Kitap Künyesi

Yazar: Cuniçiro Tanizaki

Çevirmen: Nili Tlabar

Orijinal Adı: 瘋癲老人日記 [Fūten Rōjin Nikki]

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750706158

Sayfa Sayısı: 160

--reklam--

Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Utsugi, 77 yaşında, kendini emekliye ayırmış bir işadamıdır. Bedeni dayanılmaz acılar içindedir, ama eski bir dansçı olan gelinine de dayanılmaz bir istek duymaktadır. Utsugi’nin güncesinde, yalnızca yaşama uğraşı veren ‘çılgın bir ihtiyar’ın erotik fantezilerini değil, sevdalı bir adamın delikanlıca azgınlıklarını da okuyacaksınız. Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi, yaşama coşkusu ile cinsel tutkunun birbirini körüklediği bir yapıt. Çağdaş Japon edebiyatının en çarpıcı yazarlarından Cuniçiro Tanizaki, 1949’da ülkesinin en saygın edebiyat ödülü olan ‘İmparatorluk Ödülü’ne değer görülmüştü. Tüm yaşamı boyunca, geleneksel Japon güzellik ideallerini korumaya çalıştı. Klasik Japon edebiyatının çağdaş bir temsilcisi sayılabilecek Tanizaki’nin bu olgunluk dönemi romanında, eski ile yeni arasındaki çatışmanın yaşamdaki yansımalarını da bulacaksınız.

(Arka Kapak)

--reklam--

Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi Alıntıları - Sözleri

  • Bana acı veren kadınları daha çekici bulduğumu söyleyebilir miyim?
  • Yirmi yaşımdan bu yana sık sık ölümü düşünürüm,
  • Belki de artık yaşamaktan bıktım.
  • ...son günlerde her gün kendi ölümümü düşünüyorum.
  • Benim zevkime uygun, eşit çekicilik ve güzellikte iki kadın var diyelim. A: iyiliksever, dürüst ve sempatik; B: kötü bir insan, zeki bir yalancı. Şimdi hangisinin bana daha çekici geleceğini sorsanız, eminim şu günlerde B’yi yeğlerim.
  • Benim artık daha fazla yasamak için özel bir nedenimde olmadığına göre ,günümüzde Oden gibi bir kadın ortaya çıksa da onun ellerinde can verme mutluluğuna erişsem,diyorum.En azından bu yarı ölü elimin ayağımın ağrısına katlanarak yaşamaktansa vahşice öldürülmenin tadına bakasım var.
  • günlerde her gün kendi ölümümü düşünüyorum. Bu düşünceler benim için çok yeni sayılmaz. Yirmi yaşımdan bu yana sık sık ölümü düşünürüm, ama bugünlerde daha da sıklaştı. Günde iki-üç kez, “Belki de bugün ölürüm,” diye kuruyorum. Korktuğum falan yok; eskiden korkardım ölümden, şimdiyse bir ölçüde keyif bile alıyorum. Son dakikalarımın nasıl geçeceğini, ölümümden sonra neler olacağını düşlüyorum.
  • Şimdi yetmiş yedi yaşındayım; bu tür ilişkiler kurabilecek durumda olmadığım halde, neden pantolonlu güzel kızlardan çok, kadın giysileri içindeki yakışıklı erkekler ilgimi çekiyor anlayamıyorum.
  • "Hayata sarılıp yapışmaya hiç niyetim yok ...
  • "Korktuğum falan yok; eskiden korkardım ölümden, şimdiyse bir ölçüde keyif bile alıyorum."
  • "Ölünce yüzüm nasıl olacak merak ediyorum. Şimdiki gibi dolgun, biraz itici bile olmasını isterim..."
  • "Belki de özellikle ağrılanmla birlikte. Bana acı veren kadınları daha çekici bulduğumu söyleyebilir miyim?"
  • "Elimde olmadan inliyordum, ağlıyordum; artık istesem de susamazdım. Gerçekten belki de çıldırmıştım. Çıldırmak belki buydu."
  • Ölünce yüzüm nasıl olacak merak ediyorum. Şimdiki gibi dolgun, biraz itici bile olmasını isterim.
  • Benim zevkime uygun, eşit çekicilik ve güzellikte iki kadın var diyelim. A: iyiliksever, dürüst ve sempatik; B: kötü bir insan, zeki bir yalancı. Şimdi hangisinin bana daha çekici geleceğini sorsanız, eminim şu günlerde B’yi yeğlerim. Ama güzellikte B de en aşağı A kadar olmalı. Güzelliğe gelince, kendimce beğenilerim vardır. Bir kadının yüzü ve gövde biçimi tam kıvamında olmalı. Özellikle beyaz, ince bacaklı ve zarif ayaklı olmalı. Bütün bunlar ve öbür özellikleri eşit diyelim, o zaman kötü karakterliyi yeğlerim. En çok beğendiğim kadınlar suratlarında gaddarlık belirtisi olanlardır. Öyle bir belirti görünce içten de gaddar olabileceğini düşünürüm ve öyle olmasını isterim.

