Kitap Künyesi
Yazar: Solmaz Kamuran
Yayın Evi: İnkılâp Kitabevi
İSBN: 9789751038821
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Ceviz Ağacı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Solmaz Kâmuran, bu romanında 20. yüzyıl başında Edirne’de umutla, özenle inşa edilen ve yetmiş beş yıl boyunca üç farklı etnik kökenden ailenin yuvası olan bir evin hikâyesini avludaki dev ceviz ağacının tanıklığında anlatıyor.
Arto Usta’nın kızı Arşaluys’un Suriye çöllerinden Fransa’ya uzanan, kahırların gergefinde dokunmuş yaşamı… Terzi Beto ve ailesinin bir gece yarısı her şeyi geride bırakıp göç yollarına düşmeleri… Rusçuklu Saliha Hanım’ın kırk yıl boyunca altı çocuğuyla birlikte verdiği zorlu ama onurlu yaşam mücadelesi…
Kendi geçmişinin izlerini sürmek için Paris’ten kopup Edirne’ye, oradan İstanbul’a gelen Garo’nun bir hafta içinde yaşadığı beklenmedik olaylar ve onun Saliha Hanım’ın devrimci torunu Nur’a duyduğu derin aşk…
Ceviz Ağacı, sadece aynı çatıyı paylaşmış üç ailenin dramatik hikâyesi değil, aynı zamanda 20. yüzyıl Türkiyesi’nin panoramik bir edebi anlatımı. Ermeni Tehciri, Trakya Olayları, Varlık Vergisi, askeri darbeler, ekonomik krizler ve bunca çalkantı arasında savrulan insanlar, yarım kalan hayatlar…
Ama belki de aşk her şeyi yenecek ve yarım kalan tamamlanacaktır.
--reklam--
Ceviz Ağacı Alıntıları - Sözleri
- Acı insan ruhunu karartmaz, yeter ki gözlerimizin önü kararmasın, yeter ki acı bizleri kötü insanlar haline getirmesin...
- Aşk merhamet değildir Nur, karışmak istemem ama sevgili olmak ve anne olmak farklı şeylerdir. İkisini karıştırmamak gerek.
- Mutfak evin kalbinin attığı yerdir. Yemek burada pişer ,burada yenir. Çocuklar paylaşmayı burada öğrenir. Evin diğer taraflarından daha çok burada yaşanır ve en fazla hatıra burada barınır. Hayatın kokuları acı yada tatlı tüm lezzetleri en fazla buraya sinmiştir. Mutfak, yanan bir ocak ve çevresine oturulup allah ne verdiyse yenilen bir masadır .️
- Bir Fransız yazar, "Sevmek bıkmamaktır," demiş.
- Sevdiğim bir yazar aşkı şöyle tarif etmiş: “Aşk biriyle bakışmak değil, aynı yöne birlikte bakmaktır.”
- Her millette iyi ve kötü insanlar var . Ben iyilerin çoğunlukta olduğuna inanırım ama kötülük sanırım daha akılda kalıcı bir şey . Kolay kolay unutulmuyor,hele de insan sevdiklerini kaybettiyse ...
- “Ama derler ya ‘bohçanın dört ucu asla bir araya gelmez . ‘ ille de bir şeyler eksiktir bizlere göre . Oysa hayatın tuhaf bir terazisi var. İyilikler , kötülükler , güzellikler ,çirkinlikler ,zorluklar , kolaylıklar , acı ve saadet nasılsa sonunda hep dengede kalır . Her şey tamamen mükemmel ya da kötü olmuyor ...
- “Elden ne gelir , hayat akıp gidiyor . Sel gibi ...yoluna çıkanı hiç ayrım yapmadan sürükleyerek ... kimseye aldırmadan .
- Ama belki de aşk her şeyi yenecek ve yarım kalan tamamlanacaktır ...
- Ben geçmişimi arıyorum . Geçmişi olmayan biri gelecekle nasıl bağ kurabilir ? Kuramaz , o yeni bir hayat yaratmak zorundadır ve ben yeni bir hayat değil bir kadeh eski şarap arayan cinstenim.
