Kitap Künyesi
Yazar: İsmail Güzelsoy
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786051115764
Sayfa Sayısı: 312
--reklam--
Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Felek bize hikâyeler vesilesiyle göz kırpar! İskender, Ninno’yu ve korkunun çekiciliğini düşünüyordu hâlâ... Korkunun açıklanamaz, erotik bir yanı vardı. Bizi ürperttiği ölçüde kışkırtan, baştan çıkaran bir şey... Peki neden? Bir yanımız içten içe korkmak mı istiyordu? Korku bir ihtiyaç mıydı? Dehşet anları neden gönül maceralarımızdan daha derin izler bırakıyordu bizde? Bütün bu soruları sormuş ve cevabını bulabilmiş birileri var mıydı bu dünyada? Komünist şair İskender Sof, “yarı resmi karanlık çevreler"tarafından takip edilmektedir. Peşindeki iki MİT ajanından kurtulmak için trende tanıştığı ihtiyar kalpazan Sincap’ın önerisiyle Iğdır’a gider. Amacı, kışları buz tutan Aras Irmağı üzerinden Sovyet Rusya’ya kaçmaktır. Oysa Iğdır’da onu bekleyen başka tehlikeler de vardır: Bir vampir... Onu öldürmek için peşine düşen Mit Osman... Görür görmez kalbini çalacak bir güzel... Ve korkunun ta kalbine yapacağı bir yolculuk... İskender Sof’un hikâyesini son çağdaş meddah Değil Efendi anlatıyor bize.
--reklam--
Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri Alıntıları - Sözleri
- "İşittiğin bir hikayenin ne kadarını sen yazarsan o kadar seversin onu."
- "Düşünürseniz inanmanız imkansızlaşır. İnsan üzerine düşündüğü bir şeye inanmaz; onun doğruluğuna ya da yanlışlığına kanaat getirir sadece."
- "Adalet hissi korkudan daha ağır basmıyorsa ilim irfan ne işe yarar ki?"
- "Vicdan, bir azaba dönüşmediği sürece anlamlı olabilir, ama her güzel duygu gibi rahatlıkla bir kabus halini de alabilir."
- "Af buyurun, dünya üzerinde cima etmeye en fazla benzeyen insan faaliyeti sohbet olsa gerek. Taraflardan biri gönülsüzse veyahut başka bir sebeple buna hazır değilse, alınacak haz ya acıya ya da maskaralığa döner."
- "Sırlar ya büyük dostlukların ya da büyük husumetlerin yatağıdır."
- "Adalet hissi korkudan daha ağır basmıyorsa ilim irfan ne işe yarar ki?"
- "Fani dünyada hiç kimse hiç kimseyi gönülsüz olduğu bir hususta ikna edememiştir."
- "...Nasıl bir sapkınlıktır bu, diye geçirdi içinden, acılarımızın bilinmesi, anlaşılması, paylaşılması neden bizi rahatlatıyor olabilirdi?"
- "'Neden bazı insanlar içimize işler bizim' diye düşündü."
- "Konuşmayı reddeden biri kadar yürek daraltıcı şey var mıydı dünyada. ... ...'bilhassa hoş bir sohbeti sizden esirgeyen şahıs hayatta en sevdiğiniz insansa. Artık ona söylemeyi arzu ettiğiniz her söz zihninizin boşluğunda yankılana yankılana büyüyecek ve nihayet uçsuz bucaksız,başsız sonsuz söylenmemiş sözler labirentine dönüşecektir. Ah, işte bu dile gelmemiş sözler nasıl da zamanla küflenir, paslanır, çöker, bozulur ve gönlünüze kasvet yükü haline gelir, değil mi?Onu inkar etmek için aklınızdan geçen tatsız sohbeti işitmemeye gayret edersiniz sessizce. O da sohbeti yapan iki ses de sizi... Ah! Nice akil adam gördüm, böyle böyle aklını yedi, evlerden ırak.'"
- "Neden herkes gibi kelimelerin gündelik ihtiyaçlar için var olduklarını kabul edip onları -yalnızca- kullanmakla yetinmiyordu."