--reklam--

Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

kitap/cilgin-bir-ihtiyarin-guncesi--165308 , yazar/cuniciro-tanizaki ‘den okuduğum üçüncü kitap. Bu da tıpkı daha önce okuduğum kitap/anahtar--16176 kitabı gibi bir günlük formunda yazılmış. Çılgın bir ihtiyarın Güncesi, 80’lerine merdiven dayamış Utsugi’nin gelinine duyduğu aşkı, ve tabi ki bir Tanizaki geleneği olarak erotik fantezilerini işleyen bir kitap. Bununla birlikte Japon kültürünün günlük yaşam içindeki akışını da buluyorsunuz kitapta. Kutsal günleri, yemek kültürleri, sanatla ilişkileri açısından da çokça ayrıntıya rastlamak mümkün. Bu ne yahu, böyle bir konu yazılır mı ya da okunur mu diyenleriniz olacaktır. Bence edebiyat, insanın dolaştığı her yerde dolaşır. Bu yüzden de Tanizaki’nin kalemi insana ait her şeyi işler, mürekkebinde ayıp, yasak, günah yoktur. Çok sade ama bir o kadar da etkileyici bir yazını vardır. Üstten konuşmalara, büyük büyük sözlere rastlayamazsınız. Hatta bazen olur ki, koca kitaptan altını çizecek bir cümle bile bulamazsınız. Tüm bu gösterişsizliğine rağmen okutur kendini. Keyifli okumalar... (Emel Keleş)

Kayınpeder Gelin ve Hastalık: Yazarın Nazlı Kar'dan sonraki okuduğum ikinci kitabı.Yazarın ahlak dışı kabul edilen bir konuyu bu kadar naif ve rahatsızlık vermeden işlemesi kültürlerinin güzelliginden ve saygıdan kaynaklı diye düşünüyorum.Kitap kendini önyargısız okutuyor.Japon yazarları okumaya devam etmeyi düşünüyorum. (Duygu Emer)

Belki de ölüme bunca yakın olduğu için kendini genç hissetmek isteyen, bu sebeple de en yakınındaki tek genç kadın olan gelinine cinsel ve duygusal istek duyduğunu düşünen yaşlı ve hasta bir adamın günlüğünü okuyoruz. Günlük şeklinde yazılmış olması kitabı kolay okutuyor. Konu itibarıyla ahlâksız bir hikâye gibi görünse de nedense bana trajik geldi. Bir de, "Anahtar"ı daha çok beğenmiştim. =) (G. İlke)

--reklam--

Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cuniçiro Tanizaki - Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cuniçiro Tanizaki Kimdir?

Jun'ichirō Tanizaki, 1886’da Tokyo’da doğdu. İlk öykülerinde Edgar Allan Poe ve Fransız Dekadanlarından etkilendi. Tokyo’dan daha tutucu bir bölge olan Osaka’ya yerleştikten sonra geleneksel Japon güzellik ideallerini araştırmaya yöneldi. En iyi romanlarından Bazıları Isırgan Sever (1929). Kendi değerlerindeki değişimi yansıtıyor, geleneklere bağlı Osakalı bir ailenin öyküsünü anlatıyordu. 1932’de, klasik Japon edebiyatının başyapıtlarından Genci’nin Öyküsü’nü çağdaş Japonca’ya çevirmeye başladı. Bu yapıtın Tanizaki’nin üslubu üstünde büyük etkisi oldu. 1940’larda yayınlanan Hafif Kar Yağışı adlı romanında, çağdaş dünyanın geleneksel topluma yönelik saldırılarını klasik Japon edebiyatına özgü bir üslupla anlattı. 1956’da Anahtar, 1961’de Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanları yayınlandı. Yedi Japon Masalı adlı bir öykü kitabı ve Kaptan Şigemoto’nun Annesi adlı bir uzun öyküsü de bulunan Tanizaki, 1965’te Yugavara kentinde öldü.

