Kitap Künyesi
Yazar: Sylvia Plath
Çevirmen: İlknur Özdemir
Yayın Evi: Kırmızıkedi Yayınevi
İSBN: 9786059799270
Sayfa Sayısı: 72
--reklam--
Çizimler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Dünkü gezintimden dönerken eve mor bir dikenli çalı, bir öbek de
karahindiba getirdim, her ikisinin de, bütün ayrıntılarıyla,
sevgiyle resimlerini çizdim; ayrıca bir çaydanlığın ve kestanelerin
resmini de çizdim, pek kötü oldular ama üzerinde çalışarak geliştireceğim;
resim yapmak içimi huzurla dolduruyor; dua etmekten, gezintilerden,
her şeyden daha fazla. Resim yaparken kendimi tamamıyla
ona veriyorum, içinde kayboluyorum."
Ted Hughes'a yazdığı bir mektuptan,
7 Ekim 1956
--reklam--
Çizimler Alıntıları - Sözleri
- "Sana benzerdi ay, gülümsese. Güzel bir şeyle aynı izlenimi Bırakıyorsun, ama yokedici. Işık ödünç almada yok ikinizin üstüne de."
- . Seni her zaman acı ve nostalji gibi şeylerle düşüneceğimi biliyorum. ...
- "...resim yapmak içimi huzurla dolduruyor; dua etmekten, gezintilerden, her şeyden daha fazla. Kendimi tamamıyla veriyorum resim yaparken, içinde kayboluyorum."
- . İnsan susarak ve dinleyerek çok şey öğrenir. ...
- Şu var, yalnız olmayı kesinlikle yeğliyorum; zehirden kaçar gibi kaçıyorum insanlardan; istemiyorum onları...
- benim bütün var olma duygum senin yokluğunla kırılıyor.
- . Şimdi perdeler gibi parıldayan bu tüller var, Ocak penceresinin şeffaf satenleri... ...
- . İlk eğilimim tamamen kış uykusuna yatmak ama çaba göstermeye hazırım. Kendimi küçük uyuşmuş deliğimden çıkmaya zorlayacağım ve biraz eğlenerek kendimi şaşırtıp şaşırtmayacağıma bakacağım. ...
- ...bu hayattan hoşlanmıyorum; ama yaşıyorum onu. Uslu bir kız gibi.
- (...) acayip tutkularım ve öfkelerimle bir canavara benzediğimi hissediyorum, insanlar beni işaret edecekler. Şu var, yalnız olmayı kesinlikle yeğliyorum; zehirden kaçar gibi kaçıyorum insanlardan; istemiyorum onları (...)
- Görsel bir imgelemim var. Örneğin, sanatın başka bir dalına geçerken müzikten degil de resimden etkileniyorum... Bütün bunları çok net görüyorum.
- Şu var, yalnız olmayı kesinlikle yeğliyorum; zehirden kaçar gibi kaçıyorum insanlardan...
- 'Yalnız olmayı kesinlikle yeğliyorum, zehirden kaçar gibi kaçıyorum insanlardan; istemiyorum onları, masadaki yeni kızların bitmek bilmeyen sorularını dinliyor ve yanıtlıyorum, insanları ve olayları anlatarak onları eğlendirdiğimi ve güldürdüğümü görüyorum ve kendimi ele vermeden, bir makine gibi, neredeyse hiçbir şey hissetmeden, yine de akıl sağlığı yerinde biri gibi davranarak hareket edebilmem şaşırtıyor beni. Çok şirin kızlar var burada; tatlı, sevimli, ağırbaşlı ama ben buz devrini ve 40 günlük tufanı yaşamış, dünya kadar yaşlı bir kadın gibi hissediyorum oysa kızlar yumurtadan yeni çıkmış serçeler gibi cıvıldıyorlar.'
- . Bu kadar çok tuhaf insana nasıl bu kadar çok kadın olabiliyorsun, ah seni garip kız ? .
- . Bilirsiniz, arada bir, çok sevdiğiniz biriyle kısa bir süreliğine tam bir mutluluk yaşarsınız ve sonra geçer ve üzgünsünüz, yine de bir şekilde tekrar karşılaşırsanız, mükemmel yanılsamanın ortadan kalkacağından korkarsınız. ...
--reklam--
Çizimler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sylvia... ellerinin değdiği kalemden muhteşem çizimler. Çizgilerinde bile şiir olan kadın. Çok değerlidir bu derleme! (Tuğba Çetingör)
--reklam--
Çizimler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sylvia Plath - Çizimler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çizimler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sylvia Plath Kimdir?
Sylvia Plath (d. 27 Ekim 1932 Boston - ö. 11 Şubat 1963 Londra), ABD'li şair ve yazardır.
Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan Plath, aynı zamanda yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir. Anne Sexton ile birlikte, Plath gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir.
Hayatı
1932 yılında Alman bir baba ve ABD'li bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı.
Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu.
Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar. Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.
Plath ve Hughes, Londra'da kısa süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin Sylvia'nın kıskançlık krizleriyle başlayan sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı.
Kiraladığı evin eskiden İngiliz şair William Butler Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962-1963 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti.
İntiharıyla ilgili olarak kocası Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı. Hughes yıllarca bu konuda konuşmadı. Daha sonra anılarını yayımladı.
