Kitap Künyesi
Yazar: Cansu Canan Özgen
Tasarımcı: Füsun T. Elmasoğlu
Yayın Evi: Alfa Yayınları
İSBN: 9786254493003
Sayfa Sayısı: 304
--reklam--
Dalgakıran Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ne zaman biter fırtına?
Deniz durulunca mı, sen limana varınca mı?
Gıpta edilecek bir sevgilisi, zengin bir yaşamı, tıkır tıkır işleyen bağımsız bir düzeni ve arada yoklayan migren dışında hiçbir sıkıntısı olmayan başarılı işkadını Jülide Develi bir sabah gözlerini evinin terasının ucunda, kendini boşluğa bırakmak üzereyken açar. Ancak oraya nasıl geldiği ve neden bu intihara teşebbüs ettiğine dair hiçbir fikri yoktur.
Jülide bu travmatik deneyimin nedenini bulmak için uğraşırken bir kendini keşfetme yolculuğuna çıkar. Yolu beş benzemez yabancıyla kesişir ve umulmadık duraklara ulaşır. Bu ortak yolculukta Jülide, herkesin geçmişinin aslında halen bugünde yaşadığını fark edecektir.
Dalgakıran, Cansu Canan Özgen'in geniş bir yelpazedeki deneyim ve birikiminden süzülüp kuvvetli kalemi ve canlı anlatımıyla harmanlanan usta işi bir ilk roman. Psikolojik gerilim, polisiye ve dramanın sularında yüzüyor, sinematografik kurgusuyla merak, şefkat, öfke ve sürprizin gelgitlerini yükseltiyor.
Dalgakıran Alıntıları - Sözleri
- Beklemek de bir uğraş. Hiçbir şey beklememek korkunç.
- “Geçmiş ayağına dolanır. Kendini bir anıdan cımbızladığın, zerre kadar mutlulukla kandırma.”
- “Beklemek de bir uğraş. Hiçbir şey beklememek korkunç.”
- “İnsanın hayattaki tek bildiği buydu hatta: bir gün gelecek ve ölünecek.”
- Bazen tam yenildiğini düşündüğü yerde kazanıyordu insan.
- “Bazen tam yenildiğini düşündüğü yerde kazanıyordu insan.”
- Zaten hatıralar biz her hatırladığımızda şekil değiştirmiyorlar mıydı?Neyi reva ya da hak gördüysek kendimize,o pencereden bakmıyor muyduk geçmişimize? Bazen mağdur bazen zalim, bazen kahraman bazen hain olmuyor muyduk hikayelerimiz de?
- Ne zaman biter fırtına? Deniz durulunca mı, sen limana varınca mı?
- “Anne babaya direnmek ne kadar zordu.”
- “İnsanı bu dünyada bir tek katili anlıyordu.”
Dalgakıran İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kurgusu çok güzeldi. Okurken kimsenin dıştan göründüğü gibi mükemmel bir hayatı olmadığını görüyoruz. Halının altına süpürdüklerimiz , kaçtığımız, görmezden geldiklerimiz de bir gün ete kemiğe bürünüp karşımıza dikiliyor. Akıcı, sarsıcı ve gerçekten çok ürkütücü bir psikolojik roman. Okumanızı tavsiye ederim. (Buğçe çolakoğlu)
" Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı'ya: Olanlar oldu Tanrım Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla " Ah'lar Ağacı - Didem Madak " Yok daha neler, nasıl yani ?, bu kadarıda olamaz gerçekten mi ? " yorumlarıyla okudum kitabı. Tam da arka kapak yazısındaki gibi psikolojik gerilim, polisiye ve drama.. Anlatılanları bir köşeden izliyormuş hissiyle okudum. Ki filmi yapılsa ne iyi olur diye düşündüm. Ah Jülide.. " (Buse Dinler Bahtiyar)
Yazarın ilk romanıymış Dalgakıran. İyi düşünülmüş bir hikaye; intiharın eşiğindeyken kendine gelen Jülide’nin bu noktaya nasıl geldiğini araştırması, psikolojik bir destek almaya gittiğinde farklı hayatlarla da tanışması üzerine kurulu. Konusu ilgini çekmişti alırken ama uygulama beni pek memnun etmedi. Başlangıç ve final tatmin edici belki ama gelişme kısmı gerçekten çok kopuk. Karakterden karaktere geçerken ki boşluklar okurken çok yordu beni. Aslında bu kopuklukların da yazara göre bir sebebi vardır muhakkak hikayenin gidişatı için bunu finale gelince anlayabiliyorsunuz ama yine de okurken zorladı. Yüzeysel geldi bana, hikayenin altı çok dolu değildi sanki . Bir de yeni yazmaya başlayan yazarlarımız artık “karakter kırılması, çift kişilik vs.” Konularından acaba biraz sıyrılmalı mı? İyi okumalar :) Bu tarz konuları sevenler için bu fa bir seçenek tabi (Fatma)
Dalgakıran PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cansu Canan Özgen - Dalgakıran kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dalgakıran PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cansu Canan Özgen Kimdir?
İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Cansu Canan Özgen, stajyer olarak başladığı BJK TV’de ana haber sunuculuğa kadar ilerleyip kariyerine Habertürk TV’te devam etti. Habertürk’te ana haber bülteni dâhil olmak üzere muhtelif yayın kuşaklarında çalışarak tecrübe alanını genişletti. Mühendislik alt yapısının getirdiği analitik düşünme yeteneğini, iletişim dünyasının olmazsa olmazı sorgulama sanatı ile harmanlayarak hazırladığı ve sunduğu “Öteki Gündem” adlı televizyon programına özgünlük katan Cansu Canan Özgen, bu misyonunu aynı şevk ve anlayışla sürdürüyor.
--reklam--
Cansu Canan Özgen Kitapları - Eserleri
- Türklerin Serüveni
- Osmanlı'nın Şifreleri
- Selçuklu’nun Şifreleri
- Türklerin Büyükleri
- Dalgakıran
--reklam--
Cansu Canan Özgen Alıntıları - Sözleri
- Zaten hatıralar biz her hatırladığımızda şekil değiştirmiyorlar mıydı?Neyi reva ya da hak gördüysek kendimize,o pencereden bakmıyor muyduk geçmişimize? Bazen mağdur bazen zalim, bazen kahraman bazen hain olmuyor muyduk hikayelerimiz de? (Dalgakıran)
- “Bazen tam yenildiğini düşündüğü yerde kazanıyordu insan.” (Dalgakıran)
- Timur'un Hindistan seferi adeta bir askeri sanat eseridir. Hindistan'da kalabalık fillerle karşı karşıya gelen Timur'un, ordusu mağlup olmak üzereyken geri çekilmesi, düşman ordusundaki fillerin yoluna üçgen biçimli demir çatallar döşetmesi, daha sonra fillerin bu çatalların üzerine basıp ürkerek geri çekilmeleri ve kendi askerlerini çiğnemeleri... Osmanlıların daha sonra Timur'un filleri karşısında maruz kaldıkları bozgun hatırlanırsa, bunun nasıl da zekice tasarlanmış bir askeri taktik olduğu kolaylıkla anlaşılır. Aynı şekilde Timur'un içlerine yağ doldurttuğu kamışları ateşleterek bir anlamda mermi ya da ilkel bir füze gibi filler üzerinde kullanması da dikkat çekici bir pratik... Hindistan seferi bu özellikleri ile öne çıkar. Timur'un bir askeri sorunun üstesinden geldikten sonra onu kendi lehine dönüştürmesi ve daha sonra düşmanlarına karşı etkili bir silah olarak kullanmayı bilmesi hadisesi var burada yani... Ankara Savaşı'nda kazanılan zaferin arkasında bu vardır. (Türklerin Büyükleri)
- “Güçlü olmak demek, İskender ve Moğollar gibi güçlü ordularla dünyayı talan etmek demek değil, güç ve kudretin zirvesinde, o gücü sana bahşedenin farkında olabilmekten geçmektedir. Ve eline geçirdiğin gücü ilme, inanca ve insana layığı ile aktarabilmekten ibarettir!” (Selçuklu’nun Şifreleri)
- Yıllar önce duyduğum bir söz hala kulaklarımda çınlar: "Türkler İslamiyet'i, bir annenin göğsünden bebeğin süt emmesi gibi direkt ve katkısız olarak öğrenmiş bir toplumdur." (Selçuklu’nun Şifreleri)
- Dünya devleti ebedi değildir. Fani cihanda da hiç kimse ölümsüzde değildir. İnsanların dünyada nefesleri sayılıdır ve ölümsüzlük kapısı kapalıdır. (Osmanlı'nın Şifreleri)
- Osmanlı uçsuz bucaksız bir umman. (Osmanlı'nın Şifreleri)
- Fatih Sultan Mehmet’in babası II. Murad vasiyetnamesinde sade bir mezar istiyor ki öyledir. Üstü açıktır. ‘Çünkü mezarıma yağmur yağsın istiyorum’ diyor. Ve dikkat ediniz, ‘beni oğlum Alaeddin’in yanına defnedin. Ailemden kimseyi de yanımıza defnetmeyin’ diyor. (Türklerin Serüveni)
- Tarih dizilerden öğrenilmez ama ilgi çeker ve doğru tarihin peşinde koşma yolunda bir merak uyandırır. Bizim için tarihle hiçbir behresi olmayan kesimlerin diziler vasıtasıyla ne olup bittiği konusunda aklına bir ufak şüphe düşmesi önemlidir ama doğru okumalar yapmak gerekir. (Türklerin Büyükleri)