- Özlemek insanın sevdiklerini ,sevenlerini içinde özünde gizli bir hazine gibi saklaması demekmiş. Bu kelime ne güzelmiş hep düşündüm . ÖZ-LE-MEK ... bende özledim ..Güneşi , gülüşleri ve hatta kimi zaman birlikte ayak üstü yenilen bol hardallı sosisli sandaviçi , galiba mutluluğu ...
- Oysa hayatın tuhaf bir terazisi var; iyilikler, kötülükler, güzellikler, çirkinlikler, zorluklar, kolaylıklar, acı ve saadet nasılsa sonunda hep dengede kalır. Her şey tamamen mükemmel ya da kötü olmuyor.
- Her eski fotoğrafımda bir başka ölmüş ben vardır.
- İnsan kötülük yapmıyorsa, fırsat çıkmadığındandır.
- İnsanları gülüşler ve gözyaşları birleştirir, köprüler değil...
--reklam--
Ceviz Ağacı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın Edirne de geçiyor olması ilgimizi çekti ancak anladığım kadarıyla yazar sadece Edirne hakkında sadece teorik bilgiler edinerek olayı kurgulamış. Pek çok yerde şehir hakkındaki bilgiler bir yazar kaleminden çıkma değil de, Edirne Belediyesinin şehri gezmeye gelenlere hazırladığı bir kamu spotuymuş gibi. Kitabın ilk 100 sayfası Ermenilerden kalma bir evi dolaşmakla geçiyor. bakın burada merdivenler var, işte burası oturma odası, vitrayları o dönemim cam ustası falanca usta yaptı vs. Arka planda biz bu ermenilere çok ayıp ettik teması. Kötü bir kitap değil belki ama iyi de değil. (Umut Çalışan)
Kitabın ana ekseni 1900 başlarında Edirne’de bir Ermeni ustanın ailesi için yaptığı evin, Ermeni tehciri sebebiyle ailenin sınır dışı edilmesiyle Yahudi bir aileye emanet edilmesi, daha sonra Yahudilerin de huzur içinde barınamamasına müteakip, Balkan göçmeni bir Türk ailenin eline geçmesini ve bu evde yaşayan insanların hayatlarını konu alıyor. Akıcı, etkileyici, merak uyandırıcı bir kitap. Şöyle hoş bir roman okuyayım diyenlere tavsiye olunur. (Neslihan Koyutürk Okumuş)
--reklam--
Ceviz Ağacı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Solmaz Kamuran - Ceviz Ağacı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ceviz Ağacı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Solmaz Kamuran Kimdir?
Solmaz Kamuran 1954'te İstanbul'da doğdu. Göztepe Taş Mektep'te, Kadıköy Maarif Koleji'nde, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde okudu. 11 yaşında TRT Çocuk Radyosu hikâye ödülünü kazandı. 17 yaşında, Yansıma Dergisi'nde imzasını gördü. On dört yıl diş hekimliği yaptıktan sonra kendini tamamen edebiyata verdi. Profesyonel yazı hayatına, televizyon için belgesel metinleri ve gazetelerde gezi yazılarıyla başladı. Türkiye'de büyük ilgi gören romanlarından "Kiraze" Yunanca, Macarca, Sırpça, Portekizce, İspanyolca, İtalyanca, Kürtçe, Lehçe ve Bulgarca olarak yayınlandı.
Romanları:
Bir Levrek İskeleti,
Kiraze,
Minta,
Banka,
Çanakkale Rüzgârı
Macar
Hikaye:
Bir kadın, bir erkek, bir levrek iskeleti
Anlatı:
Gecenin Yakamozu
Biyografi:
İpek böceği Cinayeti
Araştırma:
Devlet Çete Olmasın Dediğinizde
Ve çeviriler: Safiye Sultan Üçlemesi (Ann Chamberlin), Bir Hürrem Masalı (Colin Falconer), Erguvan Güzeli (William Stearns Davis), Bir Troia Şarkısı (Colleen Mccullough), Geceyarısı'nın Peşinde (Richard Zimler), Aşk Mutfağı- Çıldırtan Koku- Kızışma- Kabare (Lilly Prior), Bakir İntiharlar- Middlesex (Jeffrey Eugenides), Aynadaki Peçe (Ann Chamberlin)
Solmaz Kamuran aynı zamanda yazar Çetin Altan'ın kitaplarının da editörlüğünü yapmaktadır.
