Kitap Künyesi
Yazar: Katherine Mansfield
Çevirmen: Oya Dalgıç
Orijinal Adı: Something Childish
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Yayınları
İSBN: 9786053609070
Sayfa Sayısı: 216
--reklam--
Çocuksu Bir Şey Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Katherine Mansfield öykülerinde gündelik olayların içinden duygu dünyasına yönelmiş ve derin bir gözlem gücüyle ruhsal çatışmaların üstüne eğilmiştir. Şiirsel öğelerle süslenmiş diliyle farklı bir üslup geliştiren yazarın son 25 öyküsü ölümünden sonra Çocuksu Bir Şey adlı kitapta bir araya getirilmiştir. Kitaba adını veren öykü, bir ilk gençlik aşkının hayal ile gerçeklik arasındaki gelgitlerden oluşan şaşkınlık ve gerginliğini kırılgan bir duyarlılıkla yansıtır. Katherine Mansfield her eseriyle kısa öykünün edebi bir tür olarak gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur
--reklam--
Çocuksu Bir Şey Alıntıları - Sözleri
- Yabancı bir kentte dolaşmak, yapayalnız oyun oynayarak çocuk gibi kendini eğlendirmek, ne tuhaf bir hazdır!
- İnsanlar olmasa dünyanın ne kadar güzel bir yer olduğunu, insanlar için kaygılanmaya değmeyeceğini, ister cennet gibi olsun, ister olmasın kentlerden, her zaman cennet gibi olan kırlardan daha küçük şeylere bilge kişilerin sevgi duymamaları gerektiğini, bütün bunların ne kadar doğru olduğunu kafamdan geçiriyordum.
- Aynı doğanın, aynı zamanda hem içten, hem sahtekar olması ruhsal olarak mümkün değildir.
- İnsanlar, giysilerinin altında gerçek yaşayan bedenler, koyu kanı pompalayan gerçek yaşayan yürekler taşıyorlarmış gibi yürüyorlardı.
- "Güllere gelin! Zambakiara gelin! Menekşelere gelin!"
- "Her şeyi böylesine salaklaştıranlar - insanlar. Onlardan uzak durabildiğin sürece güvendesin, mutlusun."
- Öylesine öfkelendim ki terlerim dışarı çıkacağına içime döküldü
- Akla gelebilecek her köşeden yağmur gibi üzerime yağıyorlardı, tıpkı başa çıkılması mümkün olmayan kar tanecikleri gibi.
- bu dünyada ona iyiliği dokunacak son şey, böyle düşünmesine izin vermek
- Unutulan dünyanın unuttuğu dünya.
- Nedense, hayatta her şeyin boyutları yanlış gibiydi Küçük B.'nin gözünde - aşırı büyük, aşırı zorlu. Her şey onu yere deviriyordu, kırılgan yelkenlerinden rüzgarı uzaklaştırıyor, onu soluk soluğa, korku içinde bırakıyordu.
- "Tıpkı denizin altında olmak gibi, değil mi sevgilim, öylesine tatlı, öylesine dingin?"
- Oysa rüyalarımda, uçarım sana, Hep seninleyim rüyalarımda, Dünya ellerindedir insanın, Ama sonra uyanır kişi, ben neredeyim? Yapayalnız, yalnızım.
- Buraya bak, deniz tutmasına karşı önlem biliyorum, o da şu: Sırtüstü yatıyorsun -dümdüz- görüyorsun ya, yüzünü örtüyorsun, bisküviden başka hiçbir şey yemiyorsun.
- O öğleden sonra nesi vardı, bilemiyordu. Doya doya ağlayabilirdi -düpedüz hiçbir şey için- sonra gömleğini değiştirip güzel bir fincan çay içebilirdi. Evet, canı bunu çekiyordu!
