uyduğu söylenemezdi. Pek çok çirkin, biçimsiz, kaba saba, tek gözü kör adam tahtta oturmuştu... Ama rinokapia konusundaki kural hala geçerliydi. Burnu koparılmış bir adamın hükümdar olamayacağı kabul edilmişti.
  • Konstantinos, ordunun üzerinde otorite sağlaması, halkın itaat etmesi ve kilisenin saygı göstermesi için imparatorun görünüşünün güzel olması gerektiğini ilan etmişti.
  • ..En güçlü mancınıkların bile Konstantinapolis’i almaya yetmeyeceğini herkes biliyor. 375 yıldır hiçbir düşman, kale duvarlarını ne karadan aşabildi ne de denizden.
  • Şiiler ve Sünniler arasında savaş bitmiyor...Bu bölünmenin derinliğini anlayabilmek için, İsa’nın torunları olduğunu, onların da Aziz Petrus tarafından kurulan Kiliseye karşı hak iddia ettiklerini tasavvur etmek yeter.
  • Arapların Konstantinopolis'i bu denli arzu etmelerinin nedeni açgözlülükten çok, Hıristiyan dünyasının başkentini Müslüman başkentine dönüştürmekti.
  • ....Şam'da El-Velid'in mimarları, katedral yapılarını kullanıyorlar. Bu bir dönüşüm uygulaması. Kayrevan ise başlı başına İslam için yaratılmış, yepyeni bir yer. Sizin caminiz hiçbir zaman putlar barındırmamış olacak.
  • ...Ordum Afrika'dan Hispanya'ya nakledildikten sonra, geri çekilme ihtimalini yok etmek için İulianos'un gemilerini yaktım ve adamlarıma şunu söyledim: ''Arkamızda deniz, önümüzde düşman! Ya zafere, ya Cennet'e, ileri!''
  • Rüyamda Peygamber'i gördüm. Bana elini uzatıp şöyle diyordu: "İlerle Tarık, kaderinde yazılanı yerine getir!" Hispania'yi fethetmemi, orada yaşayanlara islamiyet'i kabul ettirmemi ve Toledo'ya giderek Hz. Süleyman'ın Masası'nı alıp Kudüs'e götürmemi söylüyordu. Şunları da söyledi: "Karaya çıkacağın yerde çok büyük bir kaya var. Putperestlerin ona verdikleri adı yok say İslam'ın o zafer gününün anısına, bundan böyle tüm inananlar onu Tarık'ın Dağı (Cebel-i Tarık) olarak anacaklar."
  • Ordum Afrika'dan Hispania'ya nakledildikten sonra, geri çekilme ihtimalini yok etmek için lulianos'un gemilerini yaktım ve adamlarıma şunu söyledim: "Arkamızda deniz. Önümüzde düşman! Ya zafere, ya Cennet'e, ileri!" (Tarık bin Ziyad )
  • "Nasıl oluyor da, bu kadar ihtişamlı bir kentte, böylesine akılsız bir halk yaşıyor?"
  • "Yaşayan erkek çocuğu olmayan Muhammed'in (s.a.s) öldüğü günden beri Şiiler ve Sünniler arasında savaş bitmiyor."
  • "Savaş hiç bitmedi, keşiş efendi. Yer değiştiriyor."

--reklam--

Cebelitarık Aşıkları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Benim gibi bir Endülüs aşığıysanız çok beğeneceğiniz bir kitap. Hem bir aşk romanı okumak, hem de yer yer tarihi bilgiler almak mümkün. En azından olayların genel akışı tarihle birebir uyuyor. Her olay yaşanmış diye düşünmemek lazım. Sonuçta roman okuyoruz. Dominique Baudis fena bir iş çıkartmamış. Cebelitarık'a adını veren Tarık Bin Ziyad'ın merkeze yerleştirildiği bu kitap şans verilmeyi hak ediyor. (Burak Kuşcu)