--reklam--
Solmaz Kamuran Kitapları - Eserleri
- Kiraze
- Minta
- Çanakkale Rüzgarı - Boreas
- Kösem : İktidar Şerbeti Kan Kokar
- Ceviz Ağacı
- Macar
- Bir Kadın Bir Erkek Bir Levrek İskeleti
- Gecenin Yakamozu
- Aşk Tutulması
- Banka
- Elmakurdu Rüyaları
- İpek Böceği Cinayeti - Fotoğraflarla Çetin Altan'ın Yaşam Öyküsü
- Devlet Çete Olmasın Dediğinizde
--reklam--
Solmaz Kamuran Alıntıları - Sözleri
- Şu dünyâda zaten anlatılmamış ne var, eninde sonunda herkes,her şey birbirine benzer, tıpkı bizim gibi. (Macar)
- "Bizi bizden koru Tanrım. " (Kiraze)
- Çıkarlar söz konusu olunca her şey ne kadar da çabuk değişebiliyordu. (Kiraze)
- Kuşlar ötüşüyordu, karanlığın kuşları… Ağustos ayının tembel mutluluğunun cıvıltısı değildi bu sesler, mutluluk simgesi değildi bu ötüşler. Şubat ayazında, alacakaranlıkta yeniden hayata meydan okumanın çığlığı… Yalnız kuşlar… Tıpkı benim gibi. (Bir Kadın Bir Erkek Bir Levrek İskeleti)
- Zamanı unutmuştuk ve galiba mutluluk zamanı unutmaktı. (Macar)
- Kötülük peşinde koşan kendi sonuna koşar. (Elmakurdu Rüyaları)
- “Ama derler ya ‘bohçanın dört ucu asla bir araya gelmez . ‘ ille de bir şeyler eksiktir bizlere göre . Oysa hayatın tuhaf bir terazisi var. İyilikler , kötülükler , güzellikler ,çirkinlikler ,zorluklar , kolaylıklar , acı ve saadet nasılsa sonunda hep dengede kalır . Her şey tamamen mükemmel ya da kötü olmuyor ... (Ceviz Ağacı)
- ...ayrılırken "Her şey para değil, dostum," dedi, "Her şey para değil." Her şey nedir, diye düşündüm eve dönerken. Dağda otlayan keçi için her şey kayalık tepelerdi, balık için içinde yüzdüğü deniz, kuş için kanadıyla titrettiği gökyüzü, ya insan için? İnsana o tepeler, o gökyüzü, o deniz yetmiyordu. Başlangıçta anne için bebeğinin küçücük yüzünü gördüğü ilk an, bebek için küçücük yüzünü gömerek onun memesine iştahla yapıştığı andı her şey ama sonra... Çölde su, denizlerde ada her şeydi; susuzluktan yanana bir tas su derya gibiydi, selde sürüklenene bir ağaç dalı sanki bir ada. Kör için değneği, dilsiz için elleri, müzisyen için bestesi, şair için şiiri her şeydi. Mahpus için demirlerin arasından görünen uzaklardaki ıssız tepelerde başıboş yürümek, o ıssız tepelerde dolaşan çoban için uzaktan görünen şehir her şeydi. Yoksul için para, hasta için ilaç, âşıklar için vuslat her şeydi. Derviş için bir lokma, bir hırkaydı her şey, sultanlar içinse gördüğü ve görmediği ama sahibi olduğu engin mülktü, ama belki de o sadece ava gitmeyi, kırlarda avarelik etmeyi isterdi, ya başı, dişi, dizi ağrıdığında ne yapardı... Şu fânî dünyada her şeyin ne olduğu her an her fânî kul için değişebilirdi, her şey birden hiçbir şey olabilirdi. (Macar)
- "Tarihi, imparatorlar yaratır ama onu geleceğe ancak tarihçiler kitaplarıyla taşır." (Kösem : İktidar Şerbeti Kan Kokar)
