Kitap Künyesi
Yazar: Adem Özköse
Yayın Evi: Pınar Yayınları
İSBN: 9789753522984
Sayfa Sayısı: 191
Cennete Otostop Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hepsinin birbirinden farklı, birbirinden ilginç hikâyesi vardı. Kimisi papazken, kimisi ünlü bir müzisyenken, kimisi bir misyonerken, kimisi de uyuşturucu kaçakçısıyken İslamla tanışmış ve kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardı. Bu röportajlar esnasında mühtedilerin gözyaşlarına, sevinçlerine ve heyecanlarına da şahitlik ettim. Onlardan yaşadıkları zorlukları, hayal kırıklıklarını, geleceğe dair umutlarını dinledim. İtiraf etmeliyim ki, mühtedilerle yüz yüze röportajlar yaparken dinlediklerimden ben de çok etkilendim. Bazı hikâyeler günlerce aklımdan çıkmadı; yolda yürürken, kitap okurken veya başımı yastığa koyduğumda, sonradan Müslüman olan bu insanların anlattıklarını, başlarına gelenleri hatırlıyordum. Hepsi gerçek ve yaşanmış olan hidayet öykülerini dinleyip de etkilenmemek elde değildi. Sizin de hidayet öykülerini okurken birçok farklı duyguyu bir arada yaşayacağınızı; kimi zaman şaşıracağınızı, kimi zaman mutlu olacağınızı, kimi zaman da gözyaşlarınıza engel olamayacağınızı tahmin ediyorum.
Cennete Otostop Alıntıları - Sözleri
- Niçin Müziği bıraktın Müslüman olduktan sonra? İslam'ın müziği yasakladığını mı düşünüyorsun? Alman Julia Jawairiyah(Hanımefendi): Müslüman olmadan önce müziği ruhum için bir ihtiyaç olarak görüyordum. İçimdeki mutsuzluktan, karışıklıklardan müzik sayesinde kurtulmaya çalışıyordum. Fakat şu an çok huzurlu ve mutluyum. Müziğe artık ihtiyacım yok. Ruhuma en çok huzur veren şey ise Kur'an okumak ve dinlemek.
- Kuran insanın yaşam sürmesi için ihtiyaç duyduğu her alana birtakım kurallar koyuyor ve insanı yeni bir hayatla tanıştırıyor.Ayrıca düşünen her insanın Kuranı okuyup da iman etmemesi imkansız.
- İslam'a girdikten sonra Müslümanlara dair hiç hayal kırıklıklarınız oldu mu? - Evet, hem de çok. Önceleri, Müslümanların hepsinin kapitalizmin sunduğu hayat tarzına karşı çıktıklarını düşünüyordum. Fakat Müslüman olduktan sonra tanıştığım Müslümanların bazılarının yaşamları beni şaşırttı. Bir Müslüman hem İslam'a inanip hem de nasıl bu kadar lüks yaşayabilir? Bunu aklim bir türlü almıyor. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v) hayatı boyunca hiç lüks yaşamadı. İsa Mesih de aynı şekilde lüks yaşayanların sonlarının iyi olmayacağı ni söylüyor. İkinci hayal kırıklığım ise Müslümanların Kur'an'ı çok az okumaları oldu. Bu da beni oldukça şaşırtıyor. Çünkü Allah bize sürekli olarak Kur'an okumamızı, ancak Kur'an okuyarak doğru yola ulaşabileceğimizi haber veriyor.
- Avrupa'da yaşayan insanlar İslam'ı bilmiyor. Yahudiler, medyayı kullanarak Avrupalılara İslam'ı yanlış anlatıyor. Müslümanlar olarak İslam'ı en iyi şekilde öğrenmeliyiz ve davet çalışmalarına önem verip, İslam'ın gerçek mesajını insanlara ulaştırmalıyız.
- Kuran insanın yaşam sürmesi için ihtiyaç duyduğu her alana birtakım kurallar koyuyor ve insanı yeni bir hayatla tanıştırıyor.Ayrıca düşünen her insanın Kuranı okuyup da iman etmemesi imkansız.
- Modern hayatın bizden aldığı her türlü insani değer ormanda dipdiri yaşıyordu.
- -Sen Türksün, ben Brezilyalıyım. Fakat İslam bizi kardeş kılıyor ve aramızda büyük bir dayanışma ruhu oluşturuyor. İşte bu duyguyu çok seviyorum.
