Kitap Künyesi
Yazar: Orçun Türkay
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750836282
Sayfa Sayısı: 64
--reklam--
Dans Ediyor Bir Hane Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Peri Masalları (2004), Zavallı (2008), Belkıs, Cevat ve Ne İdüğü Belirsizler (2011) kitaplarıyla kendine ayrıksı bir yer edinen Orçun Türkay bu defa sıkı bir anlatıyla okuru karşısına çıkıyor.
Dans Ediyor Bir Hane özellikle edebiyat entelektüellerinin ilgisini çekecek. Çünkü günümüz anlatısına yepyeni bir perspektif önerisi sunuyor. Yeni Roman akımına özgü benzetme ve anıştırmalarla dolu, sinemasal bir yöntemle yazılmış, insanı ve olay örgüsünü dışlayan bir kurmaca.
Orçun Türkay birbirine bağlı 23 kısa metinle kurduğu anlatıda, mekân, eşya ve cansızmış gibi duran insan betimlemeleriyle yaşanmışlıkların karakalem izlerini sürüyor. Bütün zamanları şimdiki zamanda toplayarak evlerin ve eşyanın evreninde baş döndürücü ve kederli bir yolculuk yapıyor. Sıkı bir novella Dans Ediyor Bir Hane.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Dans Ediyor Bir Hane Alıntıları - Sözleri
- Adam yatağın sağına giriyor. Tek dizini yere koyup, ilk kez ağlıyor. Böyle hıçkıra hıçkıra ağlaması kahkasını andırıyor biraz. Ama onu güzelleştirmiyor.
- adam yatağın sağına giriyor. tek dizini yere koyup, ilk kez ağlıyor. böyle hıçkıra hıçkıra ağlaması kahkasını andırıyor biraz. ama onu güzelleştirmiyor.
- "daha önce bir kez, bir akşamüstü, yemek masasının yanında, odalara giden salon kapısının önünde ayakta dururlarken olduğu gibi, bu kez bir zaman kocaman fenerbahçe posteri asılacak salon duvarının önünde, kütüphanenin, televizyonun tam karşısında, üçlü kanepede otururlarken, adam kadına sarılıyor, kadın adama sarılıyor. arkalarındaki kalorifer peteğinin üstünde kadehleriye birlikte duran, geyik başı kabartmali sürahide 'Im Wald und auf der Haide / da such ich meine Freude' yazıyor. oysa evde kimse almanca bilmiyor. "
--reklam--
Dans Ediyor Bir Hane İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarları düşünüyoruz, yaşadıkları yalnızlıkları anlatırken bunların derinliklerini belki de korkunçluklarını okuyucu için pekiştirmek kaygısıyla eşyaların durağanlıklarından dem vuruyorlar ya hani; Orçun Türkay da bu 'Dans Ediyor Bir Hane' romanında ( kitap roman diye servis edilmemiş fakat okuyucu bunu, belki de aklı karıştığı için roman diye algılamış) işte bu romanında yazar, sürekli eşyalardan, mobilyalardan, evlerden işte nesnelerden tasvirler yaptığı için okuyucu için de kaçınılmaz olan ölümcül bir durağanlığa mâruz kalmasıdır. Yazarın muhakkak farklı bir gayesi vardı fakat okuyucu, istenmeyerek de olsa itildiği bu karanlık yalnızlıktan yakayı kurtaramadığı için olası her türlü edebi veya felsefi gayenin uzağına düşüyor ki okuyucunun da zihni zaten karman çorman. Neyse ney, keşke yazar, bu eserdeki amacı - gayeyi bir yerlerde zikretmiş olsaydı da okuyucularını da bazı zahmetlerden kurtarmış olsaydı. Acaba yazar nesnelerin ilerleyen zaman içindeki durumunu mu tasvir etmeye çalıştı veya absürd bir eser mi yazmaya çalıştı bir şey söyleyemiyorum ama ne için çalışmış olursa olsun, eleştirilerime rağmen bunlarin yine de başarıyla yazılmış edebi metinler olduğunu söylemek istiyorum... İyi okumalar... (Black Garden)
orçun türkay'a ait anlatı kitabı. son derece farklı bir tarza sahip bu kitapta diyalog bulunmuyor. şimdiki zamana sıkışan birbirinden farklı kısımlar bir bütünü oluşturma çabasına giriyor. alışık olunmadığı için başlarda garipsense de zamanla adapte olunuyor. kısa olması sebebiyle kitap kendisini okutmayı başarıyor. fakat yine de çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. (gamby)
Kitapta anlatılan apartmanın her katını, her katın her odasını tek tek dolaşıyorsunuz. Mekanı en ince ayrıntısına kadar gözünüzde canlandırıyorsunuz. (Halikarnas Balıkçısı)
--reklam--
Dans Ediyor Bir Hane PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Orçun Türkay - Dans Ediyor Bir Hane kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dans Ediyor Bir Hane PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Orçun Türkay Kimdir?
Orçun Türkay 1976’da İstanbul’da doğdu. Saint Joseph Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli yayınevlerine, kuruluşlara çevirmenlik ve editörlük yapıyor.