--reklam--
Çocuksu Bir Şey İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Katherine Mansfield, Çehov'dan etkilenen yazarlardan biri. Biraz melankolik biraz karamsar kendileri. Virginia Woolf'un gölgesinde kalmasına rağmen Woolf'un kıskandığı bir yazar. Kendisi öldükten sonra Woolf, şöyle yazar güncesine; "Yazışını kıskanıyordum, şimdiye kadar kıskandığım tek yazış." Ne yazık ki hakettiği değeri göremeden ayrılmış aramızdan. Çocuksu Bir Şey, kısa öykülerin annesi desek yeridir. Karakterlerin psikolojik dünyasını yansıtırken aynı zamanda kullandığı sembollerle yaşıyor gibi oluyorsunuz öyküyü. (red john)
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, öykü okumayı çok severim, o yüzden de kitabı okuma listeme eklemiştim. Kitap hakkında gözüme hiç yorum çarpmadı, o yüzden olumlu-olumsuz görüşlere maruz kalmadım, beni etkileyecek bir durum olmadan da kitabı bitirmiş oldum. :) Hayatın içinden çok da önemli olmayan herhangi bir konu üzerine sohbet edercesine diyaloglarla desteklenmiş kısa öykülerden oluşuyor. Hatta bazı öykülerin bir olay örgüsü bile yok, başlamasıyla bitmesi bir oluyor, sadece size duygu aktarımları ve karşıt fikirlerin anlaşmazlığı sonucu ortaya çıkan düşünceler kalıyor. Birkaç öykü beni çok etkiledi, bunda da olay bütünlüğü ve bazı kelimelerin kullanımın birbirini çok güzel tamamlaması oldu, sayfalarca bir olayı okursunuz ama orada geçen bir kelime aslında olayın kilit anahtarı konumunda olur, sizi etkiler, öyle bir hissiyat verdi bana. :) Genel olarak bakarsam ama daha güzel öyküler okudum, bu öyküler onların yanında beni aman aman etkilemedi. Eğer öyküyle aranız yoksa tercih ederken birkaç kere düşünmenizi tavsiye ederim, çok cazip gelmeyebilir. Öykü okumayı sevenlerdenseniz de beklentinizi düşük tutmanızı öneririm. Son olarak da benim okuduğum eski basımıydı yenilerde nasıldır bilemiyorum ama bazı konuşmalarda geçen yabancı dildeki konuşmaların çevirileri yoktu, dipnot şeklinde onları da okumak isterdim. (Giz)
İçinde 25 kısa öykünün yer aldığı ve nedense aralarında sadece “Küçük Kız” adlı öyküyü beğendiğim kitap. Yazar öykülerinde bol bol betimleme yapmış. Bu yazarın okuduğum 2. Kitabıydı, Bahçedeki Eğlence kitabını daha çok sevmiştim. (Yener TAN)
--reklam--
Çocuksu Bir Şey PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Katherine Mansfield - Çocuksu Bir Şey kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çocuksu Bir Şey PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Katherine Mansfield Kimdir?
Katherine Mansfield, 1888’de Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla 19 yaşında Yeni Zelanda’dan ayrılarak İngiltere’ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (1911, Bir Alman Pansiyonunda) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda’daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren bir dizi öyküyü Prelude (Başlangıç) adıyla 1918’de yayınladı. Bunları ve öteki öykülerini bir araya getiren Bliss (1920, Mutluluk) ününü pekiştirdi. 1922’de yayınlanan The Garden Party (Garden Parti) adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. Yaşamının son beş yılında veremle mücadele ettikten sonra 1923’te Fransa’nın Fontainebleau kentinde öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove’s Nest (1923, Kumru Yuvası) ve Something Childish (1924, Çocukça Bir Şey) başlıklı kitaplarda toplandı.Şiirsel öğelerle süslü farklı bir düzyazı üslubu geliştiren Mansfield, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan, incelikle işlenmiş öyküleriyle kısa öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesine önemli katkıda bulundu.