- Muhabir: Müslüman olduktan kısa bir süre sonra da örtündünüz. İngiliz Gazeteci Yuonne Ridley: - Evet. Allah Müslüman kadınlara örtünmelerini emrediyor. Ancak Allah'ın isteklerini yerine getirerek ebedi alemde mutlu olabiliriz. Ayrıca, başörtüsú Müslüman kadının en güzel nişanesidir. Örtünme öyle alıştım ki sanırım artık hiçbir güç beni ondan ayıramaz. Müslüman olduktan sonra beni en çok heyecanlandıran manzara, hac vazifemi yerine getinirken Kabe'de bir arada gördügüm binlerce başörtülü mümine kadındı.Kendimi bir anda büyük bir melek ordusunun içindeymiş gibi hissettim. Kendi kendime, ' İşte bunlar benim iman kardeşlerim. Müslüman olduğum için milyonlarca kardeşe sahibim.' dedim
- İslam'dan utanıyormuş gibi davranıyorlar. Oysa bizler Müslüman olduğumuz için büyük bir özgüvene sahip olmalıyız. 
- Hayatımda ilk ezan sesini Nil Nehri'nin kenarında gezinirken duydum. Ezan okunurken neler söylendiğini anlamıyordum; fakat ezan sesi tıpkı üniversitedeki dinler tarihi hocamızi etkilediği gibi beni de çok etkiledi. O an içimden Allah'a secde etmek geldi ve bir camiye giderek dakikalarca Allah'a secde ettim.
- İslam'a girdikten sonra Müslümanlara dair hiç hayal kırıklıklarınız oldu mu? - Evet, hem de çok. Önceleri, Müslümanların hepsinin kapitalizmin sunduğu hayat tarzına karşı çıktıklarını düşünüyordum. Fakat Müslüman olduktan sonra tanıştığım Müslümanların bazılarının yaşamları beni şaşırttı. Bir Müslüman hem İslam'a inanıp hem de nasıl bu kadar lüks yaşayabilir? Bunu aklım bir türlü almıyor. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v) hayatı boyunca hiç lüks yaşamadı. İsa Mesih de aynı şekilde lüks yaşayanların sonlarının iyi olmayacağını söylüyor. İkinci hayal kırıklığım ise Müslümanların Kur'an'ı çok az okumaları oldu. Bu da beni oldukça şaşırtıyor. Çünkü Allah bize sürekli olarak Kur'an okumamızı, ancak Kur'an okuyarak doğru yola ulaşabileceğimizi haber veriyor. Hıristiyan olduğum dönemlerde İncil'in sadece papazlar tarafından anlaşılabileceğini düşünüyordum. Çünkü papazlar bize böyle diyorlardı. Aynı şekilde bazı Müslümanlarda Kur'an'ın yalnız din adamları tarafından anlaşılabileceğini söyleyerek Kur'an'dan uzak duruyorlar. Ben bu anlayışın Müslümanlara Hıristiyanlardan geçtiğini düşünüyorum.
- İngiliz erkekler kadınları sadece bir sex objesi olarak görüyor ve birçok kadın bu bakış açısına karşı çıkıyor. İslâm'ın kadına verdiği değeri öğrendiklerinde bundan etkilenerek Müslüman olmaya karar veriyorlar.
- Bugün İslam ile Müslümanların arasında büyük farklılıklar oluşmuş durumda. İslam'ın ilk zamanlarında İslam ile Müslümanlar arasında hiçbir fark olmadığı için Müslüman tüccarlar ticaret için gittikleri ülkelerdeki insanların İslam'a girmesine vesile oluyorlardı. İnsanlara satacakları malların olumlu yönlerini anlattıkları gibi olumsuz yönlerini de anlatıyorlardı. İnsanlar da Müslümanların bu dürüst hallerinden etkilenerek toplu halde İslam'a giriyordu. O dönemler İslam ile Müslümanlar arasında fark olmadığı için İslam Afrika'ya ve Asya'ya kadar yayıldı. Fakat bugün durum hiç de geçmişteki gibi değil. İslam'ın tekrar dünyaya yayılmasını istiyorsak, her şeyden önce İslam'la aramızda olan farklılıkları kaldırmalıyız.