- "Çünkü günahsız bir dünyada peygamber ne işe yarar ki?"
- Çektiğimiz ıstırapları mukayese edebilecek bir tartı yok ki. Senin tahammül edemeyeceğin acılar ona basit bir iç sıkıntısı gibi gelmiş olabilir mesela. Bütün duygular böyle değil mi? Sen bir lokma tatlısı yerken benim hayatımda hiç hissetmediğim kadar büyük bir haz alıyor olabilirsin. Senin en büyük korkun belki benim dünyaya bakarken yaşadığım sıradan bir tedirginlikten ibarettir. Acı da öyle... Yorgo’nun yaşadığı acılar senin için basit gündelik gailelerdi belki de.”
- “Başkalarının korktuğunu bilmek bizi kendi korkularımızdan kurtarır... Birinin bizim ıstırabımızı bilmesi de yaz sıcağında esen bir şimali rüzgâr gibi gönlümüzü ferahlatır. Birinin çektiği çilenin bir yerde bittiğini bilmek, oğlanın sevdiği kızı aldığını bilmek, garibin hazineyi kaptığım bilmek bize birer vaattir. Bu dünyanın o kadar da zalim olmadığına dair birer alâmettir.
--reklam--
Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sincap'ta Kaldığımız Yerden: #okudumbitti Epey ara verdim farkındayım, okudukça birikti biriktikçe gözümde büyüdü yorum yazmak Ama tamam Hadi, dedim artık kendime, başla bir yerden. Başladım bakalım Bilenler biliyor artık İsmail Güzelsoy'un ( @ismail.guzelsoy )her yazdığını nasıl keyifle okuduğumu. Banknot üçlemesini (Sincap, Rukas ve İyi Yolculuklar) tamamladığımda artık ne yazsa aynı mutlu heyecanla okuyacağımdan emindim. Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri'ne de o güvenle başladım... Huzurla da bitirdim Sincap'ta İskender ve Sincap'ı nerede bıraktıysam orada beni bekler buldum bu kitapta ve ne olacak nasıl olacak merakımı bu kez Meddah Değil Efendi'nin meselleriyle gidermiş oldum. Beraber diz boyu karlara gömülmüş Iğdır'da heyecanlı, hüzünlü, yer yer korku dolu bir macera yaşadık. Hiç gitmediğim Iğdır'ın sokaklarını bilen birinin rehberliğinde gezdim, İsmail Güzelsoy'un. Gezdiğim sokaklardan birinde Güzelsoyların dükkanının önünden bile geçtim, bu da okuduğum hikayedeki gerçekliği kurgunun içinden selamlamak gibiydi (ama ne dükkanıydı Güzelsoyların dükkanı bunu da ayrıca merak ettim) Hikaye bir kaçış hikayesi aslında, Şair İskender Sof'un ortada bir suç dahi yokken aranır hale gelişinin ve kaçmak zorunda kalışının hikayesi. Ama bu kadar basit söylediğime bakmayın; gitmek zorunda olmak ama kalmayı istemek ama neden ya da ne için kalmak istediğinin muammasında kendini anlamak. Güvendiği dağlara adam boyu kar yağmış bir adamın güven duygusunu, inanma ihtiyacını yeni tanıdığı insanların arasında yeniden inşa etmesinin tatlı yolculuğu... Güzeldi, masal tadındaydı. Duyguların her türlüsünden yakalamayı beceren bir hikayeydi. Karşıtlıklarla yol alan, anlamayı bu sayede sağlayan güveni ihanetle, gücü zayıflıkla, varlığı yoklukla öğreten bir yolculuktu. Ben çok sevdim. (Sincap'ı okumadan bu hikaye havada kalır ama belirteyim.) Çokça cümlenin altını çizdim yine hatta birini paylaşmak isterim sizinle: "Istırabı dindirmek için onu anlamak elzemdir. Bir şeyi anlamak için onun tersine vakıf olmak şarttır. Tersini bilmediğimiz hiçbir şeyi tam manasıyla anlama şansımız bulunmaz." Yani diyor ki İsmail Güzelsoy "Haddine varan, zıddına varır." Keyifli okumalar #mütemadiyenokur ✏ (Ozz Aky)