--reklam--

Cuniçiro Tanizaki Kitapları - Eserleri

  • Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın
  • Anahtar
  • Naomi
  • Gölgeye Övgü
  • Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
  • Sazende Şunkin
  • Nazlı Kar
  • Bazıları Isırgan Sever

--reklam--

Cuniçiro Tanizaki Alıntıları - Sözleri

  • Akıp gidiyor Bulutlar yığın yığın! Öylece duran Parlak mehtabı tutan Dalı, çam ağacının (Nazlı Kar)
  • Yaşlandıkça her şeyin geçmişte daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Bir yüzyıl önceki yaşlar iki yüzyıl geri gitmek isterlerken iki yüzyıl öncekiler de üç yüzyıl geri gitmek istiyorlardı. İnsanların memnun olduğu bir çağ olmadı. (Gölgeye Övgü)
  • Yetişkinlerin yüreklerinde ve zihinlerinde neler döndüğünü bir türlü anlayamadığından oğlanın içi içini yiyordu. (Bazıları Isırgan Sever)
  • Kedilerin kişilikleri hakkında pek bilgi sahibi olmayan insanlardan kedilerin asla köpekler kadar sevecen olmadığına, soğuk ve bencil olduğuna dair sözler duyduğunda, "Bunca yıl yalnızca bir kediyle yaşamamış olsaydım, bir kedinin ne kadar çekici ve sevecen olabileceğini asla idrak edemezdim,"diye düşünürdü. İnsanların öyle düşünmelerinin nedeni, kedilerin çekingen hayvanlar olmasıydı. Üçüncü kişilerin önünde ne sahiplerine sevgi gösterir ne de onlardan sevgi beklerlerdi, aksine çok soğuk davranırlardı. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
  • Sabahları gözlerini açar açmaz ilk akıllarına gelen, "Bu gece ne yiyeceğiz?” sorusu oluyordu. (Sazende Şunkin)
  • Şimdi yetmiş yedi yaşındayım; bu tür ilişkiler kurabilecek durumda olmadığım halde, neden pantolonlu güzel kızlardan çok, kadın giysileri içindeki yakışıklı erkekler ilgimi çekiyor anlayamıyorum. (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
  • Fakat ben, kadının hangi konuda olursa olsun pasif kalması, erkeğe karşı kendiliğinden harekete geçmemesi gerektiğine inanan eski kafalı anne ve baba tarafından büyütüldüm. Kesinlikle tutkusuz bir insan değilim, ama benim karakterim o tutkuyu içinin derinliklerine gömmek üzerine kuruludur, asla dışarıya salmaz. (Anahtar)
  • bugün yine esvaplarımı seçerken bitip gitti gün evlenip giderken nedense hüzünlüyüm (Nazlı Kar)
  • Yaşlı kediler, yaşlı insanlar gibi inatçı oluyordu demek ki. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
  • Belki de artık yaşamaktan bıktım. (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
  • Beyaz ırkların saçları açık renkli ancak bizim saçlarımız koyu; böylelikle doğa bize karanlığın kurallarını öğretti ve eski insanlar sarı bir teni beyaza çevirmek için bunu içgüdüsel olarak kullandı. (Gölgeye Övgü)
  • Beraber on yıl geçirdiğinizde, karşınızdaki kedi bile olsa, güçlü bağlar geliştirmeniz kaçınılmaz olur. (Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın)
  • Ben ikisini de aynı ölçüde seviyorum. (Anahtar)
  • “Denemeye kalksak da duygular o kadar değişmiyor.” (Naomi)
  • “Kalbim değişmedi benim. Seni hala seviyorum. Sadece sevgimi farklı gösteriyorum, o kadar.” (Naomi)
  • demek ateşböceği seyri çiçek seyrinden farklıydı. çiçekleri seyretmek bir resme bakmak gibiydi. ateşböceklerini seyretmekse bir tefekkür hali... peri masallarını hatırlatan, çocuksu bir yönü de vardı. öyle bir dünyanın resmini değil, müziğini yapmak gerekirdi. koto ya da piyanoyla o hisleri verecek bir beste olsaydı... (Nazlı Kar)
  • Yirmi yaşımdan bu yana sık sık ölümü düşünürüm, (Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi)
  • Çiçekleri seyretmek bir resme bakmak gibiydi.Ateşböceklerini seyretmekse bir tefekkür hali..... (Nazlı Kar)
  • Benim gibi yüreğinden geçenleri başkalarının bilmesine izin vermeyen birinin, en azından kendisiyle konuşmaya ihtiyacı var. (Anahtar)
  • o çiçeğe bakınca sanki beni içine çekip alacak gibi geliyor (Nazlı Kar)