Cennete Otostop İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İnceleme: Birçok farklı ülkelerden İslam'la buluşmuş, sonradan Müslüman olarak hidayete kavuşmuş kardeşlerimizin hikayelerini okumuş oldum. Geçmişleri ne kadar karanlık olsa da bugününü ve geleceğini Allah'a adamış insanlar, Müslüman olmadan önce İslam dinine ne kadar yabancı ve önyargı ile baktıklarını ifade ediyorlar. Batının ve medyanın yaftasıyla İslam dininin adı lekeniyor. İnsanların beyni yıkanıyor. Müslümanların yaşamlarına, kadınları hor görmelerine, Kur'an'ın yanlış şeyler söylediğine dair çirkin iftiralar atılıyor. Bir şekilde hidayete erecek olan bu kardeşlerimizin İslam ile tanışmasına gördüğü rüyalar, içinde bulundukları boşluk, arayış hali, Kur'an'ın etkileyişi, ibadetler, arkadaşları, tanıdıkları vesile oluyor. İçerisinde etkileyici röportajlar barındırıyor. Kitap sohbet tadında ve merakla okunuyor. Bazı sayfalarda insanların yaşadığı tüyler ürperten mucizelere tanık oluyorsunuz. Diğer dinler ile yapılan kıyaslamalar anlatılıyor. Ve doğru dinin İslam olduğunu anlayıp yola çıkıyorlar. Kıymeti bilinmesi gereken kitap benim için. Bazı mesajlar bizlerin de hayatına ışık tutup kendimizi sorgulatıyor. Keza bazı şeyler Allah'a ulaşmada aracıdır. Kur'an'ın ve böyle güzel kitapların daha çok hayatımızda yer almasını ümit ediyorum. İslam ne güzel bir dindir.. (Rabia)
cennete Bilet: Adem Özköse nin okumuş olduğum ilk eseri olan CENNETE OTOSTOP’ duygulanarak okuduğum bir kitap oldu.. ne muhteşem nasipli insanlar var ya Rabbi. islam ile Müşerref olup islamı yaşayanlar, gayrı müslimlken hidayetleri için ne türlü arayış içine girenler , müslüman olduktan sonra ailesi tarafından terk edilenler vs..Bu kitabı okurken tefekkür ediyorsunuz bol bol ve çokça mevlaya teşekkür “Allahım iyiki beni müslüman anne babadan dünya getirdin diye .. ve Yusuf as. Duası ile bitirmek istiyorum” (teveffeni müslimen ve elhıkni bissalihin) ya rabbi benim canımı ancak müslüman olarak al..amin” … Bu muhterem insanların ibretli hikayelerini okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum … Kitapla kalın sevgiler yazar/adem-ozkose (E.ünal)
Kitabın Yazarı Adem Özköse Kimdir?
Gazeteci, yazar. 1978 yılında Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Gazeteciliğe 2004 yılında Vakit gazetesinde başladı. Başta Irak, Afganistan, Patani, Keşmir, Suriye, Güney Lübnan, Gazze, Arakan, Darfur ve Moro olmak üzere dünyanın birçok savaş ve kriz bölgesinde gazetecilik yaptı.
2007-2011 yılları arasında Suriye’nin başkenti Şam’da dört sene kalarak Gerçek Hayat dergisinin Ortadoğu Temsilciliği’ni yürüttü. Sancaktar dergisini çıkaran kadroda yer aldı. Diriliş Postası’nda günlük yazılar yazdı. Dünyanın dört bir tarafına yaptığı uzun yolculuklar belgesellere dönüştü. Bu belgeseller başta TRT olmak üzere birçok televizyon kanalında gösterildi. Kitapları farklı dillere çevrildi.