İsmail Güzelsoy'un kitaplarını ve anlatımını beğeniyorum; heyecanla elime alıp bir günde bitirdim kitabı. Her kitabı başka bir macera benim için. Diğer kitaplarından aşina olduğumuz Değil Efendi'nin de anlatımıyla ve aşina olduğumuz mekanlarda İskender Sof'un başına gelenleri okuyoruz kitapta. İsmail Güzelsoy severler bu kitapta da aradıklarını bulacak ve beğenecektir zannımca. Herkese iyi okumalar dilerim (Ayşe)
Değil Efendi ve İskender Sof: "Korkunun tersi sevgiydi. Korkuya ve onun sonuçlarına sevme gücümüz kadar direniriz." (Syf:220) İsmail Güzelsoy'dan okuduğum ilk eser. Ve okumaya başladığım andan itibaren, yazım dili ve akıcılığıyla beni içerisine alarak, kitabın sonuna nasıl geldim anlayamadım. Öncelikle yazarı ve kitabını önererek okuma listemize alan @dipodakitapkulübü başkanımız Şule Hanım'a çok teşekkür ederim. Kitabın akıcılığı, konusu, Iğdır'da ki ortamı o kadar güzel dile getirmiş ki yazar, etkilenmemek elde değil. Iğdır'da ki dini inanışa az değinse de, daha çok değinseydi keşke dememek elde değil. Araştırma yaparken buldum ki, İsmail Güzelsoy'un eserlerinin incelendiği bir tez yazılmış, çok hoşuma gitti. Tabi tezi incelemeden önce, diğer kitaplarını da okumak gerekir. Bende bu düşünceyle gittim diğer kitaplarını da almaya başladım :) Okursanız pişman olmayacağınız bir kitap ve yazar.. Tavsiyemdir. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. (Seldali)
--reklam--
Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İsmail Güzelsoy - Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İsmail Güzelsoy Kimdir?
1963’te, Iğdır’da doğdu. 9 yaşında ailesiyle İstanbul, Gaziosmanpaşa’ya taşındıktan sonra tek başına tekrar Iğdır’a dönerek ilkokulu orada bitirdi. Ortaokul yıllarında Karagümrük’e taşındı, aynı dönemde Cağaloğlu’nda mücellithane ve matbaalarda çalıştı. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi’nde eğitim gördü. Üçüncü yılında, dönemin eğitim koşullarına uyum sağlayamayacağına karar verip İsveç’e gitti, orada İsveç edebiyatı üzerine çalıştı. 1987 yılında yeniden İstanbul’a gelerek İsveççe ve İngilizce rehberliğe başladı. Rehberlik yaptığı yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde öykü, makale ve röportajlar yayımladı. Anadolu’da rehberlik yaparken karşılaştığı olay, insan ve kültürel dokunun esiniyle, sonraki yıllarda yazacağı romanların omurgasını oluşturan notlar, öyküler biriktirdi. 1999 yılından itibaren, gezileri sırasında biriktirdiği notları elden geçirip kurgusal bir bütünlük içinde bunları yeniden biçimlendirmeye karar verdi. Bugün yayımladığı romanların büyük bölümü o dönem çalışmalarının bir ürünüdür. İlk kitabı Seni Seziyorum’daki öyküler de bu defterlerde biriken notların işlenmesinden ortaya çıkmıştır. Bu ilk kitaptan sonra romanlarını yayımlamaya başladı. Genelde birbirine göndermeleri olan, farklı okumalara olanak tanıyan, çok katmanlı romanların çoğu rehberlik zamanında yaptığı çalışmaların yeniden ele alınışıyla biçimlenmiştir. İsmail Güzelsoy ayrıca rehberlik yıllarında, bir rehberin gezi sırasında anlattıklarını derleyerek iki ciltlik İstanbul’un Gezi Rehberi’ni yayımlamıştır. Kitab-ı Mukadder, Ruh Hastası, Sincap, Rukas, İyi Yolculuklar, Değil Efendi’nin Renk ve Korku Meselleri, Çıt Yok, Saf, Değmez, Gölge ve Hatırla isimli romanları vardır.
