Kitap Künyesi
Yazar: Peter Ackroyd
Çevirmen: Füsun Elioğlu
Orijinal Adı: Chatterton
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789753634298
Sayfa Sayısı: 270
--reklam--
Chatterton Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1770 yılında henüz 18 yaşındayken kendini öldüren esrarengiz İngiliz şairi Thomas Chatterton. Chatterton'ın gerçekliğinin ardına düşen bir başka genç İngiliz şairi Charles Wychwoods. Wychwoods'un bir antikacıya satmak için getirdiği kitaplarla, gözüne ilişen yağlıboya portreyi takas etmesiyle başlayan üç farklı yüzyılda geçen olaylar...
Edebiyat ödülü rekortmeni bir romancı, eleştirmen, yayıncı ve araştırmacı olan Peter Ackroyd'dan çok farklı yönlere ulaşabilen dokundurmalarıyla keskin bir mizah usturası. Dahiyane tiplemeleriyle bir toplumsal kimlik çözümlemesinin romanı.
(Arka Kapak)
--reklam--
Chatterton Alıntıları - Sözleri
- Ama gözlerim sende ah güzelim aldatmaca
- Her şey benden uzaklaşıyor. Yanmakta olan evim ben. Ah Tanrım, zehir. Eriyorum.
- Artık yaşamıyor, Tanrım merhamet Bu son alçaklığını da affet.
- Ölüme katlanabilirim. Katlanamadığım ölümün taklidi.
- Neden kabiliyetimi bayrak etmedim kendime? Siz kibar Bristol şehrini unutuyorsunuz! Sadece mevki ve altının kaptan olduğu o aptallar teknesini gözardı ediyorsunuz. Kifayetsiz bir eğitimle yetişen ve değersiz bir aileden gelen kulunuzun yaratacağı her şey ya istiskal edilecek ya da beğenilmeyecekti. Ben doğuştan şairdim ve bu, bir beyefendi olmaktan daha önemli idi.
- Yok olmak onu ürkütmüyordu çünkü yok olmayı kavrayamıyordu ama yarım bırakacağı işler olması düşüncesine dayanamıyordu. Bu bir alçalma gibi bir şeydi. Aslında ne önemi vardı ki? Tüm çabalar sona ermeliydi ve olup bitenler amaçsız dönen bir tekerlekten başka neydi ki? Tekerleği döndürmüş olmak için döndürmüyor isek, bizi yok edecek sessizliği kırmak için döndürüyorduk.
- "Büyük umutlar" dan bir sayfa kopardı ,kıvırdı büktü ve ağzına atıverdi .. Eski bir alışkanlıktı bu .. Kitap yemeye karşı koyamıyordu ..
- Sevmedin mi şu Fransız romanını? Söyle neden. Doğal değil gibi geldi diyorsun... Doğal değil mi? Ama bunlar yaşamın ta kendisi sevgilim; Üstelik derler ki Yaşam, Esin Perisi'nin yüzünü kara çıkartmaz. (Modern Aşk.25. Sone. George Meredith)
- "Ve neden bazı insanlar yapıtlarını başkalarına göstermekten utansalar dahi yaşamları boyunca yazar ya da şair olmak için çabalarlar? Neden denemeyi sürdürürler? Neden yazarlar, yazarlar da yazdıkları her öyküyü ya da şiiri yazar yazmaz ortalıktan kaldırırlar? Onların düşü nereden gelir? ... Ben nereden geldiğini söyleyeyim. Bu bir güzellik düşü, bütünlük düşü. Tüm mutsuzlukları, tüm hastalıkları alıp götüren bir düş. Ve bu düş bir gerçek, çünkü onu ben de gördüm."