ESERLERİ:
Cennete Otostop (2011, 2017), Söz Direnişçilerde (Söyleşiler, 2011), Ümmet Coğrafyası (Gezi, 2017), Seyyah (Gezi, 2014), Rotamız Alem-i İslam (Gezi, 2017), Kaçak Yolcu (Gezi, 2017), Esir & Gerçek Bir Esaret Hikayesi (Roman, 2019)
Adem Özköse Kitapları - Eserleri
- Cennete Otostop
- Kaçak Yolcu
- Esir
- Ümmet Coğrafyası
- Seyyah
- Söz Direnişçilerde
- Rotamız Alem-i İslam
- Sefer
Adem Özköse Alıntıları - Sözleri
- Ey Gazze! Sen bizim özgürlüğümüzsün ve Sen özgür olmadan kendimizi asla özgür hissetmeyeceğiz. (Rotamız Alem-i İslam)
- Hilafet’in sona ermesine rağmen Türkiye’nin İslâm dünyasındaki etkisi hala devam ediyor. ~Morolu bir Müslüman~ (Ümmet Coğrafyası)
- 'Müslüman bir direnişçi savaşırken asla İslâm'ın sınırlarını, ölçülerini çiğnememeli. Çünkü ölçüsüz cihad olmaz.' (Ümmet Coğrafyası)
- Mülteci kamplarındaki çocukların her biri gözüme tıpkı bataklıkta açmış bir çiçek gibi gözüküyor. Kamplardaki şartlar nasıl olursa olsun çocuklar güldükçe sanki kampları bir bahar havası kaplıyor. Bu kamplarda tebessüm etmek özgürlük; tebessümü ve umudu kaybetmekse gerçek esarettir. (Sefer)
- Niçin Müziği bıraktın Müslüman olduktan sonra? İslam'ın müziği yasakladığını mı düşünüyorsun? Alman Julia Jawairiyah(Hanımefendi): Müslüman olmadan önce müziği ruhum için bir ihtiyaç olarak görüyordum. İçimdeki mutsuzluktan, karışıklıklardan müzik sayesinde kurtulmaya çalışıyordum. Fakat şu an çok huzurlu ve mutluyum. Müziğe artık ihtiyacım yok. Ruhuma en çok huzur veren şey ise Kur'an okumak ve dinlemek. (Cennete Otostop)
- Çocuklara işkence edenler, insanları acımasızca öldürenler küçük bir kuşa merhamet eder miydi ? (Esir)
- "Bulmak, keşfetmek için çıktığım seyahatlerde yolda olmak daha da anlamlı hale gelmeye başlamış, yollar düşünsel arayışımız güç vermişti. Dervişlerin pirlerinden Feridüddin Attar'ın dediği gibi belki de "Menzili maksud yolculuğun ta kendisiydi." (Sefer)
- Batı insanların hayatlarını kolaylaştırmak için gerçekten iyi imkânlar ve güç markalar üretmiş. Fakat hep daha fazla kazanıp daha fazla tüketmek insan için asla gerçek gaye olamaz. Çünkü insanın hayatı anlamlandırabilmesi için her şeyden önce insani, vicdani ve ilahi amaçlara sahip olması gerekir. (Sefer)
- Abdülhamid’in torunları Filistin’i, Kudüs’ü asla terk etmediler ve etmeyecekler… (Ümmet Coğrafyası)
- Sınırsız özgürlük mü, sınırlı ve düzenli bir hayat mı? Red Light Districh'i gördükten sonra uzun uzun özgürlük üzerine düşündüm. İslam'a göre insan sınırlarını bildikçe özgürleşirken bugünkü Batı medeniyetine göre sınırlarından kurtuldukça özgürleşiyor. Oysaki insan kendi benliğini, evini, toprağını ancak sınırlarına önem vererek koruyabilir. Sınırları aştığında rahatsız ve huzursuz olur; sınırlarına tekrar geri döndüğünde rahatlar. Sınır insan için aslında vazgeçilmez bir kalkandır. Fakat bu meselede Batı'nın ahlâki sınırsızlığına dikkat kesilip kendimizi de temize çıkaramayız. (Sefer)
- Amman Batılılar tarafından Âlem-i Islam'ı bölüp parçalara ayırmak için uygulanan ulusçu projelerin doğurduğu bir şehirdir. Ulusçu zihinler ancak Amman gibi şehirler kurabilirler. Ümmetçi zihinler ve kalpler ise Saraybosna, İstanbul, Şam-ı Şerif ve Kudüs gibi şehirler... (Seyyah)
- "Çocuklar her geçen gün daha da çirkinleşen bu dünya da benim için huzur adası gibiydiler." (Kaçak Yolcu)