--reklam--
İsmail Güzelsoy Kitapları - Eserleri
- Değmez
- Gölge
- Hatırla
- Öksüz Ağaçların Çobanı
- Kıpırdamıyoruz
- Süslü Hatıralar Sahnesi
- Sincap
- Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri
- Çıt Yok
- Rukas
- İyi Yolculuklar
- Saf
- Ruh Hastası
- Seni Seziyorum / Kitab-ı Mukadder
- İstanbul'un Gezi Rehberi .
- İstanbul'un Gezi Rehberi
--reklam--
İsmail Güzelsoy Alıntıları - Sözleri
- Rüyada yaşanan hiçbir acı hayattaki kadar ağır olmuyor. (Gölge)
- İnsanın söyleyeceği son şiirdir ağlamak. (Değmez)
- Bir gönül dostu, bir yaren, arkadaş, sevgili bilmeden yaşar gidersen yıldızları yan yana dizerek, bu dünyaya düşmenin açtığı yarayı unutursun. Benim yaralarım hiç iyileşmedi, ya onlar bana alıştı ya ben onları bir süreliğine unuttum. (Gölge)
- Bir insana sarılma ihtiyacı duyduğun oldu mu hiç? Bu çok susamaya benzeyen birinin yaşadığı karşı konulmaz bir duyguya benzer.. (Rukas)
- Her zaman kaybedecektik ama yine de kalkıp sokakta dans edecek gücü bulacaktık kendimizde. Çünkü sokaklarda dans etmediğimiz zaman oraya kan akıyor, ateş yağıyordu. (Hatırla)
- Güzel bir rüyan var diye hayatını uykuda geçiremezsin. (Değmez)
- İnsanın en büyük laneti, yaşadığı zamanların güzelliğini onları kaybedince anlıyor oluşudur. Karşımıza bir bilge çıksa ve bize o anda yaşadığımız şeyin saf mutluluk olduğunu söyleseydi ya! Ah bir de ona inanacak kadar saf olabilseydik. (Gölge)
- Dedim, “Ruhuma yuvalık edemeyecek kadar yaralandı bedenim. Bunca derin yara birleşince bir ölüm eder artık, siz gidin, beni beklemeyin." (Hatırla)
- Hayat... geometrisi sağlam bir kaostur. (Rukas)
- "Ah hafıza, dünyanın en ağır yüküsün sen. Kaybettiklerimizi hatırlayabilmemiz ne güze lanetimizdir. " (Sincap)
- Hüner kendiliğinden gelmez. (Rukas)
- "... Sorularını gerecek çarmıh bulamayınca o gün Gövdemde bir çarmıh gördün ...." (Sincap)
- Sana her şeyimi vermek istemiştim. Sevmeyi tarif ediyorum, farkındasın değil mi? (Öksüz Ağaçların Çobanı)
- Binlerce suçsuz aydın hukuksuz bir şekilde aşağılandı, baskı altında tutuldu, öldürüldü, onur kırıcı davranışlara, işkenceye maruz kaldı, hapislerde yattı, takibe alındı, hiçbir şey yazıp çizemeyecek hale geldi, yurdundan sürüldü ve susturuldu. Bugüne kadar kimse bu insanlardan özür dilemedi. (Sincap)
- "'Neden bazı insanlar içimize işler bizim' diye düşündü." (Değil Efendi'nin Renk ve Korku Meselleri)
- Liderler neden çatık kaşlı olur biliyor musun? Yonetilenlere sucluluk duygusu vermek icin. (Ruh Hastası)
- Hareket etmeyen bir nesnenin güzelliği yalnızca ona bakanın ışığıdır.  (Hatırla)
- İnsafsız olmazsan insafa muhtaç olursun. (Kıpırdamıyoruz)
- "Başa dönmek, geçilen yolu beyhude kılmaz." (Hatırla)
- Biz de silinip gidiyoruz işte. Birbirimizi o kadar tutkuyla sevmemize rağmen. (Öksüz Ağaçların Çobanı)
Yorumlar
0 yorum