--reklam--
Chatterton İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tarihsel gerçeklikle kurgunun, resim sanatıyla edebiyatın harmanlandığı, İngiliz Edebiyatına bol göndermeler yapan bir roman Chatterton. Ancak bazı karakterlerin hâl ve hareketleri, anlamlandıramadığım cümleleri oyuncuların çok büyük oynadığı bir tiyatro oyunu izliyormuşum izlenimi yarattı bende. Bu yazarın üslubu mu yoksa çeviri kaynaklı çözemedim. Yazarın okuma listemdeki bir diğer kitabı olan ve farklı bir çevirmenin elinden çıkan Doktor Dee'nin Evi'ni okuduktan sonra bu konudaki fikrimin daha net olacağını düşünüyorum. Kitapta konuşma çizgilerinin ya da tırnak işaretlerinin eksikliği diyalog sırasında yapılan eylemlerle birleşince aynı cümleleri birden fazla okumayı zorunlu kıldı. Çevirilerde beni en çok rahatsız eden, başka dilde olan kelimelerin dipnot bile kullanılmadan olduğu gibi bırakılması bu kitapta da karşıma çıktı ancak Fransızca ve Latince söz öbeklerinin anlamı değiştirmediğini düşündüğümden görmezden geldim. YKY kitabın ilk baskısını 1995'te, ikinci baskısını 2006'da yapmış. Üçüncü baskısını -şayet yaparsa- daha özenli yapacağını umuyorum. Sözünü ettiğim durumlar sizi rahatsız etmiyorsa kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Okuduktan sonra üzerinde saatlerce konuşabileceğiniz kitaplar arasında yer alacaktır. (bastianikalesindekipisi)
Bu ilginç kitapta yer alan "eserin gerçeği/ sahtesi/ esinlenilmişi" konusuna kitap kahramanı Charles ve ona çok benzeyen oğlu Edward da dahil bence. Ve şu paragraf beni kalbimden vurdu: "Önemli olan inançtı. Kağıtlar taklit, resim sahte olsun varsın; o zaman Charles'ta, şimdi de Vivien'da uyandırdığı duygular, herhangi bir gerçekten daha önemliydi." Sanat eserinin -sahte bile olsa- ondan etkilenende yarattığı duyguların gerçekliğine, düş gücünün ölmezliğine bağlanan bu çözüm ne kadar da hoş. (Bu ifade bana, artık hayatta olmadığını bildiğim hâlde dedeme çok benzeyen birini gördüğümde yaşadığım sevincin ve heyecanın gerçekliğini hatırlattı.) (güzin tanyeri)
--reklam--
Chatterton PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Peter Ackroyd - Chatterton kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Chatterton PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Peter Ackroyd Kimdir?
Peter Ackroyd 1949'da Londra'da doğdu. Cambridge Üniversitesi'ni bitirdi. Yale Üniversitesi'nde araştırmacı olarak bulundu.
1973-1982 yılları arasında Spectator dergisinin yayın yönetmenliğini yapan Ackroyd, The Times gazetesinin de baş kitap eleştirmenidir. Ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayımlanmaktadır.
Ackroyd'un ilk romanı 1982'de yayımlandı: The Great Fire of London (Londra Yanıyor, çev. Aslı Çelik, 2002). 1983'te çıkan The Last Testament of Oscar Wilde (Oscar Wilde'ın Son Vasiyeti, çev. Tomris Uyar, 1994) ile Somerset Maugham Edebiyat Ödülü 'nü kazandı. Türkçeye çevrilen öteki romanları: Booker Ödülü'ne aday gösterilen Chatterton (1987; çev. Füsun Elioğlu, YKY, 1995), English Music (1992; İngiliz Müziği, çev. Oya Dalgıç, YKY, 1995), The House of Doctor Dee (1993;Doktor Dee'nin Evi, çev. Özcan Kabakçıoğlu, YKY, 2004), Dan Leno and the Limehouse Golem (1995; Cinayet Sanatı, çev. Burçin Karamercan, 2002), Hawskmoor (1985; çev. Gül Tekay Baysan-Candan Baysan, YKY, 2006) ve First Light (1989; İlk Işık, çev. Mehmet H. Doğan, YKY, 2007), The Fall of Troy (2006; Troya'nın Düşüşü, çev. Mehmet H. Doğan, YKY, 2009).