- Hayatımda ilk ezan sesini Nil Nehri'nin kenarında gezinirken duydum. Ezan okunurken neler söylendiğini anlamıyordum; fakat ezan sesi tıpkı üniversitedeki dinler tarihi hocamızi etkilediği gibi beni de çok etkiledi. O an içimden Allah'a secde etmek geldi ve bir camiye giderek dakikalarca Allah'a secde ettim. (Cennete Otostop)
- “Yavaş yavaş ölürler, Alışkanlıklara esir olanlar, Her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını değiştirmeyen ve genişletemeyenler…” (Sefer)
- Batılı emperyalistler Islam dünyasını terk ederken arkalarında da yerli dostlarını bıraktılar. İslam topraklan yıllarca bu diktatörler eliyle esir alındı. Müslümanların tarihi, kültürü , değerleri aşağılandı, hakir görüldü. Topraklarımızdaki zenginliklerimiz yağmalandı , sömürüldü. Ümmet-i Muhammed'in kutsalları çiğnendi, özgürlüklerine prangalar vuruldu . Kimiülkelerde askeri ve siyasi, kimi ülkelerde de kültürel ve fikri kuşatmalar oluşturuldu. Yeni nesiller ruh köklerinden uzaklaştırılmak istendi . Bütün bunlara başkaldıranlar ise ya hapsedildi ya da idam sehpalarına gönderildi . Fakat İslam topraklarına musallat olan sömürgeciler her şeyin aslına rücü edeceğini unuttular. Hangi mesafeleri kat ederse etsin, hangi engellerle karşılaşırsa karşılaşsın suyun bir gün yatağını bulacağını hiç hesaba katmadılar. Ümmet Coğrafyası'nın halkları , aralarına sınırlar konulan kardeşler sonunda sessizliklerini bozdular. Kahire'den, Şam-ı Şerif'den, İstanbul'dan, Gazze'den, Bingazi'den yükselen özgürlük çığlıkları İslam dünyasının yüzyıldır süren suskunluğunu sonunda yerle bir etti. Suskunluk yerini direnişe, çaresizlik ise umuda bıraktı. İslam dünyası küllerinden yeniden doğmaya , dirilmeye başladı. Artık rüzgar tersine dönüyor. Bir çağ kapanıyor ve yeni bir çağ açılıyor. Teslimiyet kültüründen direniş kültürüne geçiliyor. İslam dünyasının minarelerinden özgürlük sesleri yükseliyor. Yıllardır ezilen Müslümanlar adalet temelli yeni bir İslam dünyası kurmak istiyorlar. Müslüman halkların kararlılık ve cesareti tarihin kapılarını yeniden zorluyor. (Ümmet Coğrafyası)
- Kendi olamayan insanların başkası olmaya çalışırken nasıl da komikleştiklerini seyretmek insanı güldürse de aslında acı vericidir. (Seyyah)
- “Dünya İslamla özgürleşecektir” Çakal Carlos (venezuela’lı aktivist-halen fransız hapishanelerinde) (Söz Direnişçilerde)
- İslam'a girdikten sonra Müslümanlara dair hiç hayal kırıklıklarınız oldu mu? - Evet, hem de çok. Önceleri, Müslümanların hepsinin kapitalizmin sunduğu hayat tarzına karşı çıktıklarını düşünüyordum. Fakat Müslüman olduktan sonra tanıştığım Müslümanların bazılarının yaşamları beni şaşırttı. Bir Müslüman hem İslam'a inanip hem de nasıl bu kadar lüks yaşayabilir? Bunu aklim bir türlü almıyor. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v) hayatı boyunca hiç lüks yaşamadı. İsa Mesih de aynı şekilde lüks yaşayanların sonlarının iyi olmayacağı ni söylüyor. İkinci hayal kırıklığım ise Müslümanların Kur'an'ı çok az okumaları oldu. Bu da beni oldukça şaşırtıyor. Çünkü Allah bize sürekli olarak Kur'an okumamızı, ancak Kur'an okuyarak doğru yola ulaşabileceğimizi haber veriyor. (Cennete Otostop)
- 'İstanbul sadece bir şehir değil; aynı zamanda bir manadır... Âlem-i İslâm'ın geleceği de, yüzyıl önce elimizden alınan İstanbul'un sahip olduğu bu manada gizlidir.' (Rotamız Alem-i İslam)
- Çocukların katledildiği dünyada biz yaşamasak da olur (Esir)
Yorumlar
0 yorum