Kitabı birkaç sene evvel bir yaz tatilinde indirim sırasında almış ve sonrasında yazlıkta bırakmıştım. Gittim geldim ama bir türlü elime alıp okuyamadım. Baktım ki kitap yazlıkta bıraktığım sürece okunmayacak, en sonunda okuyayım aradan çıksın dedim. Kitap için siteye bir inceleme de yazayım, merak eden çıkarsa bir fikir verir diye düşündüm. Kitap ilginç bir şekilde başlıyor, akıcı bir şekilde devam ediyor, ta ki bir yere kadar. Sonra sanki ilerlemiyor kitap, biraz da karışıyor. Özellikle ara verip okuyunca kim kimdi, ne olmuştu en son diye düşündürüyor. Bu kitabı okumasam da olurmuş gibi düşünürken sonlara yaklaştıkça bu düşünceden vazgeçtim. Çünkü kitabın gerçeklerden uzak bir anlatımı olduğunu düşünmüştüm ki öyle değilmiş. Roman olması dolayısıyla yazar elbette birtakım değişiklikler yapmıştır, ama biraz bakındığım kadarıyla genel kurgu doğruymuş. Bu sayede hiç bilmediğim bir konu hakkında bilgi edinmiş oldum. Yeri gelmişken söyleyeyim kitaptan sıkılmamın bir sebebi ve hatta en büyük sebebi kitapta anlatılan döneme ve tarihin o kısmına dair hiç bilgi sahibi olmamamdı. Şimdi öğrenmiş oldum ve ilginç bir hikayeymiş. Tarihin hiç bilmediğim bir dönemine ait şeyler öğrendiğim için memnunum. Mesela Cebelitarık’ın isminin nereden geldiğini bilmiyordum ya da Berberiler kimlerdir hiçbir fikrim yoktu. Yeni şeyler öğrenmiş oldum ve tarihin hiç duymadığım bir kısmı hakkında da bilgi edindim. İyi okumalar dilerim. (Merve)

Yazar tarih ve coğrafyayı 7. Yüzyıl sonları Bizans tarihini gizlenmiş ve tekellendirilen, kazananın tarihinden uzak bir biçimde okuyucuya aşk hikayesiyle anlatıyor. Yazar gerçekten de La figaro gazetesindeki konumunun hakkını vermiş. Müthiş (D'artanyan)

--reklam--

Cebelitarık Aşıkları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Dominique Baudis - Cebelitarık Aşıkları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Cebelitarık Aşıkları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Dominique Baudis Kimdir?

1947 yılında Paris’te doğdu. Gazeteci, yazar ve politikacı. Üniversitede siyasi bilimler dalında eğitim aldı. Mesleki kariyerine, 1971 yılında gittiği Lübnan’da, Beyrut Radyo ve Televizyonu’nda çalışmaya başladı. 1983 yılında Toulouse belediye başkanı seçilinceye kadar, çeşitli basın kuruluşlarında gazetecilik ve haber sunuculuğu yaptı. Avrupa Parlamentosu’nda milletvekilliği yaptı, Fransa’da çeşitli siyasi görevlerde bulundu. 2000 yılında gazeteciliğe geri döndü, kısa bir süreliğine Le Figaro gazetesinin yayın yönetmenliği görevini üstlendi. 2007-2011 yılları arasında Arap Dünyası Enstitüsü’nün başkanlığını yürüttü. 2010 yılında kaleme aldığı Cebelitarık Aşıkları isimli romanıyla, saygın bir edebiyat ödülü olan Prix Méditerranée’ye (Akdeniz ödülü) layık görüldü.