Romanları yanında William Blake, Thomas More, Charles Dickens ve T. S. Eliot gibi ünlü yazar ve düşünürleri, çağları ve çevreleriyle birlikte ele aldığı biyografileriyle de tanınan Ackroyd'un ayrıca şiir ve deneme kitapları da vardır.
--reklam--
Peter Ackroyd Kitapları - Eserleri
- Bir Zamanlar Londra'da
- Cinayet Sanatı
- Poe: Kısacık Bir Hayat
- Londra Yanıyor
- Chatterton
- Doktor Dee'nin Evi
- Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti
- Victor Frankenstein'ın Vaka Defteri
- Troya'nın Düşüşü
- Platon Günlükleri
- İngiliz Hayalet
- Hawksmoor
- İlk Işık
- İngiliz Müziği
- Alfred Hitchcock
- Ezra Pound ve Dünyası
- Charlie Chaplin
--reklam--
Peter Ackroyd Alıntıları - Sözleri
- Mary yavaşlığı için özür diledi. "Korkarım pek zarif değil bu." "Zarafetsiz de değil Mary. Mecburiyetin kendi zarafeti vardır." (Bir Zamanlar Londra'da)
- Her şey benden uzaklaşıyor. Yanmakta olan evim ben. Ah Tanrım, zehir. Eriyorum. (Chatterton)
- Yalan söylemek onun doğasında vardı .. (Poe: Kısacık Bir Hayat)
- "Gidip şu peyniri alacağım," dediğinde peynirin kokusunu alabilirsiniz ve birini vurmaya kalktığında tüfeği görüp sesini bile duyabilirsiniz. (Cinayet Sanatı)
- “Charles, sen de bir âşık için fazla ölçülüsün. Bir âşık ihtiras teneffüs etmeli.” (Bir Zamanlar Londra'da)
- Kendin olamıyorsan bile, başkası olmayı deneme. (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
- 1843 yazında Poe bir yayında ayyaş olarak hicvedilmisti .. Thomas Dunn English "Ayyaşın kaderi" romanında onu "hainlik ve yalanın vücuda gelmiş hali" olarak tasvir ediyordu .. Poe ilk kez kurmaca bir esere giriyordu ama bu son olmayacaktı . (Poe: Kısacık Bir Hayat)
- (Charlie Chaplin)
- "Sınırsız acıların sonucunda insanoğlunun kendisini hayat şartlarına uydurabilme becerisi olduğunu düşünmüşümdür." (Cinayet Sanatı)
- Dünyanın gerçek tarihi bir gün yazıldığında büyük bir giz de açıklık kazanacak - sevgi ile sezginin yalnız hayattan yara almış kişilerde bulunabileceği ... (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
- Genelde ilgimizi fazla çekmeyen şeylere sanat deriz.. (Londra Yanıyor)
- En mutsuz kişiler en büyük mutluluğu yaşayabilecek olanlardır. (Londra Yanıyor)
- "Büyük umutlar" dan bir sayfa kopardı ,kıvırdı büktü ve ağzına atıverdi .. Eski bir alışkanlıktı bu .. Kitap yemeye karşı koyamıyordu .. (Chatterton)
- Gelecek , her şey olduğu kadar hiçbir şeydir . ... Geçmiş ise hiçbir şey olduğu kadar her şeydir . (Bir Zamanlar Londra'da)
- Bir şeyi dile getirmek, gerçekleşmesini sağlamaktır. (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
- "Yaratıcı aklın en üst düzeyi her zaman rakipsiz biçimde matematikseldir " (Poe: Kısacık Bir Hayat)
- Sonuçta insan dediğiniz, sahip olmadığına açlık duyan, önüne konanı ise beğenmeyen birinden başka nedir ki? (Doktor Dee'nin Evi)
- "Hakiki kitaplar çağların mirası olan idrakin gücüyle doludur " (Doktor Dee'nin Evi)
- Bu dünya kendi benliğinden ibarettir. (Doktor Dee'nin Evi)
- Hayat bu, bir hazza karşılık bin dert. (Doktor Dee'nin Evi)
Yorumlar
0 yorum