1963 yılında daha 30 yaşındayken intihar eden Plath'ın hayatı, Oscarlı oyuncu Gwyneth Paltrow'un ünlü şairi canlandırdığı "Sylvia" filmine de aktarıldı.
Plath'ın Türkçe'ye çevrilen eserleri arasında bulunan "Sırça Fanus" adlı romanı, birçok kişi tarafından ilk Amerikan feminist romanı olarak değerlendirilir.
--reklam--
Sylvia Plath Kitapları - Eserleri
- Sırça Fanus
- Günlükler
- Ariel ve Seçme Şiirler
- Temmuz Gelincikleri
- Üç Kadın
- Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı
- Suyu Geçiş
- Kiraz Hanım'ın Mutfağı
- Çizimler
- Ariel
- Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık
- Metaphors
- The Mirror
- Daddy
- The Bell Jar
--reklam--
Sylvia Plath Alıntıları - Sözleri
- Onun sevgisi, yirminci kattan atlamaktır, boğaza dolanan ip ve yürekteki bıçaktır. O sahip olduğunu unutmaz. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
- benim bütün var olma duygum senin yokluğunla kırılıyor. (Çizimler)
- "Her yeni anda sil baştan başlayamazsın. Ölmüş olana göre yargılamak zorundasın. Tıpkı bir bataklık gibi... daha en başından umutsuz. " (Günlükler)
- "Bir boşluk var. Birdenbire öyle kırılgan duyumsuyorum ki kendimi." (Üç Kadın)
- Baltalar İndikten sonra orman nasıl da inler Nasıl da yankılanır! Bu yankılar merkezden Çıkıp atlar gibi gezerler. Sapı Gözyaşları misali dolup taşar, aynasını Düşüp dönen Kayanın üstüne Yeniden yerleştireyim diye Çabalayan su gibi, Yabanıl yeşilliklerin yediği Beyaz bir kafatası, Yıllar sonra ben Yolda rastlarım onlara - Sözcükler kuru ve sürücüsüz, Yorulmak bilmez toynak vuruşları. Lakin Havuzun dibinden dibinden, sabit yıldızlar Bir hayata hükmeder. (Ariel ve Seçme Şiirler)
- dokuzuncu kralliga vardigin anda artik geri donemezsin. orasi yoklugun, donmus iradenin kralligi. (Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık)
- Kudurmuş genç bir pragmatist oluverdim. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
- Haftalar geçtikçe, Agnes kara kara düşünmeye başlamıştı. Harold’a söz etmekten kaçınsa da, kendi rüyaları (ne yazık ki, yeterince sık görmüyordu) onı dehşet içinde bırakıyordu: Uğursuz, tanımlanamaz görüntülerle dolu, karanlık, yiyecekmiş gibi kendisine bakan mekanlar. Bu kabusları hiçbir zaman ayrıntılı bir şekilde hatırlayamıyordu, aksine, rüyaları daha uyanmak için çabalarken biçimlerini kaybediyorlardı ve geriye sadece ertesi gün boyunca devam eden eziyet dolu, boğucu, fırtınalı atmosferlerinin keskin izleri kalıyordu. Agnes kendi hayal gücünün sınırlarını kaba bir şekilde yansıtacakları korkusuyla bu parça parça dehşet sahnelerinden Harold’a söz etmekten utanç duyuyordu. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
- “İçimde uyandırdıkların hoşuma gidiyor.” (Günlükler)
- Bir kemanın en üst teli gibi gergin ve sinirli olabilirim ama yine de gökyüzü mavileşmeye başladığı sırada uyumaya hazırımdır. Sancılı bir uykuya dalıncaya dek, bütün o rüya görenleri düşünmek ve gördükleri rüyalar, gücümü tüketir. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
- "Bekliyorum ve ağrıyorum.İyileşiyorum galiba. Daha çok şey var yapacak. " (Üç Kadın)
- “Kendimi duygusuz ve boş hissediyordum, aklım, paramparça olmuş hayallerimin kırıntılarıyla doluydu.” (Sırça Fanus)
- . Bu kadar çok tuhaf insana nasıl bu kadar çok kadın olabiliyorsun, ah seni garip kız ? . (Çizimler)
- "Uzun süren bir çöküntüden çıkan ben yatakta buluyorum kendimi Döşek üstünde güvenliyim, bir düşüşe karşı sımsıkı kenetliyorum ellerimi Kendimi buluyorum yeniden, gölge değilim ben." (Üç Kadın)
- "Yaşam üstüne yaşam yitiriyorum. İçiyor onları karanlık yeryüzü " (Üç Kadın)
- Ölümü gördüm çıplak ağaçlarda, yok oluşu gördüm. İnanamadım. O kadar güç mü Ruhun bir yüze, bir ağıza kavuşması? (Üç Kadın)
- Bırakın , bir saksının içine oturayım, Örümcekler farketmesin beni. Sus pus olmuş bir sardunya, yüreğim. (Suyu Geçiş)
- Ah o aşk, ansızın dönüp Renk değiştirir dünya. Parçalanıp yayılır (Temmuz Gelincikleri)
- Not God but a swastika So black no sky could squeak through. Every woman adores a Fascist, The boot in the face, the brute Brute heart of a brute like you. (Daddy)
- Kendimi duygusuz ve boş hissediyordum. Aklım, paramparça olmuş hayallerimin kırıntılarıyla doluydu. (Sırça Fanus)
Yorumlar
0 yorum