--reklam--
Orçun Türkay Kitapları - Eserleri
- Dans Ediyor Bir Hane
- Zavallı
- Tunç Bey
- Bir Serap Günce
- Belkıs, Cevat ve Ne İdüğü Belirsizler
- Peri Masalları
--reklam--
Orçun Türkay Alıntıları - Sözleri
- “Hayatta senden başka kimseden özür dilemedim, sen de kabul etmedin.” (Tunç Bey)
- [...] her şeyi atabilirsin, ilk başta balonun yükseleceğini, yükseldiğini sanarak kum torbalarını... Şeyleri kum torbaları olarak gördükten sonra, değil mi ya? Her şeyi atabilirsin, evet, her şeyi atabilirsin. Konuşacak hiçbir şey kalmaz böylece. (Zavallı)
- “Unutulacak kadar eski” (Tunç Bey)
- Ama belli ki sen tüm bunları daha önce düşünmüşsün, beklemek üstüne böyle düşünmeyi sürdürürsen beklemekten asla kurtulamazsın. Hâlâ birşeyleri beklediğin ortada (Peri Masalları)
- “Bazen öyle umutsuzluğa kapılıyorum ki, rakı kadehimi kime bıraksam diye düşünüyorum” (Tunç Bey)
- "Annem"dedi," ölmesinden önceki hafta öyle güzelleşmişti ki...Zaten çok güzeldi ama hani eriyen mum sönmeden bir parlar ya, öyle. (Bir Serap Günce)
- "Neydi o yazarın adı? Hani hiç 've' kullanmaz" dedi birden. "Ataç mı?" "Hah, yaşa, Ataç. 'Ben kaybolmam' dermiş ya kızına, kulakları çınlasın..." (Bir Serap Günce)
- [...] daha kafadan başlıyor anlayacağın. (Zavallı)
- Birden unutulmak gelir aklıma, ya da başka bir şeyin sana yeğ tutulması, bu bir zorunluluk bile olsa, affedilemez bir şeydir dürüst olmam gerekirse; o zaman o kahraman başım düşer ve ekilmenin ezik haklılığıyla çekip gitmeye zorlarım kendimi. (Peri Masalları)
- adam yatağın sağına giriyor. tek dizini yere koyup, ilk kez ağlıyor. böyle hıçkıra hıçkıra ağlaması kahkasını andırıyor biraz. ama onu güzelleştirmiyor. (Dans Ediyor Bir Hane)
- "daha önce bir kez, bir akşamüstü, yemek masasının yanında, odalara giden salon kapısının önünde ayakta dururlarken olduğu gibi, bu kez bir zaman kocaman fenerbahçe posteri asılacak salon duvarının önünde, kütüphanenin, televizyonun tam karşısında, üçlü kanepede otururlarken, adam kadına sarılıyor, kadın adama sarılıyor. arkalarındaki kalorifer peteğinin üstünde kadehleriye birlikte duran, geyik başı kabartmali sürahide 'Im Wald und auf der Haide / da such ich meine Freude' yazıyor. oysa evde kimse almanca bilmiyor. " (Dans Ediyor Bir Hane)
- "Birden unutulmak gelir aklıma, ya da başka bir şeyin sana yeğ tutulması, bu bir zorunluluk bile olsa, affedilemez bir şeydir dürüst olmam gerekirse; o zaman o kahraman başım düşer ve ekilmenin ezik haklılığıyla çekip gitmeye zorlarım kendimi." (Peri Masalları)
- Adam yatağın sağına giriyor. Tek dizini yere koyup, ilk kez ağlıyor. Böyle hıçkıra hıçkıra ağlaması kahkasını andırıyor biraz. Ama onu güzelleştirmiyor. (Dans Ediyor Bir Hane)
- Tekdüze bir hortumlar zinciri. (Zavallı)
- İnsan kalabalığı bir hava durumu gibi. Başını kaldırmana izin vermeyen bir yağış. (Zavallı)
- Ters gittiğini düşündüğü şeyler düz gitselermiş de yaşamına öyle çok etki etmeyecek gibiler. (Zavallı)
- (…) Ama olur mu öyle şey? Aynı yazgının içine sıkışmalı ve birbirlerinden tiksinmeli insanlar. (Zavallı)
- Upuzun, bembeyaz saçları vardı anneannemin. İki yandan örerdi. Can atardık onun evine gitmeye. Kümesten yumurta toplardık. Gider gitmez pazen geceliklerimizi giyerdik, orada kalmak için. (Bir Serap Günce)
- Çünkü insanların her zaman ulaşılmaza ihtiyaçları olmuştur, geçmişi, Tanrı’yı, kralı ondan sevmiş, o yüzden onlardan korkmuşlardır. En ulaşılmaz olan da yok olandır. Hiç olmazsa zavallı yaşamda yok olmaya en yakın duran. (Peri Masalları)
- Uzunca bir burnu, genişçe bir ağzı vardı. Ağzını büzerek gülüyor, gözleri doluyordu. "Annem çok güzeldi" dedi. (Bir Serap Günce)
Yorumlar
0 yorum