--reklam--
Katherine Mansfield Kitapları - Eserleri
- Bahçede Eğlence
- Koyda
- Güneş ile Ay
- Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler
- 1919
- Fransızca Bilmiyorum
- Çocuksu Bir Şey
- Ölü Albayın Kızları
- Katıksız Mutluluk
- Bir Hüzün Güncesi
- Albüm Yaprağı
- Yazgımı Öğrenmeliyim
- Sinirsiz Adam
- Bir Gece Vakti
- Şarkı Söyleme Dersi
- Ah Bu Rüzgar
- Seçme Hikayeler
- Yolculuk
- Selected Stories
- The Fly
- Seçme Mektuplar
--reklam--
Katherine Mansfield Alıntıları - Sözleri
- “İkimiz de öylesine bencil, öyle ben merkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimiz de başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu.” (Güneş ile Ay)
- Görev edinme kararlılığında acıklı bir yan vardı. (Bahçede Eğlence)
- En koyu karanlık güneş doğmadan az öncekidir. (Ölü Albayın Kızları)
- Saklanabileceği, kendi başının çaresine bakabileceği, istediği kadar kalabileceği, kimseyi tedirgin etmeyeceği, kimsenin de onu huzursuz etmeyeceği hiçbir yer yok muydu yani? Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği - en sonunda? (Bahçede Eğlence)
- . O kadar derinlerdeyim ki, bir daha hiçbir şeyin beni yakalayabileceğini hayal edemiyorum. ... (Seçme Mektuplar)
- ikimiz de öylesine bencil, öyle benmerkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimizde başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu (Güneş ile Ay)
- Onun gözünde her şey öyle doğal ve öylesine kaçınılmazdı ki... (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
- "Keşke," dedi alçak, dertli bir sesle, "keşke zehir içseydim de ölmek üzere olsaydım – şimdi, buracıkta!" "Ama neden böyle diyorsun? Ben hayatta böyle bir şey söyleyemem." "Seni çok fazla seveceğimi biliyorum da ondan – hesapsızcasına seveceğimi. Müthiş acı çekeceğimi de biliyorum Vera; çünkü sen beni asla, dünyada sevmeyeceksin." (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
- “Bu hafızanızın iyi olduğunun kanıtı zarif bayan. Şimdi merak ettim, ayrıca bu oldukça ilginç bir tartışma konusu, -hafıza bir lütuf mudur, yoksa, bu kelimeyi kullandığım için affedin, bir lanet mi?” (Bir Gece Vakti)
- "Ah, neden erkekler bu kadar güçlü?" diye bağırdı Viola. (Albüm Yaprağı)
- "Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurulup büsbütün şişirilmiş, ta ki nihayet Sonuncu Hamal tarafından Sonuncu Tren'e bindirilerek tangır tungur yola düzülünceye kadar..." (Fransızca Bilmiyorum)
- "Güllere gelin! Zambakiara gelin! Menekşelere gelin!" (Çocuksu Bir Şey)
- Why did the photographs of dead people always fade so? wondered Josephine. As soon as a person was dead their photograph died too. (Selected Stories)
- “kadınların içindeki iyilik ruhu kolay kolay ölmez…” (Güneş ile Ay)
- Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği – en sonunda? (Katıksız Mutluluk)
- İnsan ruhuna inanmam ben. Hiçbir zaman da inanmadım. Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurup büsbütün şişirilmiş.. (Fransızca Bilmiyorum)
- “İnsan yazar/lev-tolstoy’un kitap/anna-karenina--357’sını düşününce, yazar/ivan-sergeyevic-turgenyev’in bütün o kışkırtıcı omuzlu genç kadınları siliniyor, bir hiç oluyorlar.” (1919)
- Niçin insan geceleri böyle değişik duygulara kapılır? (Bahçede Eğlence)
- hem zaten ben bir şeylerin yakasını bırakamayan, peşlerinden koşup bağıran insanları hiç çekemem. bir şey elden gidince gitti demektir. sona ermiş, bitmiştir. o zaman bırakın gitsin! görmezden gelin onu, eğer avunmaya ihtiyacınız varsa, yitirilen şeylerin asla geri gelmediğini düşünerek avutun kendinizi: gelse bile yeni bir şeydir artık, her seferinde yeni, başka bir şeydir. elinizden çıktığı anda değişime uğramıştır. (Fransızca Bilmiyorum)
- İnsanların elbise sandığına benzediğine inanırım - içine belli şeyler tıkılmış, yola çıkartılmış, ortalığa savrulup atılmış, fırlatılmış, saçılmış, yitirilmiş, bulunmuş, ansızın yarısı boşaltılmış, ya da şimdiye kadar olmadığınca tepeleme doldurulup şişirilmiş, taa en sonunda En Son Görevli onları kollarından tuttuğu gibi En Son Trene savuruncaya ve onlar takır takır uzaklaşıncaya kadar... (Katıksız Mutluluk)
Yorumlar
0 yorum