- "Süleyman uzun saltanatı (1520-1566) ve Avrupa politikasında oynadığı belirleyici rol dolayısıyla Batıda kendisinden en çok söz edilen Osmanlı sultanıdır. Francois de Bellefort, krallarının Süleyman'ın adaletini örnek almalarını öğütler. Fakat oğlu Mustafa'yı idam ettirmesi üzerine bu olumlu imaj değişir. Onun Hürrem'in nüfuzu altında zalim bir tiran olduğu ileri sürülür, hatta bu olay tiyatro eserlerine konu olur." (Türklerin Büyükleri)
- Türk adının geçtiği o dönemlerde bugünkü Avrupa milletlerinin çoğunun adı bile yok. (Türklerin Serüveni)
- “Amerikalıların üniversitelerinde kantin havası vardır. Herkese ‘sen’ diye hitap ederler. Koskoca profesörlere bile.. Ancak orada 2 kişi istisnaydı. Birisi Bernard Lewis, ve diğeri ise Halil İnalcık. Onlara Profesör derlerdi...” ~ İlber Ortaylı ~ (Türklerin Serüveni)
- Birileri son bir asırdır bizlere, Ortadoğu Arap'ın, Balkanlar Yunan'ın, Bulgar'ın diyerek bin yıla yakın bir mirası fevkalade bir şekilde unutturmayı başarmışlardır! (Selçuklu’nun Şifreleri)
- ‘Şimdi savaş bitti ama yeni bir savaşımız başlıyor. O da kültür ve sanat savaşımızdır ve okumakla, kitapla olur; işte şimdi cephane taşıdığımız o sandıklara kitaplarımı koy, sandıklarla taşınsın, cephanenin yerini artık kitaplar alsın’ der yazar/i1426 (Türklerin Serüveni)
- Suriye'nin Cebel Kalesinde yatan Süleyman Şah Anadolu Selçuklu beyidir.Osmanlı'nın kurucusu Ertuğrul Gazi'nin babası, Gündüz Alp ise; Beypazarı'nın Hırkatepe köyüne defnedilmiştir.Tarihte hep bu iki kurucu lider birbiyle karıştırılmıştır. (Osmanlı'nın Şifreleri)
- "Kerbelâ'da Hz. Peygamber'in torunları büyük bir bedel ödediler. Kerbelâ hadisesi İslam tarihinin, insanlık tarihinin en dramatik ve travmatik hadiselerinden birisidir. Kerbelâ hadisesi gerçekleştiğinde Emevi kadınlarının, 'Bugün biz Bedir'in intikamını aldık' dedikleri rivayet edilir." –haşim şahin (Türklerin Serüveni)
- "Askerlerim! Yiğitlerim! Bugün burada ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerdern biriyim ve sizlerle bilikte savaşacağım. Bugün burada Allah'tan başka bir sultan yoktur. Biz ne kadar az olursak olalım, düşman ne kadar çok olursa olsun, bütün Müslümanların, zaferimiz için dua ettikleri şu anda, kendimi düşman üzerine atacağım. Ya zater kazanırIZ, ya şehit olarak cennete gideriz. Isteyen benimle gelsin, isteyen geri dönsün. Ben Islam için devletimiz için, ölüme koşuyorum. Beni takip edenler ve kendilerini Yüce Allah'a adayanlardan şehit olanlar cennete, sağ kalanlar ise ganimete kavuşacaklardır. Ayrılanları ahirette ateş; dünyada da alçaklık beklemektedir. Ey askerlerim! Eğer şehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. O zaman ruhum göklere yükselecektir. Benden sonra oğlum Melikşah i tahta çıkartınız ve ona itaat ediniz. Savaşı kazanirsak istikbal bizimdir." (Selçuklu’nun Şifreleri)
- " Türkler hiçbir zaman İslamiyet'e zorla girmemişlerdir. Çünkü Araplar hiçbir zaman Orta Asya'ya hâkim bir güç olarak gelememişerdir. " ... kaynaklarda nadiren birkaç istisna zikredilse de bir zorlama söz konusu değildir. (Selçuklu’nun Şifreleri)
- " Ortadoğu Arap'ın, Balkanlar Yunan'ın, Bulgar'ın diyerek bin yıla yakın bir mirası fevkalade bir şekilde unutturmayı başarmışlardır! " (Selçuklu’nun Şifreleri)
- Bazen tam yenildiğini düşündüğü yerde kazanıyordu insan. (Dalgakıran)
Yorumlar
0 yorum