--reklam--

Dominique Baudis Kitapları - Eserleri

  • Cebelitarık Aşıkları

--reklam--

Dominique Baudis Alıntıları - Sözleri

  • Kurucusu Konstantinos, ordunun üzerinde otorite sağlaması, halkın itaat etmesi ve Kilise'nin saygı göstermesi için, imparatorun görünüşünün güzel olması gerektiğini ilan etmişti. İmparator etkileyici olmalıdır, diye yasa koymuştu. Atletik vücudu ve heykel gibi yüzüyle Konstantinos, kendisinden sonra geleceklere örnek teşkil ediyordu. Elbette ki, ondan sonraki yirmi yedi imparatorun hepsinin - uzaktan yakından- tam olarak bu kurala uyduğu söylenemezdi. Pek çok çirkin, biçimsiz, kaba saba, tek gözü kör adam tahtta oturmuştu... Ama rinokapia konusundaki kural hala geçerliydi. Burnu koparılmış bir adamın hükümdar olamayacağı kabul edilmişti. (Cebelitarık Aşıkları)
  • ..En güçlü mancınıkların bile Konstantinapolis’i almaya yetmeyeceğini herkes biliyor. 375 yıldır hiçbir düşman, kale duvarlarını ne karadan aşabildi ne de denizden. (Cebelitarık Aşıkları)
  • ....Şam'da El-Velid'in mimarları, katedral yapılarını kullanıyorlar. Bu bir dönüşüm uygulaması. Kayrevan ise başlı başına İslam için yaratılmış, yepyeni bir yer. Sizin caminiz hiçbir zaman putlar barındırmamış olacak. (Cebelitarık Aşıkları)
  • "Yaşayan erkek çocuğu olmayan Muhammed'in (s.a.s) öldüğü günden beri Şiiler ve Sünniler arasında savaş bitmiyor." (Cebelitarık Aşıkları)
  • "Savaş hiç bitmedi, keşiş efendi. Yer değiştiriyor." (Cebelitarık Aşıkları)
  • Şiiler ve Sünniler arasında savaş bitmiyor...Bu bölünmenin derinliğini anlayabilmek için, İsa’nın torunları olduğunu, onların da Aziz Petrus tarafından kurulan Kiliseye karşı hak iddia ettiklerini tasavvur etmek yeter. (Cebelitarık Aşıkları)
  • Ordum Afrika'dan Hispania'ya nakledildikten sonra, geri çekilme ihtimalini yok etmek için lulianos'un gemilerini yaktım ve adamlarıma şunu söyledim: "Arkamızda deniz. Önümüzde düşman! Ya zafere, ya Cennet'e, ileri!" (Tarık bin Ziyad ) (Cebelitarık Aşıkları)
  • Rüyamda Peygamber'i gördüm. Bana elini uzatıp şöyle diyordu: "İlerle Tarık, kaderinde yazılanı yerine getir!" Hispania'yi fethetmemi, orada yaşayanlara islamiyet'i kabul ettirmemi ve Toledo'ya giderek Hz. Süleyman'ın Masası'nı alıp Kudüs'e götürmemi söylüyordu. Şunları da söyledi: "Karaya çıkacağın yerde çok büyük bir kaya var. Putperestlerin ona verdikleri adı yok say İslam'ın o zafer gününün anısına, bundan böyle tüm inananlar onu Tarık'ın Dağı (Cebel-i Tarık) olarak anacaklar." (Cebelitarık Aşıkları)
  • Konstantinos, ordunun üzerinde otorite sağlaması, halkın itaat etmesi ve kilisenin saygı göstermesi için imparatorun görünüşünün güzel olması gerektiğini ilan etmişti. (Cebelitarık Aşıkları)
  • Arapların Konstantinopolis'i bu denli arzu etmelerinin nedeni açgözlülükten çok, Hıristiyan dünyasının başkentini Müslüman başkentine dönüştürmekti. (Cebelitarık Aşıkları)
  • "Nasıl oluyor da, bu kadar ihtişamlı bir kentte, böylesine akılsız bir halk yaşıyor?" (Cebelitarık Aşıkları)
  • ...Ordum Afrika'dan Hispanya'ya nakledildikten sonra, geri çekilme ihtimalini yok etmek için İulianos'un gemilerini yaktım ve adamlarıma şunu söyledim: ''Arkamızda deniz, önümüzde düşman! Ya zafere, ya Cennet'e, ileri!'' (Cebelitarık Aşıkları)