- "İnsanlar ikiye ayrılır, başkalarının deneyimlerinden yararlanarak kazanan akıllılar ve ille de kendi deneyimleriyle kazanacaklarına zannederek kaybeden aptallar..." (Kösem : İktidar Şerbeti Kan Kokar)
- Giden hiçbir şey geçici değildir, giderken ille de iz bırakır. (Aşk Tutulması)
- Kay hiçbir zaman T.J.'i'in kendisini sevdiği gibi onu sevememişti. Ama bunun için suçlanamazdı, sonuçta herkes karşısındakine ancak kendisinde olanı verebilirdi. Herkes kendisi kadar sevebilirdi. Kay da bu kadardı. (Minta)
- Oysa hayatın tuhaf bir terazisi var; iyilikler, kötülükler, güzellikler, çirkinlikler, zorluklar, kolaylıklar, acı ve saadet nasılsa sonunda hep dengede kalır. Her şey tamamen mükemmel ya da kötü olmuyor. (Ceviz Ağacı)
- Aşk merhamet değildir Nur, karışmak istemem ama sevgili olmak ve anne olmak farklı şeylerdir. İkisini karıştırmamak gerek. (Ceviz Ağacı)
- Mutlu olmak için bir yığın mutsuzluğu, acıyı yaşıyordu insan; ağır, çok ağır bedeller ödüyordu ve sonra mutlu olduğunda o geçmişi hatırlayıp tekrar acı çekiyordu. Arada sırada kaşınan bir yanık izi, yağmur yağınca sızlayan eski bir kırık yeri gibiydi mutlu olmak. Salt mutlu olmak diye bir şey belki de yoktu. (Kiraze)
- Sevdiğim bir yazar aşkı şöyle tarif etmiş: “Aşk biriyle bakışmak değil, aynı yöne birlikte bakmaktır.” (Ceviz Ağacı)
- Hettie valinin makam odasına girerken titriyordu, İçeri adımını attığında Mustafa Kemal hemen ayağa kalkıp onun eli ni öptü, "Enchantée Matmazel." Hettie reverans yaptı, "Şeref verdiniz Paşam, heyecanımı mazur görün lütfen." Buyrun lütfen, istirahat edin." Hettie masanın önündeki koltuğa oturdu. "İngilizsiniz değil mi Matmazel." " Önce Canakkaleliyim Paşam, Türkiyeliyim, ondan sonra da İngiliz. " Mustafa Kemal ayağa fırladı, "Duydunuz değil mi beyler, Matmazel'in sözlerini duydunuz. İşte çağdaş uygarlık budur. Hanımefendi, Çanakkale ve Türkiye sizinle iftihar etmeli." Teveccühünüz Paşam." Mustafa Kemal'in beş arabalık konvoyu o gün saat üçte, geldiği gibi homurtular içinde, arkasında sapsarı bir toz bulutu bırakarak Çanakkale'den ayrıldı, on beş gün sonra da Hettie'ye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimliği verildi. (Çanakkale Rüzgarı - Boreas)
- Osmanlı vezirlerinden birinin nehir üstüne yaptırdığı köprünün üzerinden geçerken köprübaşında yazan yazıyı merak edip birine okutturduk. Şöyle diyordu adı bizce meçhul şair: "Hayat, krallarla yoksulların yolunun çakıştığı bir köprüdür." (Macar)
- Şanssızdı, ama kimbilir belki de bir başkasına göre şanslı.. (Minta)
- 'Şeriat nedir, tarikat nedir ,hakikat nedir ?'diye sordum. Bana şöyle cevap verdi ,"Şeriat bu senindir o benim; tarikat,hem senindir hem benim; hakikat ise ne senindir, ne benim ."Ya marifet?" dedim .Gözlerimin içine baktı ,gülümsedi, "Yaratılanda Yaratan'ı görmektir ,"dedi. (Macar)
Yorumlar
0 yorum